Dönem: 22 Yasama Yılı: 5
TBMM (S.
Sayısı: 1360)
Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji
Satışına İlişkin Kanun Tasarısı ve Çevre ile Enerji, Tabiî Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/1260)
T.C.
Başbakanlık
Kanunlar ve Kararlar
Genel Müdürlüğü 31/10/2006
Sayı:
B.02.0.KKG.0.10/101-1313/5007
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca
25/9/2006 tarihinde kararlaştırılan “Nükleer Güç Santrallerinin
Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun Tasarısı”
ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
GENEL GEREKÇE
1974'te ortaya çıkan
petrol krizinden sonra Dünyada enerjinin pahalı olarak elde edilmesi,
elektrik üretiminde kullanılan yakıtlar arasında ilk sırada yer
alan fosil yakıtların zamanla tükenecek olması ve CO2 gazı emisyonuna bağlı
olarak atmosfer üzerinde sera etkisi oluşması, bunun yanında elektrik
enerjisi üretiminde karşılaşılan kaynak kısıtlılığı ve mevcut
teknolojilerin günümüzde ulaştığı nokta, enerji ihtiyacının karşılanması
ve sürekliliğin sağlanması için doğru ve etkin bir enerji politikasının
oluşturulması ve idaresini gerekli kılmaktadır.
Nükleer teknoloji,
dünyanın elektrik gereksiniminin %17’sini karşılamasının yanı sıra,
tıpta, askeri alanda, AR-GE çalışmalarında ve endüstride kullanılan
birçok izotopun üretilmesinde başvurulan bir teknolojidir. Nitekim
ülkemizde de, elektrik enerjisi üretimi dışında birçok alanda nükleer
teknolojiden yaygın olarak faydalanılmaktadır.
Günümüzde gelişmiş
ve gelişmekte olan ülkelerde nükleer enerji kaynakları, elektrik
enerjisi üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Halihazırda
30 ülkede 441 adet nükleer tesis bulunmaktadır ve Dünya nükleer
enerji üretiminin % 80’i OECD ülkelerinde gerçekleşmektedir. Bunun
yanısıra, 12 ülkede 27 tesisin inşası da devam etmektedir.
Ülkemiz elektrik enerjisi
tüketim talebi son yıllarda yaklaşık olarak % 6-7 civarında büyüme
göstermektedir. 2006 yılı sonu itibarıyla 172 TWh olarak gerçekleşmesi
öngörülen Türkiye toplam elektrik tüketimi, halihazırdaki tüketim
eğiliminin devam etmesi durumunda 2015 yılında 300 TWe düzeyini
bulabilecektir. Ülkemiz; hidrolik, rüzgar, güneş ve jeotermal kaynaklar
gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yanında kömür açısından
elektrik üretimine ve dolayısıyla ülkemiz ekonomisine kazandırılmayı
bekleyen zengin yerli kaynaklara sahiptir. Bununla birlikte, söz
konusu kaynakların tamamı enerji üretimi amacıyla değerlendirilse
bile, mevcut yerli kaynaklarla orta ve uzun dönemde artan elektrik
enerjisi talebini karşılamak zorlaşacaktır. Termik santrallerin
çevre üzerindeki etkilerine karşı Dünyada giderek artan hassasiyet
dikkate alındığında, elektrik üretim verimliliği yüksek, sera gazı
emisyonu oldukça düşük nükleer güç santrallerinin kurulması bir
zorunluluk haline gelecektir.
Bu nedenle, ülkemizde
daha önce yapılması birçok kez gündeme gelmekle birlikte çeşitli
nedenlerle uygulamaya geçirilemeyen nükleer güç santrallerinden
elektrik üretiminin bir an önce arzulanan seviyede gerçekleştirilmesi
için gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması zorunluluk arz etmektedir.
Düzenleme ile ülkemiz
enerji plan ve politikalarına uygun biçimde orta ve uzun vadede
arz güvenliğinin sağlanması, nükleer teknolojinin ülkemizde yaygınlaştırılması
ve bu bağlamda ülkemizin nükleer teknolojiyi yaygın olarak kullanan
ülkeler konumuna gelmesi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması
ve buna bağlı olarak fiyat dalgalarından korunmanın sağlanması,
uranyum ve toryum gibi ülkemizde yaygın olarak bulunan ve nükleer
güç santrallerinde halihazırda yakıt olarak kullanılan ve/veya
önümüzdeki yıllarda gelişen teknolojilere bağlı olarak yakıt olarak
kullanılabilecek madenlerin ülkemiz ekonomisine kazandırılması
ve sera gazları ve kirlenmeye meydan vermeden Dünya ekonomik refahına
katkıda bulunulması sağlanabilecektir.
Düzenleme ayrıca,
elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirecek nükleer güç santrallerinin
bir yarışma sonucunda seçilmesini ve nükleer güç santrallerinden
üretilecek elektrik enerjisinin belirli bir süre için teklif edilen
fiyattan perakende satış lisansı sahibi tüzel kişilere alım yükümlülüğü
getirilerek desteklenmesi hususunu kapsamaktadır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1- Madde ile, Kanunun
amacının, enerji plan ve politikalarına uygun biçimde, elektrik
enerjisi üretimi gerçekleştirecek nükleer güç santrallerinin kurulması,
işletilmesi ve enerji satışına ilişkin usul ve esasları belirlemek
olduğu belirtilmektedir.
Madde 2- Madde ile Kanunda
geçen kısaltma ve terimlerin tanımları verilerek bu tanımlara getirilmiş
sınırlama ve açıklamalar ortaya konulmaktadır.
Madde 3- Maddenin birinci
fıkrası ile ilgili bakanlık ve kurumların görüşleri alındıktan
sonra başlatılacak nükleer güç
santrali yatırımını gerçekleştirecek şirketlerin belirlenmesi
sürecinin Bakanlık tarafından gerçekleştirileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrası
ile Kanun kapsamında gerçekleştirilecek nükleer güç santrali yatırımını
gerçekleştirecek şirketin belirlenmesi sürecine Türkiye Atom
Enerjisi Kurumu tarafından belirlenecek teknolojik kriterleri
sağlayacak şirketlerin katılacağı hükme bağlanmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrası
ile Kanun kapsamında gerçekleştirilecek nükleer güç santrali yatırımını
gerçekleştirecek şirketin yapılacak seçim sonucunda belirleneceği
hüküm altına alınmaktadır.
Maddenin dördüncü
fıkrası ile Kanuna göre kurulacak santralin megavat-elektrik (MWe)
cinsinden toplam kurulu gücü, kurulacağı yerin tahsisi, inşası
ve işletmeye geçmesi için tahsil edilecek lisans bedeli ve altyapıya
yönelik verilecek teşvikler ile santralin kurulmasına ilişkin yapılacak
tekliflerin seçimine ilişkin usul ve esasların, hizmetin gereklerine
göre Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmaktadır.
Maddenin beşinci fıkrası
ile belirli bir süre boyunca şirketler tarafından yıllara yaygın
olarak teklif edilecek elektrik enerjisi alım miktarları ile şirketlerce
teklif edilecek yıllara sari birim elektrik enerjisi satış fiyatlarının
çarpımı sonucu oluşacak alım bedellerinin önceden belirlenmiş belirli
bir iskonto oranı üzerinden yarışmanın yapıldığı tarihe indirgenmiş
değerleri toplamı olarak en düşük teklifi veren şirkete bu Kanunda
öngörülen hükümlerden yararlanma imkanı getirilmektedir.
Maddenin altıncı fıkrası
ile şirketlerce teklif edilecek yıllık birim elektrik enerjisi satış
fiyatlarının, her bir yıl için seçim yapılan yıldan bir önceki yıla
ait EPDK tarafından ilan edilen Türkiye ortalama toptan elektrik
enerjisi satış fiyatını aşamayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Madde 4- Maddenin birinci
fıkrası ile nükleer güç santrallerinden üretilecek elektriğin kullanımının
yaygınlaştırılmasını sağlayacak destek mekanizmalarıyla ilgili
hususlar düzenlenmektedir.
Maddenin (a) bendi
ile nükleer güç santrallerinden üretilen elektrik enerjisinin, perakende
satış lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından maddede belirtilen
şartlarda tesis edilen ikili anlaşmalarla satın alınacağı ve üstlenilecek
elektrik enerjisi alımına ilişkin hükümlerin perakende satış lisanslarına derç edileceği
hükme bağlanmaktadır.
Maddenin (b) bendi
ile nükleer güç santrallerinden üretilen elektrik enerjisinin tüketiminin
sağlanması için perakende satış lisansı sahibi tüzel kişilerin
almakla yükümlü olduğu miktar oransal olarak belirlenmektedir.
Madde 5- Maddenin birinci
fıkrası ile Kanun hükümlerinden yararlanacak şirkete, ilgili mevzuatı çerçevesinde gerekli
olan her türlü izin, ruhsat ve lisansı alma yükümlülüğü getirilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrası
ile bu Kanun hükümlerinden yararlanacak şirkete, santralin kurulması
aşamasında oluşabilecek herhangi bir zararın tazminine yönelik
olarak oluşturulacak zorunlu yatırım sigortası yaptırma, santralın
faaliyeti süresince oluşacak atıkların taşınması, depolanması
ve/veya bertaraf edilmesi ile ilgili her türlü finansal maliyetlerin
ve santralin işletme süresinin sonunda işletmeden çıkarma masraflarının
karşılanması için oluşturulacak fonlara katkıya yönelik yükümlülük
getirilmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrası
ile atık yönetimi ve nükleer güç santralinin sökümünden dolayı oluşacak
maliyetlerin şirket tarafından karşılanması amacıyla şirketin
katkıda bulunacağı özel hesap oluşturulması ile bu hesabın oluşturulması
ve idaresine ilişkin usul ve esasların Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
ve Hazine Müsteşarlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanlığı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmaktadır.
Maddenin dördüncü
fıkrası ile nükleer yakıt, radyoaktif madde veya radyoaktif atık
taşınırken veya santralde bir kaza olması durumunda, nükleer enerji
alanında üçüncü kişilere karşı sorumluluğa ilişkin olarak Paris
Sözleşmesi ve diğer ulusal ve uluslararası mevzuat hükümlerinin
uygulanacağı hükmü getirilmektedir.
Madde 6- Madde ile nükleer
güç santrallerinin kurulması ve işletilmesinde tercih edilmesi
halinde kamu-özel sektör işbirliğini sağlamak amacıyla, nükleer
güç santrallerini kuracak ve/veya işletecek şirkete iktisadi devlet
teşekküllerinin iştirak etmesi sağlanmaktadır.
Madde 7- Maddenin birinci
fıkrası ile kurulacak santrale ilişkin teknoloji edinmeye ve nükleer
yakıt üretimine yönelik yatırımlar ile işletme personelinin eğitimine
yönelik Bakanlar Kurulunca sağlanacak
teşvik mekanizmalarından yararlanma imkanı getirilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrası
ile yatırımcıların nükleer güç santrallerine yönelik yatırımlarını
bir an önce gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla, söz konusu yatırımların
Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu
altındaki arazileri kapsaması durumunda bir yandan yatırım dönemi
için finansal maliyetin indirilmesi sağlanırken diğer yandan kamunun
uzun süreli gelirlerinin ortadan kaldırılmaması amacıyla bu tür
yatırımları gerçekleştiren yatırımcılara kamu arazileri için
belli bir bedel ödeme yükümlülüğü getirilmektedir. Ayrıca, şirketlere,
taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin sürelerinin sonunda, maliyeti
Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında karşılanmak
üzere nükleer güç santralinin sökülmesi ve taşınmazın eski haline getirilerek
Hazineye iadesi yükümlülüğü getirilmektedir.
Madde 8- Madde ile Kanunda
belirtilen koordinasyonun Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı tarafından
yürütüleceği hükme bağlanmaktadır.
Madde 9- Maddede, 4
üncü madde ile nükleer güç santrallerinden üretilen elektrik enerjisi
kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik olarak perakende satış
lisansı sahibi tüzel kişilere getirilmiş olan yükümlülüklerin
yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlara ilişkin
düzenleme yer almaktadır.
Geçici Madde 1- Madde ile, nükleer faaliyetlerin
düzenlenmesi için bir kurum kurulana kadar düzenleme ve denetleme
işlemlerini yerine getirmek için TAEK’in gerekli önlemleri alması
öngörülmektedir.
Ayrıca, nükleer konusunda
deneyim sahibi Türk bilim adamlarının ve nükleer alanda uluslararası
düzeyde tanınmış yabancı uyruklu bilim adamlarının hizmetine Kurum
bünyesinde ihtiyaç duyulduğundan, maddede bu yönde de düzenleme
yapılmıştır.
Madde 10- Yürürlük
maddesidir.
Madde 11- Yürütme maddesidir.
Çevre Komisyonu Raporu
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Çevre
Komisyonu
Esas
No: 1/1260 22/01/2007
Karar
No: 1
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Bakanlar Kurulunca
31/10/2006 tarihinde Başkanlığınıza sunulan “Nükleer Güç Santrallerinin
Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun Tasarısı”,
Başkanlığınızca 08/11/2007 tarihinde esas komisyon olarak Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna, tali komisyon olarak
Komisyonumuza havale edilmiş ve Komisyonumuz 17/01/2007 tarihli 1 inci
toplantısında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler ile Çevre ve
Orman, Maliye Bakanlıkları ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinin de
katılımıyla Tasarıyı inceleyip görüşmüştür.
Tasarı, enerji plan ve
politikalarına uygun biçimde, elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirecek
nükleer güç santrallerinin kurulması, işletilmesi ve enerji satışına ilişkin
usul ve esasları düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Tasarının tümü üzerinde
Komisyonumuzda yapılan görüşmeler sırasında;
* Çevre insan
ilişkisinin son derece anlamlı ve kutsal olduğu,
* Nükleer güç
santrallerinin kurulması konusunda bu derece hassas olunduğu,
* Uygulanacak nükleer
teknoloji programı ile elektrik enerjisinde dışa bağımlılığın azaltılacağı,
* Bu programın çevreye
rağmen değil; çevre için yapıldığı,
* Türkiye’de nükleer
teknolojinin tıp alanında uzun bir süredir kullanıldığı,
* Bu alanda halen 286
tesisin var olduğu,
* Hem yurt içinden hem
yurt dışından insanların nükleer tıbbın faydalarından yararlanmak için sıraya
girdiği,
* Nükleer teknolojinin
sadece tıp alanında değil; tarım, veterinerlik, mühendislik alanlarında da kullanıldığı
ve bu kullanmalar sonucunda çevre ve insan sağlığına etkilerinin hep olunlu
yönde olduğu,
* Nükleer teknolojinin,
dünyanın elektrik gereksiniminin % 17’sini karşılamasının yanı sıra, tıpta,
askeri alanda, AR-GE çalışmalarında ve endüstride kullanılan birçok izotopun
üretilmesinde başvurulan bir teknoloji olduğu,
* Gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkelerde nükleer enerji kaynakları, elektrik enerjisi üretiminde yaygın
olarak kullanıldığı,
* Halen 30 ülkede 442
adet nükleer tesis bulunmaktadır ve dünya nükleer enerji üretiminin
% 80’inin OECD ülkelerinde gerçekleştiği,
* Ülkemizin; hidrolik,
rüzgar, güneş ve jeotermal kaynaklar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının
yanında kömür açısından elektrik üretimine ve dolayısıyla ülkemiz ekonomisine
kazandırılmayı bekleyen zenğin yerli kaynaklara sahip olduğu,
* Söz konusu kaynakların
tamamı enerji üretimi amacıyla kullanılsa bile, mevcut yerli kaynaklarla orta
ve uzun dönemde artan elektrik enerjisi talebini karşılamakta zorlaşacağı,
* Termik santrallerin çevre
üzerinde etkilerine karşı dünyada giderek artan hassasiyet dikkate alındığında,
elektrik üretim verimliliği yüksek, sera gazı emisyonu oldukça düşük nükleer
santrallerinin kurulması bir zorunluluk haline geldiği,
ifade edilmiştir.
Tasarının tümü üzerindeki
bu görüşmelerden sonra, Tasarı ile gerekçesi Komisyonumuzca benimsenmiş ve
maddelerinin görüşülmesine geçilmesi kabul edilmiştir.
Tasarının söz konusu
alanda düzenlemeler öngören biri geçici olmak üzere on maddesi ile yürürlük ve
yürütmeye ilişkin 10 ve 11 inci maddeleri Komisyonumuzca aynen kabul
edilmiştir.
Raporumuz, havalesi
gereği Esas Komisyon olan Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve
Teknoloji Komisyonuna sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.
|
|
Başkan |
Başkanvekili |
Sözcü |
|
|
|
A. Münir Erkal |
Mustafa Çakır |
İbrahim Köşdere |
|
|
|
|
|
Çanakkale |
|
|
|
Kâtip |
Üye |
Üye |
|
|
|
Fatih Arıkan |
Mehmet
Boztaş |
Mehmet Alp |
|
|
|
Kahramanmaraş |
Aydın |
Burdur |
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
Sedat
Kızılcıklı |
Tevfik Akbak |
Şemsettin Murat |
|
|
|
|
Çankırı |
Elazığ |
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
Nurettin Aktaş |
Abdulaziz
Yazar |
Mehmet
Emin Murat Bilgiç |
|
|
|
|
Hatay |
Isparta |
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
Gürsoy Erol |
Canan
Arıtman |
Salih
Gün |
|
|
|
İstanbul |
İzmir |
Kocaeli |
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
Üye |
Üye |
|
|
|
|
Şefik
Zengin |
Hüseyin
Güler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
ÇEVRE KOMİSYONUNUN
NÜKLEER
GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE
ENERJİ
SATIŞINA İLİŞKİN KANUN TASARISI
MADDE
1- Tasarının 1 inci
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
2- Tasarının 2
nci maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
3- Tasarının 3 üncü
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
4- Tasarının 4 üncü
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
5- Tasarının 5 inci
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
6- Tasarının 6 ncı
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
7- Tasarının 7 nci
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
8- Tasarının 8 inci
maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
9- Tasarının 9 uncu
maddesi Komisyonumuzca aynen
GEÇİCİ
MADDE 1-
Tasarının 1 inci maddesi maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
10- Tasarının 10
uncu maddesi Komisyonumuzca aynen
MADDE
11- Tasarının 11
inci maddesi Komisyonumuzca aynen
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
Esas No.: 1/1260 07/03/2007
Karar No.: 68
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınız
tarafından 08/11/2006 tarihinde esas komisyon olarak Komisyonumuza
havale edilmekle birlikte tali komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu
ile Çevre Komisyonuna havale edilmiş bulunan 1/1260 esas sayılı
“Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji
Satışına İlişkin Kanun Tasarısı” ile Çevre Komisyonu tarafından
söz konusu Tasarı üzerinde yapılan görüşmeler sonrasında hazırlanan
22/01/2007 tarihli Rapor ve bütün maddelerin aynen kabul edildiği
Çevre Komisyonunun Kabul Ettiği Metin, Komisyonumuzun 22/02/2007
tarihinde Hükümeti temsilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın
M. Hilmi GÜLER ile beraberindeki Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı,
Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü
ve ilgili sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımlarıyla
yaptığı 49 uncu birleşimde incelenip görüşülmüştür.
Nükleer
enerji atom çekirdeğindeki tanecik etkileşimi sonucu açığa çıktığı
için atom enerjisi olarak da adlandırılır.
Nükleer enerjinin ortaya çıktığı nükleer tepkimeler
temel olarak iki çeşittir. Atom çekirdeğinin serbest
bir nötronla çarpışması sonucu çeşitli parçacıklara ayrılmasına
“Fisyon (Çekirdek Bölünmesi)”, hafif atomların çekirdeklerinin
bir araya getirilerek kaynaştırılmasına ise “Füzyon (Çekirdek Kaynaştırması)”
denilmektedir. 1938’de Otto Hahn ve Fritz Strassmann tarafından
nötronlarla dövülerek uranyum atomunun bölünmesi ile birlikte nükleer
enerjinin ilk adımları atılmıştır. Bir süre sonra bir grup Fransız
bilimadamı tarafından çekirdek bölünmesi sonucunda serbest nötronların da ortaya çıktığı keşfedildi.
Bu nötronların çevredeki diğer uranyum atomlarında
fisyona yol açabileceği, böylece ortaya çıkan yeni nötronların
bütün uranyum atomlarına yayılarak oluşturacakları zincirleme
tepkiler sonucunda çok büyük bir enerjinin ortaya çıkacağı anlaşıldı.
Zincirleme
nükleer reaksiyonlardan sürekli, kontrollü ve güvenli bir şekilde
ısı enerjisi üreten sistemlere “Nükleer Reaktör” adı verilmektedir.
1942’de Enrico Fermi tarafından Chicago Üniversitesi’nde
kurulan reaktörde, ilk defa yapay kontrollü zincirleme tepkime
gerçekleştirilmiştir. Günümüze dek nükleer
reaktörlerde enerji üretimi fisyon tepkimeleri ile gerçekleştirilmiş
olmakla birlikte füzyon tepkimesi yoluyla enerji üretimine yönelik
çalışmalarda henüz başarı elde edilememiştir. Nükleer reaktörde
zincirleme tepkimenin dikkatle denetim altında tutulması sonucunda
ışınım (radyasyon) ve yüksek hızla hareket
A)
Temel Nükleer Olaya Göre Sınıflandırma
1) Fisyon Reaktörü
2) Füzyon Reaktörü
3) Karma Reaktör
B)
Nötron Enerjisine Göre Sınıflandırma
1) Termal Reaktör
2) Epitermal Reaktör
3) Hızlı Üretken Reaktör
C)
Nötron Yavaşlatıcısına(Soğutucusuna) Göre
Sınıflandırma
1) Hafif Su Reaktörü
a) Basınçlı Su Reaktörü
b) Kaynar Su Reaktörü
2) Ağır Su Reaktörü
a) Doğal Uranyum-Ağır
Su Soğutuculu ve Yavaşlatıcılı Reaktör
b) Zengin Uranyum-Ağır
Su Yavaşlatıcılı ve Hafif Su Soğutuculu Reaktör
3) Grafit Reaktörü
a) Doğal Uranyum Gaz
Grafit Reaktörü
b) Zengin Uranyum Gaz
Grafit Reaktörü
c) Zengin Uranyum Hafif
Su Grafit Reaktörü
1956’da
İngiltere’de Calder Hall’de ilk tam ölçekli nükleer enerji santrali
kuruldu. 1970’lerde gelişmiş
ülkelerin çoğunda nükleer enerji santrali kurulmuş olmakla birlikte
sonrasında elektrik talebi artışında azalmanın öngörülmesi, nükleer
santral yapım maliyetlerinin artması ve nükleer enerjinin tehlikeleriyle
ilgili korkuların yaygınlaşması nedeniyle nükleer santral yapımında
bir yavaşlama gözlemlenmiştir. 1979’da ABD’nin
Pennsylvania eyaletindeki Harrisburg’ta kurulu bulunan
Günümüzde
petrol fiyatlarındaki aşırı yükselme nedeniyle alternatif enerji
kaynaklarına yönelim başlamış ve nükleer enerji rönesans devrini
yaşamaya başlamıştır. Ayrıca yeni nesil reaktörlerde; sistemlerdeki yetersizliklerin
ve arızaların kazalara yol açmasını önlemek ve bazı önemli kaza
durumlarını kontrol altında tutabilmek için, aktif kontrol veya
operatör müdahalesi gerektirmeyen pasif kontrol sistemleri geliştirilmiştir.
Birleşmiş
Milletler bünyesinde atom enerjisinin tüm dünyada barışa, sağlığa
ve refaha katkılarını çabuklaştırmak ve arttırmak gayesiyle 1957
yılında merkezi Viyana olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kurulmuştur.
Ayrıca Ajans, 5 Mart 1970`de yürürlüğe giren Nükleer Silahların Yayılmasının
Önlenmesi Antlaşması kapsamında atom enerjisinin barışçıl amaçlarla
kullanılmasının nükleer silah üretimine yol açmaması için çalışmalar
yapmakla görevlendirilmiştir. Ülkemiz 14 Haziran
1957 tarihli ve 7015 sayılı Kanun uyarınca Ajansa üyedir.
Dünya’daki
petrol kaynaklarının % 65’inin Orta Doğu’da, doğal gaz kaynaklarının
ise % 73’ünün Ortadoğu ve başta Rusya Federasyonu olmak üzere eski
Sovyetler Birliği coğrafyasında yoğunlaşmasına karşın uranyum
kaynakları dengeli bir şekilde dağılmıştır. Dünya uranyum kaynaklarının
% 30’u Avustralya’da, % 17’si Kazakistan’da, % 12’si Kanada’da, % 8’i Güney
Afrika’da, % 6’sı Nambiya’da, % 4’ü Brezilya’da, % 4’ü Rusya Federasyonu’nda,
% 3’ü ABD’de ve % 3’ü Özbekistan’da bulunmaktadır. Günümüzde, işletilmekte
olan 435 adet nükleer santralin (Tablo-1) ürettiği toplam 368.827 MW
elektrik ile, Dünya’nın elektrik ihtiyacının % 16’sı nükleer enerjiden
sağlanmakla birlikte halen 29 adet santralin (Tablo-2) yapımı da devam
etmektedir. Toplam 125.000 MW kapasitede 158 nükleer
santral ise planlama aşamasındadır.
TABLO-1
(Ocak 2007 İtibariyle Dünya’daki Nükleer
Santrallar)
|
|
NÜKLEER
|
İŞLETİLEN
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ÜLKE |
ELEKTRİK
ÜRETİMİ |
REAKTÖRLER |
TEKNOLOJİ |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TW-saat |
Pay
(%) |
Sayı
|
MWe |
PWR
/ WWER:
Basınçlı Hafif |
|
|
|
|
Sulu
Reaktörler |
|
|
|
|
|
|
BWR
/ RBMK:
Kaynar Hafif |
|
|
|
|
Sulu
Reaktörler |
|
|
|
|
|
|
GCR:Gaz
Soğutmalı Reaktörler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
HWR:
Ağır Sulu Reaktörler |
|
|
|
|
|
|
ABD |
780,5 |
19 |
103 |
98254 |
PWR, BWR |
|
|
|
|
|
|
Almanya |
154,6 |
31 |
17 |
20303 |
PWR, BWR |
|
|
|
|
|
|
Arjantin |
6,4 |
6,9 |
2 |
935 |
HWR |
|
|
|
|
|
|
Belçika |
45,3 |
56 |
7 |
5728 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
Brezilya |
9,9 |
2,5 |
2 |
1901 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
Bulgaristan |
17,3 |
44 |
2 |
1906 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
Çek Cumh. |
23,3 |
31 |
6 |
3472 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
Çin |
50,3 |
2,0 |
10 |
7587 |
PWR, HWR, WWER |
|
|
|
|
|
|
Ermenistan |
2,5 |
43 |
1 |
376 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
Finlandiya |
22,3 |
33 |
4 |
2696 |
WWER, BWR, PWR |
|
|
|
|
|
|
Fransa |
430,9 |
79 |
59 |
63473 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
Güney Afrika |
12,2 |
5,5 |
2 |
1842 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
15,7 |
2,8 |
16 |
3577 |
HWR, FBR, WWER |
|
|
|
|
|
|
Hollanda |
3,8 |
3,9 |
1 |
452 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
İngiltere |
75,2 |
20 |
19 |
10982 |
GCR, PWR |
|
|
|
|
|
|
İspanya |
54,7 |
20 |
8 |
7442 |
PWR, BWR |
|
|
|
|
|
|
İsveç |
69,5 |
45 |
10 |
8975 |
PWR, BWR |
|
|
|
|
|
|
İsviçre |
22,1 |
32 |
5 |
3220 |
PWR, BWR |
|
|
|
|
|
|
Japonya |
280,7 |
29 |
55 |
47700 |
BWR, PWR |
|
|
|
|
|
|
Kanada |
86,8 |
15 |
18 |
12595 |
HWR |
|
|
|
|
|
|
Kore (Güney) |
139,3 |
45 |
20 |
17533 |
PWR, HWR |
|
|
|
|
|
|
Litvanya |
10,3 |
70 |
1 |
1185 |
RBMK |
|
|
|
|
|
|
Macaristan |
13,0 |
37 |
4 |
1773 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
Meksika |
10,8 |
5,0 |
2 |
1310 |
BWR |
|
|
|
|
|
|
|
1,9 |
2,8 |
2 |
400 |
HWR, PWR |
|
|
|
|
|
|
Romanya |
5,1 |
8,6 |
1 |
655 |
HWR |
|
|
|
|
|
|
Rusya |
137,3 |
16 |
31 |
21743 |
WWER, RBMK |
|
|
|
|
|
|
Slovakya |
16,3 |
56 |
5 |
2064 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
Slovenya |
5,6 |
42 |
1 |
696 |
PWR |
|
|
|
|
|
|
Ukrayna |
83,3 |
49 |
15 |
13168 |
WWER |
|
|
|
|
|
|
TOPLAM |
2.625 |
16,0 |
435 |
368.827 |
|
|
|
|
|
|
|
TABLO-2 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
(Ocak 2007 İtibariyle Yapımı Devam |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
GÜÇ |
İŞLETMEYE |
|
|
|
|
|
|
ÜLKE |
SAHA |
TİP |
TEDARİKÇİ |
(MWe) |
ALMA |
|
|
|
|
|
|
Arjantin |
Atucha 2 |
PHWR |
|
692 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Bulgaristan |
Belene 1 |
WWER |
Skoda |
953 |
? |
|
|
|
|
|
|
Bulgaristan |
Belene 1 |
WWER |
Skoda |
953 |
? |
|
|
|
|
|
|
Çin |
Tianwan 2 |
WWER |
Rusya Fed. |
1000 |
2006 |
|
|
|
|
|
|
Çin |
Lingao 3 |
PWR |
Çin |
1000 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Çin |
Lingao 4 |
PWR |
Çin |
1000 |
? |
|
|
|
|
|
|
Çin |
Qinshan 2-3 |
PWR |
Çin |
600 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Finlandiya |
Olkiluoto 3 |
PWR |
Framatome |
1600 |
2009 |
|
|
|
|
|
|
G. Kore |
Shi-Kori 1 |
PWR |
KOPEC |
960 |
? |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Kaiga 3 |
HWR |
Hindistan |
202 |
2007 |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Kaiga 4 |
HWR |
Hindistan |
202 |
2007 |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Kudankulam 1 |
WWER |
Rusya Fed. |
917 |
2008 |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Kudankulam 2 |
WWER |
Rusya Fed. |
917 |
2008 |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
PFBR |
FBR |
Hindistan |
470 |
? |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Rajasthan 5 |
HWR |
Hindistan |
202 |
2007 |
|
|
|
|
|
|
Hindistan |
Rajasthan 6 |
HWR |
Hindistan |
202 |
2007 |
|
|
|
|
|
|
İran |
Bushehr |
WWER |
Rusya Fed. |
915 |
2006 |
|
|
|
|
|
|
Japonya |
Tomari 3 |
PWR |
Mitsubishi |
866 |
2009 |
|
|
|
|
|
|
|
Chasnupp 2 |
PWR |
Çin |
300 |
2011 |
|
|
|
|
|
|
Romanya |
Cernavoda 2 |
CANDU |
AECL |
655 |
2007 |
|
|
|
|
|
|
Rusya Fed. |
Balakovo 5 |
WWER |
Rusya Fed. |
950 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Rusya Fed. |
|
RBMK |
Rusya Fed. |
925 |
2006 |
|
|
|
|
|
|
Rusya Fed. |
|
WWER |
Rusya Fed. |
950 |
? |
|
|
|
|
|
|
Rusya Fed. |
Volgodonsk 2 |
WWER |
Rusya Fed. |
950 |
? |
|
|
|
|
|
|
Rusya Fed. |
Beloyarsk 4 |
FBR |
Rusya Fed. |
800 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Tayvan |
Lungmen 1 |
ABWR |
GE |
1300 |
2009 |
|
|
|
|
|
|
Tayvan |
Lungmen 2 |
ABWR |
GE |
1300 |
2010 |
|
|
|
|
|
|
Ukrayna |
Khmelntski 3 |
WWER |
Rusya Fed. |
950 |
2015 |
|
|
|
|
|
|
Ukrayna |
Khmelntski 4 |
WWER |
Rusya Fed. |
950 |
2015 |
|
|
|
|
|
|
TOPLAM |
|
|
|
22.989 |
|
|
|
|
|
|
Türkiye
Atom Enerjisi Kurumu; 1956 yılında 6821 sayılı Kanun ile kurulan
Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliğinin
Ülkemizde
1968 yılında nükleer santral için ilk yer belirleme çalışmaları
Elektrik İşleri Etüd İdaresi (E.İ.E.İ.) ile Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından başlatıldı ve Hükümet tarafından İstanbul
Teknik Üniversitesi ile yabancı bir mühendislik konsorsiyumuna
fizibilite etütleri yaptırıldı. Ancak çalışmalar sonuçsuz
kaldı ve 1971 yılında kurulan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bu çalışmaları
1972 – 1974 yılları arasında revize etti. TEK’in çalışmaları sonucunda
ilk kez 1976 yılında Silifke’nin 45 km batısındaki Akkuyu mevkii ilk
nükleer santral yeri olarak seçildi ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan
(TAEK) buraya nükleer santral kurulabilmesi için yer lisansı sağladı.
Akkuyu’da ilk nükleer santral için 1977 yılında üç İsviçreli
ve bir Fransız firmasının müşavirliğinde uluslararası ihaleye çıkıldı
ve İsveç ASEA-ATOM, STAL-LAVAL firmaları ihalede ilk sırayı aldılar.
Ancak firmaların kredi
sağlama konusunda başarısız olmaları üzerine ihale sonuçsuz kaldı.
Bunun üzerine 1983 yılında tekrar uluslararası ihaleye çıkılarak
7 firmadan teklif alındı. Bu tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda
Kanada firması AECL firması ile 665 MW, Alman KWU firması ile 986 MW
kurulu güce sahip nükleer güç santralı yapımı için görüşmelere
başlandı. Bu dönemde ilk kez gündeme gelen Sinop için de ABD firması
GE’den 1085 MW kurulu güce sahip nükleer güç santralı için pazarlıklar
başlatıldı. Ancak daha sonra Sinop’un yer tespiti ve lisanslama sorunları
çözülemediği için GE firmasıyla görüşmeler kesildi ve aynı zamanda
diğer firmalarla yapılan pazarlıklar da başarısızlıkla sonuçlandı.
Eylül 1984’de hükümetin gündeme getirdiği yap-işlet-devret modeli
nedeniyle KWU görüşmelerden çekilirken AECL firması ile 1985 yılında
ön protokol imzalandı. Ancak bu tasarım da kredi sorunu nedeniyle
gerçekleşmedi ve 1986’da çalışmalar durduruldu. 26 Nisan 1986 tarihinde
meydana gelen Çernobil faciasının ardından uzun bir bekleme dönemine
geçildi. 1994 yılında yeni bir ihale süreci başlatıldı, 1997 yılında
teklifler alındı ve 1999 yılında kazanan firma ile sözleşme imzalanması
kararlaştırıldı. Buna göre santralin 2006’da işletmeye açılması
planlanıyordu ancak bu ihale iptal edildi.
Ülkemizdeki nükleer enerji santrallerinde kullanılabilecek
uranyum miktarı 9129 ton iken toryum miktarı 380.000 tondur. Ayrıca halen
işletilmekte olan İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde bir
adet, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu bünyesinde biri kapalı diğeri
ise sınırlı izne tabi ülkemizde toplam 3 adet araştırma reaktörü
bulunmaktadır. Ayrıca Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
bünyesinde 1982 yılından beri lisans seviyesinde eğitim verilen
Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümünün yanı sıra bir çok üniversitemiz
bünyesinde nükleer bilimler konusunda yüksek lisans yapılmasına
olanak sağlayan enstitüler bulunmaktadır.
26 Nisan 1986 tarihindeki Çernobil kazasının ardından
03-07-09 Mayıs 1986 tarihlerinde ülkemizde yağan sağanak yağmurlar
ile birlikte Trakya Bölgesi ve Doğu Karadeniz Bölgesi radyasyon etkisine
maruz kalmıştır. Bu kazayı takiben yapılan ölçümlerde Trakya ve Doğu
Karadeniz Bölgelerinde yaşayan insanlarımızın radyasyon dozu
59 milirem, diğer yörelerde yaşayan insanlarımızın radyasyon dozu
ise 50 milirem olarak ölçülmüştür. Ulusal Kanser Danışma Kurulunun
4/8/2005 tarihli kararında Çernobil kazasından günümüze dek gerek
sözkonusu bölgelerde gerekse ülkenin tümünde yaşanan tedirginliğin
bilimsel verilere dayanarak araştırılmasının tavsiye edilmesi
üzerine Sağlık Bakanlığının 16/9/2005 tarihli ve 1369 sayılı onayı
ile dört bölümden oluşan “Karadeniz Bölgesi Kanser ve Kanser Risk Faktörleri
Araştırmaları Projesi” başlatılmıştır. “Kanser Sıklığı Kayıt Çalışması”
kapsamında bölge hastanelerinin arşivleri taranmak suretiyle
son on yıla ait kanser verileri toplanarak bu veriler MECC (Ortadoğu
Kanser Konsorsiyumu) kayıt merkezinin verileri ile karşılaştırılmış
ve Karadeniz bölgesindeki kanser hastalığının diğer bölgelerimizden
farklı bir artış ve dağılım göstermediği görülmüştür. “Hane Halkı
Çalışması” kapsamında 73.470 kişinin yaşadığı 19.211 hane üzerinde
yapılan çalışma neticesinde Edirne – Rize illeri ile kontrol grubu
olan Isparta illeri arasında kanser görülme sıklığı ve dağılımı
bakımından farklılık olmadığı görülmüştür. “Tiroid Kanserlerinde
Moleküler Genetik Araştırma” kapsamında 328 tiroid kanseri örneği
üzerinde yapılan çalışma neticesinde bölgeler arasında bu kanserin
gelişimindeki etkenlerin farklılık gösterdiğine işaret eden genetik
bulgulara rastlanmamıştır.”Radyasyon Yükü Ölçümü (Biyolojik Doz
Tayini) Araştırması” kapsamında 80 kişiden alınan kan örneklerinin
incelenmesi neticesinde kromozom hasarlarında radyasyona maruz
kalınma etkisine rastlanmamıştır.
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde;
v Dünyada fosil yakıtların enerjinin pahalı olarak
elde edilmesine yol açmaları, zamanla tükenecek olmaları ve CO2
gazı emisyonuna bağlı olarak atmosfer üzerinde sera etkisi oluşturmaları
nedeniyle teknoloji alanındaki gelişmeler ile birlikte alternatif
yakıt türlerinin kullanımının arttığı,
v Nükleer teknolojinin; dünyada ve ülkemizde
tıbbi, endüstriyel ve askeri alanlar ile AR-GE çalışmalarında kullanılan
birçok izotopun üretilmesinde kullanılmasına ve dünya elektrik gereksiniminin
% 17’sini karşılamasına rağmen ülkemizde elektrik üretiminde kullanılmadığı,
v Ülkemizin hidrolik, rüzgar, güneş ve jeotermal
gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra kömür rezervleri
ile elektrik üretimi için elverişli zengin yerli kaynaklara sahip
olduğu ancak bu kaynakların tamamı değerlendirilse bile orta ve
uzun dönemde artan elektrik enerjisi talebinin karşılanamaz olduğu,
v Ülkemizde daha önce yapılması birçok kez gündeme
gelmekle birlikte çeşitli nedenlerle uygulamaya geçirilemeyen
nükleer güç santrallerinden elektrik üretiminin bir an önce arzulanan
seviyede gerçekleştirilebilmesi için kanuni düzenleme yapılmasının
zorunlu hale geldiği,
v Ülkemizde orta ve uzun vadede enerji arz güvenliğinin
sağlanması, enerjide dışa bağımlılığın ve buna bağlı fiyat dalgalanmalarının
azaltılması, nükleer teknolojinin ülkemizde yaygınlaştırılması,
uranyum ve toryum gibi ülkemizde yaygın olarak bulunan ve nükleer
güç santrallerinde yakıt olarak kullanılabilen madenlerin ülkemiz
ekonomisine kazandırılması ve çevre kirliliğine yol açmadan
enerji üretiminin sağlanması gayesiyle nükleer güç santrallerinin
kurulması için Tasarının hazırlandığı,
v Elektrik enerjisi üretimini gerçekleştirecek
nükleer güç santrallerinin bir yarışma sonucunda seçileceği, bu
yarışmaya TAEK’in belirleyeceği ölçütlere uyan şirketlerin katılabileceği,
v Nükleer santralin kapasitesi, tahsis edilecek
yer, lisans bedeli, teşvikler ile seçimin usul ve esaslarının Bakanlar
Kurulunca belirleneceği,
v EPDK’nın ilan ettiği Türkiye ortalama toptan
elektrik enerjisi satış fiyatını aşmamak kaydıyla belirlenecek
elektrik birim satış fiyatı ile alınacak elektrik miktarının çarpımı
sonucu bulunan alım bedelinden en yüksek iskontoyu yapan şirketin
yarışmayı kazanacağı,
v Nükleer güç santrallerinden üretilecek elektrik
enerjisinin belirli bir süre için teklif edilen fiyattan perakende
satış lisansı sahibi tüzel kişilerce alımı zorunlu hale getirilerek
üretici şirketlerin desteklendiği,
v Nükleer güç santralinden elektrik üretimi yapan
şirketin; zorunlu yatırım sigortasının yaptırılmasından, atıkların
taşınması, depolanması ve bertaraf edilmesi ile santralin işletmeden
çıkarılması masrafları için oluşturulacak fonlara (ÖZEL HESAP)
ödenecek katkı paylarından ve ayrıca santralin sökümünden ve taşınmazın
Özel Hesaptan karşılanarak eski haline getirilmesinden sorumlu
olduğu,
v Nükleer yakıt, radyoaktif madde veya radyoaktif
atık taşınırken veya santralde bir kaza olması durumunda, nükleer
enerji alanında üçüncü kişilere karşı sorumluluğa ilişkin olarak
Paris Sözleşmesi ile diğer ulusal ve uluslararası mevzuat hükümlerinin
uygulanacağı,
v Nükleer santral kurulması için iktisadi devlet
teşekkülleri ile ortaklık kurulabileceği,
v Teknoloji edinimi ve nükleer yakıt üretimi
için yapılan yatırımlar ile personel eğitimi için yapılan harcamalarda
Bakanlar Kurulu kararı ile teşvik sağlanabileceği,
v Devlet arazilerinde bedelsiz ön izin, bedeli
karşılığında kullanma izni veya kiralama yapılabileceği,
anlaşılmaktadır. Komisyon Başkanı Kütahya Milletvekili Sayın
Soner AKSOY tarafından Tasarı ile ilgili olarak;
l Komisyonun gündemine alarak üzerinde görüşme
yaptığı bir çok Teklif ve Tasarıda olduğu gibi bu Tasarı için de Komisyon
üyelerinin ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesine yönelik
olarak ön çalışmalar yapıldığının,
l Dünyada özellikle iklim değişikliği nedeniyle
son zamanda nükleer enerjiye yönelimin arttığı, verilen nükleer
enerji yapım siparişlerinin 125 adeti bulduğu ve bu durumun nükleer
rönesans olarak adlandırıldığının,
l Günümüze kadar hukuki altyapıdan
yoksunluk nedeniyle nükleer güç santrali yapımına ilişkin girişimlerin
tamamının akamete uğradığı ve bu nedenle gelişen ve büyüyen ülkemiz
için Tasarının bir an evvel kanunlaşmasının önem arz ettiğinin,
l Enerjide arz güvenliğinin sağlanması açısından
bir alternatif olarak nükleer santral kurulması halinde, öncelikle
özel sektörün önünü açan ve özel sektör ile kamu arasındaki ilişkileri
düzenleyen bir kanunun bulunmasının zorunluluk olduğunun,
l Çevre konusunda yürütülen çalışmalar neticesinde
nükleer enerji santrallerinin çevreye zarar vermediğinin tespit
edildiği, Çernobil’de yaşanan olayın ülkemize etkilerini araştırmak
için Sağlık Bakanlığı tarafından 73 bin insan üzerinde yürütülen
çalışmalar sonucunda ülkemize herhangi bir etkisinin olmadığının
anlaşıldığının,
ifade edilmesinin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın M.
Hilmi GÜLER tarafından ülkemiz için gecikmiş bir prestij yatırımın
gerçekleştirilmesi konusunda kararlı olunduğunun belirtilmesi
üzerine Komisyon üyelerimiz ve diğer katılımcılar tarafından;
n Nükleer güç santralleri
incelendiğinde yakıt ve atık teknolojisi dışındaki diğer bölümlerde
kullanılan teknolojilerin termik santrallerle aynı nitelikte olduğu,
bu nedenle nükleer santral kurulması ile ülkemizde nükleer teknolojinin
gelişiminin sağlanması arasında paralellik kurmanın yanlış olduğu,
n Ülkemizde nükleer
santral kurulması yerine mevcut araştırma merkezlerinin geliştirilmesi
sayesinde nükleer teknolojide gelişimin sağlanabileceği,
n Ülkemizde enerji
konusunda arz güvenliğinin ve bunun için de kaynak çeşitliliği ile
yerli ve ithal kaynaklar arasındaki dengenin sağlanması gerektiği,
n Tasarının gerekçesinde
iddia edildiği gibi ülkemizin orta vadedeki enerji ihtiyacının
karşılanmasını sağlayamayacağı, zira nükleer santral yapımının
bürokratik işlemler de dahil edildiği taktirde 2020 yılına kadar süreceği,
n Elektrik enerjisi
kullanımında verimliliğin sağlanması suretiyle enerji gereksinimin
azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye sokulması,
ülkemizdeki fosil yakıtlı çevrim santrallerinin ve hidrolik santrallerin
rehabilite edilmesi ile ülkemizin orta vadedeki enerji ihtiyacının
karşılanabileceği,
n Yürütülen çalışmalarla
ülkemizin enerji ihtiyacının orta vadede karşılanabilir olmasına
ve halen elektrik ihraç
n Kurulacak nükleer
güç santralinin ülkemizin elektrik enerjisi gereksiniminin ancak
% 5’ini karşılayacağı dikkate alındığı taktirde kayıp ve kaçakların
giderilmesine, enerjinin etkin kullanılmasına, enerji verimliliğine
ve tasarrufuna öncelik verilmesi gerektiği,
n Radyoaktif
atık sorununu ortadan kaldıran, uranyumu veya toryumu kullanabilen,
güvenilirliği yüksek, atık sorununun çözüldüğü veya azaltıldığı,
çevreyi daha az kirleten ve bu nedenlerle büyük bir ihtimalle kamuoyunun
onayını da alacak olan dördüncü nesil reaktörlerin üretilebileceği
2020 yılında ülkemizin yapımına başlanan santrali ancak bitireceği,
bu nedenle de eski teknolojiye sahip bir santralin ülkemizde inşasının
savunulamaz olduğu,
n Ülkemizin sahip
olduğu uranyum rezervinin ancak bin megavatlık bir santralin işletilmesine
imkan verdiği, çok zengin toryum kaynaklarımıza rağmen henüz teknolojik
gelişmelerin sadece toryumun kullanımına imkan vermediği, bu nedenle
toryum zenginliğimizin santrallerin yakıt ihtiyacının teminatı
olarak görülemeyeceği,
n Nükleer santralleri
cazip hâle getirmek için atık ve sökme maliyetlerinin başlangıçta
hesaba katılmadığı, ancak zamanla bu maliyetlerin dikkate alınması
üzerine maliyetlerin 2-3 cent/kw-h den 7-8 cent/kw-h’ye yükseldiği,
n 4628 sayılı
Elektrik Piyasası Kanuna göre santral kurulması düşünülen arazinin
kamulaştırılması EPDK tarafından yapılıp kamulaştırma bedelinin
yapımcı firma tarafından ödendiği,
n Üzerinde santral
kurulacak taşınmazın Hazineye ait olması hâlinde bedelsiz olarak
yatırımcıya tahsis edilmesine ve özel sektör ile kamunun ortaklık
kurabilmesine ilişkin hükümler nedeniyle, Tasarının 4628 sayılı
Kanun hükümleri ve dolayısıyla oluşturulan serbest piyasa düzeni
ile çeliştiği,
n Yer lisansı
alınmadan ihaleye çıkılmayacağına ilişkin düzenlemenin eklenmesi
gerektiği,
n Ülkemizin kalkınması,
sanayileşmesi ve insanımızın geçim standardının yükseltilmesi
için kesintisiz, ucuz ve sürekli enerjiye ihtiyacımızın olduğu,
n Yapılan tahminlerde
ülkemizin yıllık enerji talebinin % 7 veya % 8 oranında yani 8 ile
10 milyar kw-h artacağının belirtildiği, bu nedenle kurulu gücümüze
her yıl 4 bin-5 bin megavat ilave yapılması gerektiği, mevcut kaynaklarımız
ile bu ihtiyacı karşılayamayacaksak Dünya’da bir çok gelişmiş ülke
tarafından kullanılan yöntemlerin ülkemizde de kullanılması gerektiği,
n Uluslararası
Atom Enerjisi kurucu üyelerinden biri olmamıza rağmen ülkemizde
nükleer güç santralinin bulunmamasının bir yönüyle Dünya’da yaşanan
gelişmeleri 30 yıl geriden takip ettiğimizin göstergesi olduğu,
n Ülkemizde nükleer
konusunda yaklaşık elli yıldır yürütülen çalışmalar
sayesinde bilim dünyasına pek çok insan kazandırılmasına rağmen
uygulama alanlarından yoksunluk nedeniyle yetişmiş iş gücünün
yurt dışına gitmek zorunda kaldığı, bu nedenle çıkacak yeni nesil
santrallerin beklenmesinin aksine bu güne kadar geç kalmış yatırımın
biran evvel yapılması gerektiği,
n Nükleer güç santrallerin
maliyetlerinin üçüncü nesil için kilovat/saat başına 1.200 ila 1.500 dolar arasında değiştiği, ayrıca bu santrallerin
%60’ının yerli kaynaklarımızdan üretilebileceği,
n Teknik olarak
çok haklı gerekçeleri olmasına karşın demokratik bir ülkede halka
rağmen bir şeyler yapmanın imkansız olduğu, bu nedenle halkımızın
ikna edilmesi ve güvenilirlik konusundaki şüphelerden kurtarılması
gerektiği, ayrıca nükleer güç santralleri kurulmaksızın ülkemizin elektrik ihtiyacının karşılanıp
karşılanamayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği,
n Sadece kamu kurumları
tarafından denetlenmesinin santrallerin halk nezdinde güvenilirliğinin
sağlanmasında yeterli olmayacağı, santrallerin kurulması ve işletilmesinde
yarıdan fazla kamu ortaklığının olması gerektiği,
n Karadeniz’e kıyısı
olan 6 ülkede yapılan taramalarda Çernobil’deki patlamanın etkilerinin
araştırıldığı ve yapılan araştırmalar sonucunda çevre ile insanlar
üzerinde olumsuz hiçbir etkisinin gözlenmediğinin belirlendiği,
n Fransa’nın 59
nükleer güç santrali ile enerji ihtiyacının % 78’ini karşıladığı,
Amerika’nın 104 nükleer güç santrali ile enerji ihtiyacının % 20’sini
karşıladığı, Belçika’nın 7 nükleer güç santrali ile enerji ihtiyacının %
55’ini karşıladığı,
n Nükleer güç santrallerinin;
yapım ve söküm maliyetlerinin iddia edilenlerin aksine fazla yüksek
olmadığı, çevre kirliliğine yol açmadığı, elektrik üretim maliyetinin
en düşük seviyede gerçekleştiği, sayılarının gittikçe arttığı,
patlaması ihtimaline karşı en gelişmiş teknolojilerle önlemlerin
alındığı ve bu ihtimalin minimize edildiği,
n Dünya’daki 443
nükleer güç santrallerinin coğrafi olarak dağılımına bakıldığında;
gelişmiş bir çok ülkede bulunmasına rağmen gelişmekte olan Ortadoğu,
Asya ve Afrika’daki ülkelerde bulunmamasının dikkat çektiği,
n Diğer yakıt türlerinin
atmosferi kirletme oranları dikkate alındığında çevreci bir çok
örgütün nükleer güç santralleri konusundaki direncinin azaldığı,
n Nükleer santrallerdeki
kazaların bir çoğunun nedeninin insan olduğu,
n ABD tarafından
Yucca Dağı’nın altına nükleer atıklar için mezarlık yapılmasına
rağmen buraya herhangi bir şey konulmadığı, dolayısıyla nükleer
atık sorununun halen çözülmediği,
n Riskin bilinmesinin
kontrol edilebilmesini sağladığı, Dünya’da elektrik üretiminden
başka ulaşım ve tıp gibi bir çok alanda nükleer yakıtın kullanıldığı,
n Özel sektörün
amacının kâr maksimizasyonu olması nedeniyle teknolojik gelişmeyi
sağlamak için yapılması gereken ar-ge yatırımlarını göz ardı edebileceği
iddia edilmesine karşın artık günümüzde kârı maksimize etmenin
ileri teknoloji kullanmakla sağlandığı,
n ABD’de nükleer
atık yönetimi için yapılan yatırımların toplam maliyetinin 60 milyar
dolara varacağının tahmin edildiği, bu durumda toplanan paraların
yetmeyeceği düşünülerek askeri kaynaklardan aktarım yapılmasının
gündeme geldiği, hatta Yucca Dağı’nda gelinen çözümsüzlük nedeniyle
Amerika’da havuzlarda toplanan atıkların başka ülkelere naklinin
düşünüldüğü,
n ABD’de Carter döneminde
yeniden işleme teknolojisinin göz önüne alınmaması nedeniyle
tüm atıkların, belli bir süre bekletildikten sonra kalıcı depolanmasına
gidildiği, oysa günümüzde yeniden işleme teknolojisi sayesinde
atık hacimlerinin yaklaşık % 90 oranında azaltıldığı,
n ABD’nin ve Dünyanın
enerji güvenliğinin arttırılması, temiz bir ekonomik büyümenin
sağlanması, çevrenin iyileştirilmesi ve nükleer silahların yayılmasının
engellenmesi gayesiyle ABD’de Başkan Bush tarafından 2006 yılı Ocak
ayında açıklanan Gelişmiş Enerji Girişimi (Advanced Energy Initiative)
bünyesinde oluşturulan Global Nükleer Enerji Ortaklığı (GNEP) ile,
nükleer yakıt sağlayıcılarının, atıkların geri verilmesi kaydıyla
alıcı ülkelerin ayrıca zenginleştirme yapmalarına gerek kalmayan
nükleer yakıtı garanti etmelerinin sağlanmasının amaçlandığı
ancak bu projenin hem siyasi hem ekonomik yönlerinin bulunduğu,
n Çernobil kazası
hakkında yayımlanan raporlarda 4.000 ile 9.000 kişinin, hatta kimi
raporlarda 24.000 kişinin ölmesinin tahmin edildiği, dolayısıyla
bu kazanın çevreye hiçbir etkisinin olmadığının söylenemeyeceği,
nükleer santralin patlamasının küçük görülmemesi gerektiği,
n Çernobil reaktörünün;
öncelikle silah yapımı amacıyla kurulduğu, enerji gereksinimi
nedeniyle herhangi bir koruma önlemine sahip olmayan santrale dönüştürüldüğü,
günümüz reaktör teknolojisinin çok gerisinde kaldığı, patlamasının
nükleer değil kimyasal niteliğe sahip olmasına rağmen sonuçlarının
çok kötü olduğu,
ifade edilmiştir. Bunun üzerine Hükümet tarafından yapılan cevabi
nitelikteki tamamlayıcı açıklamalarda;
* Yer seçimi, sismik
değerlendirme, deprem araştırması, çevre araştırması, teknoloji
seçimi gibi konularda yapılan çalışmalarla nükleer santral kurulmasına
yönelik hazırlık çalışmalarının tamamlandığı, ancak geçmişteki
başarısızlıkların kaynağı olan hukuki altyapıdan yoksunluk probleminin
çözülmesi için Tasarının hazırlandığı,
* 1956 yılında kurulan
TAEK’in; 1957 yılında kurulan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının
kurucu üyesi olmasının ülkemiz için bir iftihar vesilesi olduğu,
ülkemizde çeşitli alanlarda kullanılan radyoaktif maddelerin
kullanımında lisanslama ve denetim faaliyetlerini yürüttüğü ve
dolayısıyla nükleer atık konusunda yılların getirdiği bir deneyime
sahip olduğu,
* Ülkemizde gerek çevre
açısından gerekse teknik açıdan varolan nükleer bilincin nükleer
konusunda yapılacak yatırımların daha ciddi olarak incelenmesini
sağladığı ve bu durumun memnuniyet verici olduğu,
* Japonya gibi deprem
bölgesindeki bir ülkede yapılan nükleer güç santrallerinin sayısı
dikkate alındığında riskin, yatırımın yapılmasına engel olmadığının
anlaşıldığı,
* Teknolojik gelişme
beklentisi ile bu günün ihtiyaçlarını karşılamanın yarına ertelenmesinin
anlamsız olduğu, teknolojik gelişmelerde takip eden değil takip
edilen bir ülke olmamız gerektiği,
* Toryum ve uranyum konusunda
rezervlerimizin tahminlerin üzerinde olduğu, santraller yapılana
kadar bir çoğunun çıkarabileceği,
* TAEK tarafından
açıklanan nükleer teknolojiyle ilgili program kapsamında santrallerin
sadece bir alt grup teşkil ettiği, ülkemizde nükleer teknolojinin
gelişiminin yetişmiş iş gücümüz sayesinde kısa sürede gerçekleşebileceği,
* Gerek fosil yakıtlarda
gerekse yenilenebilir enerji kaynaklarında Bakanlık tarafından
eş zamanlı olarak çalışmaların yürütüldüğü, ülkemizin dışa bağımlılığını
azaltmak, kaynak çeşitliliğini sağlamak, ucuz elektriği oluşturmak
ve baz yük problemini çözmek gayesiyle nükleer güç santrallerinin
kurulmasının hedeflendiği,
* Hazırlanan enerji
projeksiyonlarında ülkemizdeki bütün yerli enerji kaynakları
kullanılsa bile 2020 veya 2030 yıllarındaki enerji açığının kapatılamayacağının
ortaya çıktığı, ayrıca baz yük probleminin çözümünde su, rüzgar gibi
doğal kaynaklardan beslenen elektrik santrallerinin emreamadelik
sorunları nedeniyle nükleer güç santrallerinin ön plana çıktığı,
* Ukrayna’da Çernobil
kazasından sonra 9 ünite santral yapıldığı ve halen 6 ünitenin yapımının
devam ettiği,
* Nükleerde teknoloji
ve enerji ayrımının kabul edilemez olduğu, ülkemizde bir çok alanda
kullanılan radyoaktif maddelerin elektrik üretiminde de kullanılmasına
neden karşı çıkıldığının anlaşılamadığı,
* Dünya’da 450 civarında
nükleer santral faaliyette iken ve 2.000 civarında nükleer reaktör
ile çalışan denizaltı denizlerde dolaşırken nükleer teknolojinin
ve güvenliğinin tartışılmasının gereksiz olduğu,
* Bu Tasarıda sadece
nükleer santral kurulması ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı,
ancak hazırlanan başka bir tasarı ile Türkiye Nükleer Düzenleme
Kurumunun kuruluşu ve TAEK’in bir teknoloji kurumu olarak yeniden
yapılandırılmasının amaçlandığı,
* Özel sektör tarafından
kurulacak santraller ile teknoloji transferinin gerçekleşmesinin
beklenmediği, G.Kore’de dördüncü ünitenin yapımında yerli kaynak
kullanımının % 80 seviyelerine taşındığı dikkate alınarak kurulacak
santrallerin hazırlık çalışmalarının yapıldığı,
* Yucca Dağı’nda yapılan
tesiste hiç depolama yapılmamasının nedeninin, halihazırda yürütülmekte
olan nükleer atık işleme tesisi projesi olduğu,
* Nükleer santrallerde
ilk atığın çalışmaya başlamasından itibaren yirmidört ay sonra ortaya
çıktığı ve yakıtın üçte birini teşkil ettiği, bu atıkların beş ila
on beş yıl süreyle reaktörün içinde soğutulması gerektiği, bu bekleme
süresinin tamamlanmasının ardından tüm Dünyada kabul görmüş ve güvenilirlikleri
kanıtlanmış kuru depolama kutularında bekletilebildikleri, nitekim
ABD’de elli yıldır çalışmakla birlikte hiçbir yere atık vermemiş tesislerin
bulunduğu,
* Nükleer santrallerin
reaktörlerindeki yakıtın ancak % 3’ünün kullanıldığı ve arta kalan
nükleer atıkların içerisindeki maddelerin tekrar kullanımına yönelik
teknolojik gelişmeler nedeniyle alım satımlarının yapıldığı ve
fiyatlarının yükseldiği,
* Atığı tekrar yakmak
suretiyle daha zararsız radyonüklitlere çevirecek teknolojiler
üzerinde çalışmaların devam ettiği ve bunların 2030 civarında devreye
gireceğinin tahmin edildiği, ülkemizin de laboratuvar testlerini
yaparak bu teknolojik gelişmeleri takip edebileceği ancak bu durumun
santral yapılmaması için bir gerekçe teşkil edemeyeceği,
* Yerli kaynaklarımızı
değerlendirmek gayesiyle 1.000 megavatın üzerinde yerli kömür kullanan
kömür santrallerinin de Tasarının düzenlediği alım garantisi teşvikinden
yararlanması gerektiği, bu imkandan halen ihalesi yapılmış bulunan
Elbistan (C) ve (D) kömür santrallerinin istifade edeceği, hem yerli
kaynaklarımızın değerlendirilmesi hem de yatırımların artırılması
için belli bir süreyle bu teşvikin devam etmesinin çok faydalı olacağı,
ifade edilmesinin ardından, Çevre Komisyonu tarafından
Tasarı Metninin aynen kabul edildiği dikkate alınarak, Tasarı üzerinden
maddelere geçilmesi kabul edilmiş ve tamamı için verilen redaksiyon
yetkisi ile birlikte Tasarının;
c 1 inci maddesi;
redaksiyona tabi tutulmak suretiyle aynen,
c 2 nci maddesi;
perakende lisans sahibi tüzel kişilerin yanı sıra toptan lisans
sahibi tüzel kişilerin de kanun kapsamında elektrik alımı yapabilmeleri
için tanımlar bölümüne EÜAŞ, TETAŞ ve perakende lisans sahibi tüzel
kişilerin yanına toptan ifadesi eklenmiş, santral kavramının kapsamı
genişletilmek gayesiyle tanımı değiştirilmiş, alınacak güvenlik
tedbirleri için oluşturulacak hesapların tanımları eklenmiş ve
kavramlar kanun tekniğine uygun olarak harf sırasına göre sıralandırılmış
olarak değiştirilmek suretiyle,
c 3 üncü maddesi;
santral için yapılacak yer tahsisi ile birlikte megavat-elektrik
(MWe) cinsinden toplam santral kapasitesinin, lisans bedelinin,
altyapıya yönelik teşviklerin, tekliflerin yapılmasına ve değerlendirilmesine
ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisi Bakanlar Kurulundan
alınarak Bakanlığa devredilmek, Bakanlar Kuruluna onaylama yetkisi
verilmek, bu Kanun hükümlerinden istifade edecek olan tüzel kişilerin
yapılacak yarışma sonucunda belirlenmesini sağlamak gayesiyle
üçüncü ve dördüncü fıkra birleştirilerek yeniden düzenlenmiş; beşinci
fıkra toptan satış lisansı sahibi tüzel kişiler eklenmek ve ifade
şekli düzeltilmek suretiyle dördüncü fıkra olarak; taban fiyat uygulamasının
yatırımcılar üzerindeki olumsuzluklarının yenilenebilir enerji
kaynaklarında görülmesi nedeniyle altıncı fıkra madde metninden
çıkarılmış olarak,
c 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının; (a) bendinde toptan lisans sahibi tüzel kişiler
ve yapılacak ikili anlaşmaların süresi 15 yıl olarak eklenmiş, (b)
bendine yapılan atıf çıkarılmış; (b) bendi üreticiler ile satış lisansı
sahipleri arasında yapılacak 15 yıl süreli ikili anlaşmaların yapılan
yarışma neticesinde tanzim edileceği dikkate alınarak üretici
şirketlerin yarışma sırasında ileri sürecekleri tekliflere sınırlama
getirmemek gayesiyle alım garantisinin miktarına ilişkin düzenlemenin
çıkarılması ve kontrata bağlanamayan bir üretim fazlasının oluşması
halinde bu fazlanın TETAŞ tarafından satın alınmasının sağlanması
gayesiyle değiştirilerek,
c 5 inci maddesi;
ikinci fıkrada ifade şekli değiştirilmiş; şirketin yakıt temininden
sorumluluğu üçüncü fıkra olarak eklenmiş ve diğer fıkralar teselsül
ettirilmiş; üçüncü fıkra atık yönetimi kapsamında yürütülecek faaliyetlere
ve güvenlik gayesiyle oluşturulacak hesaplara açıklık kazandırılması,
oluşturulan URAH ve İÇH ile ilgili işlemler için vergi muafiyeti getirilmesi,
bu hesaplara ödenecek payların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin
uygulanmasının sağlanması ve bu hesapların gelirlerinin amaçları
dışında kullanılmasının yasaklanması gayesiyle dördüncü fıkra
olarak değiştirilmek suretiyle,
c 6 ncı maddesi;
Bakanlar Kurulu tarafından kurulacak 233 sayılı KHK’ya tabi olmaksızın
özel hukuk hükümlerine tabi kamu şirketleri tarafından santral yapılmasına
ve bu kamu şirketlerine özel hukuk tüzel kişilerinin ortak olmasına
imkan sağlayan ikinci fıkranın eklenmesi suretiyle,
c 7 nci maddesi;
ikinci fıkrası Hazinenin taşınmazlarında bedeli karşılığında
kullanma izni verilmesi, irtifak hakkı tesisi ve kiralama yapılması
işlemlerinden kullanma izni verilmesi ile irtifak hakkı tesisinin
bedelsiz hale getirilmesi ve kiralama yapılması ile uygulamada
zaten bedelsiz verildiklerinin belirtilmesi üzerine bedelsiz ön
izin verilmesinin çıkarılması, ayrıca sözleşme sürelerinin sona
ermesi halinde bu taşınmazlar üzerindeki nükleer santrallerin sökümü
için yapılacak masrafların 5 inci maddede belirtilen fonlardan,
fon kaynaklarının yetersiz kalması halinde Hazine tarafından karşılanması
sağlanmak gayesiyle değiştirilmek suretiyle,
c 8 inci maddesi;
aynen,
c 9 uncu maddesi;
yaptırımların uygulanması halinde açığa çıkacak elektrik enerjisinin TETAŞ tarafından satın alınmasını
sağlamak gayesiyle bir cümle eklenmesi suretiyle,
c Geçici 1 inci
maddesi; aynen,
c Ülkemizin 8,3 Milyar ton kömür rezervine sahip olmasına rağmen
bu rezervin yüksek kül, kükürt ve nem nedeniyle % 57’sinin 1500
Kcal/kg. ısıl değerin altında olduğu ve bu nedenle termik santral yakıtı
dışında sanayide kullanım imkanının olmadığı, ihtiyacımız olan
elektrik enerjisi miktarının yüksekliği nedeniyle yerli kaynağımız
olan bu kömürlerin ivedilikle termik santral yakıtı olarak kullanılması
gerektiği, ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektiren termik
santral projelerinin en kısa sürede gerçekleştirilmesi için kamu
kurumlarının elindeki kömür rezervlerinin yapılacak ihalelerle
özel sektöre açılması gerektiği ve yüksek maliyetli bu projelerin
finansmanı için kredi bulunabilmesini kolaylaştırmak için alım garantisi
verilmesinin gerektiğinin belirtilmesi üzerine EÜAŞ tarafından
kömür tahsis (rödövans) ihalesi sonucunda kömür kullanım hakkı elde
edecek şirketler tarafından yapılacak 1000 MW üzeri güçte yerli kömür
yakıtlı elektrik santrallerinden 2014 yılı sonuna kadar işletmeye
girenlerin ürettiği elektrik için alım garantisi sağlayan geçici
maddenin eklenmesi suretiyle,
c 10 uncu maddesi,
aynen,
c 11 inci maddesi;
aynen,
kabul edilmiştir.
Raporumuz, Genel Kurula sunulmak üzere Yüce Başkanlığınıza
arz olunur.
|
|
Başkan |
Başkanvekili |
Sözcü |
|
|
Soner Aksoy |
Hasan Ali Çelik |
Hasan Angı |
|
|
Kütahya |
Sakarya |
Konya |
|
|
Kâtip |
Üye |
Üye |
|
|
Fatma Şahin |
Atilla Başoğlu |
Tacidar Seyhan |
|
|
Gaziantep |
Adana |
Adana |
|
|
|
|
(Muhalefet şerhimiz vardır) |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Ahmet Rıza Acar |
Mehmet Güner |
Fahri Çakır |
|
|
Aydın |
Bolu |
Düzce |