Türkiye Büyük Millet Meclisi - Genel Kurul Tutanağı
27. Dönem 5. Yasama Yılı
9. Birlesim 20 Ekim 2021 Çarşamba
Ulaşmak istediğiniz sayfa aralığını giriniz
Tutanak toplam 75 sayfadır.
20 Ekim 2021 Çarşamba

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Nimetullah ERDOĞMUŞ

KÂTİP ÜYELER: Abdurrahman TUTDERE (Adıyaman), Şeyhmus DİNÇEL (Mardin)

-----0-----

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 9'uncu Birleşimini açıyorum.(x)

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce 3 sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Van depremi ve süregelen sorunlar hakkında söz isteyen Van Milletvekili Murat Sarısaç'a aittir.

Buyurun Sayın Sarısaç. (HDP sıralarından alkışlar)

MURAT SARISAÇ (Van) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iki gün sonra yani 23 Ekim, Van ve Erciş depreminin 10'uncu yıl dönümü. Biliyorsunuz, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde iki büyük deprem yaşandı. Üzerinden on yıl geçse de etkisinin bugün de devam ettiği bir depremden söz ediyoruz. Van depreminde yüzlerce ev yıkıldı, on binlerce ev ve iş yeri hasar gördü; en acısı da 644 canımızı yitirdik, yine yüzlerce yurttaşımız yaralandı. Bu vesileyle bir daha böyle depremlerin yaşanmaması dileğiyle yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum.

Sayın milletvekilleri, Van'da depremin üzerinden yıllar geçiyor ama biz her yıl yine bu sorunlarla karşılaştığımız için, yani hâlâ on yıl önce yaşanan depremin etkilerini sürdüğü için bizler gündeme getirmek zorunda kalıyoruz çünkü deprem döneminde Van'da diğer kesimler, yerel yönetimler planlamaya dâhil edilmediği için on yıldır kendini tekrar eden sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun en büyük göstergesi de yine, siyasi iktidarın bir çözümsüzlük üretmesiyle ilgili, buna bir "yönetememe" diyemiyoruz çünkü yönetememe değildi, bu planlı, seçilmiş, ayrıştırıcı ve ötekileştirici politikalarınız sonucu tıpkı diğer bütün alanlarda Van halkının ve diğer halklarımızın yaşadığı sorunlar gibi, depremde de bir ayrımcılık yapıldı, depremde çözüm üretilmedi ve bugüne kadar da bu depremle ilgili sorunlarımızın hepsini bugüne taşımış oldu.

Biliyorsunuz, Van'da çok büyük bir deprem yaşanmasına rağmen, on yıl önce ve yine bir iki yıl içerisinde de Van'ın neredeyse bütün ilçelerinde çığ, deprem ve sel felaketleri olmasına rağmen hiçbir yer afet bölgesi olarak ilan edilmedi ama aynı şekilde -ki doğru bir biçimde- Sakarya'da deprem yaşandıktan sonra orası afet bölgesi ilan edilmişti. Yine, bu sene de Başkale'de, Çaldıran'da, Erciş'te birçok sel ve deprem felaketi yaşanmasına rağmen orada herhangi bir adım atılmadı ama diğer iller çok hızlı bir şekilde afet bölgesi ilan edilmişti.

Biliyorsunuz, evleri yıkılan veya hasar gören Vanlılar hayatlarının en zor kışını geçirdiler. Kimisi göç etmek zorunda kaldı, kimileri de yine kışın o zorlu şartlarında yazlık çadırlara mahkûm edilmişlerdi. Sonrasında her ne kadar TOKİ devreye girmiş olsa da yine de halkın barınma sorunlarını giderecek bir çaba gösteremediler. Çünkü, o dönemde, AKP insanların konaklama sorununu, insanların barınma sorununu gidermesi gerekirken bu işi de her şeyde olduğu gibi yine ticarete dökmüştü. Çok ucuz mal ettiği arsaların kat bedelini fahiş fiyatlarla halka satarak fakir halkı, işsiz halkı borçlandırdı, bu borçlar katlandı ve sonrasında da yine çoğu yurttaşımız icralık olmuştu. Bugün de hâlâ bu TOKİ meselesinden dolayı yüzlerce yurttaşımız çok büyük borç yükleri altında, yine aidatlar ve ortak giderlerle ilgili icralık olmuş durumdalar. O dönemde sırf bu TOKİ'leri idare etsin diye bir şirket seçilmişti, şu an o şirket yönetimi zamanı dolmasına rağmen oradan büyük paralar kâr ettiği için hâlâ bu şirket yönetimi oradaki halkımıza yönetimini devretmiyor.

Van'da esnaf da mağdur edildi çünkü vergi ve kredi borçlarını erteleme yapılsa da söz verilen vergi terkini yapılmadı Van'da. Oysaki, biz biliyoruz ki Sakarya'da aynı deprem yaşanmıştı, tekrar ediyorum, çok doğru bir şekilde orası afet bölgesi ilan edildi ama Van'da halkımıza dönük yine ayrıştırıcı politikalardan dolayı o kadar büyük felaket yaşanmasına rağmen orası afet bölgesi ilan edilmedi. Biliyorsunuz, şimdi, sadece devlet değil oradaki yereller ve halk dayanışması da bu tür afetlerde çok etkili olurken Şubat 2020'de biz Başkale'de de büyük bir deprem yaşadık, orada insanlar mağdur oldular. Partimiz ve halkın dayanışmasıyla beraber bizler oraya kamyonlarca yardım götürdük ama AKP'nin kolluk güçleri, AKP'nin oradaki valisi oraya yardım götürmemizin önünde engel oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
1