Türkiye Büyük Millet Meclisi - Genel Kurul Tutanağı
27. Dönem 5. Yasama Yılı
7. Birlesim 14 Ekim 2021 Perşembe
Ulaşmak istediğiniz sayfa aralığını giriniz
Tutanak toplam 72 sayfadır.
paketinde düzenleme yapılacağını söylediler ama ne var ki ne yargı paketinde ne de bu teklifte düzenleme yapılmadı. Vergi Usul Kanunu 359'uncu madde kayıt ve belgelerde usulsüzlük yapılması nedeniyle ağır ceza içeren bir maddedir, buna kimsenin bir itirazı yoktur ancak tahrifat yapılan belgenin düzenlemesine, bir ceza kullanılmasına ve her vergi döneminde de cezaların katlanıyor olması orantısız ve yirmi-otuz yıla varan ağır hapis cezaları verilmesine de neden oluyor, hatta olayda suç kastı vergi kaybı olmasa bile ağır cezalar verilebiliyor. Oysa bu suçlara verilecek cezanın karşılığı Türk Ceza Kanunu 43'üncü maddesinde zincirleme suç kavramıyla tanımlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN SUBAŞI (Devamla) - Bunun dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Hayır, bitirmiştik ama...

HASAN SUBAŞI (Devamla) - Ha, bitmedi mi? Devam ediyorum.

BAŞKAN - Yani böyle bir usul yok ama...

DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) - Sayın Başkan, 2 defa alkışlanmak istiyor.

BAŞKAN - Sayın Subaşı, size bir dakika veriyorum.

Buyurun. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)

HASAN SUBAŞI (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Oysa bu suça verilecek cezanın karşılığı Türk Ceza Kanunu'nun 43'üncü maddesinde zincirleme suç kavramıyla tanımlanmıştır. Buna göre, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir ancak bu ceza 1/4 ile 3/4'e kadar artırılır. Türk Ceza Kanunu'nun 43'üncü maddesi bu tür suçlar hakkında açık düzenleme getirmiştir. Tatbikatta vergi müfettişlerinin insaf ve kanaatine göre cezalar verilmektedir, bu konu yüzünden mağdur olmuş yüz binlerce esnaf bulunmakta olup yıllardır konunun asıl yetkilisi Meclisten adalet beklemektedirler. İktidar Meclis grubu adaletin sağlanması adına yukarıdan ses gelmesini bekliyorsa yüce Meclise, adalete ve yüz binlerce mağdura haksızlık ediliyor demektir.

Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Ben teşekkür ediyorum.

Aynı mahiyetteki önergeler üzerinde söz talep eden Aydın Milletvekili Sayın Süleyman Bülbül.

Buyurun Sayın Bülbül.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

AKP'nin on dokuz yıllık iktidarında içi boşaltılan bir kavram var, "adalet" kavramı. Nereye baksak adalet çığlıkları var: Sağlıkta adalet, mahkemede adalet, eğitimde adalet ve vergide adalet; bugün Vergi Usul Kanunu'na geldik, vergide adalet.

Anayasa açık, Anayasa'nın 73'üncü maddesinin birinci fıkrası açık: "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür." Yani burada "malî gücü" anlayışı Anayasa'da açıkça ortaya konulmuştur ama gerçekte böyle midir? Vergi adaleti var mıdır, vergi adaletinde eşitlik var mıdır? Bakıyoruz "vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı" ilkesi, "ödeme gücüne göre vergi tahsil etme" ilkesi ve "ölçülülük" ilkesi on dokuz yıllık AKP iktidarında uygulanmış mıdır? Ne yazık ki hayır. Bu bir siyasi tercih sorunudur. AKP iktidarı halk yoğunlarını; işçi, emekçi, memur gibi yoğunlukta olan vatandaşlarımızı vergi kıskacında belirlemiş ama ranta ve yanlarından bulunan birçok yandaş şirkete vergi muafiyeti tanımıştır. Yahu, o yandaş şirketlere vergi muafiyeti tanırken, o yandaş şirketlerin vergilerini silerken hiç -yanlış anlamayın da- vicdanınız sızlamıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Hiç sızlamıyor.

Bakın, arkadaşlar, bir asgari ücretlinin brüt maaşı 3.577 lira 50 kuruş; yüzde 14 SGK primi, yüzde 1 işsizlik sigortası primi, yüzde 15 gelir vergisi, damga vergisi, asgari geçim indirimi derken eline geçen net maaş 2.825 lira 90 kuruş. Bir ay çalışmanın sonunda emekçinin, memurun, asgari ücretlinin emeğinin yüzde 30'na yakını vergiye gediyor. Bunun içinde 465, 13 lira gelir vergisi var, 27,15 lira da damga vergisi var; 492,28 TL vergi alınıyor. Bu vatandaşlardan, asgari ücretlilerden vergi alıyorsunuz. Biz yıllardır söylüyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki: Asgari ücretin vergi dışı bırakılması, 51 bin TL'ye kadar yıllık ücret gelirlerinin vergilendirilmemesi talebinde bulunuyoruz, reddediyorsunuz, komisyonda yine reddettiniz ama bu yıl memura, emekliye yüzde 13, yüzde 15 zam verirken, gıda enflasyonu yüzde 50'de, millet zor şartlarda yoksullaşırken siz ne yapıyorsunuz? Şunları yapıyorsunuz arkadaş: Yandaş şirketlerinizin ve peşkeş çekilen birçok yandaşın, örnek veriyorum Cengiz İnşaatın 422 milyon TL vergi borcunu tamamen siliyorsunuz, TÜVTÜRK AŞ'nin 390 milyon TL vergi borcunu tamamen siliyorsunuz, Albayrak Gayrimenkulün 56 milyon TL'lik borcunu 1 milyon 220 bin TL'ye indiriyorsunuz, Sayın Berat Albayrak'a methiyeler düzen Güler Sabancı'nın 9 milyon olan vergi borcunu 650 bin TL'ye indiriyorsunuz, yandaşlarınıza arpalık olarak kullandığınız Turkcell'in 450 milyon TL'lik borcunu 24 milyon TL'ye indiriyorsunuz. Ondan sonra getiriyorsunuz, Vergi Usul Yasası'nda
54