2024-02-28 - 15:20
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

Toplantı yeter sayısının bulunduğunu belirten Meclis Başkanvekili Bozdağ'ın, birleşimi açması sırasında, muhalefet milletvekilleri, toplantı yeter sayısının bulunmadığını ileri sürdü. Bunun üzerine usul tartışması açıldı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, toplantı yeter sayısı konusunda herhangi bir tereddüdün bulunmadığını, Meclis Başkanvekili Bozdağ'ın kararının yerinde olduğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise TBMM'nin çalışabilmesi için üye tam sayısının en az üçte birinin Genel Kurulda bulunmasının zorunlu olduğuna işaret etti.

Genel Kurulda 200 milletvekilinin olmadığını öne süren Günaydın, Meclis Başkanvekili Bozdağ'ın tarafsızlığını yitirdiğini öne sürdü.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da Anayasa gereğince toplantı yeter sayısı için 200 milletvekilinin asgari şart olduğunu hatırlattı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta da toplantı yeter sayısının bulunmadığını belirtti.

- "Tutumum İçtüzüğe uygundur"

Milletvekilleri arasında yaşanan tartışmaların ardından Bozdağ, tutumunda bir değişikliğin bulunmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İçtüzüğün 57'nci maddesinin birinci fıkrası, birleşimi açarken başkana yoklama konusunda takdir yetkisi vermektedir. Başkan tereddüde düşmezse yoklama yapmadan birleşimi açabilir. Bu konuda uygulama da bu şekilde gelişmiştir. Nitekim bu dönem, birleşimlerin tamamına yakını neredeyse müşahede üzerine açılmıştır."

Bozdağ, 20 milletvekilinin yoklama isteme yetkisinin birleşimin başında değil işaretle oylamaya geçilirken olduğunu anımsatarak, "Tutumum İçtüzüğe uygundur. İçtüzüğü çiğneyen yaklaşım söz konusu değildir." dedi.

Tartışmaların ardından Bozdağ, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin 27'nci yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, 28 Şubat'ın karanlık bir tarih olduğunu dile getirdi.

Yaşanan dönemde hükümetin istifaya zorlandığını aktaran Ercan, milli iradenin gölgelendiğini belirtti.

Ercan, 28 Şubat sürecinde antidemokratik uygulamaların yürürlüğe girdiğini, inançlarından dolayı bazı kadınların eğitim haklarının elinden alındığını anımsattı.

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez "Trabzon'un sorunları"; MHP Niğde Milletvekili Cumali İnce de "Cumhuriyet'in 100. yılında Niğde" hakkında konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin planlayıcısının küresel güçler olduğunu söyledi.

ABD ve İsrail ile ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yaşanan dönemde imam hatip okullarındaki öğrencilerinin ve başörtülü kadınların mağdur edildiğini dile getirdi.

Bülent Kaya, "Bugün oturup konuşmamız gereken 28 Şubat'ın sonuçlarını hep beraber nasıl ortadan kaldırırızdır." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, 28 Şubat'ın "demokrasi darbesi" olarak tarihe geçtiğini belirtti.

Eğitim hakkının Anayasa'da teminat altına alındığını vurgulayan Usta, öğrenci affının getirilmesini istedi.

Hayvancılık alanında meraların önemli bir yeri olduğunu dile getiren Erhan Usta, "Türkiye'de ciddi şekilde meralar heba ediliyor. Meralar satılıyor." diye konuştu.

- "Milletimiz, darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, darbelerin, muhtıraların, vesayet girişimlerinin siyasi ve demokratik hayatı sekteye uğrattığını vurguladı.

Milli iradeyi hedef alan 28 Şubat'ın, "postmodern darbe" olduğunu kaydeden Akçay, yaşanan süreçte milletin mağdur edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Demokrasinden dem vuran bazı çevreler, 28 Şubat'ın antidemokratik uygulamalarına alkış tutmuş, destek vermiştir. Gençlerimizi ikna odaklarında gelecekleriyle tehdit edenleri ödüllendirmişlerdir. Bugün hala bazı kesimlerin 28 Şubat özlemi çektiği, darbe imasında bulundukları, algı oyunlarıyla kaos ve kargaşa yaratarak insanları sokağa davet ettikleri görülmektedir. Ancak o günler geride kalmıştır. Milletimiz, 15 Temmuz'da da görüldüğü üzere darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir." diye konuştu.

Demokrasiye ve millet iradesine şartsız sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Akçay, her türlü darbe girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini kaydetti.

Erkan Akçay, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ı da vefatının 13. yılında andı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin mağdurlarının iktidar koltuğunda oturduğunu söyledi.

Darbeleri kınamanın yetmediğini ifade eden Koçyiğit, darbeci zihniyetten arınmak gerektiğini belirtti.

- "Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri kendilerinin karar verebilecekleri özgürlük alanıdır"

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 1971 darbesi sürecinde CHP'lilerin öldürüldüğünü, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından da partilerinin kapatıldığını aktardı.

CHP'nin, yaşanan darbe dönemlerinde Türkiye'nin yararı için çalıştığını ifade eden Günaydın, "Gelelim 28 Şubat postmodern darbesine, çok açık söyleyeyim, sokaklarda tankların yürütülmesine de askerlerin demokrasiye ayar vermesine de karşıyız. Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri ancak kendilerinin karar verebilecekleri bir özgürlük alanıdır." ifadelerini kullandı.

İktidarı eleştiren Günaydın, "İkaz ettik, tarikatlar yalnızca devlete sızmadılar koalisyon ortağınızdı. 'Bunlar sizi de yiyecekler' dediğimiz zaman bu kürsülerde bize saldırdınız." şeklinde konuştu.

Günaydın, CHP'nin, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde dimdik durduğunu, partisinin her türlü darbeye karşı Türkiye'nin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

- "Milletimiz, darbecileri mahkum etti"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 28 Şubat sürecinde milletin iradesinin hiçe sayıldığını belirtti.

İnsan hakları ihlallerine tanıklık edilen 28 Şubat döneminde, ordunun yönetime el koyması yerine farklı bir yöntemin izlendiğini aktaran Yenşehirlioğlu, kıyafetlerinden, dini hassasiyetlerinden dolayı çok sayıda vatandaşın ağır mağduriyetler yaşadığını vurguladı.

İkna odaları kurularak öğrencilere psikolojik şiddet uygulandığını söyleyen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

"Topuk selamı ile siyaset yapanlar, namlusunu halka doğrultanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihten silindiler. 'Bin yıl sürecek' dedikleri garabetleri de tarihin çöp sepetinde yerini aldı. Milletimiz darbecileri ve darbeye destek verenleri önce sandıkta, ardında da maşeri vicdanda mahkum etti. Milletin iktidarıyla birlikte, 2002'den günümüze dek mağduriyetler giderilmeye başlandı. Her zaman olduğu gibi aziz milletimiz galip geldi. 28 Şubat, bin yıl sürmedi ancak aynı acılar tekrar yaşanmasın diye bizlere yaşatılanları bin yıl geçse de asla unutturmayacağız."

Demokrasiyi muhafaza etmeyi sürdüreceklerini dile getiren Yenişehirlioğlu, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın ömrünün 28 Şubat zihniyetiyle mücadeleyle geçtiğini ifade etti.

Bahadır Yenişehirlioğlu, milli muharip uçak KAAN'ın ilk uçuşuyla herkesi gururlandığını da sözlerine ekledi.

TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda Saadet Partisinin "iş sağlığı ve güvenliği", İYİ Partinin "Sakarya Gaz Sahası Projesi", DEM Partinin "kadına yönelik şiddet" ve CHP'nin "TRT" ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 2023 yılında 1932 kişinin iş kazasında hayatını kaybettiğini, bu sayının giderek arttığını söyledi. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanunda açıkların olduğunu savunan Kasap, "İşverenin maaşını ödediği iş sağlığı ve güvenliği uzmanından ne bekleyebilirsiniz?" sorusunu yöneltti.

Kasap, maden kazalarında Türkiye'nin Avrupa birincisi olduğunu ve Türkiye'nin durumunun birçok Afrika ülkesinden daha kötü olduğunu ileri sürdü.

Ağır ve tehlikeli iş kollarında uzaktan eğitimle, iş sağlığı ve güvenliği sertifikası verilmesini eleştiren Kasap, "Neden uygulamalı eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uhdesinde yapılmıyor da özel kuruluşlar tarafından şaibeli bir şekilde veriliyor? Bu şekilde devam ettiği müddetçe iş kazalarından, İliç'ten, Amasra'dan, Soma'dan bahsetmeme gibi bir durum söz konusu olmayacak." diye konuştu.

-Elektronik kelepçe önerisi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, maden kazalarının önlenmesine ilişkin önerilerde bulundu. Tehlikeli iş sahasında çalışan işçilerin yaşanabilecek olumsuz olaylar karşısında hayatta kalmaları için zamanın önemli olduğunu vurgulayan Akalın, "Bu koşullar altında çalışan işçilerimizin, heyelan, göçük gibi durumlar karşısında yerlerinin tespiti için elektronik kelepçe gibi aygıtlar takıp, çıkarılabilir bir elektronik sistem kullanmalarının zorunlu hale getirilmesi, olası kazalar sonrası yer tespitinin hızla yapılacağı enstrümanlar kullanılması gerekmekte." ifadelerini kullandı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan her yıl yüzlerce iş kazası meydana geldiğini, iktidar milletvekilleri tarafından iş kazalarının araştırılmasının engellendiğini öne sürdü. Bozan, "Eğer bu Meclis, bir irade ortaya koymuş olsaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi." dedi.

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, CHP'nin 2019 yılında İliç'te toprak kaymasının yaşandığı maden sahasına gittiğini ve bazı tespitlerde bulunduğunu söyledi. İliç'te "Ekonomik Yer Değiştirme ve Geçim Kaynaklarını Destekleme Protokolü ile firma tarafından bölgede ikamet edenlere 130 bin lira para dağıtıldığını belirten Alp, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ne karşılığında biliyor musunuz? Destek alan köy sakinlerinin halihazırda çalışan ve ileriki süreçlerde çalışacak olan Anagold ve Alacer Gold firmalarının ortak olduğu grup ve bağlı şirketlerin sürdürdüğü ve sürdüreceği madencilikle bağlantılı projelere onay vermeleri, yardım alanların gerçek bir hak ihlali dışında hiçbir bir türlü özel, idari ve adli bir başvuruda bulunmaları o protokolle verilen 130 bin lira karşılığında yasaklanmış. Bunu biliyor muydunuz? Yasağın ihlali durumunda da o firma o köylülerden o parayı faiziyle tahsil edecek."

- "Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek"

AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, maden işçilerinin güvenliğinin ve refahının her şeyden daha önemli olduğunu belirtti. "Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek, tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatını tesis etmektir." diyen Çalışkan, iş kazaları sonucunda sorumluların yargı önünde hesap verdiğini, bunun bağımsız ve tarafsız Türk yargısının görevi olduğunu söyledi. Çalışkan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu nedenle, bu süreçlerle ilgili yorum yapmamız uygun ve doğru değildir. Hem İliç'te olsun hem diğer şehirlerdeki madenlerimizde iş sağlığı ve güvenliği denetimleri ilgili bakanlığımızca yapılmaktadır. Yapılan denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği hususunda eksiklikler tespit edilerek düzeltmesi noktasında gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edecektir. Bu vahim kazanın gerçekleşmesi noktasında müfettişler çalışmalarını sürdürmektedirler."

- Genel Kurulda "el hareketi" tartışması

AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, DEM Partinin grup önerisi üzerinde kürsüden söz aldığı esnada, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan'ın, kendisine yönelik, bir kadına yakışmayan harekette bulunduğunu söyledi. Öncü, Doğan hakkında işlem yapılmasını istedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da "Görüntüleri inceleyeceğim ona göre bir karar vereceğiz." dedi.

DEM Partinin grup önerisi üzerinde konuşmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, iddia edilen hareketi divan üyelerinin görmediğini belirtti. Bozdağ, "TRT'nin ve Meclis TV'nin kayıtlarını incelediğimizde de herhangi bir görüntü, kayıt söz konusu değil. Bu nedenle herhangi bir işlem yapma imkanımız bulunmamaktadır." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da yerinden söz alarak kadın cinayetlerinin konuşulduğu esnada DEM Parti'li kadın milletvekilinin kendi milletvekillerine yönelik, "bir erkeğin bile yapmaktan hicap duyacağı" davranışı tüm milletvekillerinin gördüğünü söyledi. Yenşehirlioğlu, "Meclisin kameraları sabittir görmemiş olabilir ama bu hareketin yapılmasını yok sayamayız. Özür dilemesi gerekir." dedi. DEM Parti'li Doğan ise Öncü'ye yönelik bir hareketinin söz konusu olmadığını söyledi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

AK Parti'nin Genel Kurul gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup öneresi kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre, Meclis bugün kamuoyunda "8. Yargı Paketi" olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşecek.

Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat 2024 Perşembe günü tamamlanamaması halinde Genel Kurul, 1, 2 ve 3 Mart 2024 tarihlerinde de çalışacak.

Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat veya 1, 2 ve 3 Mart'taki birleşimlerin herhangi birinde tamamlanması halinde Genel Kurul, 5-6-7-12-13 ve 14 Mart 2024 tarihinde toplanmayacak. TBMM Genel Kurulu, 19 Mart 2024 tarihinden itibaren 10 gün süre ile çalışmalarına ara verecek.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "8. Yargı Paketi" olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilmeden önce teklifin Anayasaya aykırı olduğunu ileri süren muhalefet milletvekillerinin talebi üzerine usul tartışması açıldı.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin milletin hassasiyetleri dikkate alınarak hazırlandığını söyledi.

Teklifle, kanun yoluna başvuru sürelerinin yeknesak hale getirilmesinin amaçlandığını dile getiren Yüksel, adli para cezalarının artırılacağını aktardı.

Yüksel, "Teklifte önemli düzenlemeler bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulu bulunan Tazminat Komisyonunun görev tanımını yeniden belirliyoruz. Bu teklifle Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda düzenlemeler de yapılmaktadır. Ceza infaz kurumlarına girmek otomatik olarak vasi atama sebebi olmaktan çıkarılmaktadır." diye konuştu.

Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemenin müstakil suç kabul edileceğini vurgulayan Yüksel, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, iktidarın Anayasa Mahkemesi kararlarını ihlal ettiğini savundu.

Anayasaya aykırı düzenlemelerin Meclis'ten geçirildiğini iddia eden Koçyiğit, "Meclis'e diyoruz ki biraz sağduyu, yasa böyle yapılmaz. Sokaktan geçen her insanı cezaevine atmanın yasasını çıkarıyorsunuz." dedi.

AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, kanun teklifinin 8. Yargı Paketi olarak Adalet Komisyonu'nda tartışıldığını, komisyonda teklifin Anayasaya uygun olduğuna karar verilerek Genel Kurulun gündemine geldiğini dile getirdi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ise teklifin Anayasa aykırı olup olmadığına ilişkin inceleme raporunun verilmediğini söyledi. İnceleme raporunu isteyen Tanal, raporun gizlendiğini, saklandığını ileri sürdü. Mahmut Tanal, teklifin, Anayasa Mahkemesinin kararlarına karşılık gelmediğini savundu.

- Genel Kurulda FETÖ tartışması

Tanal'ın Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ve AK Parti milletvekilleri hakkında FETÖ'yle ilgili iddialarda bulunması üzerine tartışma yaşandı.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, şahsına dönük iftirayı reddettiğini dile getirdi.

Bozdağ, şunları kaydetti:

"Her sıkışıldığında, Bekir Bozdağ konusu geldiğinde söylediğim sözler açılıyor. Ben onları çöplüğe, lağıma attım. Oradan elinizi soktukça eliniz de kirlenir ağzınız da kirlenir. Lütfen bunu yapmayın. Ben FETÖ ile mücadele eden adamım. Bu terör örgütünün devletten ayıklanması, temizlenmesi için gövdemizi ortaya koyduk ve bu mücadeleye Türkiye de herkes de şahittir. Sürekli bizim lağıma attığımız, defalarca reddettiğimiz o sözlerden dolayı söylediklerimiz ortada. Her defasında gündeme getirilmesi saygısızlık. 2011'de söylenmiş bir lafı, dün söylenmiş gibi defalarca temcit pilavı gibi buraya getirmenin ne alemi var? O zaman söylediğim lafı çöplüğe, lağım çukuruna attım. FETÖ terör örgütüdür, Fetullah Gülen de terörist başıdır. Benim söylediğim budur."

Yaşanan tartışmaların ardından Bozdağ, birleşime ara verdi.