2013-02-15 - 16:24
Güneydoğu Gazisi Baran Timuçin: "İsteriz ki Türk halkı bizi tanısın, insanlar bizi tanısın. Başbakan neden bizi ziyaret etmiyor, neden bazı ihtiyaçlarımız karşılanmıyor? Hiç bir şey yapmasa da neden manevi olarak yanımızda durmuyor? Biz kimler için bu duruma geldik? Ya da ne için bu duruma geldik? Eğer bize sağlığımızı, bir takım haklarımızı vereceklerse versinler, vermiyorlarsa ayaklarımızı, kollarımızı, bacaklarımızı ve gözlerimizi versinler."
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, parlamentoda Güneydoğu Gazileri ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.
Baydar, 1992-93 yıllarında Gülhane'de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak görev yaptığı bilgisini paylaşarak, o tarihlerde mayına basarak yaralanmış bir askerin getirilişini şöyle anlattı:
"Güneydoğu'da çatışmada mayına basmış aslan gibi bir Mehmetçiğimizi getirdiler. Acil ameliyata alırken elinde şapkasıyla Mehmet'imizin babası geldi. Amca dedim, sağ ayak diz altından itibaren parçalanmış, kangren başlamış, hayatını kurtarmak için sağ ayağı diz altından itibaren keseceğiz dedim. Amca ağlayarak boynuma sarıldı. Doktor bey küçükken annesi, etini kesmesin diye yavrumun tırnaklarını ben keserdim, sen 'bacağını kesiyorum' diyorsun dedi. O benim bir tanecik oğlum, bir tanecik oğlumun bacağını kesiyorsun dedi. Boğazım düğümlendi. O ameliyatı yaptım ama gözlerimdeki yaşlara engel olamadım. Ne zaman bir gazi görsem o amcamın elinde şapkasını döndürerek konuşan amcamın sözleri hep kulaklarımdadır. Hüzünlenirim."
Metin Lütfi Baydar, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumdan önce şehit aileleri ve gazilere pozitif ayrım yapılacağının hem Başbakan tarafından söylendiğini hem de reklam panolarında yer aldığını hatırlatarak "Gazilerimiz burada. Pozitif ayrımcılığı gören var mı içinizde?" diye sordu.
Bedelli askerlikten elde edilecek gelirlerin de geliri de şehit aileleri ve gazilere dağıtılacağının açıklandığını sözlerine ekleyen Baydar şunları kaydetti:
"Bundan üç yıl önce de şehit ailelerine ve gazilere iş verilecek dediniz. Sadece şehit ailelerine verdiniz. Gaziler unutuldu. En azından tedavi esnasında kendi iş hakkını ailelerine verenlere bu ikinci hak verilmeliydi. Şehit ailelerinin ve gazilerin maaşlarına zam dediniz, yalan çıktı. Madalya maaşı dediniz, yine palavra oldu. Şehit ailelerini ve gazileri deney tahtasına çevirdiniz, hep kandırdınız. Ülkeyi yönettiğini zanneden sözde iktidar halkımızın bam teli olan şehit ve gazilerin adını kullanarak istediği desteği aldıktan sonra her zamanki gibi söylediklerini unuttu. Bugüne kadar bedelliden toplanan paraları ne yaptınız? Buradan soruyorum. Şehit yakınları ve gazilere verilmedi. Ya ne oldu?"
Bedelli askerlikten alınan paranın "Suriyeli muhaliflere harcanmaya başladığını" ileri süren Baydar, "Son günlerde hemen hemen tüm televizyon kanallarında bir haber dolanmakta? Başbakan talimat verdi, 10 milyon insan faydalanacakmış. Neden faydalanacak? Efendim ücretsiz seyahat edeceklermiş. Kimler? Engelliler, 65 yaş üstü olanlar, şehit aileleri, gaziler ve bunların aileleri. Başbakan'ın şehitler ve gaziler için çıkardık dediği yasalar zaten geçmişte bulunan yasaların sadece ismi ve şekli değişmiş olanıdır. Sanki cumhuriyet tarihinde bir ilk, inanılmaz bir olay gibi anlatılmasına şaşıyorum. Bu nasıl bir aldatmaca?" ifadelerine yer verdi.
Ak parti henüz kurulmadan önce de şehit aileleri ve gazilerin tüm ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlandığını söyleyen Baydar, "Şimdi çıkıp insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz. Yeni verdiğinizi söylediğiniz tüm haklar zaten vardı. Şehirlerarası ulaşımda yüzde 50 indirim zaten vardı. Yüzde 40 özürlü raporu olanlar zaten indirimden faydalanmakta idi. Bunların nesi yeni?" dedi.
Metin Lütfi Baydar, Türkiye'de 4 bine yakın gazi olduğunu belirterek "76 milyonluk nüfusu olan koca Türkiye eğer bu gazilerimize bakamayacaksa yazıklar olsun, yuh olsun bize" şeklinde konuştu.
Güneydoğu Gazisi Baran Timuçin, Başbakan'ın 31 Ağustos 2012'de "şehitlik ve gazilik sektör oldu" sözlerini hatırlatarak şehitliğin ve gaziliğin ayaklar altına alındığını, onur ve gururlarının çiğnendiğini belirtti. Gazi Baran Timuçin, şehitlere 450 bin lira tazminat ve gazilere de 6 bin lira maaş verildiği iddialarının doğru olmadığını belirterek sağlıkla ilgili bile haklarını alamadıklarını, kendisinin bir yıla yakın bir zamandır protez yaptırmak istediğini ancak devletin bunu ödemediğini söyledi. Gazi Baran Timuçin şunları kaydetti:
"Şerefimizi ve onurumuzun ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Gazi kartlarının her yerde geçerli olmasını istiyoruz. Bir tek trende ve gemide var, ona da zaten binemiyoruz. Hayata tutunmamızı, yuva kurmamızı, birey olarak var olmamızı istiyorsanız önce bize bu saygınlığı vermeniz gerekir.
Biz Güneydoğu mağdurlarıyız. Şehitlik, gazilik bile diyemiyoruz şu an çünkü herkese şehitlik veriyorlar. Bir bomba patlasa, bir kedi ölse utanmasalar ona bile şehitlik verecekler. Şehitlik, gazilik bu kadar basit bir şey mi? Madem herkese verilebiliyor neden bize şehit diyorlar, neden bize gazi diyorlar?
Her şeyden önce Mustafa Kemal Atatürk yolda geçen bir mermi ile mi yaralandı? Bu unvanı parayla mı rüşvetle mi aldı? Biz bu unvanı alnımızın akıyla, gönlümüzün pakıyla aldık. Şerefimizle, namusumuzla, vatana olan aşkımız ve sevgimizle aldık.
Allah herkese şehitliği nasip etsin, herkese gaziliği nasip etsin. Şehitleri, gazileri toplasak topu topu 5-10 bin kişiyiz. İsteriz ki Türk halkı bizi tanısın, insanlar bizi tanısın. Başbakan neden bizi ziyaret etmiyor, neden bazı ihtiyaçlarımız karşılanmıyor? Hiç bir şey yapmasa da neden manevi olarak yanımızda durmuyor? Biz kimler için bu duruma geldik? Ya da ne için bu duruma geldik? Eğer bize sağlığımızı, bir takım haklarımızı vereceklerse versinler, vermiyorlarsa ayaklarımızı, kollarımızı, bacaklarımızı ve gözlerimizi versinler."
F.Banu Doğan
Baydar, 1992-93 yıllarında Gülhane'de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak görev yaptığı bilgisini paylaşarak, o tarihlerde mayına basarak yaralanmış bir askerin getirilişini şöyle anlattı:
"Güneydoğu'da çatışmada mayına basmış aslan gibi bir Mehmetçiğimizi getirdiler. Acil ameliyata alırken elinde şapkasıyla Mehmet'imizin babası geldi. Amca dedim, sağ ayak diz altından itibaren parçalanmış, kangren başlamış, hayatını kurtarmak için sağ ayağı diz altından itibaren keseceğiz dedim. Amca ağlayarak boynuma sarıldı. Doktor bey küçükken annesi, etini kesmesin diye yavrumun tırnaklarını ben keserdim, sen 'bacağını kesiyorum' diyorsun dedi. O benim bir tanecik oğlum, bir tanecik oğlumun bacağını kesiyorsun dedi. Boğazım düğümlendi. O ameliyatı yaptım ama gözlerimdeki yaşlara engel olamadım. Ne zaman bir gazi görsem o amcamın elinde şapkasını döndürerek konuşan amcamın sözleri hep kulaklarımdadır. Hüzünlenirim."
Metin Lütfi Baydar, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumdan önce şehit aileleri ve gazilere pozitif ayrım yapılacağının hem Başbakan tarafından söylendiğini hem de reklam panolarında yer aldığını hatırlatarak "Gazilerimiz burada. Pozitif ayrımcılığı gören var mı içinizde?" diye sordu.
Bedelli askerlikten elde edilecek gelirlerin de geliri de şehit aileleri ve gazilere dağıtılacağının açıklandığını sözlerine ekleyen Baydar şunları kaydetti:
"Bundan üç yıl önce de şehit ailelerine ve gazilere iş verilecek dediniz. Sadece şehit ailelerine verdiniz. Gaziler unutuldu. En azından tedavi esnasında kendi iş hakkını ailelerine verenlere bu ikinci hak verilmeliydi. Şehit ailelerinin ve gazilerin maaşlarına zam dediniz, yalan çıktı. Madalya maaşı dediniz, yine palavra oldu. Şehit ailelerini ve gazileri deney tahtasına çevirdiniz, hep kandırdınız. Ülkeyi yönettiğini zanneden sözde iktidar halkımızın bam teli olan şehit ve gazilerin adını kullanarak istediği desteği aldıktan sonra her zamanki gibi söylediklerini unuttu. Bugüne kadar bedelliden toplanan paraları ne yaptınız? Buradan soruyorum. Şehit yakınları ve gazilere verilmedi. Ya ne oldu?"
Bedelli askerlikten alınan paranın "Suriyeli muhaliflere harcanmaya başladığını" ileri süren Baydar, "Son günlerde hemen hemen tüm televizyon kanallarında bir haber dolanmakta? Başbakan talimat verdi, 10 milyon insan faydalanacakmış. Neden faydalanacak? Efendim ücretsiz seyahat edeceklermiş. Kimler? Engelliler, 65 yaş üstü olanlar, şehit aileleri, gaziler ve bunların aileleri. Başbakan'ın şehitler ve gaziler için çıkardık dediği yasalar zaten geçmişte bulunan yasaların sadece ismi ve şekli değişmiş olanıdır. Sanki cumhuriyet tarihinde bir ilk, inanılmaz bir olay gibi anlatılmasına şaşıyorum. Bu nasıl bir aldatmaca?" ifadelerine yer verdi.
Ak parti henüz kurulmadan önce de şehit aileleri ve gazilerin tüm ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlandığını söyleyen Baydar, "Şimdi çıkıp insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz. Yeni verdiğinizi söylediğiniz tüm haklar zaten vardı. Şehirlerarası ulaşımda yüzde 50 indirim zaten vardı. Yüzde 40 özürlü raporu olanlar zaten indirimden faydalanmakta idi. Bunların nesi yeni?" dedi.
Metin Lütfi Baydar, Türkiye'de 4 bine yakın gazi olduğunu belirterek "76 milyonluk nüfusu olan koca Türkiye eğer bu gazilerimize bakamayacaksa yazıklar olsun, yuh olsun bize" şeklinde konuştu.
Güneydoğu Gazisi Baran Timuçin, Başbakan'ın 31 Ağustos 2012'de "şehitlik ve gazilik sektör oldu" sözlerini hatırlatarak şehitliğin ve gaziliğin ayaklar altına alındığını, onur ve gururlarının çiğnendiğini belirtti. Gazi Baran Timuçin, şehitlere 450 bin lira tazminat ve gazilere de 6 bin lira maaş verildiği iddialarının doğru olmadığını belirterek sağlıkla ilgili bile haklarını alamadıklarını, kendisinin bir yıla yakın bir zamandır protez yaptırmak istediğini ancak devletin bunu ödemediğini söyledi. Gazi Baran Timuçin şunları kaydetti:
"Şerefimizi ve onurumuzun ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Gazi kartlarının her yerde geçerli olmasını istiyoruz. Bir tek trende ve gemide var, ona da zaten binemiyoruz. Hayata tutunmamızı, yuva kurmamızı, birey olarak var olmamızı istiyorsanız önce bize bu saygınlığı vermeniz gerekir.
Biz Güneydoğu mağdurlarıyız. Şehitlik, gazilik bile diyemiyoruz şu an çünkü herkese şehitlik veriyorlar. Bir bomba patlasa, bir kedi ölse utanmasalar ona bile şehitlik verecekler. Şehitlik, gazilik bu kadar basit bir şey mi? Madem herkese verilebiliyor neden bize şehit diyorlar, neden bize gazi diyorlar?
Her şeyden önce Mustafa Kemal Atatürk yolda geçen bir mermi ile mi yaralandı? Bu unvanı parayla mı rüşvetle mi aldı? Biz bu unvanı alnımızın akıyla, gönlümüzün pakıyla aldık. Şerefimizle, namusumuzla, vatana olan aşkımız ve sevgimizle aldık.
Allah herkese şehitliği nasip etsin, herkese gaziliği nasip etsin. Şehitleri, gazileri toplasak topu topu 5-10 bin kişiyiz. İsteriz ki Türk halkı bizi tanısın, insanlar bizi tanısın. Başbakan neden bizi ziyaret etmiyor, neden bazı ihtiyaçlarımız karşılanmıyor? Hiç bir şey yapmasa da neden manevi olarak yanımızda durmuyor? Biz kimler için bu duruma geldik? Ya da ne için bu duruma geldik? Eğer bize sağlığımızı, bir takım haklarımızı vereceklerse versinler, vermiyorlarsa ayaklarımızı, kollarımızı, bacaklarımızı ve gözlerimizi versinler."
F.Banu Doğan
