2013-04-26 - 14:00
AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, 1915 olaylarıyla ilgili, ''Saf şekilde 'özür dileyelim' yaklaşımı, iyi niyetli ama gerçekçi ve akılcı değildir. Özellikle muhafazakar kesimi uyarıyorum'' dedi.
AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, 1915 olaylarıyla ilgili, ''Saf şekilde 'özür dileyelim' yaklaşımı, iyi niyetli ama gerçekçi ve akılcı değildir. Özellikle muhafazakar kesimi uyarıyorum'' dedi.
Bal, düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda 1915 olaylarıyla ilgili özür dilenmesine yönelik tartışmalar olduğunu belirterek, konuya yaklaşırken akıllı ve gerçekçi olmak gerektiğini, aksi takdirde ciddi hataların altına imza atılabileceğini savundu.
''Enver Paşa'nın hain olduğunu düşünmüyorum. İyi niyetli ve cesur bir insandı ama tedbirsizlik yaptı ve bu millete bedel ödetti. 90 bin insanımız şehit oldu. Özür, peşinden tanıma, tanımanın peşinde tazminat ve toprak taleplerinin geleceğini unutmamak lazım'' diyen Bal, tıpkı terörde olduğu gibi Ermeni meselesinin de uluslararası ilişkilerde pazarlık kartı olarak kullanıldığının unutulmamasını istedi.
1915 olaylarının, ''tarihsel olay'' olmanın ötesinde dünyadaki birçok ülkede iç politika malzemesi yapıldığını belirten Bal, bu nedenle tarihsel olarak her çalışmanın gerçekleştirilmesi, arşivlerin açılması, komisyonların kurulması gerektiğini kaydetti. Saf şekilde ''özür dileyelim'' yaklaşımının iyi niyetli ama gerçekçi ve akılcı olmadığını vurgulayan Bal, şöyle konuştu:
''Önemli olan güçlü devlet olmaktır, caydırıcılığı ve cazibesi olan devlet olmaktır. Meseleyi kan davasına dönüştürmeden ortaklıklar olduğunu bilerek dostluklar kurmalıyız. İnsani açıdan bakıldığında makul görünen özür meselesini çok basite alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye ile ciddi hesapları olan ülkeler var. Osmanlı'nın dağılma sürecini Türkiye'ye de devam ettirme çabalarını görmemiz gerekir. Saf saf özür dileyeyim, yarın tanıyayım, sonra tazminat talep et, sonra toprak talep et şeklinde Türkiye'ye yönelik tuzaklara düşmemek lazım. Akıllı olmazsak bunun sonu yoktur. Saf saf özür dilemenin ötesinde, eğer gerçekten özür dilenecekse, gerçekler ortaya çıkacaksa biz sonuna kadar varız. Özür olacaksa karşılıklı olur. Türkiye'yi makasa, kıskaca almamak için bu oyuna gelmemek lazım. Özellikle muhafazakar kesimi uyarıyorum.''
Bal, gazetecilerin PKK'nın çekilme kararını nasıl değerlendirdiği sorularına, ''Hangi adımdan sonra hangi adımın geleceğini, süreci ve yol haritasını bilmiyorum. Silahların bırakılması, gömülmesi çok önemli ama bundan 100 kat daha önemlisi etnik milliyetçiliğin, ırkçılığın bölücülüğün gömülmesidir. Toprak alarak etnik temelli devlet kurma amacının gömülmesi, terör ve şiddetin hak arama yolu olmadığının görülmesi önemlidir. İnsanlar ölmüyorsa bu mutluluk vericidir. Silahlı veya silahsız yurt dışına çıkmak önemlidir ama iyi niyet ve cesaret kadar akıllı olmak gerekirse silahlar bırakılsa bile bulunamaz mı bulunur. İyi niyetimizi suistimal ettirmememiz, dikkatli olmamız gerekiyor. Akıllı insanlar aynı delikten iki kere ısırılmazlar'' karşılığını verdi.
Çok dikkatli olunması gereken bir sürecin yaşandığını, daha önce önemli adımlar atılmasına rağmen karşılık gelmediğini ifade eden Bal, ''Örgütün tanınma gayretleri olduğunu biliyoruz. Bir konu uluslararasılaşırsa uluslararası muhataplarla karşılaşırsınız. Terör bizim iç sorunumuzdur. Bu ülkede ırkçılık yoktur. Ezilenler olmuştur; Diyarbakırlısı da Edirnelisi de ezilmiştir'' dedi.
Bal, düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda 1915 olaylarıyla ilgili özür dilenmesine yönelik tartışmalar olduğunu belirterek, konuya yaklaşırken akıllı ve gerçekçi olmak gerektiğini, aksi takdirde ciddi hataların altına imza atılabileceğini savundu.
''Enver Paşa'nın hain olduğunu düşünmüyorum. İyi niyetli ve cesur bir insandı ama tedbirsizlik yaptı ve bu millete bedel ödetti. 90 bin insanımız şehit oldu. Özür, peşinden tanıma, tanımanın peşinde tazminat ve toprak taleplerinin geleceğini unutmamak lazım'' diyen Bal, tıpkı terörde olduğu gibi Ermeni meselesinin de uluslararası ilişkilerde pazarlık kartı olarak kullanıldığının unutulmamasını istedi.
1915 olaylarının, ''tarihsel olay'' olmanın ötesinde dünyadaki birçok ülkede iç politika malzemesi yapıldığını belirten Bal, bu nedenle tarihsel olarak her çalışmanın gerçekleştirilmesi, arşivlerin açılması, komisyonların kurulması gerektiğini kaydetti. Saf şekilde ''özür dileyelim'' yaklaşımının iyi niyetli ama gerçekçi ve akılcı olmadığını vurgulayan Bal, şöyle konuştu:
''Önemli olan güçlü devlet olmaktır, caydırıcılığı ve cazibesi olan devlet olmaktır. Meseleyi kan davasına dönüştürmeden ortaklıklar olduğunu bilerek dostluklar kurmalıyız. İnsani açıdan bakıldığında makul görünen özür meselesini çok basite alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye ile ciddi hesapları olan ülkeler var. Osmanlı'nın dağılma sürecini Türkiye'ye de devam ettirme çabalarını görmemiz gerekir. Saf saf özür dileyeyim, yarın tanıyayım, sonra tazminat talep et, sonra toprak talep et şeklinde Türkiye'ye yönelik tuzaklara düşmemek lazım. Akıllı olmazsak bunun sonu yoktur. Saf saf özür dilemenin ötesinde, eğer gerçekten özür dilenecekse, gerçekler ortaya çıkacaksa biz sonuna kadar varız. Özür olacaksa karşılıklı olur. Türkiye'yi makasa, kıskaca almamak için bu oyuna gelmemek lazım. Özellikle muhafazakar kesimi uyarıyorum.''
Bal, gazetecilerin PKK'nın çekilme kararını nasıl değerlendirdiği sorularına, ''Hangi adımdan sonra hangi adımın geleceğini, süreci ve yol haritasını bilmiyorum. Silahların bırakılması, gömülmesi çok önemli ama bundan 100 kat daha önemlisi etnik milliyetçiliğin, ırkçılığın bölücülüğün gömülmesidir. Toprak alarak etnik temelli devlet kurma amacının gömülmesi, terör ve şiddetin hak arama yolu olmadığının görülmesi önemlidir. İnsanlar ölmüyorsa bu mutluluk vericidir. Silahlı veya silahsız yurt dışına çıkmak önemlidir ama iyi niyet ve cesaret kadar akıllı olmak gerekirse silahlar bırakılsa bile bulunamaz mı bulunur. İyi niyetimizi suistimal ettirmememiz, dikkatli olmamız gerekiyor. Akıllı insanlar aynı delikten iki kere ısırılmazlar'' karşılığını verdi.
Çok dikkatli olunması gereken bir sürecin yaşandığını, daha önce önemli adımlar atılmasına rağmen karşılık gelmediğini ifade eden Bal, ''Örgütün tanınma gayretleri olduğunu biliyoruz. Bir konu uluslararasılaşırsa uluslararası muhataplarla karşılaşırsınız. Terör bizim iç sorunumuzdur. Bu ülkede ırkçılık yoktur. Ezilenler olmuştur; Diyarbakırlısı da Edirnelisi de ezilmiştir'' dedi.
