2011-02-11 - 16:35
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan gerginliği değerlendirdi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan,
dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan gerginliği değerlendirirken, ''Benim BDP'lilere
söylemim şu olacak; lütfen dağ kültürüyle Meclis'te devam etmeyelim'' dedi.
Meclis'te, gazetecilerin, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan gerginlikle
ilgili sorularını cevaplayan Erdoğan, BDP'li milletvekillerinin, dağdaki
teröristlerin uyguladığı yöntemleri Meclis'e taşıma gayreti içinde olduklarını
söyledi.
Dağdaki teröristlerin, bölge halkını sindirerek ve korkutarak baskı
altında tuttuklarını ve korku imparatorluğu kurduklarını ifade eden Erdoğan,
''Bölgeyi baskı altında tutuyorlar. Aynı hadiseyi Meclis'e taşımaya çalışıyorlar.
Yani BDP onları taklit ediyor'' ifadesini kullandı.
Genel Kurul'da dün, ''yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilenlere
üniversiteye dönüş yolu açan'' düzenlemenin görüşüldüğünü, ancak terör
suçlularının bu yasa kapsamına alınmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Onları bu yasa kapsamına almak doğru olmayacaktı, kamu vicdanını da
sızlatır. Bu yasa görüşülürken BDP'li milletvekilleri, Başbakan'a dil uzattı,
'Meclisin üçte 1'i terörist' dediler. Grup Başkanvekilimiz Nurettin Canikli cevap
verirken kürsüye yürüdüler. Bir milletvekili arkadaşımızı, BDP
milletvekillerinden biri iterek düşürdü ve yumruk vurmak istedi. Bu arada ben de
yakındaydım ve müdahale ettim. Ben yumruk atmadım, olayların büyümesini
engellemek istedim. Benim BDP'lilere söylemim şu olacak; lütfen dağ kültürüyle
Meclis'te devam etmeyelim.''
Erdoğan, terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan için Meclis kürsüsünden
''sayın'' ifadesi kullanılmasını kabul edemeyeceklerini sözlerine ekledi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise dün Genel Kurul'daki görüşme
tutanaklarını göstererek, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un taraflı bir yönetim
anlayışı sergilediğini iddia etti. Kendilerine yönelik hakaret içeren
sataşmalarda bulunulduğunu savunan Kaplan, 5 dakikalık görüşme içinde, AK Parti
Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, 33 defa konuşmacıya hakaret etiğini öne
sürdü.
Partilerine yönelik sataşmalara rağmen Meclis Başkanvekili Yakut'un
herhangi bir uyarıda bulunmadığını savunan Kaplan, ''Burada tarafsızlık yoktur,
ayırımcılık vardır. Birileri, Başbakan'ın gözüne girmek, yeniden
milletvekilliğini garantilemek için, parlamenter demokrasiye zarar veren bu tür
saldırılarda bulunmaktan vazgeçmeli'' dedi.
Genel Kurul'da, önce AK Parti'li milletvekillerinin kendilerine
saldırdığını ileri süren ve özür beklediğini ifade eden Kaplan, ''Neden Anayasa
kitapçığını fırlattınız?'' sorusuna da ''6-7 kişi birden tek başına Sırrı Sakık'a
çullanmıştı, saldırıyordu. Ben de attım ortaya panik olmasın, dağılsınlar diye...
Kötü niyetim olsaydı torba kanunu fırlatırdım'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise dün Genel Kurul'daki görüşmelerde
partilerine yönelik ''ağza alınmayacak'' sözler söylendiğini, bu nedenle
kendilerinin de tepki gösterdiğini söyledi.
Görüşmelerde parlamentonun hoşlanmadığı ifadeleri kullanmış
olabileceklerini belirten Sakık, ''İradeye gem vurma hakkı yoktur. Bu kürsüden
bizi inciten o kadar şey olmuş ki. Ama biz bunlara medeni şekilde cevap vermek
isterken, onlar tam tersi şiddete başvuruyorlar'' dedi.
Sırrı Sakık, başka bir soru üzerine, kendisinin kimseye yumruk atmadığını
belirterek, ''Sadece saldırı vardı, ben de ittim'' dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni de yaptığı yazılı açıklamada,
hiçbir BDP'li milletvekiline saldırmadığını, kimseye yumruk atmadığını, kendisine
de yumruk atılmadığını ifade etti.
Amacının AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'ye yönelik saldırıyı
engellemek olduğunu belirten Yeni, bu sırada BDP'li bir milletvekilinin itmesi
nedeniyle ayağının kaydığını, Genel Kurul'daki çiçek ve mikrofonların bulunduğu
yere düştüğünü kaydetti.
Çağdaş demokrasilerde, muhalefetin sorunun değil çözümün bir parçası
olduğunu belirten Yeni, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
''Sadece sorunun parçası olan ve toplumsal meseleler konusunda hiçbir
projesi ve gelecek tasavvuru olmayan bu gruba mensup milletvekillerinin
tavırlarının kimseye faydası yoktur.Türkiye Cumhuriyeti'nin saygıdeğer
Başbakanı'na yakışıksız ifadeler kullanan, terörist başına da saygınlık ifadeleri
kullanmaya çalışan bir milletvekili, toplum adına bizden her zaman cevabını
alacaktır.
Vatanın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak
isteyenlere gerekli cevaplar veriliyor ve verilecektir.''
(16.35)
dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan gerginliği değerlendirirken, ''Benim BDP'lilere
söylemim şu olacak; lütfen dağ kültürüyle Meclis'te devam etmeyelim'' dedi.
Meclis'te, gazetecilerin, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan gerginlikle
ilgili sorularını cevaplayan Erdoğan, BDP'li milletvekillerinin, dağdaki
teröristlerin uyguladığı yöntemleri Meclis'e taşıma gayreti içinde olduklarını
söyledi.
Dağdaki teröristlerin, bölge halkını sindirerek ve korkutarak baskı
altında tuttuklarını ve korku imparatorluğu kurduklarını ifade eden Erdoğan,
''Bölgeyi baskı altında tutuyorlar. Aynı hadiseyi Meclis'e taşımaya çalışıyorlar.
Yani BDP onları taklit ediyor'' ifadesini kullandı.
Genel Kurul'da dün, ''yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilenlere
üniversiteye dönüş yolu açan'' düzenlemenin görüşüldüğünü, ancak terör
suçlularının bu yasa kapsamına alınmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Onları bu yasa kapsamına almak doğru olmayacaktı, kamu vicdanını da
sızlatır. Bu yasa görüşülürken BDP'li milletvekilleri, Başbakan'a dil uzattı,
'Meclisin üçte 1'i terörist' dediler. Grup Başkanvekilimiz Nurettin Canikli cevap
verirken kürsüye yürüdüler. Bir milletvekili arkadaşımızı, BDP
milletvekillerinden biri iterek düşürdü ve yumruk vurmak istedi. Bu arada ben de
yakındaydım ve müdahale ettim. Ben yumruk atmadım, olayların büyümesini
engellemek istedim. Benim BDP'lilere söylemim şu olacak; lütfen dağ kültürüyle
Meclis'te devam etmeyelim.''
Erdoğan, terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan için Meclis kürsüsünden
''sayın'' ifadesi kullanılmasını kabul edemeyeceklerini sözlerine ekledi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise dün Genel Kurul'daki görüşme
tutanaklarını göstererek, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un taraflı bir yönetim
anlayışı sergilediğini iddia etti. Kendilerine yönelik hakaret içeren
sataşmalarda bulunulduğunu savunan Kaplan, 5 dakikalık görüşme içinde, AK Parti
Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, 33 defa konuşmacıya hakaret etiğini öne
sürdü.
Partilerine yönelik sataşmalara rağmen Meclis Başkanvekili Yakut'un
herhangi bir uyarıda bulunmadığını savunan Kaplan, ''Burada tarafsızlık yoktur,
ayırımcılık vardır. Birileri, Başbakan'ın gözüne girmek, yeniden
milletvekilliğini garantilemek için, parlamenter demokrasiye zarar veren bu tür
saldırılarda bulunmaktan vazgeçmeli'' dedi.
Genel Kurul'da, önce AK Parti'li milletvekillerinin kendilerine
saldırdığını ileri süren ve özür beklediğini ifade eden Kaplan, ''Neden Anayasa
kitapçığını fırlattınız?'' sorusuna da ''6-7 kişi birden tek başına Sırrı Sakık'a
çullanmıştı, saldırıyordu. Ben de attım ortaya panik olmasın, dağılsınlar diye...
Kötü niyetim olsaydı torba kanunu fırlatırdım'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise dün Genel Kurul'daki görüşmelerde
partilerine yönelik ''ağza alınmayacak'' sözler söylendiğini, bu nedenle
kendilerinin de tepki gösterdiğini söyledi.
Görüşmelerde parlamentonun hoşlanmadığı ifadeleri kullanmış
olabileceklerini belirten Sakık, ''İradeye gem vurma hakkı yoktur. Bu kürsüden
bizi inciten o kadar şey olmuş ki. Ama biz bunlara medeni şekilde cevap vermek
isterken, onlar tam tersi şiddete başvuruyorlar'' dedi.
Sırrı Sakık, başka bir soru üzerine, kendisinin kimseye yumruk atmadığını
belirterek, ''Sadece saldırı vardı, ben de ittim'' dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni de yaptığı yazılı açıklamada,
hiçbir BDP'li milletvekiline saldırmadığını, kimseye yumruk atmadığını, kendisine
de yumruk atılmadığını ifade etti.
Amacının AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'ye yönelik saldırıyı
engellemek olduğunu belirten Yeni, bu sırada BDP'li bir milletvekilinin itmesi
nedeniyle ayağının kaydığını, Genel Kurul'daki çiçek ve mikrofonların bulunduğu
yere düştüğünü kaydetti.
Çağdaş demokrasilerde, muhalefetin sorunun değil çözümün bir parçası
olduğunu belirten Yeni, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
''Sadece sorunun parçası olan ve toplumsal meseleler konusunda hiçbir
projesi ve gelecek tasavvuru olmayan bu gruba mensup milletvekillerinin
tavırlarının kimseye faydası yoktur.Türkiye Cumhuriyeti'nin saygıdeğer
Başbakanı'na yakışıksız ifadeler kullanan, terörist başına da saygınlık ifadeleri
kullanmaya çalışan bir milletvekili, toplum adına bizden her zaman cevabını
alacaktır.
Vatanın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak
isteyenlere gerekli cevaplar veriliyor ve verilecektir.''
(16.35)
