2017-07-26 - 16:00
TBMM Genel Kurulunda, 18 maddelik İçtüzük değişiklik teklifinin 2. bölümünde yer alan 5 madde kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Bilinsin ki terör örgütünün ismine 'demokratik' kelimesinin veya başka bir ibarenin eklenmesi PKK terör örgütünü meşru bir kılıfa sokmayacaktır. Türkiye, oyun oynanabilecek bir ülke değildir." dedi.
Başkanvekili Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen "Yazımda Kardeşlik Var" yaz kampı çerçevesinde, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Mardin'den gelen terör mağduru gençlerin dinleyici locasında Genel Kurulu izlediğini dile getirdi.
Aydın, "Tüm milletvekillerimiz ve gruplarımız adına geleceğimizin teminatı olan gençlerimize teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
Gençler, Genel Kuruldaki milletvekillerince alkışlandı.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çocuk işçiliği sorununun Türkiye'de giderek büyüdüğünü belirterek, bunda yoksulluğun önemli bir payının bulunduğuna dikkati çekti. Gürer, 2016 yılı TÜİK verilerine göre, çocuk işçilerin yüzde 78'inin kayıt dışı olduğuna işaret ederek, 2016 yılında 56 çocuğun iş kazasında yaşamını yitirdiğini aktardı.
AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, ormanları tehdit eden etkenlerin başında yangınların geldiğini belirterek, orman alanlarının neredeyse yarısının yangın riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Orman yangınlarıyla mücadelede önemli bir aşama kaydedildiğine vurgu yapan Taşkın, orman teşkilatının yangın yönetim sisteminde gerçekleştirdiği yenilikçi çalışmaların bunda önemli olduğunu söyledi.
HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, çocuklara yönelik cinsel istismarın Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu dile getirerek, yapılan araştırmalara göre en çok istismara 7-14 yaş arasındaki çocukların uğradığını ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ege Denizi'nde Yunanistan'ın işgali altındaki Türk adalarında Yunan yetkililerin tahriklerinin devam ettiğini ve bunların kötü niyetli tavırlar olduğunu belirtti.
ABD Özel Kuvvetler Komutanı Orgeneral Raymond Thomas'ın, "ABD'nin PKK?nın Suriye kolu PYD/YPG'ye isim önerdiğine" ilişkin açıklamasına da değinen Akçay, "Bilinsin ki terör örgütünün ismine 'demokratik' kelimesinin veya başka bir ibarenin eklenmesi PKK terör örgütünü meşru bir kılıfa sokmayacaktır. Türkiye, oyun oynanabilecek bir ülke değildir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "Vicdan ve Adalet Nöbeti"nin birinci gününde, Diyarbakır'daki HDP'li milletvekillerinin halkla bir araya gelmelerinin engellendiğini söyledi. Kerestecioğlu, herkes için demokrasiyi ve adaleti istediklerini ifade etti.
Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na ilişkin eleştirilerini dile getiren Kerestecioğlu, Meclisin, Çocuk Hakları Daimi Komisyonunu gündemine alması gerektiğini kaydetti.
CHP Grubu adına konuşan CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, 27 Haziran 1998'deki Adana depreminde zarar görenlere Ziraat Bankası tarafından yapılan yardım ödemesinin, 19 yıl sonra geri istendiğini belirterek, bunun nedenini sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, dini nikahın sivil alandaki bir iş olduğunu ve devletle ilgili olmadığını belirterek, resmi nikahın ise devlet tarafından yapıldığını, hukuki sonuçlar doğurduğunu ve iki nikah türünün birbirine karıştırılmaması gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün TBMM Başkanlığına sunulan Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, Anayasa'ya ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, tasarının Bakanlar Kuruluna iade edilmesi talebinde bulundu.
Belediyelere ve köy muhtarlarına verilen nikah yetkisinde bir aksama olmadığını dile getiren Özel, söz konusu tasarının, "Adalet ve Kalkınma Partisinin adım adım ülkeyi bir din devletine dönüştürme projesinin en somut kilometre taşlarından biri olduğunu" öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili Kerestecioğlu, TBMM Genel Kurulunda "devamsızlık" nedeniyle milletvekilliklerinin düşürülmesi görüşülen yurt dışındaki HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın savunmalarının ardından, milletvekillerinin oylamaya kadar bu konu üzerinde düşünmeleri için herhangi bir işlem yapılmaması ve Genel Kurulun tatil edilmesi gerektiğini savundu.
Başkanvekili Aydın, bu konuyla ilgili görüşmelerin tamamlandığını belirterek, oylamaya kadar Genel Kurulda başka işlemlerin yapılabileceğini söyledi. Aydın, TBMM İçtüzüğü'nde "Başka bir işlem yapılmaz" şeklinde bir ifadeye yer verilmediğini anımsattı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, Ayn el-Arap (Kobani) olaylarının araştırılmasına ilişkin verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Ayn el-Arap olaylarında hakikatın çarpıtıldığını ve manipüle edildiğini iddia etti.
AK Parti iktidarının da bu olayla ilgili gerçeği çarpıttığını ileri süren Ayhan, "Kobani bir kırılma noktası idi. Yürüyen bir diyalog süreci, yüz yıllık sorunu çözecek diyalog süreci vardı ama yarım kaldı. Biz oradaki IŞİD barbarlığına karşı koridor açılması gerektiğini söyledik ancak Cumhurbaşkanı, o dönemde Kürtler'in duygularını kışkırtan açıklamalar yaptı." dedi.
Ayhan, Türkiye'de o dönemde, Ayn el-Arap yaşam koridorunun açılmasına yönelik eylemler yapıldığını bildirdi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, 6-7 Ekim olayları konusunda, "Şiddet eylemerine yönelmeyin, şiddet olayları durmalıdır." dediğini belirten Ayhan, "Sayın Demirtaş'ın yaptığı açıklamadan sonra bazı insanların öldüğünün söylenmesi ve olayların sorumlusu olarak gösterilmesi doğru değildir." ifadesini kullandı.
HDP'li Ayhan, bu nedenlerle, Ayn el-Arap olayları ile ilgili gerçeklerin araştırılmasını istedi.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da Selahattin Demirtaş'ın o dönemde yaptığı açıklamaları okudu.
Demirtaş'ın, "Bundan sonra her yer Kobani'dir. Oradaki vahşet sona erene kadar, direniş yapacağız." dediğini söyleyen Kavaklıoğlu, "Demirtaş'ın açıklamalarından sonra sokak eylemleri başladı, 50 kişi de çıkan olaylarda hayatını kaybetti." diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, TRT ile imzalanan protokol uyarınca, TBMM Genel Kurul çalışmalarının belli saatlerde TRT 3'ten yayınlandığını belirterek, protokolde yayın saatleriyle ilgili kayıt olmadığını, İçtüzük teklifinin kabul edilmesi halinde yayın saatinin iki saat uzatılacağını belirtti.
Bahçekapılı, TBMM Genel Kurulunda, TBMM İçtüzük değişiklik teklifinin tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
TRT 3 ile TBMM arasında imzalanan protokol uyarınca, Genel Kurul çalışmalarının belli saatlerde TRT 3'ten yayınlandığını ifade eden Bahçekapılı, "Protokolde yayın saatleri ile ilgili kayıt yok. Eğer bu teklif kabul edilirse yayın saati iki saat uzatılmış olacak." dedi.
Başkanvekili Bahçekapılı, TRT 3'ten yayın yapmanın sadece Meclisin inisiyatifinde olmadığını, çalışma saatlerinin belli bir rutininin olmadığını söyledi.
Meclis çalışmalarının bazen uzayabildiğini, bazen kısalabildiğini, bazen de çalışma saatlerinin öngörülenden önce bitirilebildiğini vurgulayan Bahçekapılı, şöyle konuştu:
"Buna hepimiz tanığız, çeşitli usulleri ve pratikleri var. TRT 3'ün buna uyum göstermesi, kendi yayınları açısından problem yarattığı için böyle bir saatleme yoluna gidilmiştir. Bu da bir protokole dayandırılmıştır ve protokole uygun yayın yapılmaktadır. Bunun dışında TBMM Başkanlığı tarafından tek taraflı bir tasarrufla yapılabilecek herhangi bir şey yok."
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, 2012 yılındaki İçtüzük değişiklik teklifi gibi, bu İçtüzük değişikliğine ilişkin teklifin de "temel kanun" olarak görüşüldüğünü söyledi.
Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da teklifin 1. maddesinin son fıkrasında, "Milletvekilleri and içerek göreve başlarlar. And içmekten imtina eden milletvekilleri, milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamazlar." hükmünün düzenlendiğini anımsattı.
Milletvekili dokunulmazlığının, milletvekili sıfatından kaynaklanan bir husus olmadığına dikkati çeken Bahçekapılı, "Milletvekilliği kazanılır kazanılmaz dokunulmazlık da iktisap edilmekte. Sıfattan kaynaklanan hususlar daha çok özlük hakları ile ilgili hususlar." açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclis İçtüzük Değişikliği Teklifiyle ilgili olarak, "Bu, temel değerlerin daha fazla tahrip olmasına yol açacak bir içtüzük. Bu değişiklikle milletvekillerinin düşünceleri bir kalıba sokulmak isteniyor." dedi.
TBMM Genel Kurulunda Meclis İçtüzük Değişikliği Teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sırasında CHP Grubu adına söz alan Altay, MİT ve MASAK'ın, AK Parti için parti teşkilatlarına yönelik çalışma yapacağı iddiasını içeren bir köşe yazısına değinerek, bunun doğru olup olmadığını sordu.
İçtüzükte bugüne kadarki değişikliklerin genelde çoğulcu anlayışla yapıldığını ifade eden Altay, "Biz de kabul ediyoruz ki bu içtüzük sağlıklı değil. Elbette revizyona, belki yeniden yazılmaya muhtaç ama dünyanın bütün ülkelerinde, parlamentolarda içtüzükler, eğer şartlar olağansa çoğulcu bir anlayış ve yaklaşımla yazılır, yapılır." diye konuştu.
Altay, "Çoğunluk biziz, istediğimizi yaparız." şeklindeki anlayışın yanlış olduğunu dile getirdi.
Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK), 30 gün içinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi gerektiğini, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından çıkarılan 26 KHK'dan 21'inin Genel Kurulda henüz ele alınmadığını anımsatan Altay, şöyle konuştu:
"Milletten aldığınız destek, sizde ağır bir çoğunluk şımarıklığına yol açtı. Demokrasi, el kaldıran iki ördeğin bir file üstünlük sağladığı rejimin adı değildir. 'Benim çoğunluğum var, istediğimi yaparım'. Yap, yap da kanun, nizam, kural, içtüzük, bunlara saygı göstermiyorsan sen her vesileyle çıkıp burada ileri demokrasi masalı anlatmayacaksın.
Bir şey gözden kaçmasın istiyoruz, Anayasa'ya aykırı olmasın istiyoruz, hukuksuzluk olmasın istiyoruz, kanunlar ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı olmasın istiyoruz, hakkaniyetten kopulmasın istiyoruz, kamu yararı gözardı edilmesin istiyoruz, temel değerler tahrip edilmesin istiyoruz. Bu, temel değerlerin daha fazla tahrip olmasına yol açacak bir içtüzük. Bu değişiklikle milletvekillerinin düşünceleri bir kalıba sokulmak isteniyor. Anayasa Mahkemesinin 17 üyesini de AK Parti Kurucular Kurulundan oluşturun. Biz, bu iş burada yasalaşırsa, geçerse bunu mahkemeye getirdiğimizde en az 6 maddesini iptal etmek zorunda. Edecek."
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin TBMM Grubu tarafından kandırıldığını ileri süren Altay, şunları kaydetti:
"O Elitaş'ın haline üzülüyorum. Tayyip Erdoğan'ı kandırıyor. Bu sefer fırçayla kalmayacak, Genel Başkanınız diyecek ki, 'Siz beni kandırdınız. Hani bu değişiklik olunca Meclis hızlı çalışacaktı? Hani bu değişiklik olunca kanunlar tıkır tıkır geçecekti?'
Milletin menfaatine olan her şey buradan en seri şekilde geçecek. Bugüne kadar olduğu gibi ama Anayasa'ya aykırı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, hakkaniyetten uzak teklif ve tasarılarınızın buradan geçmemesi için aziz milletimizin bize verdiği görev ve sorumluluk bilinciyle hareket edeceğiz."
Cumhuriyetin laik niteliğinin ve devletin hukuk devleti olmasının AK Parti'ye 15 yıldır iktidar olma imkanı sağladığını belirten Altay, "'Milli Eğitimde müfredat değiştiriyorum' diye müfredattan ve ders kitaplarından Mustafa Kemal Atatürk'ü çıkarmak size bir şey kazandırmayacak. Bazen insanları dokunduğu şeyler yakar. Bugünlerde sizi yakacak şeylere dokunuyorsunuz. Benden söylemesi." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, AK Parti'nin teşkilatlarında, belediyelerinde görevli olanlara, görev alacaklara ilişkin şimdiye kadar ne MİT'ten ne MASAK'tan rapor alındığını, bundan sonra da böyle bir usul izlenmeyeceğini söyledi.
Altay'ın değindiği köşe yazısını tekzip ettiklerini bildiren Bostancı, "Böyle bir şey yok çünkü bizim yaptığımız çalışmalar, kişinin halk nezdindeki performansına bağlıdır, yaptığı çalışmaya bağlıdır." ifadesini kullandı.
Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olduğunu hatırlatan Bostancı, "Hiç kimsenin Atatürk'le, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nde oynadığı eşsiz rolle bir problemi söz konusu değildir. Müfredatta da Atatürk'e ve cumhuriyet değerlerine ilişkin her türlü bilgi, norm, kültür çocuklarımıza aktarılıyor. Bu, hepimizin ortak hassasiyetidir." dedi.
Şahsı adına konuşma yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan, teklifin Meclisin daha verimli ve etkin çalışmasını hedeflediğini, muhalefetin sesinin kısılmasının ise asla amaçlanmadığını kaydetti.
Şahsı adına konuşan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise teklife ilişkin süreçte katılımcılık ve çoğulculuğun hiçbir şekilde aranmadığını savunarak, "Kritik maddelerde asla anlaşma söz konusu değildir. Muhalefet dışlanmıştır. Dayatmacı bir anlayışla gelinmiştir." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin AK Parti ve MHP tarafından ortak hazırlanan değişiklik teklifinin 1-9. maddelerini kapsayan 1. bölümündeki maddeler kabul edildi.
TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi'nin kabul edilen maddelerine göre, TBMM Genel Kurulu, milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) ilanını takip eden beşinci gün yerine üçüncü gün saat 14.00'te çağrısız olarak toplanacak.
Bu birleşimde, önce milletvekillerinin ant içme töreni yapılacak. Ant içme, her milletvekilinin Anayasa'daki metni kürsüden yüksek sesle aynen okuması suretiyle olacak.
Milletvekilleri seçim çevresi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre ant içecek. Ant içme töreninde bulunmayan milletvekilleri veya ara seçimde milletvekili seçilenler, katıldıkları ilk birleşimin başında ant içecek.
Milletvekilleri ant içerek göreve başlayacak. Teklif, ant içmekten imtina eden milletvekillerine yönelik de hüküm getiriyor. Buna göre, ant içmek istemeyen milletvekilleri, milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamayacak.
Teklif, Danışma Kurulu önerileri üzerinde görüşme yapılmayacağı hükmünü getiriyor.
Grup önerileri üzerinde her parti grubuna tanınan 10'ar dakikalık konuşma hakkı teklifle kaldırılıyor. Danışma Kurulunun oy birliğiyle karar alamadığı ve siyasi parti gruplarının önerilerini ayrı ayrı Genel Kurula getirdikleri durumlarda, öneriyi veren gruptan bir milletvekili 5 dakikayı geçmemek üzere önerinin gerekçesini açıklayacak. Açıklamanın ardından, diğer gruplardan birer milletvekiline de isterlerse 3'er dakika söz verilecek.
İçtüzük'te belirlenen süre içinde komisyonda gündeme alınmayan tasarı ve tekliflerin, hükümetin veya teklif sahibinin gündeme alınma talebine ilişkin de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamdaki doğrudan gündeme alma önerisinin üzerine komisyon, hükümet ve teklif sahibi 5'er dakikayı geçmemek üzere söz alabilecek. Genel Kurul işaret oyuyla karar verecek.
Bu istemler, her hafta salı günü ayrı bir siyasi parti grubundan bir milletvekili tarafından yerine getirilmek kaydıyla bir tane olmak üzere işleme alınacak. Bir milletvekili bir yasama yılında bu kapsamda bir defadan fazla istemde bulunamayacak.
Teklif, TBMM Genel Kurulunun çalışma saatlerini yeniden düzenleniyor. Salı, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00 saatlerinde çalışan Genel Kurulun, teklifle salı günleri saat 15.00'ten 21.00'e, çarşamba ve perşembe günleri saat 14.00'ten 21.00'e kadar çalışması öngörülüyor.
TBMM aracılığıyla yapılacak TV yayınında, önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla bu toplantı günleri ve saatleri esas alınacak.
Teklifle, Başkanlık kürsüsünde bulunan Başkanın frak giyme zorunluluğu kalkıyor. Başkanlık kürsüsünde Başkan ve görevli katip üyeler, koyu renk elbise giyecekler. Genel Kuruldaki milletvekilleri, bakanlar, TBMM idari teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler, ceket ile pantolon giyecek ve kravat takacak; kadınlar ise ceket ve etek veya ceket ve pantolon giyecek.
Görevlilerin kıyafeti ise Başkanlık Divanınca tespit edilecek.
Mevcut İçtüzüğün yoklamaya ilişkin maddesi de değiştiriliyor. Başkan birleşimi açarken tereddüde düşerse yoklama yapacak.
Teklif, milletvekillerinin, Genel Kurulda tasarı ve tekliflerin maddeleri ile verilen önergeler üzerinde yoklama isteminde bulunmasını kaldırıyor. En az 20 milletvekili, ayağa kalkarak veya önerge vererek, görüşmeye tabi tezkerelerin oylanması ile kanunların maddelerine geçilmesi ve tümünün oylanmasında, işaretle oylamaya geçilirken yoklama isteyebilecek.
Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya imzalı pusula vermek suretiyle yapılacak. Oturumu yöneten Başkan ve Divan üyeleri toplantı yeter sayısına dahil edilecek. Yoklama sonucunda, üye tamsayısının en az üçte birinin mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilecek. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa birleşim kapatılacak.
Bir milletvekili veya bakana, geçen birleşim tutanağında yer alan bir beyanın düzeltilmesi hakkında 5 dakikayı geçmemek üzere tanınan söz hakkı kaldırılıyor. Bir milletvekili veya bakan, beyanının düzeltilmesi istemini Meclis Başkanlığına yazılı olarak verecek. Bu istem birleşim tutanağına eklenecek.
Görüşmeye yer olup olmaması, Başkanı gündeme veya Meclisin çalışma usullerine uymaya davet gibi usule ait konular, diğer işlerden önce konuşulacak.
Bu yolda bir istemde bulunulması halinde lehte ve aleyhte en çok 2'şer kişiye tanınan 10'ar dakikalık söz hakkı, teklifle 3'er dakikaya indiriliyor.
Tasarı ve tekliflerin komisyonlara havalesine itiraz eden milletvekiline oturumun başında tanınan söz hakkı; teklifle, itirazın yazılı olarak Meclis Başkanlığına iletilmesi şeklinde değiştiriliyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Bilinsin ki terör örgütünün ismine 'demokratik' kelimesinin veya başka bir ibarenin eklenmesi PKK terör örgütünü meşru bir kılıfa sokmayacaktır. Türkiye, oyun oynanabilecek bir ülke değildir." dedi.
Başkanvekili Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen "Yazımda Kardeşlik Var" yaz kampı çerçevesinde, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Mardin'den gelen terör mağduru gençlerin dinleyici locasında Genel Kurulu izlediğini dile getirdi.
Aydın, "Tüm milletvekillerimiz ve gruplarımız adına geleceğimizin teminatı olan gençlerimize teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
Gençler, Genel Kuruldaki milletvekillerince alkışlandı.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çocuk işçiliği sorununun Türkiye'de giderek büyüdüğünü belirterek, bunda yoksulluğun önemli bir payının bulunduğuna dikkati çekti. Gürer, 2016 yılı TÜİK verilerine göre, çocuk işçilerin yüzde 78'inin kayıt dışı olduğuna işaret ederek, 2016 yılında 56 çocuğun iş kazasında yaşamını yitirdiğini aktardı.
AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, ormanları tehdit eden etkenlerin başında yangınların geldiğini belirterek, orman alanlarının neredeyse yarısının yangın riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Orman yangınlarıyla mücadelede önemli bir aşama kaydedildiğine vurgu yapan Taşkın, orman teşkilatının yangın yönetim sisteminde gerçekleştirdiği yenilikçi çalışmaların bunda önemli olduğunu söyledi.
HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, çocuklara yönelik cinsel istismarın Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu dile getirerek, yapılan araştırmalara göre en çok istismara 7-14 yaş arasındaki çocukların uğradığını ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ege Denizi'nde Yunanistan'ın işgali altındaki Türk adalarında Yunan yetkililerin tahriklerinin devam ettiğini ve bunların kötü niyetli tavırlar olduğunu belirtti.
ABD Özel Kuvvetler Komutanı Orgeneral Raymond Thomas'ın, "ABD'nin PKK?nın Suriye kolu PYD/YPG'ye isim önerdiğine" ilişkin açıklamasına da değinen Akçay, "Bilinsin ki terör örgütünün ismine 'demokratik' kelimesinin veya başka bir ibarenin eklenmesi PKK terör örgütünü meşru bir kılıfa sokmayacaktır. Türkiye, oyun oynanabilecek bir ülke değildir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "Vicdan ve Adalet Nöbeti"nin birinci gününde, Diyarbakır'daki HDP'li milletvekillerinin halkla bir araya gelmelerinin engellendiğini söyledi. Kerestecioğlu, herkes için demokrasiyi ve adaleti istediklerini ifade etti.
Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na ilişkin eleştirilerini dile getiren Kerestecioğlu, Meclisin, Çocuk Hakları Daimi Komisyonunu gündemine alması gerektiğini kaydetti.
CHP Grubu adına konuşan CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, 27 Haziran 1998'deki Adana depreminde zarar görenlere Ziraat Bankası tarafından yapılan yardım ödemesinin, 19 yıl sonra geri istendiğini belirterek, bunun nedenini sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, dini nikahın sivil alandaki bir iş olduğunu ve devletle ilgili olmadığını belirterek, resmi nikahın ise devlet tarafından yapıldığını, hukuki sonuçlar doğurduğunu ve iki nikah türünün birbirine karıştırılmaması gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün TBMM Başkanlığına sunulan Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, Anayasa'ya ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, tasarının Bakanlar Kuruluna iade edilmesi talebinde bulundu.
Belediyelere ve köy muhtarlarına verilen nikah yetkisinde bir aksama olmadığını dile getiren Özel, söz konusu tasarının, "Adalet ve Kalkınma Partisinin adım adım ülkeyi bir din devletine dönüştürme projesinin en somut kilometre taşlarından biri olduğunu" öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili Kerestecioğlu, TBMM Genel Kurulunda "devamsızlık" nedeniyle milletvekilliklerinin düşürülmesi görüşülen yurt dışındaki HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın savunmalarının ardından, milletvekillerinin oylamaya kadar bu konu üzerinde düşünmeleri için herhangi bir işlem yapılmaması ve Genel Kurulun tatil edilmesi gerektiğini savundu.
Başkanvekili Aydın, bu konuyla ilgili görüşmelerin tamamlandığını belirterek, oylamaya kadar Genel Kurulda başka işlemlerin yapılabileceğini söyledi. Aydın, TBMM İçtüzüğü'nde "Başka bir işlem yapılmaz" şeklinde bir ifadeye yer verilmediğini anımsattı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, Ayn el-Arap (Kobani) olaylarının araştırılmasına ilişkin verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Ayn el-Arap olaylarında hakikatın çarpıtıldığını ve manipüle edildiğini iddia etti.
AK Parti iktidarının da bu olayla ilgili gerçeği çarpıttığını ileri süren Ayhan, "Kobani bir kırılma noktası idi. Yürüyen bir diyalog süreci, yüz yıllık sorunu çözecek diyalog süreci vardı ama yarım kaldı. Biz oradaki IŞİD barbarlığına karşı koridor açılması gerektiğini söyledik ancak Cumhurbaşkanı, o dönemde Kürtler'in duygularını kışkırtan açıklamalar yaptı." dedi.
Ayhan, Türkiye'de o dönemde, Ayn el-Arap yaşam koridorunun açılmasına yönelik eylemler yapıldığını bildirdi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, 6-7 Ekim olayları konusunda, "Şiddet eylemerine yönelmeyin, şiddet olayları durmalıdır." dediğini belirten Ayhan, "Sayın Demirtaş'ın yaptığı açıklamadan sonra bazı insanların öldüğünün söylenmesi ve olayların sorumlusu olarak gösterilmesi doğru değildir." ifadesini kullandı.
HDP'li Ayhan, bu nedenlerle, Ayn el-Arap olayları ile ilgili gerçeklerin araştırılmasını istedi.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da Selahattin Demirtaş'ın o dönemde yaptığı açıklamaları okudu.
Demirtaş'ın, "Bundan sonra her yer Kobani'dir. Oradaki vahşet sona erene kadar, direniş yapacağız." dediğini söyleyen Kavaklıoğlu, "Demirtaş'ın açıklamalarından sonra sokak eylemleri başladı, 50 kişi de çıkan olaylarda hayatını kaybetti." diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, TRT ile imzalanan protokol uyarınca, TBMM Genel Kurul çalışmalarının belli saatlerde TRT 3'ten yayınlandığını belirterek, protokolde yayın saatleriyle ilgili kayıt olmadığını, İçtüzük teklifinin kabul edilmesi halinde yayın saatinin iki saat uzatılacağını belirtti.
Bahçekapılı, TBMM Genel Kurulunda, TBMM İçtüzük değişiklik teklifinin tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
TRT 3 ile TBMM arasında imzalanan protokol uyarınca, Genel Kurul çalışmalarının belli saatlerde TRT 3'ten yayınlandığını ifade eden Bahçekapılı, "Protokolde yayın saatleri ile ilgili kayıt yok. Eğer bu teklif kabul edilirse yayın saati iki saat uzatılmış olacak." dedi.
Başkanvekili Bahçekapılı, TRT 3'ten yayın yapmanın sadece Meclisin inisiyatifinde olmadığını, çalışma saatlerinin belli bir rutininin olmadığını söyledi.
Meclis çalışmalarının bazen uzayabildiğini, bazen kısalabildiğini, bazen de çalışma saatlerinin öngörülenden önce bitirilebildiğini vurgulayan Bahçekapılı, şöyle konuştu:
"Buna hepimiz tanığız, çeşitli usulleri ve pratikleri var. TRT 3'ün buna uyum göstermesi, kendi yayınları açısından problem yarattığı için böyle bir saatleme yoluna gidilmiştir. Bu da bir protokole dayandırılmıştır ve protokole uygun yayın yapılmaktadır. Bunun dışında TBMM Başkanlığı tarafından tek taraflı bir tasarrufla yapılabilecek herhangi bir şey yok."
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, 2012 yılındaki İçtüzük değişiklik teklifi gibi, bu İçtüzük değişikliğine ilişkin teklifin de "temel kanun" olarak görüşüldüğünü söyledi.
Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da teklifin 1. maddesinin son fıkrasında, "Milletvekilleri and içerek göreve başlarlar. And içmekten imtina eden milletvekilleri, milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamazlar." hükmünün düzenlendiğini anımsattı.
Milletvekili dokunulmazlığının, milletvekili sıfatından kaynaklanan bir husus olmadığına dikkati çeken Bahçekapılı, "Milletvekilliği kazanılır kazanılmaz dokunulmazlık da iktisap edilmekte. Sıfattan kaynaklanan hususlar daha çok özlük hakları ile ilgili hususlar." açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclis İçtüzük Değişikliği Teklifiyle ilgili olarak, "Bu, temel değerlerin daha fazla tahrip olmasına yol açacak bir içtüzük. Bu değişiklikle milletvekillerinin düşünceleri bir kalıba sokulmak isteniyor." dedi.
TBMM Genel Kurulunda Meclis İçtüzük Değişikliği Teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sırasında CHP Grubu adına söz alan Altay, MİT ve MASAK'ın, AK Parti için parti teşkilatlarına yönelik çalışma yapacağı iddiasını içeren bir köşe yazısına değinerek, bunun doğru olup olmadığını sordu.
İçtüzükte bugüne kadarki değişikliklerin genelde çoğulcu anlayışla yapıldığını ifade eden Altay, "Biz de kabul ediyoruz ki bu içtüzük sağlıklı değil. Elbette revizyona, belki yeniden yazılmaya muhtaç ama dünyanın bütün ülkelerinde, parlamentolarda içtüzükler, eğer şartlar olağansa çoğulcu bir anlayış ve yaklaşımla yazılır, yapılır." diye konuştu.
Altay, "Çoğunluk biziz, istediğimizi yaparız." şeklindeki anlayışın yanlış olduğunu dile getirdi.
Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK), 30 gün içinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi gerektiğini, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından çıkarılan 26 KHK'dan 21'inin Genel Kurulda henüz ele alınmadığını anımsatan Altay, şöyle konuştu:
"Milletten aldığınız destek, sizde ağır bir çoğunluk şımarıklığına yol açtı. Demokrasi, el kaldıran iki ördeğin bir file üstünlük sağladığı rejimin adı değildir. 'Benim çoğunluğum var, istediğimi yaparım'. Yap, yap da kanun, nizam, kural, içtüzük, bunlara saygı göstermiyorsan sen her vesileyle çıkıp burada ileri demokrasi masalı anlatmayacaksın.
Bir şey gözden kaçmasın istiyoruz, Anayasa'ya aykırı olmasın istiyoruz, hukuksuzluk olmasın istiyoruz, kanunlar ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı olmasın istiyoruz, hakkaniyetten kopulmasın istiyoruz, kamu yararı gözardı edilmesin istiyoruz, temel değerler tahrip edilmesin istiyoruz. Bu, temel değerlerin daha fazla tahrip olmasına yol açacak bir içtüzük. Bu değişiklikle milletvekillerinin düşünceleri bir kalıba sokulmak isteniyor. Anayasa Mahkemesinin 17 üyesini de AK Parti Kurucular Kurulundan oluşturun. Biz, bu iş burada yasalaşırsa, geçerse bunu mahkemeye getirdiğimizde en az 6 maddesini iptal etmek zorunda. Edecek."
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin TBMM Grubu tarafından kandırıldığını ileri süren Altay, şunları kaydetti:
"O Elitaş'ın haline üzülüyorum. Tayyip Erdoğan'ı kandırıyor. Bu sefer fırçayla kalmayacak, Genel Başkanınız diyecek ki, 'Siz beni kandırdınız. Hani bu değişiklik olunca Meclis hızlı çalışacaktı? Hani bu değişiklik olunca kanunlar tıkır tıkır geçecekti?'
Milletin menfaatine olan her şey buradan en seri şekilde geçecek. Bugüne kadar olduğu gibi ama Anayasa'ya aykırı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, hakkaniyetten uzak teklif ve tasarılarınızın buradan geçmemesi için aziz milletimizin bize verdiği görev ve sorumluluk bilinciyle hareket edeceğiz."
Cumhuriyetin laik niteliğinin ve devletin hukuk devleti olmasının AK Parti'ye 15 yıldır iktidar olma imkanı sağladığını belirten Altay, "'Milli Eğitimde müfredat değiştiriyorum' diye müfredattan ve ders kitaplarından Mustafa Kemal Atatürk'ü çıkarmak size bir şey kazandırmayacak. Bazen insanları dokunduğu şeyler yakar. Bugünlerde sizi yakacak şeylere dokunuyorsunuz. Benden söylemesi." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, AK Parti'nin teşkilatlarında, belediyelerinde görevli olanlara, görev alacaklara ilişkin şimdiye kadar ne MİT'ten ne MASAK'tan rapor alındığını, bundan sonra da böyle bir usul izlenmeyeceğini söyledi.
Altay'ın değindiği köşe yazısını tekzip ettiklerini bildiren Bostancı, "Böyle bir şey yok çünkü bizim yaptığımız çalışmalar, kişinin halk nezdindeki performansına bağlıdır, yaptığı çalışmaya bağlıdır." ifadesini kullandı.
Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olduğunu hatırlatan Bostancı, "Hiç kimsenin Atatürk'le, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nde oynadığı eşsiz rolle bir problemi söz konusu değildir. Müfredatta da Atatürk'e ve cumhuriyet değerlerine ilişkin her türlü bilgi, norm, kültür çocuklarımıza aktarılıyor. Bu, hepimizin ortak hassasiyetidir." dedi.
Şahsı adına konuşma yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan, teklifin Meclisin daha verimli ve etkin çalışmasını hedeflediğini, muhalefetin sesinin kısılmasının ise asla amaçlanmadığını kaydetti.
Şahsı adına konuşan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise teklife ilişkin süreçte katılımcılık ve çoğulculuğun hiçbir şekilde aranmadığını savunarak, "Kritik maddelerde asla anlaşma söz konusu değildir. Muhalefet dışlanmıştır. Dayatmacı bir anlayışla gelinmiştir." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin AK Parti ve MHP tarafından ortak hazırlanan değişiklik teklifinin 1-9. maddelerini kapsayan 1. bölümündeki maddeler kabul edildi.
TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi'nin kabul edilen maddelerine göre, TBMM Genel Kurulu, milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) ilanını takip eden beşinci gün yerine üçüncü gün saat 14.00'te çağrısız olarak toplanacak.
Bu birleşimde, önce milletvekillerinin ant içme töreni yapılacak. Ant içme, her milletvekilinin Anayasa'daki metni kürsüden yüksek sesle aynen okuması suretiyle olacak.
Milletvekilleri seçim çevresi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre ant içecek. Ant içme töreninde bulunmayan milletvekilleri veya ara seçimde milletvekili seçilenler, katıldıkları ilk birleşimin başında ant içecek.
Milletvekilleri ant içerek göreve başlayacak. Teklif, ant içmekten imtina eden milletvekillerine yönelik de hüküm getiriyor. Buna göre, ant içmek istemeyen milletvekilleri, milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamayacak.
Teklif, Danışma Kurulu önerileri üzerinde görüşme yapılmayacağı hükmünü getiriyor.
Grup önerileri üzerinde her parti grubuna tanınan 10'ar dakikalık konuşma hakkı teklifle kaldırılıyor. Danışma Kurulunun oy birliğiyle karar alamadığı ve siyasi parti gruplarının önerilerini ayrı ayrı Genel Kurula getirdikleri durumlarda, öneriyi veren gruptan bir milletvekili 5 dakikayı geçmemek üzere önerinin gerekçesini açıklayacak. Açıklamanın ardından, diğer gruplardan birer milletvekiline de isterlerse 3'er dakika söz verilecek.
İçtüzük'te belirlenen süre içinde komisyonda gündeme alınmayan tasarı ve tekliflerin, hükümetin veya teklif sahibinin gündeme alınma talebine ilişkin de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamdaki doğrudan gündeme alma önerisinin üzerine komisyon, hükümet ve teklif sahibi 5'er dakikayı geçmemek üzere söz alabilecek. Genel Kurul işaret oyuyla karar verecek.
Bu istemler, her hafta salı günü ayrı bir siyasi parti grubundan bir milletvekili tarafından yerine getirilmek kaydıyla bir tane olmak üzere işleme alınacak. Bir milletvekili bir yasama yılında bu kapsamda bir defadan fazla istemde bulunamayacak.
Teklif, TBMM Genel Kurulunun çalışma saatlerini yeniden düzenleniyor. Salı, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00 saatlerinde çalışan Genel Kurulun, teklifle salı günleri saat 15.00'ten 21.00'e, çarşamba ve perşembe günleri saat 14.00'ten 21.00'e kadar çalışması öngörülüyor.
TBMM aracılığıyla yapılacak TV yayınında, önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla bu toplantı günleri ve saatleri esas alınacak.
Teklifle, Başkanlık kürsüsünde bulunan Başkanın frak giyme zorunluluğu kalkıyor. Başkanlık kürsüsünde Başkan ve görevli katip üyeler, koyu renk elbise giyecekler. Genel Kuruldaki milletvekilleri, bakanlar, TBMM idari teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler, ceket ile pantolon giyecek ve kravat takacak; kadınlar ise ceket ve etek veya ceket ve pantolon giyecek.
Görevlilerin kıyafeti ise Başkanlık Divanınca tespit edilecek.
Mevcut İçtüzüğün yoklamaya ilişkin maddesi de değiştiriliyor. Başkan birleşimi açarken tereddüde düşerse yoklama yapacak.
Teklif, milletvekillerinin, Genel Kurulda tasarı ve tekliflerin maddeleri ile verilen önergeler üzerinde yoklama isteminde bulunmasını kaldırıyor. En az 20 milletvekili, ayağa kalkarak veya önerge vererek, görüşmeye tabi tezkerelerin oylanması ile kanunların maddelerine geçilmesi ve tümünün oylanmasında, işaretle oylamaya geçilirken yoklama isteyebilecek.
Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya imzalı pusula vermek suretiyle yapılacak. Oturumu yöneten Başkan ve Divan üyeleri toplantı yeter sayısına dahil edilecek. Yoklama sonucunda, üye tamsayısının en az üçte birinin mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilecek. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa birleşim kapatılacak.
Bir milletvekili veya bakana, geçen birleşim tutanağında yer alan bir beyanın düzeltilmesi hakkında 5 dakikayı geçmemek üzere tanınan söz hakkı kaldırılıyor. Bir milletvekili veya bakan, beyanının düzeltilmesi istemini Meclis Başkanlığına yazılı olarak verecek. Bu istem birleşim tutanağına eklenecek.
Görüşmeye yer olup olmaması, Başkanı gündeme veya Meclisin çalışma usullerine uymaya davet gibi usule ait konular, diğer işlerden önce konuşulacak.
Bu yolda bir istemde bulunulması halinde lehte ve aleyhte en çok 2'şer kişiye tanınan 10'ar dakikalık söz hakkı, teklifle 3'er dakikaya indiriliyor.
Tasarı ve tekliflerin komisyonlara havalesine itiraz eden milletvekiline oturumun başında tanınan söz hakkı; teklifle, itirazın yazılı olarak Meclis Başkanlığına iletilmesi şeklinde değiştiriliyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
