2012-09-18 - 14:55
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL'IN BASIN TOPLANTISI...
MHP'li Vural: "Yabancı görüş ve düşüncelerle işgal edilmiş Dışişleri Bakanı zihniyeti, Türkiye'de milliyetçilikle hesaplaşma vaktinin geldiğini söylüyor. Milliyetçilikle hesaplaşmaya kalkanların akıbetini milli Kurtuluş Savaşı yazdı zaten. Bu milletin bağımsızlığına ve milli egemenliğine karşı, var olmasına karşı yedi düvele karşı hesaplaşmayı yaptık, cumhuriyeti kurduk. Hodri meydan sana, yüreğin varsa, gel o hesaplaşmayı başlatalım seninle. Tarihi yine tekerrür ettiririz, bunu bil."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye'nin gündeminin terör olduğunu hatırlatarak, "her gün artık birçok sayıyla ifade edilen, bazılarının birkaç Mehmet diye aşağılayarak ortaya koymasına rağmen bu milletin birlik ve bütünlüğünü savunma uğruna kan ve can vermeye devam ediyoruz" dedi.

Son günlerdeki mayın patlamaları yüzünden verdiğimiz şehitlere değinen Vural, "Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Beyefendiler oradaki valilere zırhlı araç alacaklarmış. Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizi, polisimizi ve askerimizi bu mücadelede koruması gereken teknik araçlardan mahrum bırakanlar maalesef kendileri için zırhlı araç alabiliyorlar. Sekiz polisimizin şehit olduğu güzergâh kontrol edilmiş midir? Neden bunlara zırhlı araç verilmemiştir? Ne yapar Bingöl Emniyet Müdürü, Valisi ne yapar? Ama kendinize uçak alırken Mercedes arabası alırken baya bonkörsünüz. Bunun sorumlusu kim?" şeklinde konuştu.

Sözlerine "bu millet birliği ve bütünlüğü için şehit verecek yürekli insanları eğitmekte elbette aileler olarak kararlı, ama yöneticilere hatırlatmak isterim ki bu kınalı kuzularımız bu milletimizin güvenliğini sağlamak isteyen polisimiz, askerimiz kurbanlık koyun değildir. Herkes aklını başına alsın. Onun için MHP olarak terörle mücadelede pasif bir yaklaşım yerine aktif bir terörle mücadele konsepti geliştirilmesi gerekliliğini ifade ediyoruz" şeklinde devam eden Vural, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Bir alçaklıkla karşı karşıyayız, bir hainlikle, bir düşmanlıkla. Bir işin kemali aynı zamanda zevaline de yakındır" sözleriyle ilgili olarak "bakın beyefendiler demek ki PKK terör örgütünün olgunlaşmasını, olgunlaştıktan sonra zevale ereceğini düşünüyor. Şu zihniyete bakın. Yani darbenin zemini hazırlanıyor, ondan sonra darbe yapılıyor, terörle mücadele konusunda beyefendiler çözümü bulmuşlar. Terör kemale ermeden zevali olmaz. Şu çözüme bakın. İnşallah bu sözler sizin zevalinizin karinesi olur" dedi.

"PKK terör örgütünün kemale ermesini sağlayan düşünceyi ortaya koyanlar, bu zemini hazırlayanların millet nezdinde sorumlu olduğunu" ifade eden Vural, "herkesin yüreği yanıyor. Bu şehitler yalnızca şehit analarının babalarının ailelerin şehitleri değil, hepimizin şehitleridir. Onlara her beraber sahip çıkmaya, ay yıldızlı bayrakla onlara karşı milli duruş sergilemeye devam edeceğiz. Bugün o mayınlı patlamada polislerimiz şehit oluyorsa biliniz ki Habur'da devlet töreniyle terörist karşılayanların, Oslo'da müzakere masasına oturanların vebali vardır. PKK terör örgütüyle mücadele yerine müzakereyi ön plana alan bir zihniyetin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu her yerde haykırmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "PKK'yı Kürtlerin temsilcisiymiş gibi gösterenlerin, Türkiye'de Kürt sorunu vardır diyenlerin sorumluluğunun olduğunu" sözlerine ekleyen Vural, "Olan biteni herkes görüyor, milletimiz görüyor" şeklinde konuştu.

Afyonkarahisar'daki patlama ile ilgili olarak farklı yorumlar yapıldığını belirten Vural "biri çıkıyor, bomba düşmüştür diyor, Başbakan çıkıyor merak saiki ile pimi çekmiştir diyor, bir diğeri sabotajdır diyor. Bu nasıl bir zihniyettir? Millet gerçeği öğrenmek istiyor. Orada çocuklarını kaybeden aileler karşısında bu sorgulamaları yapan siyasetçilere sesleniyorum, onları sorumlu mu gösteriyorsunuz? Aklı başında bilgilerle değerlendirme yapmak ve orada şehit olanları da töhmet altında bırakacak elinizde bilgi ve belge olmadan sözler kullanmak gerçekten temsil ettiğiniz bu milletin değerlerine uymuyor. Elinizde bilgi ve belge olmadan bu açıklamalar sorumlu açıklamalar değildir" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan'ın "imam hatiplerin terörist yetiştirmediği" söylemi ile ilgili olarak "bir imam hatiple teröristi hangi zihniyetle yan yana getiriyorsunuz? Bu kıyaslama bile haksızlıktır. İmam hatip dışındaki okullardan mezun olanlar için de haksızlıktır. Başbakan hem imam hatiplilerden hem de imam hatip dışındaki okullardan mezun olan herkesten özür dilemelidir. Öyle bir noktaya geliniyor ki imam hatipli olanları olmayanlara düşman, olmayanları imam hatiplilere düşman hale getiriliyor" şeklinde konuştu.

"Asıl teröristi yetiştiren zihniyetin terör örgütünü siyasi ve hukuki meşruiyet alanına sokan zihniyet" olduğunu ileri süren Vural, "Allah'ın dinini kelamını hakkıyla öğreten bir imam hatipliyi teröristle aynı cümlede kullanmak, aynı kefeye sokmak hak değildir. İmam hatiplerden terörist çıkmaz. Memleketini seven, bu milleti seven insanlar çıkar da Oslo'da terör örgütüyle pazarlık yapanların da çıkmaması gerekiyor. Irak'ı işgal eden ABD askerleri için dua eden de çıkmaz. Olsa olsa derslerden kaçanlar ancak bunları yapabilir. Yahudi cesaret madalyası alanlar da çıkmaz, çıkmamalı" şeklinde konuştu.

MHP'li Vural, "terör örgütüne karşı tavır oluşturması gereken Başbakan'ın terör durursa operasyonlar durur" söylemi ile ilgili olarak "oradan medet uman bir yaklaşımla terörle mücadele edemezsiniz. Devlet silah bıraktıracak, bu kadar açık ve net" dedi.

Başbakan'ın TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'e "o işine baksın" dediğini hatırlatan Vural, daha önce de Egemen Bağış'ın Boyner'e "TÜSİAD medyayı kullanmak yerine bir telefon etse sorunlar ortadan kalkar" dediğini belirtti. "Bir taraftan telefonla görüşüyorlar, bir taraftan atıp tutuyorlar. Yani Sayın Başbakan, milletin neyi ne kadar öğreneceğine sen mi karar vereceksin, bunun sınırını sen mi çizeceksin? Bu ülkenin ali kıran baş keseni sen misin? Evet, sizin ne yaptıklarınızı ne ettiklerinizi öğrenmek istiyoruz. Dolmabahçe'de ne konuşuldu? Dünyanın en zengin yahudisi gelmiş, istanbul'da ne konuştunuz? Öğrenmek istiyoruz. Uludere'de ne oldu? Afyon'da ne bitti? Oslo'da kimlere nasıl talimat verildi öğrenmek istiyoruz. Oslo'daki görüşmelerin tutanakları hakem devletin elindedir ve bu konuda Yargı'nın önü kapatılmıştır. Milli devlet yapısı, üniter devlet yapısı pazarlık konusu yapılmıştır. Bu konuda Başbakan'a çağrımı yineliyorum, madem bu konuda çok netsiniz o zaman soruşturma iznini verelim, Yargı'nın önünü açılsın" diye konuştu.

En önemli konunun Ahmet Davutoğlu'nun "milliyetçilikle hesaplaşma vakti" ifadeleri olduğunu belirten MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nın zihniyetinin nasıl işgal altında olduğunun ifadeleridir bu. Yabancı görüş ve düşüncelerle işgal edilmiş Dışişleri Bakanı zihniyeti Türkiye'de milliyetçilikle hesaplaşma vaktinin geldiğini söylüyor. Milliyetçilikle hesaplaşmaya kalkanların akıbetini milli Kurtuluş Savaşı yazdı zaten. Bu milletin bağımsızlığına ve milli egemenliğine karşı, var olmasına karşı yedi düvele karşı hesaplaşmayı yaptık, cumhuriyeti kurduk. Hodri meydan sana, yüreğin varsa, gel o hesaplaşmayı başlatalım seninle. Tarihi yine tekerrür ettiririz bunu bil. Bu milletin milli kimliğiyle var olmasına, yaşamasına, bu coğrafyayı vatan yapmasına karşı gelenler, hazmedemeyenlere karşı cumhuriyeti cumhuriyet fikrini yine kafalara yazarız. Bunlar mücevher taşa yazılmıştır. Bu coğrafyada bu milletin olmasını hazmedemeyenlerin düşüncelerini işgal ettiği bir Dışişleri Bakanı maalesef Türkiye'yi dışardan kuşatan projelerin hamiliğine soyunmuştur. Milliyetçiliğe karşı olanlar millete karşı olanlardır, millete düşman olanlardır. Bu milleti ayrımcı gibi gösteren zihniyet ancak ve ancak bu milletin değerlerinden nasibini almayan bir zihniyettir. Ne hazindir ki tarihten gelmiş organik yapıları dağıtarak geçici ve suni kimlikler ortaya çıktı demekle bu coğrafyada oluşturduğumuz milli kimliği reddeden bir zihniyetin Davutoğlu'nun beynini işgal ettiğini esefle görüyorum. Benim milli kimliğim suni değildir ey Davutoğlu, benim dinim suni değildir. Davutoğlu, Cumhuriyetin kuruluş fikrine de ulus devlete de karşıdır, milletçiliğe de düşman tavır beslemiştir. Davutoğlu'nun, ''Kürt meselesini nasıl çözmüş bir Türkiye olacak-'' sorusuna verdiği yanıt; milliyetçiliğe reddiye, ulus devleti inkara dayanıyor. Öcalan'ın yol haritası aynen bunu söylüyor. Davutoğlu'nun yol haritası ile Öcalan'ın yol haritasının aynı düşünceden yola çıktığını görmüş olmaktan üzüntü duyuyorum. Türk milletiyle hesaplaşmak isteyenlere sesleniyorum; bu millet sizinle hesaplaşacaktır elbette. İnşallah bu düşünce kemale ermiştir, zevali de yakındır." (14:55)

Banu Doğan