2012-06-30 - 13:55
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ OSMAN KORUTÜRK'ÜN BASIN TOPLANTISI...
CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, parlamentoda CHP'li Dışişleri Komisyonu üyeleri ile birlikte Sudan'la askeri işbirliği antlaşması konusunda bir basın toplantısı düzenledi.
Hükümetin Suriye politikasını en başından beri eleştirdiklerini hatırlatan Korutürk, "Suriye'de rejimin kendi halkına baskı uygulaması, şiddet uygulaması kabul edilebilir bir durum değildir. Suriye hükümeti halkının demokratik karakterini demokratik diyalog suretiyle karşılamak durumundadır. Bu konuda herkes elinden geleni yapmalı ve orada bir baskı şiddet olmaksızın halkın arzu ve isteklerinin karşılanmasına çalışılmalıdır. Hükümet buna karşı Suriye muhalefetine önce Türkiye'de örgütlemek onlara eğitim ve maddi desteği vermek ve dış basının defalarca yazdığı gibi silah vermek ve silah nakline izin vermek suretiyle bu ihtilafta taraf oldu ve Suriye'ye sürekli tehdit içerisinde gözüktü. Sabrımız taşmak üzeredir, her an harekete geçebiliriz şeklinde beyanlarda bulunuldu. Biz bunu eleştirdikçe hükümet bize dedi ki bunları yapmamızın sebebi, Suriye'de çok kan dökülüyor, Suriye'de katliam var biz katliama karşı kayıtsız kalamayız denildi" şeklinde konuştu.

Hükümetin söylemlerinin aynı şekilde devam ettiğini "kan dökülmesine karşı duramayız, insanlar öldürülürken sessiz kalamayız bu bizim görevimiz" şeklinde beyanlarda bulunulduğunu ifade eden Korutürk, "Sudan'da da benzer bir katliamın yaşandığını, 2003 yılından bu yana da devam ettiğini" bildirdi. "Sudan'daki katliamın 2006 yılından beri BM Güvenlik Konseyi'nin gündeminde" olduğu bilgisini veren Korutürk, "burada bir komisyon kurulduğunu, komisyonun hazırladığı rapor sonucunda konunun Uluslararası Ceza Mahkemesine intikal ettirildiğini ve Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir'in tutuklanması konusunda uluslararası ceza mahkemesi karar çıkartıldığını" belirtti.

"Kırmızı bültenle aranan Sudan Cumhurbaşkanı'nın Ankara'da kırmızı halıyla karşılandığını" ifade eden Korutürk, "bu konuda hükümetin hiçbir şey söylemediğini" belirtti. Korutürk şunları kaydetti:
"Hiçbir şey söylememek bir tarafa, önceki gün dışişleri komisyonuna bir antlaşma taslağı geldi. Bu antlaşma taslağı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti hükümeti arasında askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği çerçeve antlaşması. Bunun onaylanmasını istediler. Bunun içinde diyor ki askeri eğitim öğretim, tatbikat, askeri tıp, arşiv, müzecilik, sağlık hizmetleri, savunma sanayi, personel yönetimi, lojistik ve askeri istihbarat, muhabere ve elektronik bilgi sistemleri, mesleki gelişim, kültürel amaçlı etkinlikler, personel değişimi gibi çok geniş kapsamlı bir antlaşma ve bu antlaşmanın bir maddesinde de diyor ki taraflarca karşılıklı olarak belirlenebilecek diğer alanlarda diyor. Yani ucu açık bir antlaşma bu. Ucu açık antlaşmayı yaptığınız ülke katliam yapmakla uluslararası kuruluşlar tarafından suçlanmış, suçu sabit görülmüş, cumhurbaşkanı hakkında tutuklama kararı çıkarılmış bir ülke. Bu ülke ile siz askeri işbirliği antlaşması yapıyorsunuz ve bir taraftan da Suriye'ye karşı tutumunuzu da insanlıkla insan haklarıyla izah etmeye çalışıyorsunuz"


Bu antlaşmanın "Türkiye'yi Sudan'da yapılan katliama ortak etmek neticesini doğuracak bir antlaşma" olduğunu belirten Korutürk, "Bu antlaşmanın Dışişleri Komisyonu içerisindeki tavrımızda geri çekilmesini istedik. Bu antlaşma olsa olsa buraya yanlışlıkla gelmiş olabilir. Sizin ne söyleminizden ne politikanızdan tutmuyor bu dedik. Ama geri çekmediler. Oylama yapıldı. Oylamada bütün muhalefet blok halinde karşı oy kullandı. İktidarın oylarıyla bu antlaşma şimdi Genel Kurul'a sevk edilecek. Genel Kurul'a sevk edilecek olan bu antlaşma ile ilgili biz bir muhalefet şerhi hazırladık" dedi.

Bu antlaşmanın, hükümetin "samimi olmadığını ve insan hakları veya katliama seyirci kalmak gibi bir gayesinin olmadığını en açık şekilde ortaya koyan bir örnek" olduğunu söyleyen CHP'li Korutürk, Sudan'da yüzbinlerin üstünde insan öldürülmüş, bir o kadarı da sakat kalmış vaziyette. Bir buçuk milyon insan da çok güç şartlarda bölgedeki kamplarda yaşıyor. Biz de bu baskıları yaşayan Sudan hükümetiyle antlaşma yapıyoruz bunu sizin takdirlerinize bırakıyorum" şeklinde konuştu.