2011-07-04 - 11:56
AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, partisinin TBMM Grup toplantısından önce gazetecilerin futbolda
şike iddialarının soruşturulmasıyla ilgili sorularını cevapladı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür,
bireysel olarak şike ile karşılaşmadığını belirterek, ''O duygu birliği yaptığım
arkadaşlarım, belki zaman zaman gördüğüm büyük kulüplerin başkanlığını kazanmış
büyüklerimizin inşallah hayırla bu davadan güzel bir şekilde çıkmasını
diliyorum'' dedi.
Şükür, partisinin TBMM Grup toplantısından önce gazetecilerin futbolda
şike iddialarının soruşturulmasıyla ilgili sorularını cevapladı.
Hakan Şükür, ima yoluyla ligin son haftalarında bu tür şeylerin
konuşulduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
''Şampiyonluğa giden yolda çeşitli imalarda bulunmuşlardı. Bunlar tabii
hemen hemen her dönemde çok konuşulur. Ama en son çıkan kanunla biraz daha
üzerine gidilen soruşturulan bir boyuta geleceği söylenmişti. Bugün bunu
yaşıyoruz. Tabii henüz bir suç isnadı oluşmadı. Ben de herkes gibi umuyorum ki
çok değerli başkanlarımızın, futbolcu arkadaşlarımızın ve menajerlerin bu
durumdan sağ sağlim çıkması ama başlı başına bu şekilde içeri gitmeleri bile
bundan sonra bu işin ne kadar ciddi yapılacağı konusunda en ufak şaka yollu
konuşmaların bile değerlendirmeye tabi tutulacağını gösteriyor.
Bunun böyle olması daha iyi, Türk futbolu biraz daha resmiyet ve ciddiyet
kazanır bugünkü durumun sonucu ne olursa olsun. Çünkü, ciddi bir iş yapıyor
arkadaşlarımız, kulüp başkanları, toplumu yönlendirme adına önemli insanlar.
Kazanılacak bir şampiyonlukta nasıl sevinenler varsa, tabii burada üzülenler de
oluyor. Hak gasbına uğrayanlar da oluyor. Her kişi kendi vicdanıyla hareket
etmeli. Futbolcu-menajer, menajer-futbolcu, futbolcu-yönetici, yönetici-menajer
ilişkilerinin geçmişte de çok farklı boyutlara geldiğini biliyoruz. Pasta büyük,
çok büyük bir sponsorluk gelirleri var. Haliyle bir amaca ulaşmak için farlı
şeyler düşünülebilir, bu da hep konuşulmuştur. Ama yargı sürecini bekleyip,
Başbakan ve Spor Bakanımızın söylediği gibi konu henüz yeni, gelişmelere
bakacağız.''
Şükür, ''Durumun ciddi olduğunu düşünüyor musunuz? Ateş olmayan yerden
duman çıkmaz denebilir mi?'' sorusuna, ''Ciddi olmaktan ziyade böyle bir şey
olmazdı, inşallah ateş de yoktur...'' karşılığını verdi.
AK Parti'li Şükür, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Benim çok değerli arkadaşlarım var, çocukluğumuzu beraber geçirdiğimiz.
Ama ben sporculuk hayatımda hep yalnız kalmayı tercih ediyordum çünkü, çok içli
dışlı olduğunuz zaman bazı şeylerden ister istemez belki tehditle belki başka
şeylerle işin içinde olabilirsiniz.
Sadece tuttuğunuz takımın şampiyon olması değil, toplum duyarlılığını da
taşımanız gerekiyor. Şimdi çok üzülen kardeşlerimiz var şampiyonluk kazanmışlar,
öbür taraftan bundan medet umup, sevinmenin de çok doğru olmadığını düşünüyorum.
Henüz kesinlik kazanmadan farklı duygulara kapılıp açıklamalar yapmanın da yanlış
olduğunu düşünüyorum.''
''Siz futbolculuk döneminde böyle şeylere tanık oldunuz mu?'' sorusunu da
Şükür şöyle yanıtladı:
''Ben hiç tanık olmadım. İşte böyle her işin perde arkasında yansımayacak
şekilde konuşmalar vardır. Çeşitli şüphe ve imalarla bunların içerisinde
olursunuz ama kendi adıma öyle bir duruşunuz olmalı ki bunlar size yanaşmamalı.
Ben çok şükür bireysel olarak böyle bir şeyle karşılaşmadım. Bireysel olarak. Ama
hem bulunduğum takım, hem bulunduğum ortamlar, başka takımlarla ilgili ortamlarda
da bulundum ben. Milli takım kampında da bu tür şeyler çok konuşuluyor. Ben ya
ortamdan çıkarım veya oradaki ortamı, konuyu değiştiren bir yapım vardır. Tabii
olmuştur, olanın önüne geçemiyorsunuz ama bundan sonra tek ümidim, beklentim, o
duygu birliği yaptığım arkadaşlarım, belki zaman zaman gördüğüm büyük kulüplerin
başkanlığını kazanmış büyüklerimizin inşallah hayırla, bu davadan güzel bir
şekilde çıkmasını diliyorum. Görüntü her ne kadar ciddiyet kazanmış olsa da
bundan sonraki sürecin, bir sporcu olarak, bir ders niteliğinde olmasını, bir
daha olmamasını, aklanmalarını, öyle şekilde çıkmalarını diliyorum.''
(11.56)
bireysel olarak şike ile karşılaşmadığını belirterek, ''O duygu birliği yaptığım
arkadaşlarım, belki zaman zaman gördüğüm büyük kulüplerin başkanlığını kazanmış
büyüklerimizin inşallah hayırla bu davadan güzel bir şekilde çıkmasını
diliyorum'' dedi.
Şükür, partisinin TBMM Grup toplantısından önce gazetecilerin futbolda
şike iddialarının soruşturulmasıyla ilgili sorularını cevapladı.
Hakan Şükür, ima yoluyla ligin son haftalarında bu tür şeylerin
konuşulduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
''Şampiyonluğa giden yolda çeşitli imalarda bulunmuşlardı. Bunlar tabii
hemen hemen her dönemde çok konuşulur. Ama en son çıkan kanunla biraz daha
üzerine gidilen soruşturulan bir boyuta geleceği söylenmişti. Bugün bunu
yaşıyoruz. Tabii henüz bir suç isnadı oluşmadı. Ben de herkes gibi umuyorum ki
çok değerli başkanlarımızın, futbolcu arkadaşlarımızın ve menajerlerin bu
durumdan sağ sağlim çıkması ama başlı başına bu şekilde içeri gitmeleri bile
bundan sonra bu işin ne kadar ciddi yapılacağı konusunda en ufak şaka yollu
konuşmaların bile değerlendirmeye tabi tutulacağını gösteriyor.
Bunun böyle olması daha iyi, Türk futbolu biraz daha resmiyet ve ciddiyet
kazanır bugünkü durumun sonucu ne olursa olsun. Çünkü, ciddi bir iş yapıyor
arkadaşlarımız, kulüp başkanları, toplumu yönlendirme adına önemli insanlar.
Kazanılacak bir şampiyonlukta nasıl sevinenler varsa, tabii burada üzülenler de
oluyor. Hak gasbına uğrayanlar da oluyor. Her kişi kendi vicdanıyla hareket
etmeli. Futbolcu-menajer, menajer-futbolcu, futbolcu-yönetici, yönetici-menajer
ilişkilerinin geçmişte de çok farklı boyutlara geldiğini biliyoruz. Pasta büyük,
çok büyük bir sponsorluk gelirleri var. Haliyle bir amaca ulaşmak için farlı
şeyler düşünülebilir, bu da hep konuşulmuştur. Ama yargı sürecini bekleyip,
Başbakan ve Spor Bakanımızın söylediği gibi konu henüz yeni, gelişmelere
bakacağız.''
Şükür, ''Durumun ciddi olduğunu düşünüyor musunuz? Ateş olmayan yerden
duman çıkmaz denebilir mi?'' sorusuna, ''Ciddi olmaktan ziyade böyle bir şey
olmazdı, inşallah ateş de yoktur...'' karşılığını verdi.
AK Parti'li Şükür, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Benim çok değerli arkadaşlarım var, çocukluğumuzu beraber geçirdiğimiz.
Ama ben sporculuk hayatımda hep yalnız kalmayı tercih ediyordum çünkü, çok içli
dışlı olduğunuz zaman bazı şeylerden ister istemez belki tehditle belki başka
şeylerle işin içinde olabilirsiniz.
Sadece tuttuğunuz takımın şampiyon olması değil, toplum duyarlılığını da
taşımanız gerekiyor. Şimdi çok üzülen kardeşlerimiz var şampiyonluk kazanmışlar,
öbür taraftan bundan medet umup, sevinmenin de çok doğru olmadığını düşünüyorum.
Henüz kesinlik kazanmadan farklı duygulara kapılıp açıklamalar yapmanın da yanlış
olduğunu düşünüyorum.''
''Siz futbolculuk döneminde böyle şeylere tanık oldunuz mu?'' sorusunu da
Şükür şöyle yanıtladı:
''Ben hiç tanık olmadım. İşte böyle her işin perde arkasında yansımayacak
şekilde konuşmalar vardır. Çeşitli şüphe ve imalarla bunların içerisinde
olursunuz ama kendi adıma öyle bir duruşunuz olmalı ki bunlar size yanaşmamalı.
Ben çok şükür bireysel olarak böyle bir şeyle karşılaşmadım. Bireysel olarak. Ama
hem bulunduğum takım, hem bulunduğum ortamlar, başka takımlarla ilgili ortamlarda
da bulundum ben. Milli takım kampında da bu tür şeyler çok konuşuluyor. Ben ya
ortamdan çıkarım veya oradaki ortamı, konuyu değiştiren bir yapım vardır. Tabii
olmuştur, olanın önüne geçemiyorsunuz ama bundan sonra tek ümidim, beklentim, o
duygu birliği yaptığım arkadaşlarım, belki zaman zaman gördüğüm büyük kulüplerin
başkanlığını kazanmış büyüklerimizin inşallah hayırla, bu davadan güzel bir
şekilde çıkmasını diliyorum. Görüntü her ne kadar ciddiyet kazanmış olsa da
bundan sonraki sürecin, bir sporcu olarak, bir ders niteliğinde olmasını, bir
daha olmamasını, aklanmalarını, öyle şekilde çıkmalarını diliyorum.''
(11.56)
