2013-04-26 - 14:00
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, çözüm sürecinin barış ve toleransla sonuçlanması halinde milletin veya sistemin herhangi bir unsurunun zarar görmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Onun için erken negatif yorumlardan sakınmak lazım" dedi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, çözüm sürecinin barış ve toleransla sonuçlanması halinde milletin veya sistemin herhangi bir unsurunun zarar görmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Onun için erken negatif yorumlardan sakınmak lazım" dedi.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan İyimaya, terör örgütünün çekilmesinin şartlı olacağı açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, sürecin başarılı sonuçlanmasının herkesin hayrına olduğunu söyledi.
Süreç içindeki evrelerin ve düşük yoğunluklu olguların sürece doğrudan negatif ya da pozitif etkisini var saymamak gerektiğini ifade eden İyimaya, "Bu süreç barışla, toleransla sonuçlanırsa milletimizin veya sistemimizin herhangi bir unsurunun zarar görmesi mümkün değil. Onun için erken yorumlardan, erken negatif yorumlardan sakınmak lazım" diye konuştu.
İyimaya, "Sorun uluslararası nitelik kazanır mı-" sorusunu yanıtlarken, bu konuda politika yapıcı olmadığını dile getirdi. Sürecin sonunun iyi olmasının önemine işaret eden İyimaya, "Ara değerlendirmelerden sakınırım. Kaygıların, psikolojik unsurların ortaya çıkmaması mümkün değil ama tablonun tamamına ve 30 yıllık acı hatıraya bakmak lazım" şeklinde görüş belirtti.
Sürecin ne olduğunu bilip bilmediği de sorulan İyimaya, "Tarih bilgim de iyidir, konjonktürel bilgim de iyidir, tahminim de iyidir. Elbette meçhulüm değil" dedi.
Başka bir soru üzerine, süreçle anayasa çalışmaları arasında doğrudan bağ görmediğini kaydeden İyimaya, dolaylı bağlantı olabileceğini söyledi.
Süreç hakkında iyimser olduğunun altını çizen İyimaya, "Geçmişten çıkardığımız derslerle yaşanan süreci mukayese ettiğim zaman pozitif değerlendiriyorum" diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da sorunun çözümüne yönelik ciddi adımların atıldığını söyledi.
Geri çekilme sürecinin ne kadar süreceğini bilmediklerini ifade eden Sakık, "Sürecin bitiminden sonra parlamentoya önemli görevler, sorumluluklar düşüyor. Aşama aşama herkesin özgürleşebileceği sürecin hayat bulması gerekir" dedi.
Terör örgütünün içinde süreci desteklemeyen kanat olduğunun gösterilmeye çalışıldığını anlatan Sakık, "Ama dün görebildiğimiz kadarıyla PKK'nın da bütünlük içinde sürecin arkasında olduğunu, silahlara veda etmek istediğini gördük" diye konuştu.
Süreçte herkesin özgür olacağını düşündüklerini ifade eden Sakık, bunun için zamana ihtiyaç olduğunu söyledi.
Sakık, yeni anayasanın dört siyasi partinin uzlaşmasıyla çıkmayacağını kamuoyunun bildiğini dile getirerek, "Bizim MHP'den beklentimiz yok. 6 aydır silahlar patlamıyor. 'Niye silahlar sustu' diye neredeyse yas bağlanıyor. Böyle bir siyasi anlayıştan bir şey beklememiz mümkün değil" ifadesini kullandı.
CHP'nin sürecin içinde olması ve barışa öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Sakık, "Gerçekten 3 parti süreci götürebilirse sorun yok ama yer almazsa sürecin selameti açısından, çare yoksa, yol çaredir. Yola koyulmalıyız ve halka gitmeliyiz" dedi.
Birlikte güçlü ve demokratik ülke yaratmaya çalıştıklarının altını çizen Sakık, "Buradan yeni devletler çıkarmaya gerek yok" diye konuştu.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan İyimaya, terör örgütünün çekilmesinin şartlı olacağı açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, sürecin başarılı sonuçlanmasının herkesin hayrına olduğunu söyledi.
Süreç içindeki evrelerin ve düşük yoğunluklu olguların sürece doğrudan negatif ya da pozitif etkisini var saymamak gerektiğini ifade eden İyimaya, "Bu süreç barışla, toleransla sonuçlanırsa milletimizin veya sistemimizin herhangi bir unsurunun zarar görmesi mümkün değil. Onun için erken yorumlardan, erken negatif yorumlardan sakınmak lazım" diye konuştu.
İyimaya, "Sorun uluslararası nitelik kazanır mı-" sorusunu yanıtlarken, bu konuda politika yapıcı olmadığını dile getirdi. Sürecin sonunun iyi olmasının önemine işaret eden İyimaya, "Ara değerlendirmelerden sakınırım. Kaygıların, psikolojik unsurların ortaya çıkmaması mümkün değil ama tablonun tamamına ve 30 yıllık acı hatıraya bakmak lazım" şeklinde görüş belirtti.
Sürecin ne olduğunu bilip bilmediği de sorulan İyimaya, "Tarih bilgim de iyidir, konjonktürel bilgim de iyidir, tahminim de iyidir. Elbette meçhulüm değil" dedi.
Başka bir soru üzerine, süreçle anayasa çalışmaları arasında doğrudan bağ görmediğini kaydeden İyimaya, dolaylı bağlantı olabileceğini söyledi.
Süreç hakkında iyimser olduğunun altını çizen İyimaya, "Geçmişten çıkardığımız derslerle yaşanan süreci mukayese ettiğim zaman pozitif değerlendiriyorum" diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da sorunun çözümüne yönelik ciddi adımların atıldığını söyledi.
Geri çekilme sürecinin ne kadar süreceğini bilmediklerini ifade eden Sakık, "Sürecin bitiminden sonra parlamentoya önemli görevler, sorumluluklar düşüyor. Aşama aşama herkesin özgürleşebileceği sürecin hayat bulması gerekir" dedi.
Terör örgütünün içinde süreci desteklemeyen kanat olduğunun gösterilmeye çalışıldığını anlatan Sakık, "Ama dün görebildiğimiz kadarıyla PKK'nın da bütünlük içinde sürecin arkasında olduğunu, silahlara veda etmek istediğini gördük" diye konuştu.
Süreçte herkesin özgür olacağını düşündüklerini ifade eden Sakık, bunun için zamana ihtiyaç olduğunu söyledi.
Sakık, yeni anayasanın dört siyasi partinin uzlaşmasıyla çıkmayacağını kamuoyunun bildiğini dile getirerek, "Bizim MHP'den beklentimiz yok. 6 aydır silahlar patlamıyor. 'Niye silahlar sustu' diye neredeyse yas bağlanıyor. Böyle bir siyasi anlayıştan bir şey beklememiz mümkün değil" ifadesini kullandı.
CHP'nin sürecin içinde olması ve barışa öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Sakık, "Gerçekten 3 parti süreci götürebilirse sorun yok ama yer almazsa sürecin selameti açısından, çare yoksa, yol çaredir. Yola koyulmalıyız ve halka gitmeliyiz" dedi.
Birlikte güçlü ve demokratik ülke yaratmaya çalıştıklarının altını çizen Sakık, "Buradan yeni devletler çıkarmaya gerek yok" diye konuştu.
