2013-06-05 - 14:24
TBMM ÇEVRE KOMİSYONU BAŞKANI EROL KAYA'NIN BASIN TOPLANTISI...
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, AK Parti'li komisyon üyeleri ve BDP'li üye Mardin Milletvekili Erol Dora ile düzenlediği basın toplantısında, komisyonun, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamındaki etkinliklerini anlattı.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin, ''Çevre hassasiyetiyle yola çıkanlara saygı duyuyoruz. Ancak 12 ağaçtan yola çıkarak, ülkede insan hayatına mal olacak bir eylemi çevrecilik adına izah etmek mümkün değil'' dedi.

Kaya, AK Parti'li komisyon üyeleri ve BDP'li üye Mardin Milletvekili Erol Dora ile düzenlediği basın toplantısında, komisyonun, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamındaki etkinliklerini anlattı. Erol Kaya, bu kapsamda Meclis'te resim, fotoğraf ve maket sergisi açtıklarını, ağaç diktiklerini, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek'i ziyaret ettiklerini söyledi.

Türkiye'de çevre ile ilgili iki sorunun ön plana çıktığını belirten Kaya, ''Birisi, kalkınma ile ilgili çevreden inanılmaz fedakarlık bekleyenler, diğeri 'Aman çevreye dokunmayalım' diyenlerler. Biz her iki alanında yanlış olduğunu, ortak bir çözüm alanının oluşması gerektiğini düşünüyoruz'' diye konuştu.

Çevrenin, ahlak ve eğitim boyutuyla da dikkate alınması gerektiğine işaret eden Kaya, Türkiye'de bu konuların çok öne çekilemedeğini vurguladı.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara değinen Kaya, çevre hassasiyetiyle yola çıkanlara teşekkür ettiğini belirtti. Türkiye'nin çevre bilincinin geldiği nokta açısından bunun önemli olduğunu vurgulayan Kaya, ''Bu insanlarımızın mücadelesi, Taksim'de yapılan çalışmalara katılmaktır. Şehirdeki gelişmeleri takip etmeleridir. Buna saygı duymalıyız'' dedi.

Çevre ile ilgili hassasiyet gösteren herkese saygı duyduklarını, ancak çevre ile yola çıkıp 280'e yakın iş yerinin, 300'e yakın aracın yakılması, insanların yaralanmasını ya da hayatını kaybetmesini kimsenin kabul etmesinin mümkün olamayacağını dile getirdi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kaya, 12 ağaçtan yola çıkarak, ülkede insan hayatına mal olacak bir eylemi çevrecilik adına izah edilmesinin mümkün olmayacağını söyledi. Kaya, çevreci insanların masum duygularını, ağaçların masumiyeti kullanılarak gelinen noktanın çevrecilik olarak izah edilemeyeceğini ifade etti.

Polisin göstericilere yönelik müdahalesine ilişkin soruyu yanıtlayan Kaya, ''Masum insanların, şehirde yapılan projeye katılma süreci ile ilgili yaptıkları eylemi ve talebi orantısız güç kullanmakla ortadan kaldırılmasını kabul etmek asla mümkün değildir. Orantısız güç kullanılıyorsa bunun da gereği yapılmalıdır'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül'e yaptıkları ziyarete değinen Kaya, bu konuyu Gül ile de konuştuklarını söyledi. Kaya, Gül'ün, bunun aslında gelişmiş ülke reflekslerinde olduğunu, dünün Türkiyesi'nde faili meçhuller konuşulurken, bugünün Türkiyesi'nde çevrenin konuşulduğunu söylediğini aktardı.

Kaya, Gül'ün, demokratik tartışma olgunluğundan bahsettiğini, bugünkü Türkiye'nin fotoğrafında bu hassasiyeti ortaya koyanlarla, dünün Türkiyesi'nde tepkisi ortaya koyanların birbirinden ayrılması gerektiğini ifade ettiğini belirtti.

Tabiat Varlıkları ve Biyolojik Çeçitiliği Koruma Kanunu Tasarısı'na ilişkin soruyu da yanıtlayan Kaya, ''Bu tasarı içinde eleştirilen iki nokta var. Birisi milli parklarla ilgili. Mili parklarla ilgili kanun, olduğu gibi bu tasarıya dercedilmiştir. Bir de ilaveleri var. Kurullar ise diğer Bakanlık bünyesine alındığından dolayı bu tasarıdan çıkarıldı. Üstün kamu yararı konusu var. Bununla ilgili tartışmalar söz konusu. Meclis'te bu konuda bir düzenleme yapılabilir mi diye değerlendirmede bulunduk'' dedi.