2019-06-19 - 15:57
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, yeni askerlik sistemi teklifinin 30 maddeden oluşan ikinci bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, "Dünya Çevre Günü", MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, "Gaziantep'in Sorunları" ve HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel "Sağlık Alanında Yaşanan Sorunlara" ilişkin gündem dışı söz alarak görüşlerini dile getirdi.
Milletvekillerinin ardından yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Trabzon'un Araklı ilçesindeki sel felaketi nedeniyle 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin kaybolduğunu anımsattı. Türkkan, kaybolan vatandaşların biran önce bulunması temennisinde bulunarak, "Akıl ve bilim dışına çıkıldıkça bu olaylar devam edecektir. Dere yatağına evler yapılmıştır. Plansız yapılaşmalar ivedilikle durdurulmalıdır." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da yurdun değişik yerlerinde aşırı yağışlar nedeniyle bazı vatandaşların hayatını kaybettiğini ve maddi hasarlar meydana geldiğini söyledi. Hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yaralılara şifa dileyen Akçay, "Yağışların afete dönüşmemesi için şehir planlamasının çok büyük önemi var. Böyle olayların yeniden yaşanmaması için biran önce gerekli önlemlerin alınması gerekir." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise Araklı'da yaşanan sel felaketine işaret ederek, iktidarın dere yataklarında yerleşime izin verdiğini ve HES projeleriyle doğaya zarar verdiğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Trabzon Araklı'da yaşanan sel felaketine ilişkin, "Bu kaderin değil, ihmalin sonucudur. İhmaller zinciri sonucu işlenmiş cinayettir. Bu tür felaketleri engellemek, vatandaşlarımızın göz göre göre ölmelerini önlemek için yapılacak şey gereken tedbirlerin alınmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi parti ve liderlerine eleştiri yapılırken dikkatli davranılmasını isteyen Özkoç, "Eğer sizin lideriniz, FETÖ'nün savcısı Zekeriya Öz ve örgüt mensubu Adil Öksöz'ün elini kolunu sallayarak yurt dışına çıkmasını izliyorsa, CHP'ye değil yere bakacaksınız, yüzünüz kızaracak. Eğer lideriniz milli irade ile seçilmiş Başbakanı görevden alıyorsa CHP'yi eleştirirken dikkatli olacaksınız." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Araklı'da meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet ve yakınlarına baş sağlığı diledi. Araklı Kaymakamlığında kriz masasının kurulduğunu ve 281 kişilik bir ekiple arama ve kurtarma çalışmalarının tam donanımlı bir şeklide devam ettiğine dikkati çekti.
Vatandaşların AK Parti'nin icraatlarını her dönemde değerlendirerek not verdiğini vurgulayan Özkan, "Halkımız tüm seçimlerde hükümetimize yeniden yetki vermiştir. Özellikle terörle mücadelede ortaya koymuş olduğumuz başarı, terör örgütlerinin davamıza karışı olan düşmanlığını tetiklemişken vatandaşlarımızın da takdirini kazanmıştır. FETÖ ile mücadelede hamdolsun örgütün elebaşının şefaatine değil bedduasına mazhar olduk. Bir terör örgütünü liderinden elbette güzel söz işitmek bize yakışmazdı. Biz şefaatlerini değil, beddualarını aldık."
Özkan, Askeralma Kanunun Teklifi görüşmelerinin yarın da devam edeceğini belirterek, uzlaşıyla yasayı hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grup önerileri ele alındı.
HDP'nin "Kürtçe dili" ile ilgili verdiği araştırma önergesi, tartışmalara yol açtı.
Önerge üzerinde dile getirilen eleştirilere yanıt vermek üzere söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Kürt vatandaşların Türkiye'nin kurucu unsuru olduğunu, geçmişten bugüne yaptıkları reformlarla yasakları kaldırdıklarını, Kürtçe üzerine araştırma yapan enstitüler kurduklarını söyledi.
Kürkçe dil eğitimi ilgili yapılan çalışmaların ortada olduğuna dikkati çeken Özkan, TRT'nin Kürtçe yayın yapan bir kanala kavuştuğunu belirtti.
Özkan, "Vatandaşların kendi dillerinde konuşmalarının yasaklandığı, engellendiği yönündeki hiçbir iddiayı kabul etmiyoruz. Allah'ın izniyle ortaya koyduğumuz demokrasi ve özgürlük mücadelesini her şeye rağmen emin ve kararlı olarak sürdüreceğiz." dedi.
Özkan, sözlerini Kürtçe olarak bir cümle ile bitirdi.
Bazı milletvekilleri, Özkan'ın bu sözlerinin ne anlama geldiğini ve tutanaklarda nasıl yer alacağını sordular.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, bu kısmın tutanaklara "Türkçe dışında bir dil" olarak geçeceğini söyledi.
Özkan, daha sonra AA'ya yaptığı açıklamada, sözlerinin Türkçe tam olarak "yavaş sür, derin sür, öküzü de incitme" şeklinde çevrilebilecek bir Kürt atasözü olduğunu bildirdi. Özkan, atasözünün anlamının "işi sühuletle hallet, usulüne göre yap" anlamına geldiğini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ana dil meselesinin zaman zaman ısıtılarak Meclis gündemine getirildiğini kaydetti.
Ana dil maskesi ardındaki birtakım taleplerin aslında bir ölçüde ırkçı talepleri de içerdiğini, bunları satır aralarında görmenin mümkün olduğunu belirten Akçay, "Bugün kamusal alanda ana dilin resmi dil olarak tanınması talepleriyle karşı karşıyayız. Elbette insanlar özgür şekilde kendi alanlarında annelerinden öğrendikleri dili kullanabilirler. Mesela ben Erkan Akçay olarak Meclis'te annemden öğrendiğim dil ile konuşursam 600 milletvekilinden 500'ü beni anlayamaz. O halde resmi yazışmalar yapılamaz. Toplumsal iletişim kaybolur ve ortak dilimiz kaybolur. Dolayısıyla bir milleti tasada ve kıvançta ortak topluluk haline getiren milli varlığımız bundan zarar görür." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Pazar günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yapılacağını anımsatarak, "Bu seçim uğruna Türkiye'yi ayakta tutan, birliğini, dirliğini sağlayan ana umdeleri yıkmak gerekmiyor. TBMM'nin kürsüsünden bu şekilde konuşanlara 'resmi dilimiz Türkçe, Türkçe konuşun' diye beraber itiraz ettik. Cahit Özkan'ı yadırgıyorum. Bir seçim uğruna değer mi?" ifadesini kullandı.
Özkan, Türkkan'a yönelik "Buradan ekmek çıkmaz. İstanbul seçimlerini istismar eden biz değiliz. Asıl sizin çıkıp, bağıra bağıra, terör örgütünün sözde yöneticilerinin İstanbul seçimlerine ilişkin açıklamalarına karşı söz söylemeniz gerekir." dedi.
Türkkan, "Ben geçmişi belli bir adamım. 40 senedir kavga ediyorum. Türkiye ve Türk milletine karşı olan her şeyle kavga ettim. 20 yaşından beri bedel ödüyorum. Fayda sağlayacağım diye kimsenin kayığına binmedim." karşılığını verdi.
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Türkçe'nin resmi ve ortak dil olmasına itirazlarının olmadığını belirterek, "Kürtçe'nin geliştirilmesi için eğitim alanında atılması gereken adımlar var." diye konuştu.
Bu sırada AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok ile Lütfü Türkkan arasında yerlerinden karşılıklı sözlü sataşmalar yaşandı.
HDP'nin önerisi ile İYİ Parti'nin "Askerliğini ifa etmekte iken psikolojik sorun yasayanlara Gazi unvanı verilmesi", CHP'nin "Yusufeli Barajı" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin ardından, Askeralma Kanunu Teklifinin 2. bölüm üzerinden görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, yeni askerlik sistemi teklifinin 30 maddeden oluşan ikinci bölümü kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, muvazzaflık hizmeti sırasında sağlık kuruluşlarında tanı ve tedavide geçen süreler, yargılama sonucu beraat edenlerin gözaltı ve tutukluluk süreleri askerlik hizmetinden sayılacak.
Terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların yeniden birliklerine dönmeleri halinde durumları, kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenecek. Kaçırılma veya kaybolma ile ilgili kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili adli makamlara intikal ettirilecek. Kurul tarafından kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılacak ve ödenmemiş özlük hakları ödenecek.
Firar, izin ihlali suçları ile kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme disiplinsizliklerinde geçen süreler, mahkemelerin hükmettiği hapis cezalarının infazda geçen süreleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda hizmetten sayılmayacağı belirtilmiş cezalar, kendilerini askerliğe elverişsiz hale getirmeye veya getirtmeye teşebbüs ettikleri mahkeme kararıyla sabit olanların, yargılanmalarına esas eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan rahatsızlıklar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması nedeniyle mahkeme tarafından haklarında tedaviye karar verilenlerin, bu karar nedeniyle yatarak gördüğü tedaviler ya da istirahatte veya hava değişiminde geçirdikleri süreler muvazzaflık ve yedeklik hizmeti sürelerinden sayılmayacak.
Yedek subay veya yedek astsubay, yedek subay adayı ya da yedek astsubay adayı, yedek subay aday adayı veya yedek astsubay aday adayı iken; Askeri Ceza Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda belirtilen suçlardan mahkum olanlar, süresine bakılmaksızın kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar ile idari karar sonucu kamu hizmetlerinden çıkarılanlar, yedek subay yahut yedek astsubaylardan askerlik hizmet süresini tamamlamadan çeşitli nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar yedek subay veya yedek astsubay olamayacak.
Bunun yanı sıra yedek subay adayı veya yedek astsubay adaylarından disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle yedek subay ya da yedek astsubay olması uygun görülmeyenler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, yedek subay veya yedek astsubay eğitim ve öğretiminde başarı gösteremeyenler yedek subay veya yedek astsubaylık yapamayacak.
Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş veya er olarak görev yaparken askerlik hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik ya da ahlaki nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar, askerlik hizmetini er statüsünde tamamlayacak. Bunların askerlik hizmeti erbaş ve erlerin hizmet süresi kadar olacak.
Sevk edilen yükümlülerin katılışları, birlik veya kurumlarınca Milli Savunma Bakanlığına bildirilecek. Terhis edilen yükümlüler için birlik komutanlığı ya da kurum amirliğince terhis belgesi tanzim edilerek yükümlüye verilecek ve kıta şahsi dosyası ile birlikte kayıtlı olduğu askerlik şubesine gönderilecek.
Askerlik hizmetini yapmakta iken yedek subay veya yedek astsubay olma hakkını veren öğrenim kurumlarından mezun olanların, yedek subay ya da yedek astsubay olarak statü değişikliği talepleri dikkate alınmayacak.
Noksan hizmetli yükümlülere öncelikle askerlik hizmet süresinin tamamlatılması maksadıyla tebligat yapılacak. Tebligat tarihinden itibaren noksan hizmetini tamamlamak üzere iki aylık süre içerisinde askerlik şubesine müracaat etmeyenler hakkında bakayalara ilişkin hükümler uygulanacak. İki aylık sürede askerlik şubesine başvurmayanlar, yakalanmaları için İçişleri Bakanlığına bildirilecek. Yakalananlar mesai saatleri içerisinde en yakın askerlik şubesine getirilecek. Mesai saatleri dışında veya askerlik şubesinin bulunmadığı yerlerde yakalananlar ilgili kolluk kuvveti tarafından hazırlanan tutanağa istinaden derhal serbest bırakılacak.
Askerlik hizmetine başlamadan önce veya askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı, bir yıl ve daha az süreli hapis cezasına hükmedilenler ile Türk Ceza Kanunu uyarınca yazılı tedbirler ya da adli para cezasına mahkum edilen yükümlüler hakkında verilen ceza ile tedbirlerin yerine getirilmesi, askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılacak. Bu durumdakiler terhis edildikleri zaman serbest bırakılmayıp cezalarının çektirilmesi için kıta ve kurumlarınca bulundukları yer cumhuriyet savcılıklarına teslim edilecek.
Bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler ise bulundukları yer cumhuriyet savcılıklarına teslim edilecek. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlara tahliyelerinde cezaevi idarelerince 15 gün içerisinde askerlik şubesine müracaat edecekleri tebliğ edilecek ve buna ilişkin belge askerlik şubesine gönderilecek. Askerlik şubelerine kendilerine tanınan süre içerisinde gelmeyenler hakkında bakaya hükümleri uygulanacak. İnfazları geri bırakılan mahkumiyetler için zaman aşımı işlemeyecek.
Yasalara uygun diploma, sertifika veya ehliyet gibi belgelere sahip olan erbaş ile erler, özel kanunlarda belirtilen koşullara uyulması şartıyla yetkili komutanlık ya da amirliklerin onayı ile bu belgelerin kendilerine verdiği yetki kapsamındaki görevlerde çalıştırılabilecek, mesleki hizmetlerin yürütülmesinde görevlendirilebilecek.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, "Dünya Çevre Günü", MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, "Gaziantep'in Sorunları" ve HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel "Sağlık Alanında Yaşanan Sorunlara" ilişkin gündem dışı söz alarak görüşlerini dile getirdi.
Milletvekillerinin ardından yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Trabzon'un Araklı ilçesindeki sel felaketi nedeniyle 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin kaybolduğunu anımsattı. Türkkan, kaybolan vatandaşların biran önce bulunması temennisinde bulunarak, "Akıl ve bilim dışına çıkıldıkça bu olaylar devam edecektir. Dere yatağına evler yapılmıştır. Plansız yapılaşmalar ivedilikle durdurulmalıdır." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da yurdun değişik yerlerinde aşırı yağışlar nedeniyle bazı vatandaşların hayatını kaybettiğini ve maddi hasarlar meydana geldiğini söyledi. Hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yaralılara şifa dileyen Akçay, "Yağışların afete dönüşmemesi için şehir planlamasının çok büyük önemi var. Böyle olayların yeniden yaşanmaması için biran önce gerekli önlemlerin alınması gerekir." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise Araklı'da yaşanan sel felaketine işaret ederek, iktidarın dere yataklarında yerleşime izin verdiğini ve HES projeleriyle doğaya zarar verdiğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Trabzon Araklı'da yaşanan sel felaketine ilişkin, "Bu kaderin değil, ihmalin sonucudur. İhmaller zinciri sonucu işlenmiş cinayettir. Bu tür felaketleri engellemek, vatandaşlarımızın göz göre göre ölmelerini önlemek için yapılacak şey gereken tedbirlerin alınmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi parti ve liderlerine eleştiri yapılırken dikkatli davranılmasını isteyen Özkoç, "Eğer sizin lideriniz, FETÖ'nün savcısı Zekeriya Öz ve örgüt mensubu Adil Öksöz'ün elini kolunu sallayarak yurt dışına çıkmasını izliyorsa, CHP'ye değil yere bakacaksınız, yüzünüz kızaracak. Eğer lideriniz milli irade ile seçilmiş Başbakanı görevden alıyorsa CHP'yi eleştirirken dikkatli olacaksınız." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Araklı'da meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet ve yakınlarına baş sağlığı diledi. Araklı Kaymakamlığında kriz masasının kurulduğunu ve 281 kişilik bir ekiple arama ve kurtarma çalışmalarının tam donanımlı bir şeklide devam ettiğine dikkati çekti.
Vatandaşların AK Parti'nin icraatlarını her dönemde değerlendirerek not verdiğini vurgulayan Özkan, "Halkımız tüm seçimlerde hükümetimize yeniden yetki vermiştir. Özellikle terörle mücadelede ortaya koymuş olduğumuz başarı, terör örgütlerinin davamıza karışı olan düşmanlığını tetiklemişken vatandaşlarımızın da takdirini kazanmıştır. FETÖ ile mücadelede hamdolsun örgütün elebaşının şefaatine değil bedduasına mazhar olduk. Bir terör örgütünü liderinden elbette güzel söz işitmek bize yakışmazdı. Biz şefaatlerini değil, beddualarını aldık."
Özkan, Askeralma Kanunun Teklifi görüşmelerinin yarın da devam edeceğini belirterek, uzlaşıyla yasayı hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grup önerileri ele alındı.
HDP'nin "Kürtçe dili" ile ilgili verdiği araştırma önergesi, tartışmalara yol açtı.
Önerge üzerinde dile getirilen eleştirilere yanıt vermek üzere söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Kürt vatandaşların Türkiye'nin kurucu unsuru olduğunu, geçmişten bugüne yaptıkları reformlarla yasakları kaldırdıklarını, Kürtçe üzerine araştırma yapan enstitüler kurduklarını söyledi.
Kürkçe dil eğitimi ilgili yapılan çalışmaların ortada olduğuna dikkati çeken Özkan, TRT'nin Kürtçe yayın yapan bir kanala kavuştuğunu belirtti.
Özkan, "Vatandaşların kendi dillerinde konuşmalarının yasaklandığı, engellendiği yönündeki hiçbir iddiayı kabul etmiyoruz. Allah'ın izniyle ortaya koyduğumuz demokrasi ve özgürlük mücadelesini her şeye rağmen emin ve kararlı olarak sürdüreceğiz." dedi.
Özkan, sözlerini Kürtçe olarak bir cümle ile bitirdi.
Bazı milletvekilleri, Özkan'ın bu sözlerinin ne anlama geldiğini ve tutanaklarda nasıl yer alacağını sordular.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, bu kısmın tutanaklara "Türkçe dışında bir dil" olarak geçeceğini söyledi.
Özkan, daha sonra AA'ya yaptığı açıklamada, sözlerinin Türkçe tam olarak "yavaş sür, derin sür, öküzü de incitme" şeklinde çevrilebilecek bir Kürt atasözü olduğunu bildirdi. Özkan, atasözünün anlamının "işi sühuletle hallet, usulüne göre yap" anlamına geldiğini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ana dil meselesinin zaman zaman ısıtılarak Meclis gündemine getirildiğini kaydetti.
Ana dil maskesi ardındaki birtakım taleplerin aslında bir ölçüde ırkçı talepleri de içerdiğini, bunları satır aralarında görmenin mümkün olduğunu belirten Akçay, "Bugün kamusal alanda ana dilin resmi dil olarak tanınması talepleriyle karşı karşıyayız. Elbette insanlar özgür şekilde kendi alanlarında annelerinden öğrendikleri dili kullanabilirler. Mesela ben Erkan Akçay olarak Meclis'te annemden öğrendiğim dil ile konuşursam 600 milletvekilinden 500'ü beni anlayamaz. O halde resmi yazışmalar yapılamaz. Toplumsal iletişim kaybolur ve ortak dilimiz kaybolur. Dolayısıyla bir milleti tasada ve kıvançta ortak topluluk haline getiren milli varlığımız bundan zarar görür." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Pazar günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yapılacağını anımsatarak, "Bu seçim uğruna Türkiye'yi ayakta tutan, birliğini, dirliğini sağlayan ana umdeleri yıkmak gerekmiyor. TBMM'nin kürsüsünden bu şekilde konuşanlara 'resmi dilimiz Türkçe, Türkçe konuşun' diye beraber itiraz ettik. Cahit Özkan'ı yadırgıyorum. Bir seçim uğruna değer mi?" ifadesini kullandı.
Özkan, Türkkan'a yönelik "Buradan ekmek çıkmaz. İstanbul seçimlerini istismar eden biz değiliz. Asıl sizin çıkıp, bağıra bağıra, terör örgütünün sözde yöneticilerinin İstanbul seçimlerine ilişkin açıklamalarına karşı söz söylemeniz gerekir." dedi.
Türkkan, "Ben geçmişi belli bir adamım. 40 senedir kavga ediyorum. Türkiye ve Türk milletine karşı olan her şeyle kavga ettim. 20 yaşından beri bedel ödüyorum. Fayda sağlayacağım diye kimsenin kayığına binmedim." karşılığını verdi.
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Türkçe'nin resmi ve ortak dil olmasına itirazlarının olmadığını belirterek, "Kürtçe'nin geliştirilmesi için eğitim alanında atılması gereken adımlar var." diye konuştu.
Bu sırada AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok ile Lütfü Türkkan arasında yerlerinden karşılıklı sözlü sataşmalar yaşandı.
HDP'nin önerisi ile İYİ Parti'nin "Askerliğini ifa etmekte iken psikolojik sorun yasayanlara Gazi unvanı verilmesi", CHP'nin "Yusufeli Barajı" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin ardından, Askeralma Kanunu Teklifinin 2. bölüm üzerinden görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, yeni askerlik sistemi teklifinin 30 maddeden oluşan ikinci bölümü kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, muvazzaflık hizmeti sırasında sağlık kuruluşlarında tanı ve tedavide geçen süreler, yargılama sonucu beraat edenlerin gözaltı ve tutukluluk süreleri askerlik hizmetinden sayılacak.
Terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların yeniden birliklerine dönmeleri halinde durumları, kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenecek. Kaçırılma veya kaybolma ile ilgili kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili adli makamlara intikal ettirilecek. Kurul tarafından kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılacak ve ödenmemiş özlük hakları ödenecek.
Firar, izin ihlali suçları ile kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme disiplinsizliklerinde geçen süreler, mahkemelerin hükmettiği hapis cezalarının infazda geçen süreleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda hizmetten sayılmayacağı belirtilmiş cezalar, kendilerini askerliğe elverişsiz hale getirmeye veya getirtmeye teşebbüs ettikleri mahkeme kararıyla sabit olanların, yargılanmalarına esas eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan rahatsızlıklar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması nedeniyle mahkeme tarafından haklarında tedaviye karar verilenlerin, bu karar nedeniyle yatarak gördüğü tedaviler ya da istirahatte veya hava değişiminde geçirdikleri süreler muvazzaflık ve yedeklik hizmeti sürelerinden sayılmayacak.
Yedek subay veya yedek astsubay, yedek subay adayı ya da yedek astsubay adayı, yedek subay aday adayı veya yedek astsubay aday adayı iken; Askeri Ceza Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda belirtilen suçlardan mahkum olanlar, süresine bakılmaksızın kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar ile idari karar sonucu kamu hizmetlerinden çıkarılanlar, yedek subay yahut yedek astsubaylardan askerlik hizmet süresini tamamlamadan çeşitli nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar yedek subay veya yedek astsubay olamayacak.
Bunun yanı sıra yedek subay adayı veya yedek astsubay adaylarından disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle yedek subay ya da yedek astsubay olması uygun görülmeyenler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, yedek subay veya yedek astsubay eğitim ve öğretiminde başarı gösteremeyenler yedek subay veya yedek astsubaylık yapamayacak.
Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş veya er olarak görev yaparken askerlik hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik ya da ahlaki nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar, askerlik hizmetini er statüsünde tamamlayacak. Bunların askerlik hizmeti erbaş ve erlerin hizmet süresi kadar olacak.
Sevk edilen yükümlülerin katılışları, birlik veya kurumlarınca Milli Savunma Bakanlığına bildirilecek. Terhis edilen yükümlüler için birlik komutanlığı ya da kurum amirliğince terhis belgesi tanzim edilerek yükümlüye verilecek ve kıta şahsi dosyası ile birlikte kayıtlı olduğu askerlik şubesine gönderilecek.
Askerlik hizmetini yapmakta iken yedek subay veya yedek astsubay olma hakkını veren öğrenim kurumlarından mezun olanların, yedek subay ya da yedek astsubay olarak statü değişikliği talepleri dikkate alınmayacak.
Noksan hizmetli yükümlülere öncelikle askerlik hizmet süresinin tamamlatılması maksadıyla tebligat yapılacak. Tebligat tarihinden itibaren noksan hizmetini tamamlamak üzere iki aylık süre içerisinde askerlik şubesine müracaat etmeyenler hakkında bakayalara ilişkin hükümler uygulanacak. İki aylık sürede askerlik şubesine başvurmayanlar, yakalanmaları için İçişleri Bakanlığına bildirilecek. Yakalananlar mesai saatleri içerisinde en yakın askerlik şubesine getirilecek. Mesai saatleri dışında veya askerlik şubesinin bulunmadığı yerlerde yakalananlar ilgili kolluk kuvveti tarafından hazırlanan tutanağa istinaden derhal serbest bırakılacak.
Askerlik hizmetine başlamadan önce veya askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı, bir yıl ve daha az süreli hapis cezasına hükmedilenler ile Türk Ceza Kanunu uyarınca yazılı tedbirler ya da adli para cezasına mahkum edilen yükümlüler hakkında verilen ceza ile tedbirlerin yerine getirilmesi, askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılacak. Bu durumdakiler terhis edildikleri zaman serbest bırakılmayıp cezalarının çektirilmesi için kıta ve kurumlarınca bulundukları yer cumhuriyet savcılıklarına teslim edilecek.
Bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler ise bulundukları yer cumhuriyet savcılıklarına teslim edilecek. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlara tahliyelerinde cezaevi idarelerince 15 gün içerisinde askerlik şubesine müracaat edecekleri tebliğ edilecek ve buna ilişkin belge askerlik şubesine gönderilecek. Askerlik şubelerine kendilerine tanınan süre içerisinde gelmeyenler hakkında bakaya hükümleri uygulanacak. İnfazları geri bırakılan mahkumiyetler için zaman aşımı işlemeyecek.
Yasalara uygun diploma, sertifika veya ehliyet gibi belgelere sahip olan erbaş ile erler, özel kanunlarda belirtilen koşullara uyulması şartıyla yetkili komutanlık ya da amirliklerin onayı ile bu belgelerin kendilerine verdiği yetki kapsamındaki görevlerde çalıştırılabilecek, mesleki hizmetlerin yürütülmesinde görevlendirilebilecek.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
