2011-03-07 - 13:46
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol parlamentoda düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Türkiye'nin özgür ve demokratik bir ülke olması için son fırsatın 12 Haziran 2011 seçimleri olduğunu belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol parlamentoda düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Türkiye'nin özgür ve demokratik bir ülke olması için son fırsatın 12 Haziran 2011 seçimleri olduğunu belirtti.
1960'da Üniversite öğrencisi olduğunu, 27 Mayıs dönemini yaşadığını, 12 Eylül'de milletvekilliği yaptığını ve bunlar gibi tüm çalkantılı dönemleri yaşadığını belirten Anadol, tüm bu süreçlerde basının durumunu yakından tanıdığını ifade etti.
Anadol "Bugünkü kadar demokrasinin tehlikede olduğu bir döneme tanık olmadım. İronik biçimde adına 'ileri demokrasi' denilen bir rejim. Bu rejim, darbe- cunta hukuku emirlerini uygulayan mahkemeleri aratır hale gelmiştir. 12 Eylül'de tutuklandım. Dava açıldıktan sonra Kenan Evren üniformasıyla meydanlarda nutuk atarak, kendisinin esir aldığı bizlerle ilgili suçlamalarda bulunuyordu. Altı ay sonra mahkemenin karşısına çıktık. "Siz nasıl 6 ay bizi bekletirsiniz" diye kıyameti kopardık. Şimdi rejimin adı "ileri demokrasi"; ama insanlar birbirleriyle konuşamıyor, gazeteciler soru soramıyor." diye konuştu.
Artık güçler ayrılığının olmadığını söyleyen Anadol, yasamanın yürütmenin tahakkümü altında olduğunu, yargının da yürütmenin eline geçtiğini belirtti.
Ergenekon ile ilgili davanın savcısı Zekeriya Öz'ün, "Emniyetten bize belge geliyor, biz imzalayıp mahkemeye gönderiyoruz." dediğini belirten Anadol "Emniyet İçişleri Bakanlığı'na bağlı. Seninde kimden talimat aldığın belli." dedi.
Konu ile ilgili 17 soru önergesi verdiğini söyleyen Anadol, "Dava açılmış, gizlilik kararı alınmış; ama bu gizlilik kararı yanlış uygulanmış. Avukat müvekkilinin ifadesini okuma hakkına sahiptir; ama ifadeyi ertesi gün manşetlerden okuyor. Kim sızdırdı bunu?" diye konuştu.
Savcılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu söyleyen Anadol, Adalet Bakanlığı'nın buna izin vermediğini belirtti.
İnsanların masum olduklarını ispat etmek zorunda kaldıklarını söyleyen Anadol, çıkartılan AB'ye uyum yasaları doğrultusunda artık kitapların toplanmasının yasak olduğunu, bunun yerine kitap daha yayınlanmadan, yayınlanmasını engellemek için yazarının gözaltına alındığını ifade etti.
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Anadol, bir soru üzerine, YSK seçim takvimi belirledikten sonra, CHP'nin de parti içi bir takvim hazırlayacağını belirtti.
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İklim Bayraktar'ın iddialarıyla ilgili görüşleri sorulan Anadol, "İfade gizli değil mi, Bayraktar'ın iddiası nasıl yayınlanıyor. hangi koşullarda bu açıklamayı yaptı bilmiyorum. Bu konuda mağdur olanların yanında CHP var, bu nedenle artık her türlü iftira beklenebilir, ciddiye almıyorum." dedi.
(13.46)
1960'da Üniversite öğrencisi olduğunu, 27 Mayıs dönemini yaşadığını, 12 Eylül'de milletvekilliği yaptığını ve bunlar gibi tüm çalkantılı dönemleri yaşadığını belirten Anadol, tüm bu süreçlerde basının durumunu yakından tanıdığını ifade etti.
Anadol "Bugünkü kadar demokrasinin tehlikede olduğu bir döneme tanık olmadım. İronik biçimde adına 'ileri demokrasi' denilen bir rejim. Bu rejim, darbe- cunta hukuku emirlerini uygulayan mahkemeleri aratır hale gelmiştir. 12 Eylül'de tutuklandım. Dava açıldıktan sonra Kenan Evren üniformasıyla meydanlarda nutuk atarak, kendisinin esir aldığı bizlerle ilgili suçlamalarda bulunuyordu. Altı ay sonra mahkemenin karşısına çıktık. "Siz nasıl 6 ay bizi bekletirsiniz" diye kıyameti kopardık. Şimdi rejimin adı "ileri demokrasi"; ama insanlar birbirleriyle konuşamıyor, gazeteciler soru soramıyor." diye konuştu.
Artık güçler ayrılığının olmadığını söyleyen Anadol, yasamanın yürütmenin tahakkümü altında olduğunu, yargının da yürütmenin eline geçtiğini belirtti.
Ergenekon ile ilgili davanın savcısı Zekeriya Öz'ün, "Emniyetten bize belge geliyor, biz imzalayıp mahkemeye gönderiyoruz." dediğini belirten Anadol "Emniyet İçişleri Bakanlığı'na bağlı. Seninde kimden talimat aldığın belli." dedi.
Konu ile ilgili 17 soru önergesi verdiğini söyleyen Anadol, "Dava açılmış, gizlilik kararı alınmış; ama bu gizlilik kararı yanlış uygulanmış. Avukat müvekkilinin ifadesini okuma hakkına sahiptir; ama ifadeyi ertesi gün manşetlerden okuyor. Kim sızdırdı bunu?" diye konuştu.
Savcılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu söyleyen Anadol, Adalet Bakanlığı'nın buna izin vermediğini belirtti.
İnsanların masum olduklarını ispat etmek zorunda kaldıklarını söyleyen Anadol, çıkartılan AB'ye uyum yasaları doğrultusunda artık kitapların toplanmasının yasak olduğunu, bunun yerine kitap daha yayınlanmadan, yayınlanmasını engellemek için yazarının gözaltına alındığını ifade etti.
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Anadol, bir soru üzerine, YSK seçim takvimi belirledikten sonra, CHP'nin de parti içi bir takvim hazırlayacağını belirtti.
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İklim Bayraktar'ın iddialarıyla ilgili görüşleri sorulan Anadol, "İfade gizli değil mi, Bayraktar'ın iddiası nasıl yayınlanıyor. hangi koşullarda bu açıklamayı yaptı bilmiyorum. Bu konuda mağdur olanların yanında CHP var, bu nedenle artık her türlü iftira beklenebilir, ciddiye almıyorum." dedi.
(13.46)
