2019-11-20 - 15:15
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan üç maddesi daha kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, "Fethiye turizminin çözüm bekleyen konularına" ilişkin yaptığı konuşmada, Fethiye'nin deniz turizminin yanında tarih ve kültür turizmi açısından da çok büyük potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgenin tarihi ve kültürel turizmine gereken önemin verilmediğini ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, polis memurlarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, bu meslek grubunun maddi ve manevi sorunları bulunduğunu dile getirerek, "Polislerimizin sorunlarının çokluğu doğal olarak güvenlik hizmetlerinde başarı ve kaliteyi de düşürmektedir." dedi.
Polislerin yaşadığı başlıca sorunları anlatan Tanal, polis memurlarına, 3600 ek gösterge vaadinin gerçekleştirilmediğini söyledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar ise Sıfır Atık Mavi Projesi hakkında gündem dışı konuşma yaptı.
Anayasa'da çevreye ilişkin yer alan düzenlemeleri anımsatan Yaşar, "Çevre hakkı, en temel insan hakkı olan yaşam hakkı ve insanın maddi, manevi varlığını geliştirme hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. İnsanın bedensel ve ruhsal yönden sağlığı, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasıyla doğru orantılıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Yaşar, 2017 yılında bir geri dönüşüm seferberliği olarak Sıfır Atık Projesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde tüm Türkiye'de uygulanmaya başlandığını hatırlatarak, haziran ayında da Türkiye'nin en büyük çevre projesinin önemli bir parçası ve deniz ayağını oluşturan Sıfır Atık Mavi Projesi'nin hayata geçirildiğini kaydetti.
Sıfır Atık Mavi Projesi ile bireysel, kurumsal bazda ve yerel yönetimler nezdinde farkındalığı artıracak kapsamlı bir değişim ve dönüşümün başladığını dile getiren Yaşar, "Yaşam kaynağımızın oksijen olduğu düşünüldüğünde bu değişim ve dönüşümün ne kadar önemli olduğu görülmektedir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, terör örgütü PKK'nın elinde 12 devlet görevlisinin bulunduğunu belirterek, "Bunlarla ilgili lütfen harekete geçin. Bu bir devletin zafiyetidir." ifadesini kullandı.
Türkkan, 20 Kasım'ın Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlandığını anımsatarak, "Özellikle, savaşın ve yoksulluğun hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek amacı taşıyan bu farkındalık gününü biz de İYİ Parti olarak kutluyoruz. Çocuklarımızın geleceğe daha iyi umutla bakabilmesi için çalışıyoruz." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül de Dünya Çocuk Hakları Günü'nü kutlayarak, "Sadece bizim bölgemizde değil bütün dünyada yaşanan çatışmaların, kargaşanın, kaosun ve bunların neticesinde doğan göç olaylarında masum ve mazlum çocuklar olduğunu büyük bir acıyla, üzüntüyle takip etmekteyiz. Büyük güçlerin dünyada yapmış olduğu menfaat kavgalarının, çatışmaların neticesinde masum çocukların yaşam haklarının elinden alınıyor olması asla kabul edilebilecek bir durum değildir." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne işaret ederek, Türkiye'nin sözleşmeye koymuş olduğu çekincelerin çocuk haklarını kısıtlayan özellikte olduğunu savundu. Oluç, Türkiye nüfusunun yüzde 28'ini çocukların oluşturduğunu, buna rağmen Türkiye'nin çocuk hakları konusunda sorunlu bir noktada bulunduğunu ileri sürdü.
Anayasa Mahkemesinin, gazetecilerin fazla mesai ücretinin zamanında ödenmediği her gün için işverenin yüzde beş fazla ödeme yapmasını öngören düzenlemeyi iptal ettiğini anımsatan Oluç, bu iptalle birlikte gazetecilerin bir hakkının daha yok edildiği vurguladı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne ilişkin, TBMM'nin birinci görevinin Türkiye'deki ve tüm dünyadaki çocukların hakkını, hukukunu korumak ve onları geleceğe hazırlamak olduğunu söyledi.
Özkoç, "Çocuklarımızın, çocuk işçiliği ve çocuk istismarına karşı korunması gerekmektedir. Çocuklarımızın, geleceğinin garanti altına alınan bir sosyal devletin oluşturulması gerekmektedir." dedi.
15 Temmuz şehitlerinin yakınları için toplanan yardımlara değinen Özkoç, "Dün sayın bakan, bütçe komisyonunda şehit yakınlarıyla ilgili toplanan paraya ilişkin, 'bu para hazinenin uhdesindedir' dedi. Bugün arkadaşlarımız, kurulduğu iddia edilen vakıf binası önünde bir basın toplantısı yaptılar. Maalesef orada böyle bir vakıf binasından kimsenin haberi yok. Mülk sahibinin de haberi yok." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne dair, çocuk hakları meselesinin aslında 19. yüzyıldan sonra gündeme gelen bir konu olduğunu, çocuklar için hazırlanan sözleşmeyi Türkiye'nin de 1995 yılında imzaladığını anımsattı.
Çocuklarla alakalı yapılabilecek en iyi şeyin onların mevcut olan ruh halinin, masumiyet halinin korunması olduğunu vurgulayan Zengin, "Çocuk meselesi, kadın meselesi olarak görülüyor. Oysaki çocuklar kadına ve erkeğe beraber emanet. Topluma, hepimize emanet." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri görüşüldü.
HDP'li Kurtulan, partisinin eşbaşkanlık sistemine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi üzerinde söz alarak, eşbaşkanlık sisteminin kayyum atamalarına gerekçe olarak sunulduğunu, bu nedenle sistemin araştırılması gerektiğini savundu.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, kayyum atamalarının eşbaşkanlık sistemiyle bir ilgisi olmadığını, belediye imkânlarını terör örgütüne peşkeş çektikleri için söz konusu yöneticilerinin yerine kayyum atandığını kaydetti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da ifade ettiği gibi yerine kayyum atanan belediye başkanlarına yönelik ayrıntılı araştırmaların yapıldığını anlatan Başer, "Elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti suç işleyenlere karşı hukuk içerisinde gereken iş ve eylemleri yapmıştır, bundan sonra da yapacaktır. Belediye başkanlarının seçilmiş olması, onlara suç işleme özgürlüğünü tanımıyor, tanıyamaz." diye konuştu.
Terör örgütüne alenen yardım etmekte beis görmeyenlerin yerine kayyum atandığına işaret eden Başer, "Kayyum atamaları, kimi HDP'lilerin çocukları Maldivler'de, Batı ülkelerinde okurken, bölgede korku ve endişe içinde yaşamını sürdüren, daha iyi bir şehirde, aile saadeti içinde yaşamayı, iyi okullarda okumayı hak eden geleceğimiz olan yavrularımız için yapılmıştır. Huzur ve refahı hak eden aziz milletimiz için yapılmıştır." ifadelerini kullandı.
AK Parti'li Başer'in sözlerine cevap vermek üzere kürsüye gelen Kurtulan, "İçişleri Bakanını referans vermeniz, bozacının şahidi şıracı olmuştur." dedi.
Oylama sonucunda, HDP'nin önerisi ve İYİ Parti'nin polislerin çalışma koşullarındaki sorunlarının tespitine ilişkin grup önerisi ile CHP'nin şehir hastanelerine yönelik araştırma önergesinin Genel Kurulda öncelikli görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra, Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifinin ilk 29 maddesini içeren birinci bölümü kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, dijital hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan her türlü reklam hizmetleri Dijital Hizmet Vergisi'ne tabi olacak.
Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına, elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler ile kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinden elde edilen hasılat da Dijital Hizmet Vergisi kapsamında yer alacak.
Bu hizmetlere yönelik dijital ortamda verilecek aracılık hizmetleri de aynı vergiye tabi olacak.
"Dijital ortam", "dijital hizmet sağlayıcıları", "hasılat elde edilmesi", "hizmetin Türkiye'de sunulması", "finansal muhasebe açısından konsolide grup" kavramlarını tanımlayan teklifle Dijital Hizmet Vergisi'nin mükellefi ile sorumluları da belirleniyor.
Dijital Hizmet Vergisi'nin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcıları olacak. Bunların, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye'de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyetine tesir etmeyecek.
Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması halleri ile gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilecek.
MUAFİYET VE İSTİSNALAR
Teklifle, Dijital Hizmet Vergisi'nden muaf olanlar ile bu vergiden istisna tutulan hizmetler de belirleniyor.
Buna göre, ilgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, Dijital Hizmet Vergisi'ne tabi hizmetlere ilişkin Türkiye'den elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar Dijital Hizmet Vergisi'nden muaf olacak.
Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması halinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınacak.
İlgili hesap dönemi içinde bu hadlerin her ikisinin de aşılması halinde muafiyet sona erecek ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyeti başlayacak. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınacak.
Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca muafiyete ilişkin hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlayacak.
Cumhurbaşkanı, bu hadleri verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkili olacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 30 gün ek süre verilecek. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler muafiyetten yararlanamayacak.
Düzenlemeyle Dijital Hizmet Vergisi'nden istisna tutulan hizmetler de belirleniyor.
Telgraf ve Telefon Kanunu'nun ulusal çapta kamuya açık mobil elektronik haberleşme hizmetleri üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler, Bankacılık Kanunu kapsamındaki bazı hizmetler, Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun, Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetlerden elde edilen hasılat Dijital Hizmet Vergisi'nden istisna olacak ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat muafiyete ilişkin hadlerin tespitinde dikkate alınmayacak.
Dijital Hizmet Vergisi'ne ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenecek. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersiz olacak.
?
DİJİTAL HİZMET VERGİSİ ORANI YÜZDE 7,5 OLACAK
Dijital Hizmet Vergisi'nin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılat olacak. Hasılatın döviz ile hesaplanması halinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilecek.
Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmayacak. Dijital Hizmet Vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmeyecek. Dijital Hizmet Vergisi oranı yüzde 7,5 olacak. Dijital Hizmet Vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanacak ve bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmayacak.
Cumhurbaşkanı bu oranı, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte yüzde 1'e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.
VERGİLENDİRME DÖNEMİ
Düzenlemeyle Dijital Hizmet Vergisi'nin vergilendirme dönemi, verginin beyanı, tarhı, ödenmesi gibi uygulamalarda düzenleniyor.
Buna göre, Dijital Hizmet Vergisi'nde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleri olacak ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkili kılınıyor.
Dijital Hizmet Vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunacak.
Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlü olacak.
Dijital Hizmet Vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunurken, adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilsen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılacak. Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait Dijital Hizmet Vergisi'ni beyanname verme süresi içinde ödeyecek.
Dijital Hizmet Vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
VERGİ GÜVENLİĞİ
Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye'deki yetkili temsilcisine, yükümlülüklerin yerine getirilmesi için Dijital Hizmet Vergisi'ni tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak Vergi Usul Kanunu'nda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilecek ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilecek.
İlandan itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilecek ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilecek. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren 24 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Usul ve esaslar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek.
Düzenlemeyle kambiyo muamelelerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisinin oranı binde birden, binde ikiye çıkarılıyor. Cumhurbaşkanı, kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkili olacak.
KONAKLAMA VERGİSİ
Teklifle, "Konaklama Vergisi" adı altında yeni bir ihdas edilecek.
Buna göre, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ile havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi hizmetler Konaklama Vergisi'ne tabi olacak.
Geceleme hizmetinin, sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmeyecek.
Vergiyi doğuran olay, bu hizmetlerin sunulmasıyla meydana gelecek.
Konaklama Vergisi'nin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, Katma Değer Vergisi hariç her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı olacak.
Konaklama Vergisi geceleme hizmeti bedeli üzerinden yüzde 2 oranında alınacak. Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkili olacak.
Konaklama Vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecek. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacak. Konaklama Vergisi, Katma Değer Vergisi matrahına dahil edilmeyecek.
Ayrıca öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler, karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler Konaklama Vergisi'nden müstesna olacak.
Konaklama Vergisi'nde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleri olacak. Her bir vergilendirme dönemine ait Konaklama Vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın 26. günü akşamına kadar Katma Değer Vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecek.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, "Fethiye turizminin çözüm bekleyen konularına" ilişkin yaptığı konuşmada, Fethiye'nin deniz turizminin yanında tarih ve kültür turizmi açısından da çok büyük potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgenin tarihi ve kültürel turizmine gereken önemin verilmediğini ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, polis memurlarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, bu meslek grubunun maddi ve manevi sorunları bulunduğunu dile getirerek, "Polislerimizin sorunlarının çokluğu doğal olarak güvenlik hizmetlerinde başarı ve kaliteyi de düşürmektedir." dedi.
Polislerin yaşadığı başlıca sorunları anlatan Tanal, polis memurlarına, 3600 ek gösterge vaadinin gerçekleştirilmediğini söyledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar ise Sıfır Atık Mavi Projesi hakkında gündem dışı konuşma yaptı.
Anayasa'da çevreye ilişkin yer alan düzenlemeleri anımsatan Yaşar, "Çevre hakkı, en temel insan hakkı olan yaşam hakkı ve insanın maddi, manevi varlığını geliştirme hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. İnsanın bedensel ve ruhsal yönden sağlığı, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasıyla doğru orantılıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Yaşar, 2017 yılında bir geri dönüşüm seferberliği olarak Sıfır Atık Projesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde tüm Türkiye'de uygulanmaya başlandığını hatırlatarak, haziran ayında da Türkiye'nin en büyük çevre projesinin önemli bir parçası ve deniz ayağını oluşturan Sıfır Atık Mavi Projesi'nin hayata geçirildiğini kaydetti.
Sıfır Atık Mavi Projesi ile bireysel, kurumsal bazda ve yerel yönetimler nezdinde farkındalığı artıracak kapsamlı bir değişim ve dönüşümün başladığını dile getiren Yaşar, "Yaşam kaynağımızın oksijen olduğu düşünüldüğünde bu değişim ve dönüşümün ne kadar önemli olduğu görülmektedir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, terör örgütü PKK'nın elinde 12 devlet görevlisinin bulunduğunu belirterek, "Bunlarla ilgili lütfen harekete geçin. Bu bir devletin zafiyetidir." ifadesini kullandı.
Türkkan, 20 Kasım'ın Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlandığını anımsatarak, "Özellikle, savaşın ve yoksulluğun hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek amacı taşıyan bu farkındalık gününü biz de İYİ Parti olarak kutluyoruz. Çocuklarımızın geleceğe daha iyi umutla bakabilmesi için çalışıyoruz." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül de Dünya Çocuk Hakları Günü'nü kutlayarak, "Sadece bizim bölgemizde değil bütün dünyada yaşanan çatışmaların, kargaşanın, kaosun ve bunların neticesinde doğan göç olaylarında masum ve mazlum çocuklar olduğunu büyük bir acıyla, üzüntüyle takip etmekteyiz. Büyük güçlerin dünyada yapmış olduğu menfaat kavgalarının, çatışmaların neticesinde masum çocukların yaşam haklarının elinden alınıyor olması asla kabul edilebilecek bir durum değildir." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne işaret ederek, Türkiye'nin sözleşmeye koymuş olduğu çekincelerin çocuk haklarını kısıtlayan özellikte olduğunu savundu. Oluç, Türkiye nüfusunun yüzde 28'ini çocukların oluşturduğunu, buna rağmen Türkiye'nin çocuk hakları konusunda sorunlu bir noktada bulunduğunu ileri sürdü.
Anayasa Mahkemesinin, gazetecilerin fazla mesai ücretinin zamanında ödenmediği her gün için işverenin yüzde beş fazla ödeme yapmasını öngören düzenlemeyi iptal ettiğini anımsatan Oluç, bu iptalle birlikte gazetecilerin bir hakkının daha yok edildiği vurguladı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne ilişkin, TBMM'nin birinci görevinin Türkiye'deki ve tüm dünyadaki çocukların hakkını, hukukunu korumak ve onları geleceğe hazırlamak olduğunu söyledi.
Özkoç, "Çocuklarımızın, çocuk işçiliği ve çocuk istismarına karşı korunması gerekmektedir. Çocuklarımızın, geleceğinin garanti altına alınan bir sosyal devletin oluşturulması gerekmektedir." dedi.
15 Temmuz şehitlerinin yakınları için toplanan yardımlara değinen Özkoç, "Dün sayın bakan, bütçe komisyonunda şehit yakınlarıyla ilgili toplanan paraya ilişkin, 'bu para hazinenin uhdesindedir' dedi. Bugün arkadaşlarımız, kurulduğu iddia edilen vakıf binası önünde bir basın toplantısı yaptılar. Maalesef orada böyle bir vakıf binasından kimsenin haberi yok. Mülk sahibinin de haberi yok." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Dünya Çocuk Hakları Günü'ne dair, çocuk hakları meselesinin aslında 19. yüzyıldan sonra gündeme gelen bir konu olduğunu, çocuklar için hazırlanan sözleşmeyi Türkiye'nin de 1995 yılında imzaladığını anımsattı.
Çocuklarla alakalı yapılabilecek en iyi şeyin onların mevcut olan ruh halinin, masumiyet halinin korunması olduğunu vurgulayan Zengin, "Çocuk meselesi, kadın meselesi olarak görülüyor. Oysaki çocuklar kadına ve erkeğe beraber emanet. Topluma, hepimize emanet." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri görüşüldü.
HDP'li Kurtulan, partisinin eşbaşkanlık sistemine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi üzerinde söz alarak, eşbaşkanlık sisteminin kayyum atamalarına gerekçe olarak sunulduğunu, bu nedenle sistemin araştırılması gerektiğini savundu.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, kayyum atamalarının eşbaşkanlık sistemiyle bir ilgisi olmadığını, belediye imkânlarını terör örgütüne peşkeş çektikleri için söz konusu yöneticilerinin yerine kayyum atandığını kaydetti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da ifade ettiği gibi yerine kayyum atanan belediye başkanlarına yönelik ayrıntılı araştırmaların yapıldığını anlatan Başer, "Elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti suç işleyenlere karşı hukuk içerisinde gereken iş ve eylemleri yapmıştır, bundan sonra da yapacaktır. Belediye başkanlarının seçilmiş olması, onlara suç işleme özgürlüğünü tanımıyor, tanıyamaz." diye konuştu.
Terör örgütüne alenen yardım etmekte beis görmeyenlerin yerine kayyum atandığına işaret eden Başer, "Kayyum atamaları, kimi HDP'lilerin çocukları Maldivler'de, Batı ülkelerinde okurken, bölgede korku ve endişe içinde yaşamını sürdüren, daha iyi bir şehirde, aile saadeti içinde yaşamayı, iyi okullarda okumayı hak eden geleceğimiz olan yavrularımız için yapılmıştır. Huzur ve refahı hak eden aziz milletimiz için yapılmıştır." ifadelerini kullandı.
AK Parti'li Başer'in sözlerine cevap vermek üzere kürsüye gelen Kurtulan, "İçişleri Bakanını referans vermeniz, bozacının şahidi şıracı olmuştur." dedi.
Oylama sonucunda, HDP'nin önerisi ve İYİ Parti'nin polislerin çalışma koşullarındaki sorunlarının tespitine ilişkin grup önerisi ile CHP'nin şehir hastanelerine yönelik araştırma önergesinin Genel Kurulda öncelikli görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra, Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifinin ilk 29 maddesini içeren birinci bölümü kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, dijital hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan her türlü reklam hizmetleri Dijital Hizmet Vergisi'ne tabi olacak.
Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına, elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler ile kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinden elde edilen hasılat da Dijital Hizmet Vergisi kapsamında yer alacak.
Bu hizmetlere yönelik dijital ortamda verilecek aracılık hizmetleri de aynı vergiye tabi olacak.
"Dijital ortam", "dijital hizmet sağlayıcıları", "hasılat elde edilmesi", "hizmetin Türkiye'de sunulması", "finansal muhasebe açısından konsolide grup" kavramlarını tanımlayan teklifle Dijital Hizmet Vergisi'nin mükellefi ile sorumluları da belirleniyor.
Dijital Hizmet Vergisi'nin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcıları olacak. Bunların, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye'de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyetine tesir etmeyecek.
Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması halleri ile gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilecek.
MUAFİYET VE İSTİSNALAR
Teklifle, Dijital Hizmet Vergisi'nden muaf olanlar ile bu vergiden istisna tutulan hizmetler de belirleniyor.
Buna göre, ilgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, Dijital Hizmet Vergisi'ne tabi hizmetlere ilişkin Türkiye'den elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar Dijital Hizmet Vergisi'nden muaf olacak.
Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması halinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınacak.
İlgili hesap dönemi içinde bu hadlerin her ikisinin de aşılması halinde muafiyet sona erecek ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyeti başlayacak. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınacak.
Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca muafiyete ilişkin hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlayacak.
Cumhurbaşkanı, bu hadleri verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkili olacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 30 gün ek süre verilecek. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler muafiyetten yararlanamayacak.
Düzenlemeyle Dijital Hizmet Vergisi'nden istisna tutulan hizmetler de belirleniyor.
Telgraf ve Telefon Kanunu'nun ulusal çapta kamuya açık mobil elektronik haberleşme hizmetleri üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler, Bankacılık Kanunu kapsamındaki bazı hizmetler, Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun, Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetlerden elde edilen hasılat Dijital Hizmet Vergisi'nden istisna olacak ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat muafiyete ilişkin hadlerin tespitinde dikkate alınmayacak.
Dijital Hizmet Vergisi'ne ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenecek. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersiz olacak.
?
DİJİTAL HİZMET VERGİSİ ORANI YÜZDE 7,5 OLACAK
Dijital Hizmet Vergisi'nin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılat olacak. Hasılatın döviz ile hesaplanması halinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilecek.
Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmayacak. Dijital Hizmet Vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmeyecek. Dijital Hizmet Vergisi oranı yüzde 7,5 olacak. Dijital Hizmet Vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanacak ve bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmayacak.
Cumhurbaşkanı bu oranı, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte yüzde 1'e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.
VERGİLENDİRME DÖNEMİ
Düzenlemeyle Dijital Hizmet Vergisi'nin vergilendirme dönemi, verginin beyanı, tarhı, ödenmesi gibi uygulamalarda düzenleniyor.
Buna göre, Dijital Hizmet Vergisi'nde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleri olacak ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkili kılınıyor.
Dijital Hizmet Vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunacak.
Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlü olacak.
Dijital Hizmet Vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunurken, adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilsen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılacak. Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait Dijital Hizmet Vergisi'ni beyanname verme süresi içinde ödeyecek.
Dijital Hizmet Vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
VERGİ GÜVENLİĞİ
Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye'deki yetkili temsilcisine, yükümlülüklerin yerine getirilmesi için Dijital Hizmet Vergisi'ni tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak Vergi Usul Kanunu'nda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilecek ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilecek.
İlandan itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilecek ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilecek. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren 24 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Usul ve esaslar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek.
Düzenlemeyle kambiyo muamelelerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisinin oranı binde birden, binde ikiye çıkarılıyor. Cumhurbaşkanı, kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkili olacak.
KONAKLAMA VERGİSİ
Teklifle, "Konaklama Vergisi" adı altında yeni bir ihdas edilecek.
Buna göre, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ile havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi hizmetler Konaklama Vergisi'ne tabi olacak.
Geceleme hizmetinin, sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmeyecek.
Vergiyi doğuran olay, bu hizmetlerin sunulmasıyla meydana gelecek.
Konaklama Vergisi'nin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, Katma Değer Vergisi hariç her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı olacak.
Konaklama Vergisi geceleme hizmeti bedeli üzerinden yüzde 2 oranında alınacak. Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkili olacak.
Konaklama Vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecek. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacak. Konaklama Vergisi, Katma Değer Vergisi matrahına dahil edilmeyecek.
Ayrıca öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler, karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler Konaklama Vergisi'nden müstesna olacak.
Konaklama Vergisi'nde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleri olacak. Her bir vergilendirme dönemine ait Konaklama Vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın 26. günü akşamına kadar Katma Değer Vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecek.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
