2008-06-19 - 14:00
RTÜK Başkanı Zahid Akman, Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonuna, Kurulun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
RTÜK Başkanı Zahid Akman, teknolojik gelişmelerin iletişim alanındaki
kontrolü neredeyse imkansız hale getirdiğini bildirdi.
Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı
Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi
Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonuna bilgi veren Akman,
Kurulun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar'ın yaptığı açıklamaya göre Akman,
Türkiye'de toplam 450 televizyon ve 1000'in üzerinde radyo kanalının
ulusal ve yerel düzeyde 24 saat yayın yaptığını belirtti. Yayın
kuruluşlarının eğlence ve eğitim dahil çeşitli konuları içeren
programlarıyla izleyicilerine hitap ettiğini bildiren Akman, yaptıkları
araştırmalarda Türkiye'de televizyon izleme süresinin oldukça yüksek
olduğunun tespit edildiğine işaret etti.
Yetişkinlerin günde ortalama 5 saat, çocuklarınsa 3 saat televizyon
izlediklerinin belirlendiğini ifade eden Akman, bu bakımdan yapılacak
mücadelede medya organları ile işbirliğinin önemini vurguladı.
Akman, kurulun, radyo-televizyon yayınlarını uzmanları aracılığıyla
sürekli izlediğini, ayrıca yurttaşlardan gelen şikayetlerin de
değerlendirildiğini belirtti. Geçen yıl RTÜK'e 400 şikayet başvurusunda
bulunulduğunu anlatan Akman, bu başvurulardan 64'ünün incelendiğini ve
19'u hakkında yaptırım uygulandığını açıkladı.
Yayınlardan, özellikle çocukların zihinsel, bedensel ve psikolojik
olarak olumsuz etkilenmemesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini
bildiren Akman, Koruyucu Sembol Sistemi'nin bu amaçla hazırlandığını, bu
sistem sayesinde izleyicilerin program hakkında önceden uyarıldıklarını
belirtti.
Çocukların olumsuz etkilenebilecekleri programların ileri saatlerde
yayınlanması konusunda medya kuruluşları ile işbirliği içerisinde
olduklarına işaret eden Akman, ayrıca ilköğretim okullarının 6,7 ve 8.
sınıflarında seçmeli olarak Medya Okur Yazarlığı dersi konulduğunu, bu
ders ile 4,5 milyon civarındaki ilköğretim öğrencisinin 1,5 milyonuna
ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.
-EMNİYETLE ORTAK PROJE-
Akman, bu çalışmalarının yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa
bir proje hazırladıklarını kaydetti. Bu proje kapsamında, uzman psikolog
ve psikiyatrların program yapımcı ve yönetmenleri için bir el kitapçığı
hazırladığını belirten Akman, kitapçığın en kısa sürede yayın
kuruluşlarına dağıtılacağını bildirdi.
Teknolojik gelişmelerin iletişim alanındaki kontrolü neredeyse imkansız
hale getirdiğini dikkati çeken Akman, yasaklayıcı zihniyet içerisinde
olmadıklarını, yasaklar getirmek yerine, izleyiciyi bilinçlendirmeyi ve
topluma olumlu katkıları olan programları özendirmeyi amaçladıklarını
anlattı. Akman, kimi programlarda gizli reklam uygulaması
yapıldığını ancak, mevcut yasada bu durumu önleyici bir hüküm
bulunmadığını vurguladı.
Akman, mevcut yasada alkol ve uyuşturucuyu önleyici bir hüküm
bulunmadığını anımsatarak, bu eksikliklerin giderilmesi amacıyla bir
taslak hazırladıklarını açıkladı.
-CHP'Lİ ERSİN'İN AÇIKLAMASI-
CHP İzmir Milletvekili ve komisyon üyesi Ahmet Ersin de TBMM'de yaptığı
yazılı açıklamada, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun uyuşturucuyla
mücadele konusunda kurulan Araştırma Komisyonunun, Bakanlığı ile direkt
bir ilgisi bulunmadığını belirtmesine tepki gösterdi. Ersin, ''Çocuklar
ve gençler arasında uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasını önleyici
önlemleri almak Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanının başta gelen
görevidir. Sayın Bakan'ın bundan bile haberi yok'' dedi.
Ersin, Bakan Çubukçu'nun yaptığı açıklamanın ''başarısızlığını''
örtmeye yönelik olduğunu ileri sürerek, Bakan Çubukçu'nun öfkeye
kapılarak komisyon toplantısını terk ettiğini iddia etti.
kontrolü neredeyse imkansız hale getirdiğini bildirdi.
Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı
Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi
Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonuna bilgi veren Akman,
Kurulun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar'ın yaptığı açıklamaya göre Akman,
Türkiye'de toplam 450 televizyon ve 1000'in üzerinde radyo kanalının
ulusal ve yerel düzeyde 24 saat yayın yaptığını belirtti. Yayın
kuruluşlarının eğlence ve eğitim dahil çeşitli konuları içeren
programlarıyla izleyicilerine hitap ettiğini bildiren Akman, yaptıkları
araştırmalarda Türkiye'de televizyon izleme süresinin oldukça yüksek
olduğunun tespit edildiğine işaret etti.
Yetişkinlerin günde ortalama 5 saat, çocuklarınsa 3 saat televizyon
izlediklerinin belirlendiğini ifade eden Akman, bu bakımdan yapılacak
mücadelede medya organları ile işbirliğinin önemini vurguladı.
Akman, kurulun, radyo-televizyon yayınlarını uzmanları aracılığıyla
sürekli izlediğini, ayrıca yurttaşlardan gelen şikayetlerin de
değerlendirildiğini belirtti. Geçen yıl RTÜK'e 400 şikayet başvurusunda
bulunulduğunu anlatan Akman, bu başvurulardan 64'ünün incelendiğini ve
19'u hakkında yaptırım uygulandığını açıkladı.
Yayınlardan, özellikle çocukların zihinsel, bedensel ve psikolojik
olarak olumsuz etkilenmemesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini
bildiren Akman, Koruyucu Sembol Sistemi'nin bu amaçla hazırlandığını, bu
sistem sayesinde izleyicilerin program hakkında önceden uyarıldıklarını
belirtti.
Çocukların olumsuz etkilenebilecekleri programların ileri saatlerde
yayınlanması konusunda medya kuruluşları ile işbirliği içerisinde
olduklarına işaret eden Akman, ayrıca ilköğretim okullarının 6,7 ve 8.
sınıflarında seçmeli olarak Medya Okur Yazarlığı dersi konulduğunu, bu
ders ile 4,5 milyon civarındaki ilköğretim öğrencisinin 1,5 milyonuna
ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.
-EMNİYETLE ORTAK PROJE-
Akman, bu çalışmalarının yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa
bir proje hazırladıklarını kaydetti. Bu proje kapsamında, uzman psikolog
ve psikiyatrların program yapımcı ve yönetmenleri için bir el kitapçığı
hazırladığını belirten Akman, kitapçığın en kısa sürede yayın
kuruluşlarına dağıtılacağını bildirdi.
Teknolojik gelişmelerin iletişim alanındaki kontrolü neredeyse imkansız
hale getirdiğini dikkati çeken Akman, yasaklayıcı zihniyet içerisinde
olmadıklarını, yasaklar getirmek yerine, izleyiciyi bilinçlendirmeyi ve
topluma olumlu katkıları olan programları özendirmeyi amaçladıklarını
anlattı. Akman, kimi programlarda gizli reklam uygulaması
yapıldığını ancak, mevcut yasada bu durumu önleyici bir hüküm
bulunmadığını vurguladı.
Akman, mevcut yasada alkol ve uyuşturucuyu önleyici bir hüküm
bulunmadığını anımsatarak, bu eksikliklerin giderilmesi amacıyla bir
taslak hazırladıklarını açıkladı.
-CHP'Lİ ERSİN'İN AÇIKLAMASI-
CHP İzmir Milletvekili ve komisyon üyesi Ahmet Ersin de TBMM'de yaptığı
yazılı açıklamada, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun uyuşturucuyla
mücadele konusunda kurulan Araştırma Komisyonunun, Bakanlığı ile direkt
bir ilgisi bulunmadığını belirtmesine tepki gösterdi. Ersin, ''Çocuklar
ve gençler arasında uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasını önleyici
önlemleri almak Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanının başta gelen
görevidir. Sayın Bakan'ın bundan bile haberi yok'' dedi.
Ersin, Bakan Çubukçu'nun yaptığı açıklamanın ''başarısızlığını''
örtmeye yönelik olduğunu ileri sürerek, Bakan Çubukçu'nun öfkeye
kapılarak komisyon toplantısını terk ettiğini iddia etti.
