2010-05-20 - 12:47
CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan İstanbul Milletvekili Kemal
Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'ın, uzlaşma çerçevesinde gelecek olan adaya
destek vereceğini açıkladığını ifade ederek, ''O çerçevede uzlaşma arandı,
bu büyük ölçüde sağlandı, dolayısıyla sorun bitti. Geriye dönük olayları farklı
değerlendirmenin hiçbir mantığı yok. Biz geleceğe bakmalıyız'' dedi.
CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan İstanbul Milletvekili Kemal
Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'ın, uzlaşma çerçevesinde gelecek olan adaya
destek vereceğini açıkladığını ifade ederek, ''O çerçevede uzlaşma arandı,
bu büyük ölçüde sağlandı, dolayısıyla sorun bitti. Geriye dönük olayları farklı
değerlendirmenin hiçbir mantığı yok. Biz geleceğe bakmalıyız'' dedi.
Kılıçdaroğlu, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Demir ve
beraberindeki heyeti kabulünde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP Genel Başkanlığından istifa eden Deniz Baykal'ın, ''Kılıçdaroğlu'nun
adaylığı benden gizlendi'' yönünde basına yansıyan açıklamalarının sorulması
üzerine Kılıçdaroğlu, Baykal'ın doğrudan böyle bir ifadesinin olup olmadığını
bilmediğini söyledi.
''Baykal'ın her türlü eleştirisinden ders almayı ilke edinen bir kişi
olduğunu'' dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Sayın Baykal'ın deneyimi, birikimi var.
Onun eleştirilerini dikkate alarak, önümüzdeki siyasal yaşam içinde hata
yapmamaya özen gösteririz. O açıdan Sayın Baykal'dan doğrudan duymadığım bir
konuda, dolaylı gelen eleştirilere ancak böyle yanıt verebilirim. Önümüzdeki
süreç içinde, belki Sayın Baykal lütfedip randevu verir, yüz yüze görüşürüz.
Sanıyorum daha rahat, samimi bir ortamda karşılıklı düşüncelerimizi aktarırız''
diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Baykal'dan randevu isteyip istemediği sorusunu, ''Yoğunluk
nedeniyle henüz olmadı ama olacak tabii... Kurultaydan önce de sonra da olabilir.
Mutlaka hemen yarın, ya da şu dakika görüşecek diye bir kural yok tabii ama
ortamın uygun olması halinde bu görüşme olacaktır'' diye yanıtladı.
''Adaylığınızı gizlediniz mi?'' sorusuna karşılık, Kılıçdaroğlu,
adaylığını kamuoyunun önünde açıkladığını anımsattı. Kılıçdaroğlu, Baykal'ın,
''bir uzlaşma olursa, uzlaşma çerçevesinde gelecek olan adaya destek vereceğine''
yönelik açıklamasına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''O çerçevede uzlaşma arandı. Uzlaşma büyük ölçüde sağlandı, dolayısıyla
sorun bitti. Geriye dönük, olayları farklı değerlendirmenin hiçbir mantığı yok.
Biz geleceğe bakmalıyız. Üreticilerimizin, sanayicilerimizin, işçilerin sorunları
var. Biz bu sorunlara kilitlenip, Türkiye'yi alıp, çağdaş uygarlığa taşımak
zorundayız. Ekonomimiz niye bu durumda olsun, niye bu ülkede çocuklar yatağa aç
girsin... Bizim hedefimiz bunlar olmalı. Sayın Baykal'ın eleştirileri olabilir.
Eleştirilerin tümü başımın üstünde. Bütün eleştirilerden ders almak benim
görevimdir.''
Kılıçdaroğlu, kurultay sonrasında nasıl bir CHP olacağına ilişkin soruyu
yanıtlarken, daha dinamik, daha aktif, toplumu daha iyi kucaklayan, ülkenin
sorunlarına kilitlenen bir CHP ile yola çıkacaklarını kaydetti.
CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan İstanbul Milletvekili
Kemal Kılıçdaroğlu, ''Tüyü bitmemiş yetimin hakkının korunması
gerektiğini, aksi takdirde, ülkenin düzlüğe çıkamayacağını'' ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Demir'i,
TBMM'de kabul ederek, sorunlarını dinledi.
''Yolunuz açık olsun'' diyen bir üreticiye Kılıçdaroğlu, ''Benim yolumu
açacak olan sizlersiniz. Sizler yolumu açtığınız sürece, üreticinin,
hayvancılığın, sanayicinin, bu ülkede alınteri döküp, alınteriyle kazanan
herkesin yüzü gülecektir'' karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu, ithalatın Türkiye'ye yakışmadığını, Muş Ovası, Van'ın
Türkiye'de hayvancılığın önemli merkezleri olduğunu belirterek, ''Bu alanları
neden ve niçin kaybettik?'' diye sordu.
Tüketicinin ucuz et yemesi ve buna uygun, sağlıklı, tutarlı teşvik
politikaları geliştirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Bu işin özü, yürütülen politikalardadır. Bu politika, Türkiye'de üretim
yapmayı teşvik eden değil, üretmeyenin teşvik edildiği bir politikadır. Türkiye,
üretir noktadan, tüketir noktaya çekilmek isteniyor. Birilerinin oyunu var. Bu
oyunu bozmak bizim görevimiz. Ama bu oyunu bozmak için yola çıkarken, önümüzü
açacak olanlar sizlersiniz. Biz aynı zamanda size hesap vermeyi namuslu bir görev
kabul edeceğiz. Yapamadıysak, bize hesap soracaksınız. Türkiye, et üretiminde
sadece Türkiye'yi değil, bütün Ortadoğu'yu besleyecek kapasiteye sahip. Böyle bir
Türkiye'yi niye yaratmıyoruz, önümüzdeki engel nedir? Yemimiz, toprağımız,
otumuz, üreticimiz var. Eksik olan, yanlış izlenen politikalardır. Hayvancılık
politikasını iflas noktasına getirenlere, sizin ders vermeniz lazım. Biz yola
çıktık, yürüyüşümüzü başlattık. Sizler destek verirseniz, bu sorun kendiliğinden
çözülür. Çözülmeyecek bir olay değildir.
Dışardan et getiriliyor, üreticiler, 'aynı fiyattan biz vermeye razıyız'
diyor. Milletimiz, aynı fiyattan buradaki üretici ürün vermeye razıyken, siz
niçin yabancıdan alıp, Türkiye'ye getiriyorsunuz diye sormayacak mı? Bunlar,
nereden, kimlerden gelecek, hangi koşullarda yetiştirildi, bizim damak tadımıza
uygun mu değil mi, bunların sorgulanması da lazım.''
Üreticilere, ''Önümüzde referandum var. Bu anayasa değişikliği sizin bu
sorunlarınızı çözüyor mu?'' diye soran Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bir tek satır dahi
yok. Bunu da düşünün'' dedi.
Sözlerini, ''Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumazsanız, bu memleket
düzlüğe çıkmaz'' diye sürdüren Kılıçdaroğlu, Türkiye, 8 yılda dışardan et ithal
eder noktaya gelmişse, şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin, Avrupa'nın en büyük otobüs üretim merkezi olmasına karşın
yurt dışından otobüs aldığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Benim sanayicim bunu
üretmiyor mu, orada işçi çalışmıyor mu? 42 bin metal işçisini kapı önüne
koyacaksınız, gideceksiniz yurt dışından otobüs alacaksınız, bunun akıl, mantık,
ekonomiyle ilişkisi yok. Bu başka ilişkilerle açıklanabilir ancak'' dedi.
Üreticilerden, kendisini desteklemelerini isteyen Kılıçdaroğlu, şunları
kaydetti:
''Biz bu sorunların üstesinden geliriz. Devleti de özel sektörü de
insanların nasıl çalıştığını, hangi zor koşullarda üretim yaptığını biliyoruz.
Önce referandum yapılacak, arkasından seçimler gelecek. Türkiye üretemeyen değil
üreten, çalışmayan değil çalışan, her yurttaşın çalışıp evine ekmek götürdüğü bir
Türkiye olacak. İşsizliği tarihe gömmek zorundayız.
Bir üretici, 'açılım açılım diyorsunuz, milletin karnı aç' dedi. Önce
benim karnımı doyur, çoluk çocuğumun karnı doysun, kadının evdeki tenceresi
kaynasın. Önce bunları çözmeliyiz. Önce bunları çözelim, karnımız doysun, sonra
etrafımıza bakalım. Bu ülkenin sorunlarını daha iyi tespit ederiz, daha iyi
çözümler üretiriz, hep beraber yola çıkarız.''
Bir üretici, Kılıçdaroğlu'ndan, kurultaydan sonra, CHP Genel Başkanı
olması halinde, davalarını savunacağına dair söz almak istedi. Kılıçdaroğlu da
''CHP Genel Başkanı, bir milletvekili ya da sade vatandaş olsam da sizin
hakkınızı sonuna kadar savunacağım'' dedi.
Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Demir de sorunlarını dile
getirerek, taleplerini sıraladı.
Demir, 2003-2010 yılları arasında et fiyatlarının sabit olmasına karşın
enflasyonun ve yem giderlerinin arttığını, bu nedenle besicilik, hayvancılığın
çöktüğünü kaydetti. Demir, et piyasasının ithale dayandırılmaya çalışıldığını
ifade ederek, süt fiyatlarının sürdürülebilir olmasını, ete teşvik getirilmesini
ve hayvancılığa ilişkin makro politika üretilmesini istedi. (12:47)
