2013-01-28 - 12:20
CHP'Lİ KESİMOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI?
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Kırklareli'nin Lüleburgaz Devlet Hastanesi eski müdürünün eşinin banka hesabında 3,9 milyon TL olduğunu savunarak, "Bir ülke düşününüz ki, o ülkede, bir hastane müdürünün sayın eşinin o ülkenin Başbakan'ından daha çok parası olması mümkün olsun." dedi.

CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Kırklareli'nin Lüleburgaz Devlet Hastanesi eski müdürünün eşinin banka hesabında 3,9 milyon TL olduğunu savunarak, "Bir ülke düşününüz ki, o ülkede, bir hastane müdürünün sayın eşinin o ülkenin Başbakanı'ndan daha çok parası olması mümkün olsun." dedi.

Kesimoğlu, Lüleburgaz Hastanesi eski müdürünün bilgisi dahilinde hastanenin diyaliz ünitesinde kullanılan solüsyon bidonlarını sattığını, oysa bunların yürürlükteki tıbbi atık yönetmeliğine göre imha edilmesi gereken malzemeler oluğunu söyledi.

Durumu fark eden hastanenin başhekim yardımcısının olayı savcılığa ihbar ettiğini ve konu ile ilgili soruşturma açıldığını ifade eden Kesimoğlu, "Tabii, bireysel girişimciliği engelleyen Başhekimin bu hareketi karşılıksız kalmıyor, hemen görevinden alınıyor ve tahmin edebileceğiniz gibi peş peşe iki yıl sicil notu düşürülüyor." diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı'nın bu ihbardan ve soruşturmanın açılmasından sonra hastane müdürünü desteklemek amacıyla Diyaliz Yönetmeliği'nde değişiklikler yaptığını iddia eden Kesimoğlu, yapılan değişiklikle diyaliz solüsyon bidonları ve kuru birkarbonat kartuşlarının tıbbi atık kapsamında değerlendirilemediğini söyledi. Kesimoğlu, "Böylece Adalet Bakanlığımızın değerli mensupları için sayın hastane müdürü hakkında yapılacak hiçbir şey kalmıyor ve soruşturmalar takipsizlikle sonuçlanıyor." dedi.

Eski hastane müdürü ile eşinin emekli olduktan sonra müdürün eşinin banka hesabında 3,9 milyon olduğunu söyleyen Kesimoğlu, "Düşününüz, bir emekli hastane müdürünün hemşirelikten emekli sayın eşinin bu ülkenin Başbakanı kadar nakit parası var." şeklinde konuştu.

Kesimoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir ülke düşününüz ki, o ülkede, bir hastane müdürünün sayın eşinin o ülkenin Başbakan'ından daha çok parası olması mümkün olsun. Böyle bir başarıyı nasıl kutlamayız? Böyle bir ülkede yaşamayı nasıl istemeyiz? Ve böyle bir ülkede yaşadığımız için nasıl gururlanmayız?

Bir Başbakan düşününüz ki, onun 10 yıldır yönettiği ülkede bir hastane müdürünün sayın eşi, başbakandan daha fazla para kazanabiliyor ve başbakandan çok daha kısa sürede kazanabiliyor? Bu gerçek, hem de beş yıldızlı bir başarı öyküsü değil de nedir?"

Sağlık Bakanlığı'nın müfettişlerinin, eski hastane müdürü ile ilgili "geliriyle mal varlığının son derece uyumlu olduğuna " karar verdiğini söyleyen Kesimoğlu, şöyle devam etti:

"Müfettişler kendisine "eşinin şu hesapta, şu kadar parası var, bu nedir" deyince, cevaben demiş ki: "Eşimin bu parasından haberim yoktu!" Müfettişler de "peki tamam o zaman" demişler, sayın hastane müdürümüzün malvarlığında gelirleriyle uyumsuz bir artış olmadığına karar verip dosyayı kapatmışlardır.

Lütfen düşünür müsünüz, hangi ülkede bir sayın bürokrat sanki yılbaşı ikramiyesi çıkmış gibi, eşinin Başbakan'dan bile zengin olduğunu bir soruşturma sırasında bir anda öğrenebilir? Siz böyle bir ülkede yaşamak, siz böyle bir ülkede bürokrat olmak istemez misiniz? Eşinizin her an Başbakan'dan bile zengin çıkabileceği haberini almak için yıllarca çalışmaya, çabalamaya, dirsek çürütmeye, tayine, sürgüne, onca ezaya, cefaya değmez mi?

İşte bu umudu, eşimizin birden Başbakan'dan bile zengin olduğunu öğrenme umudunu, her şeyden ve herkesten çok AKP'ye borçluyuz. Çünkü o ülkede, Başbakan'ın "benim adamım" dediği ve özel yasayla koruma altına aldığı MİT'in bir müsteşar yardımcısı ile kızının yaklaşık 1 milyon TL dolayında bir mal varlığı sahibi olması bile kuşkulu sayılıyor ve soruşturma konusu oluyor, ama bu ülkede bir sayın bürokratın eşinin yaklaşık 4 milyon TL dolayında malvarlığı kuşkulu olmuyor ve soruşturmaya gerek görülmüyor.

Allah, her bir bürokratımıza Başbakan'dan zengin eşler nasip etsin ve her bir bürokratımıza eşlerinin Başbakan'dan bile zengin olduğunu sonradan ve aniden öğrenmeyi nasip etsin."

M.Fatih Kılıç