2017-12-13 - 11:40
2018 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 2018 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, iki başbakan yardımcılığına bağlı kurumların 2018 yılı bütçelerinin görüşülmeleri devam ediyor.

Bugünkü ikinci turda; Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 2018 yılı bütçeleri görüşüldü.

Kurumların bütçeleri üzerinde ilk sözü, HDP Grubu adına İstanbul Milletvekili Garo Paylan aldı.

İstanbul Milletvekili Garo Paylan, ekonomideki büyümenin hormonlu bir büyüme olduğunu savunarak, öncelikle siyasi bir çözüme ihtiyaç olduğunu söyledi.

Paylan, hükümetin uyguladığı yanlış ekonomi politikaları sorucunda çiftçilerin, işçilerin, esnafın ve emeklilerin ekonomik seviyesinin büyümediğini, bir kısım "yandaş" müteahhitin, patronun ve belli bir sermaye kesiminin büyütüldüğünü ileri sürdü.

Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, ekonomik göstergelerin iyi olmadığını iddia ederek, bu bütçenin halka refah getireceğine inanmadıklarını ifade etti.

Mardin Milletvekili Erol Dora, azınlık vakıflarının yönetimlerinin seçimi ve taşınmaz mallarıyla ilgili sorunların çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Türk Dil Kurumunun adının, kısaltması aynı kalması kaydıyla "Türkiye Dilleri Kurumu" olarak değiştirilmesini ve kurumda kurulacak alt kurulların anadilde eğitim için altyapı çalışması yapmasını talep etti. Yıldırım, "Halkların kardeşliğinin yolu öncelikle dillerin kardeşliğinden geçmektedir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, söz alarak, bugün İstanbul'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nin düzenlendiğini anımsattı.

Özel, "Toplantıya güç vermek ve öneride bulunmak üzere, Amerika'nın İsrail üzerinde Büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasına karşı, Filistin'in başkentinin Doğu Kudüs olduğu ve büyükelçiliklerin orada açılmasıyla ilgili bir tavsiye kararının, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne iletilmek üzere TBMM'den alınmasını CHP Merkez Yönetim Kurulunun grubumuzun talimatıyla Meclise teklif ediyoruz." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Bahçekapılı da "Bence de yerinde bir teklif." değerlendirmesinde bulundu.

Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, konuşmasında, tutuklu HDP milletvekillerine değinerek, 4 Kasım'da milletin iradesine bu yolla "darbe yapıldığını" ileri sürdü.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletinin parlamentosuna bir darbe girişiminde bulunulmuştur; doğru. Ama bu 15 Temmuz'da girişilen bir darbe girişimiydi ve milletin desteğiyle bu darbe girişimi geri püskürtülmüştür. '4 Kasım' diye bir darbe Türkiye Cumhuriyeti'nde olmamıştır, parlamentoda böyle bir şey yoktur." ifadesini kullandı.

Muş, PKK ile milleti tehdit edenlerin, millet iradesi arkasına sığınamayacaklarını kaydetti.

Yeniden söz alan Baydemir, konuşmasında "Ben Kürt halkının bir evladı olarak, Kürdistan'dan gelen bir temsilci olarak..." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, "Sayın Baydemir, Kürdistan neresi?" diye sorması üzerine Baydemir, elini kalbinin üzerine koydu.

Bahçekapılı, "Siz, burada Kürdistan'ın vekili değilsiniz, siz, burada Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olan Şanlıurfa'nın milletvekili olarak bulunuyorsunuz Sayın Baydemir. Lütfen bunu unutmadan bu kürsüye gelip konuşun bundan sonra." dedi.

Yerinden söz isteyen AK Parti Grup Başkanvekili Muş, Türkiye'nin idari yapılanmasının belli olduğunu, şehirlerinin ve bölgelerinin kanunla ve anayasa ile belirlendiğini belirterek, bunun dışında bir tanımlama yapmanın kimsenin hakkı ve haddi olmadığını söyledi.

Bahçekapılı, "Siz Şanlıurfa, Diyarbakır, Güneydoğu ve Doğu illerinden herhangi birinin milletvekili olabilirsiniz. Siz ne kadar oranın milletvekiliyseniz, ben İstanbul milletvekili olarak da oranın milletvekiliyim. Siz de aynı şekilde Trabzon'un, Amasya'nın, İzmir'in milletvekilisiniz. Türkiye'de, Kürdistan diye coğrafi ve siyasi tanımlama yoktur. Lütfen bu kürsüde sözlerinize dikkat edin. Türkiye Cumhuriyeti'nde böyle bir siyasi ve coğrafi yer yok."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, İçtüzük'ün gereğinin yapılmasını talep etti.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da İçtüzük uyarınca Baydemir hakkında işlem yapılması gerektiğini kaydetti.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise "Trakya, Serhat, Lazistan, Anadolu, Rumeli, Kürdistan gibi kavramları inkar etmek, bu ülkenin kadim tarihini inkar etmektir, bu halkların sarsılmaz bağlarının altına dinamit koymaktır. Biz Kürdistan derken, asla ve kata bu ülkeyi bölmek üzerine kurgulanmış bir söylem geliştirmek üzere kullanmıyoruz. Bilakis bu ülkeyi birleştirecek, gücünü tarihten alacak bir yaklaşım olarak dile getiriyoruz." diye konuştu.

Daha sonra Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, İçtüzük'ün 163. maddesi uyarınca Baydemir'e, Meclisten geçici olarak 2 birleşim çıkarılması cezası verilmesi teklifini oya sunacağını söyledi.

Savunma yapmak üzere kürsüye gelen Baydemir, "Dünya yuvarlaktır" dediği için insanların yargılandığını dile getirerek, "Kürdistan'a Kürdistan demek suç değildir ve suç olmamalıdır." ifadesini kullandı.

Yapılan oylama sonucunda, Baydemir'e, Meclisten geçici olarak 2 birleşim çıkarılması cezası verildi. Bahçekapılı, Baydemir'den, Genel Kurul salonundan çıkmasını istedi. Baydemir ile birlikte HDP milletvekilleri toplu olarak salonu terk etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP olarak, ülkenin misakı milli sınırları içerisinde üniter devlet yapısından yana olduklarını ifade ederek, "Biz Osman Baydemir'in bu ifadelerine katılmıyoruz ama bu ifadelerin söyletilmemesi de demokratik anlayışımıza aykırıdır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ülküsü ile kurulan Türkiye'yi hiç kimseye böldürtmeyeceklerini söyledi.

Mecliste yapılacak konuşmaların ülkeyi bölmek amacıyla yapılması durumunda bu konuşmaları demokratik çerçevede göremeyeceklerini ifade eden Elitaş, "Türkiye'yi bölme amacıyla yapılacak faaliyetlere, bundan sonra da müsaade etmemeniz gerekir." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da her türlü bölücülüğe ve bölücü söze karşı olduklarını vurgulayarak, Baydemir'in sözlerinin kürsü dokunulmazlığı bağlamında olmadığını kaydetti. Usta, "Herkesin bu ülkenin bölünmezliği konusunda hassas olması bunu da oylarına yansıtması lazım." dedi.

TBMM Başkanvekili Bahçekapılı ise bu kürsünün Türkiye Cumhuriyeti'nin ve aziz milletin kürsüsü olduğunu vurgulayarak, "Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde koca bir halkın bağımsızlığı ve savaşla birlikte kazanılmış ve bize emanet edilmiş bir kürsüdür. Bu kürsüde şehitlerin kanı vardır. Bu kürsüde bütün şehirlerin Türkiye'nin şehirleri, bütün milletvekillerinin de bütün illerin milletvekilleri olduğunu unutmayalım." diye konuştu.

Daha sonra AK Parti milletvekilleri, bütçeler üzerinde konuşmalarını yapmaya başladı

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, "AK Parti iktidarı öncesi yurt dışındaki vatandaşlarımız döviz aracı olarak görülüyordu. Bugün ise yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın kurdukları sivil toplum kuruluşları birçok faaliyetler için proje desteği almaktadır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Hazine Müsteşarlığı, BBDK, SPK, Vakıflar Genel Müdürlüğü, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, RTÜK, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 2018 yılı bütçeleri üzerinde AK Parti milletvekilleri söz aldı.

AK Parti Adana Milletvekili Tamer Dağlı, BDDK'nın kurulmasından önce ve kuruluş aşamasında 20 bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, birçok bankanın da iflas ettiğini anımsatarak, "Bankacılık sektörü, ülkemizin gelişimi üzerindeki olumlu etkisini sürdürmektedir. 52 bankanın yer aldığı Türk bankacılık sektörü, 3.2 trilyon liralık aktif büyüklüğe ulaşmıştır." diye konuştu.

Katılım ve faizsiz bankacılık sisteminin küresel bankacılık sektöründe öneminin giderek arttığına işaret eden Dağlı, "Kamu desteğiyle kurulan Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım bankalarının eklenmesiyle, katılım bankalarının pazardan aldığı yüzde 5'lik payın, ülkenin kültürel yapısı da dikkate alındığında rahatlıkla yüzde 15'lik paya ulaşacağına inanıyoruz. Türkiye, 2001 krizinde olduğu gibi dizleri üzerine çökertilen değil, milletiyle birlikte hareket eden güçlü bir ülke artık." ifadesini kullandı.

AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan, uluslararası kuruluşların verilerine göre Türkiye'nin büyüme oranlarıyla rekorlar kırdığını, birçok ülkenin büyüme oranının üstünde ekonomik büyüme gerçekleştirdiğini kaydetti.

Sermaye piyasalarından 2017 yılında Türk şirketlerine 500 milyar lira kaynak sağlandığını ve bu rakamın tüm zamanların en yüksek oranı olduğunu ifade eden Tan, şirketlerin banka kredilerine bağımlılığının azaldığını, Türk sermaye piyasalarına küresel sermaye girişinin de yıl boyu devam ettiğini anlattı.

Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin değerinin 800 milyar liraya ulaştığını, yüzde 35 ile Borsa İstanbul'un en çok kazandıran borsalar arasına girdiğini belirten Tan, "Ülkemizin ulaştığı gelişmişliği dost-düşman herkes takdir ederken, ülkemizi tökezletmek isteyen fesat oluşumların olduğu da görülmektedir. Biz Kurtuluş Savaşımızı, milli mücadelemizi, uçaklarla, tanklarla, savaş gemileriyle yapmadık. Bizde var olan sarsılmaz bir iman ve onun gereği devletimizin, bayrağımızın, milletimizin bekası için birlik ve beraberlik ruhuyla yaptık." dedi.

AK Parti Tokat Milletvekili Coşkun Çakır, vakıf kültürünün Türk İslam medeniyetindeki tarihi gelişimini anlattı.

Vakıf kültürünü, günümüzün modern iktisadi yaklaşımlarının anlamakta zorluk çekeceğini belirten Çakır, Osmanlı Devleti'nde ilk kurulan bakanlıklardan birinin vakıflar bakanlığı olduğunu, bugün ise bu bakanlığın genel müdürlük seviyesinde bulunduğunu, vakıfların bakanlığı hak edecek bir önemde yer aldığını kaydetti.

AK Parti'li Çakır, Vakıflar Genel Müdürlüğünün son 14 yılda çok önemli çalışmalara imza attığını, Türkiye'nin yüzakı olan kurumlardan biri haline geldiğini ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TİKA'nın milletin yürüyen vicdanı olarak hareket ettiğini ve birçok ülkede Türk milletinin mirası olan tarihi eserleri restore ettiğini aktardı.

TİKA'nın, Kudüs başta olmak üzere Filistin coğrafyasında önemli görevler üstlendiğini vurgulayan Turan, İsrail'in, Kudüs'ü başkenti olarak ilan etmesi kararını asla kabul etmediklerini belirtti.

AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, TİKA'nın yurt dışındaki faaliyetlerden bahsetti ve tamamladığı projeleri anlattı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yeneroğlu ise Türkiye'nin en önemli gerçeklerinden biri "yurt dışında yaşayan Türkler" meselesinin, hem milletin asli bir parçası bu kesime karşı taşınan sorumluluk hem de devletin taşıdığı anayasal görev gereği, AK Parti hükümetlerinin önemli icraat alanlarından biri olduğunu vurguladı.

Kitlesel işçi göçü sonrası bugün itibarıyla 6 milyonu aşan Türkiye diasporasının önemli bir kaynak olduğuna işaret eden Yeneroğlu, şöyle konuştu:

"Diasporalar sermaye, kültürel iş birlikleri, bilgi ve yeni teknolojilerin gelişmesini sağlayabilmekte, sosyal kalkınma, büyüme olanaklarında, geliştirilmesinde kritik bir rol oynayarak ülke ve pazarlar arasında bağlantıda doğal elçi ve köprü görevi görebilmekte, anavatanlarına döndüklerinde ise yanlarında tecrübeler, başarı hikayeleri ve iletişim ağları getirebilmektedirler. Türkiye, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının kurulmasıyla birlikte aktif diaspora politikaları sürecine girmiş ve bugün itibarıyla hayli ilerletmiştir. Başkanlık ile birlikte, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için sessiz devrimler gerçekleştirilmiştir. Bir zamanlar yurt dışındaki vatandaşlarımızın siyasal katılımı hayaldi, bugün artık gerçektir. AK Parti iktidarı öncesi yurt dışındaki vatandaşlarımız öncelikle döviz aracı olarak görülüyordu. Bugün Almanya, Fransa, Avustralya ve ABD gibi ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın kurdukları sivil toplum kuruluşları, başta anadil eğitimi ve kültürel değerlerin güçlendirilmesi olmak üzere birçok faaliyetler için proje desteği almaktadırlar. Yine bugün yurt dışındaki Türk toplumunun içinden topluma öncülük yapacak ihtisas sahibi elitlerin yetişmesi ve toplumun meselelerini temsil etmesi için yükseköğretimde burs programları uygulanmaktadır."

MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, "Kudüs mukaddesatımızın namusudur, Kudüs İslam dünyasının göz bebeği, haklı davası, meşru sancağı, gasbı ve rehini imkansız manevi tacıdır." dedi.

MHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulundaki 2018 yılı bütçe görüşmelerinde grupları adına söz aldı.

Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Türkiye'nin yaklaşık 210 milyar dolar borcunun bulunduğunu söyledi.

Kamu Özel Ortaklığı Çerçeve Kanunu'nun çıkmadığına dikkati çeken Günal, kurumsal bir dağınıklığın olduğunu savundu. Büyüme rakamının sevindirici olduğunu dile getiren Günal, ancak büyümenin kalitesine ve içeriğine de bakılması gerektiğini belirtti.

Merhum Alparslan Türkeş'in 1970'li yıllarda ülke ekonomisine ilişkin tespitlerini paylaşan ve geçmişten bugüne Türkiye'nin ekonomik sorunlarının değişmediğini ileri süren Günal, iyi yönetimin ve koordinasyonun olması, gerekli yapısal reformların da gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

2023 hedeflerinin gerisinde kalındığını vurgulayan Günal, yapısal reformlar gerçekleştirilmediği takdirde bu hedeflerin yakalanayacağını kaydetti.

Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Kudüs üzerinde sahnelenen siyonist ve Haçlı ittifakının, İslam alemini derinden sarstığını ve infiale sebep olduğunu aktararak, "Kudüs İslam'dır ve aynı zamanda Türklüğün izlerini taşımaktadır. Kudüs mukaddesatımızın namusudur, Kudüs İslam dünyasının göz bebeği, haklı davası, meşru sancağı, gasbı ve rehini imkansız manevi tacıdır." diye konuştu.

Büyükataman, bu sebeple, ABD'nin tahripkar istikrarsızlığa, toplumsal infiale, toplu intifadaya ve kara bir leke gibi alnına yapışacak muhtemel dinler arası çatışmaya yol açacak olan Kudüs'le ilgili adımlarını askıya alması gerektiğini belirtti.

TİKA'nın yardımlarında, Ortadoğu ve Afrika'nın ilk sırada yer aldığına işaret eden Büyükataman, ancak bu bölgelerde yapılan çalışmaların, Türk dünyasına yapılan çalışmaların önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.

Türkmenlerin Irak ve Suriye'de zor durumda bulunduğunu anlatan Büyükataman, hükümetin, bu ülkelerdeki Türkmenlerin varlıklarını devam ettirmelerine olanak sağlayacak şekilde çalışmalarını yürütmesinin önemine dikkati çekti.

MHP olarak Dış Türkler Bakanlığının kurulmasını defalarca ifade ettiklerini hatırlatan Büyükataman, soydaş ve akraba topluluklarla ilgili çalışmalarda bir koordinasyon eksikliği olduğunu savundu.

Büyükataman, "Afrika ülkelerine de açılım güzeldir. Bununla beraber esas olanın, çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere hudut dışında yaşayan vatandaşlarımız, Balkanlardan Türkistan'a uzanan coğrafyadaki soydaşlarımız ile dindaşlarımız olduğu unutulmamalıdır. Bu büyük coğrafyaya olan ilgi azalmamalıdır." diye konuştu.

Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, RTÜK denetleme ve ceza konusunda sürekli gündeme geldiğini hatırlatarak, bununla birlikte ödüllendirme konusunda ise bu kurumun görevini ne kadar yerine getirdiğinin ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Televizyonlardaki bir takım "pespaye" yayınlara neden izin verildiği sorusunu da yönelten Ersoy, küreselleşme ve dijital kültürün toplumda giderek artan etkisine işaret etti.

Yerel televizyonların ve radyoların sorunlarına da değinen Ersoy, bu sorunların çözülmesi için çalışmalar yürütülmesini istedi.

Kişisel verilere bir şekliyle erişilerek insanların mezhepleri, aidiyetleri üzerinden algı yönetmek ve kafa karıştırmak üzere açılmış sosyal medya hesaplarının bulunduğu aktaran Ersoy, bu konunun ivedilikle takip edilmesi ve denetlenmesi gerektiğini belirtti.

RTÜK, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun, birbiriyle eş güdümlü çalışması gereken kurumlar olduğunun altını çizen Ersoy, "Hatta bunun dışında yer alan Anadolu Ajansından TRT'ye kadar bunlar bir bütün halinde bir devlet politikası olarak değerlendirilmeli. Belki şartlar, zemin oluşturulduğunda bir iletişim bakanlığına, enformasyonun Başbakanlığa bağlı olmasından çok bir iletişim bakanlığına evrilen bir kuruma dönüştürülmesi dahi söz konusu olabilir." dedi.

Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, bir milleti güçlü kılan şeyin kültür olduğunu vurgulayarak, içeride kuşaklar arası iletişimi güçlendirdiği gibi dışarıda da ülkenin diğer devletler arasında saygın yerini almasını sağladığını söyledi.

Güçlü devletlerin en büyük hazinelerinin kültürel değerleri olduğunu belirten Aydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de bunu göz önüne aldığını ve kültürel değerlerin korunması ile gelecek kuşaklara aktarılması için büyük bir hassasiyet gösterdiğini ifade etti.

Aydın, kültürel kalkınmasını gerçekleştiremeyen milletlerin, milletler ve kültürler mezarlığında yerini alacağını kaydetti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***