2020-06-10 - 17:14
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, çarşı ve mahalle bekçilerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile özlük haklarını düzenleyen "Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi" kabul edilerek, yasalaştı.
Erdoğmuş, Genel Kurulu açtıktan sonra birleşime ara verdi.
Aradan sonra Meclis Başkanvekili Erdoğmuş, dünkü Genel Kurul çalışmaları sırasında MHP ve CHP milletvekilleri arasında yaşanan olaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM'nin demokrasi karakterinin herkes için ortak bir payda olduğunu dile getiren Erdoğmuş, farklı düşünce ve siyaset tarzlarına rağmen bu ortak paydada bir araya gelinmesi gerektiğini vurguladı.
Yaşanan olayda Meclis Başkanvekili olarak kendisinden kaynaklanan eksiklikler için özür dileyen Erdoğmuş, bundan sonraki çalışmaların, nefrete ve husumete sebebiyet vermeyecek şekilde yürütüleceğini söyledi.
Genel Kurulda daha sonra partilerin grup başkanvekilleri de söz konusu olaya ilişkin yerlerinden söz alarak olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Mecliste, uzun çalışma saatleri ve görüşmelerin gerginliğinden kaynaklanan bazı tartışmalar yaşandığını ancak milletvekillerinin görevinin bu durumların zarafet içerisinde geçmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
CHP ve AK Parti'nin dünkü Genel Kurulda iç tüzükten yararlanarak karşılıklı zarif duruşlar gösterdiklerini söyleyen Dervişoğlu, dünkü duruş bu kadar zarafet içinde gerçekleştirilebilecekken, TBMM'nin, hiç yaşanmaması gereken bir olaya muhatap olduğunu ifade etti.
Dervişoğlu, "Asıl özür dilenmesi gereken aziz milletimizdir. Çünkü TBMM'ye bizleri, meseleleri oturalım, konuşalım, tartışalım diye gönderdiler, ayağa kalkıp birbirimizi itelim, kakalım diye göndermediler." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bütün milletvekilleri ve parti gruplarının, TBMM'deki çalışma ve görüşmeleri, Meclis'in vahametine ve içtüzük kurallarına uygun; sevgi ve saygı içerisinde götürme zorunluluğu bulunduğuna dikkati çekti.
"Sevgide serbestiyet, saygıda mecburiyet vardır." diyen Akçay, gerilim istemediklerini dile getirdi.
Akçay, dünkü olaya ilişkin tüm tarafları empati yapmaya çağırarak, "Bütün milletvekilleri, parti grupları iç tüzükten kaynaklanan haklarını kullanacaktır, bunlar kullanılırken ölçülü olmak ve sabır göstermek gerekiyor. Kaldı ki biz sadece bu Mecliste birbirimizle baş başa değiliz. Milletimize, topluma, ülkemize karşı ciddi sorumluluklarımız var." diye konuştu.
İç tüzükten kaynaklanan haklarının kullanılmasında iyi niyet kurallarına uyulması ve ölçülü olunması gerektiğini dile getiren Erkan Akçay, "Fiili ve fiziki hadiseleri asla tasvip etmiyoruz. Dünkü yaşanan hadise ve gerilimleri bir daha yaşamamayı temenni ediyorum. MHP Grubu olarak son derece üzgün olduğumuzu ifade ediyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclisin temel yaklaşımının demokratik ve politik kültürü geliştirmek olması gerektiğini, milletvekillerinin bu tartışmalar sırasında birbirlerine karşı kötü söz ya da şiddet kullanmalarının asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Milletvekillerinin öfke kontrolünü sağlayamamalarının, ülkedeki demokrasi mücadelesi, insan hak ve özgürlükleri açısından iyi sonuçlar doğurmadığına işaret eden Oluç, dün şiddet gören milletvekillerine geçmiş olsun dileklerini iletti.
Oluç, "Anlaşamasak bile bir uzlaşma kültürünü geliştirmek zorundayız. Başka türlü demokratik siyaset alanını genişletmemiz mümkün olmaz." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Genel Kurul çalışmalarının Türkiye'deki politik gelişmelerden etkilenebildiğini ve bunu anlayışla karşıladıklarını dile getirdi.
Muhalefet partilerinin iç tüzükten kaynaklı haklarını kullanmalarına itiraz etmediklerini ifade eden Muş, "Hiçbir şekilde herhangi bir milletvekiline yönelik fiziki bir müdahaleyi kabul etmeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulun dünkü çalışmaları sırasında muhalefetin iç tüzükten kaynaklı bir yavaşlatma eylemi yaptığını anımsatan Muş, bu süreci sakince beklediklerini anlattı.
Muş, partisinin de iç tüzükten kaynaklı hakkını kullandığını belirterek, "Daha önce burada bizim Genel Başkan Yardımcımızın burnu kırıldı. Farklı yerlerde farklı arkadaşların başına tasvip etmediğimiz bu durumlar geldi. Bunları tasvip etmedik. Siyasi mücadeleyi politikalarla, fikirlerle yapmayı destekledik. Bu ilkeleri koruyarak çalışmaların sükunetle yürütülebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Hiçbir milletvekiline, iktidar olsun, muhalefet olsun, fiili müdahaleyi kabul etmeyeceğimizi ifade etmek isterim." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Kurulun dünkü birleşiminde partisinin Grup Başkanvekili Özgür Özel ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'na yönelik saldırgan ve tasvibi mümkün olmayan bir tutum sergilendiğini söyledi.
Meclisin bu konuda üzüntü duyduğunu dile getiren Altay, Erdoğmuş'un, Özel'in makamına bugün gerçekleştirdiği ziyaret için teşekkür etti.
Altay, "Bu fiziki saldırı çok direkt, ama'sız, fakat'sız kınanması gereken bir haldir. Sayın Erkan Akçay'ın konuşmasını dikkatle dinledim, bu durumu tasvip etmediğini ve olaydan üzgün olduğunu beyan etmesinden dolayı teşekkür ederim." şeklinde konuştu.
Demokrasinin yüceliğinin, yönetenlerin sabır ve hoşgörüsüyle doğru orantılı olduğuna dikkati çeken Altay, "TBMM'deki tansiyonun izdüşümü, 83 milyonun tansiyonudur, ülkenin her metrekaresine yansır." dedi.
Grup başkanvekillerinin parti gruplarının direksiyonunda bulunduğunu, bu görevdeki kişilere yönelik saldırının o otobüsteki bütün yolculara yapıldığını belirten Altay, Özel'e yönelik saldırının da bu mahiyette olduğunu dile getirdi.
Altay, dün yaşananları kınayarak, "Her ne sebeple olursa olsun, hangi gerekçeye dayanırsa dayansın TBMM'de saldırı, fiziki şiddet asla ve asla kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Erdoğmuş, Genel Kurulda daha sonra 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Genel Kurulda, HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz tarım üreticilerinin sorunları, CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım Türkiye ekonomisi, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker koronavirüsle etkin mücadele için Kocaeli'de yerel yönetimlerin yaptığı çalışmalara ilişkin gündem dışı söz aldı.
Peköz, mayısta uzun süren poyrazdan sonra gelen çöl sıcakları ve fırtına nedeniyle meyve üreticilerinin sıkıntı yaşadığını anlattı.
Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM), bu tür afetleri garanti kapsamına almadığını ve çiftçiye herhangi bir destekte bulunmadığını savunan Peköz, poyrazın afet kapsamında yer almadığını söyledi.
Narenciyede yüzde 80-90 civarında ürün kaybı beklendiğini dile getiren Peköz, ürün kaybının ilerleyen süreçte ciddi şekilde hissedileceğini ifade etti.
Peköz, tarım politikasının yeniden değerlendirilerek ithalatçı değil üretime önem veren bir uygulamaya geçilmesini, yerli üretimini artırılmasını ve vergilerin indirilmesini istedi.
CHP Uşak Milletvekili Yalım, AK Parti iktidarı döneminde birçok ağır sanayi kurumunun İsrail'e satıldığını iddia etti.
Atatürk'ün, İş Bankasını Türk milletine miras bıraktığını ifade eden Yalım, "Atatürk'ün bıraktığı emaneti sonuna kadar savunacağız. Bu mirası korumak hepimizin boynunun borcudur. İş Bankasını kimseye sattırmayacağız, peşkeş çektirmeyeceğiz." dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Türkiye'nin, dünyayı tehdit eden koronavirüs salgınına karşı ilk savaş açan ülkelerden olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında ilk anda koronavirüsle etkin mücadele çalışmalarının başlatıldığını vurgulayan Şeker, "Kocaeli'de özellikle büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz, salgınla mücadelede gece gündüz demeden kendi bütçeleriyle vatandaşlarımıza gıda yardımından sağlık malzemesi desteğine, çevre temizliğinden kurumların ihtiyaçlarına kadar her alanda gereken destekleri verdiler." diye konuştu.
Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) ilişkin belirsizlikler olduğunu savundu.
İktidarın, gençlere karşı görev ve sorumluluğunu yerine getirememiş gibi göründüğünü söyleyen Dervişoğlu, "Bugünkü iktidar, 2002'den itibaren eğitim sisteminde büyük bir ciddiyetsizlikle neredeyse işi yazboz tahtasına çevirmeye götürmüştür." diye konuştu.
Daha önce YKS'nin ileri tarihe alındığını ancak ani bir kararla sınav tarihinin tekrar öne alındığını söyleyen Dervişoğlu, "Bu büyük yanlışı düzeltebilmek, geri dönüşü olmayan zararların oluşmasına engel olmak amacıyla hiçbir siyasi amaç gözetmeksizin sınav takviminin gençlerin planlarına uygun hale getirilmesi için İYİ Parti adına bir hukuk mücadelesi başlattık. Bu hafta karar verilmesini bekliyoruz." açıklamasında bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, vefatının yıl dönümü dolayısıyla Türk dünyasının ve dünya edebiyatının önemli ismi Cengiz Aytmatov'a Allah'tan rahmet diledi.
Koronavirüsle mücadeleye değinen Akçay, ABD'nin, koronavirüsle mücadelede kurumlarıyla ve organizasyonuyla sınıfta kaldığını, bu başarısızlığın ABD'yle sınırlı kalmadığını söyledi.
Akçay, "Sözde insan haklarının beşiği olan Avrupa, yaşlılarını ve çocuklarını hastanelere almamış, yağmacı bir zihniyetle yardım gemilerine el koymuştur. Bu konuda varlığını insanımıza hizmetkar kılan Türkiye Cumhuriyeti ile ne kadar övünsek azdır." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "manipüle edilen ve gerçekleri yansıtmayan işsizlik verileri açıklandığını" iddia etti.
Oluç, dünyada pandemi döneminde işsiz sayısı artarken Türkiye'de ne hikmetse "manipüle edilen" işsiz sayısının artmadığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün Genel Kurulda yaşananların içinde yer almaktan üzüntü duyduğunu söyledi.
Kendisine yapılanı tasvip etmediğini dile getiren Özel, "Bana bu girişimde bulunan arkadaşın daha sonra başına gelenler veya bugün içinde bulunduğu durum benim de yüreğimi eziyor. Bu işin gerçekten Mecliste olmaması gerekiyor." dedi.
Özel, en sert şekilde müzakerelerin bile hiçbir zaman kaba kuvvete dönüşmemesine ilişkin dile getirilen ortak kanaatleri önemsediğini belirtti.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un imzasını taşıyan ve Yassıada yargılamalarını geçersiz kılacak kanun teklifine işaret eden Özel, "Sayın Şentop'un, yaptıklarını hep eleştiriyoruz. Bu sefer yapmakta olduğu bir şeye destek vereceğiz. Yassıada yargılamalarını geçersiz kılan bir kanun teklifi hazırlığı varmış. Doğrudur, hiçbir itirazımız olmaz ve destekleriz." diye konuştu.
Şentop'un bu teklifi, tüm partilerle istişare etmesi gerektiğini dile getiren Özel, "Tek başına Yassıada'ya da 'evet' diyeceğiz ama çok daha anlamlısı, bu parlamentonun tüm siyasi idamları geçersiz kılacak bir çabası olur." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Siyasi rekabete sonuna kadar varız. Buna hiçbir zaman itiraz etmeyiz." ifadesini kullandı.
Partilerin, meşru zeminde politikalarıyla fikirleriyle kanaatleriyle mücadele ederek Türkiye'ye katkıda bulunabileceğini belirten Muş, bunun alanını belli olduğunu ifade etti.
"Parlamentoda şiddetin, milletvekilleri arasında bu tip olayların olmasını asla tasvip etmeyiz." diyen Muş, her partinin kendi politikasını, fikirlerini parlamentoda dile getirmeye hakkı olduğuna dikkati çekti.
"Ben muhalefetim. Demokratik sistem içinde konuşurum, eleştiririm ama bana kimse bir şey diyemez. Ben bu meşru haklardan faydalanırım ama iktidar bu noktada İçtüzükten kaynaklı haklarını kullanamaz." anlayışını kabul etmediklerini ifade eden Muş, muhalefet ve iktidarın bu noktada aynı haklara sahip olduğunu vurguladı.
Kendileri için bütün milletvekillerinin kıymetli olduğunu söyleyen Muş, "Bizim eleştirilerimiz hep fikirlere olmuştur. Hiçbir zaman milletvekillerinin şahsına, ailesine, etnik kökenine, rengine, inancına eleştirimiz olmamıştır. Fikirleri sonuna kadar eleştiririz, tasvip etmediklerimizi dile getiririz, kanaatlerimizi ortaya koyarız ama her bir milletvekili bizim için kıymetlidir." ifadesini kullandı.
Genel Kurulda daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti, "Gençlerin sınav kaygıları ile 2020 YKS'nin temmuz ayı sonrasına ertelenmesi" hakkındaki grup önerisini Genel Kurul gündemine taşıdı.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "Koronavirüs pandemisinin iktisadi etkileri kapsamında alınan borçlandırmaya dayalı tedbirlerin etkileri"ne ilişkin araştırma önergesinin öncelikli olarak görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, ülkenin pandemi öncesinde ekonomik kriz içerisinde olduğunu ve 8 milyon işsiz bulunduğunu, salgın nedeniyle bu sayının 15 milyona yükseldiğini iddia etti.
Paylan, AK Partili yöneticilerin kamu bankalarına telefon ederek belirli kişi veya şirketlere kredi verilmesini sağladıklarını iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Paylan'ın, AK Partili yöneticilere yönelik sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, iddiasını kanıtlamaya davet etti.
HDP'nin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, işsiz sayısının 14 milyona yaklaştığını, kayıt dışılık oranının yüzde 35 olduğunu, her 3 gençten birinin iş bulamadığını savundu.
Ağbaba, pandemi nedeniyle ekonomik paket açıklayan ülkelerin kendi yurttaşlarına yönelik yardım oranının yüzde 18 olduğunu belirterek, "Türkiye, 4,5 milyon çalışanına 6 milyar; 5,5 milyon yoksuluna 5,5 milyar para veriyor. Bu rakama baktığımız zaman yüzde 2,2 vermişiz. İşçiye ve işsize yapılan yardım toplamı 11 milyar lira, dünyaya yardım etmiş ama kendi yoksulunu unutmuş." ifadesini kullandı.
AK Partili Mehmet Muş, Ağbaba'nın sözlerine cevaben, iktidarı devraldıklarında 100 liralık verginin 85 lirası faize harcanırken, bu tutarın şu anda 12 liraya düşürüldüğünü belirtti.
Türkiye demokrasisinin her geçen gün güçlendiğine işaret eden Muş, demokrasinin olmadığı bir yerde muhalefetin iktidara gelme ümidinin de olmayacağını söyledi. Muş, "Demek ki Türkiye'de bir demokrasi standardı var ki siz de sandık yoluyla iktidara gelmek için çalışıyorsunuz, çabalıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, kayyum atamalarını eleştirerek, "O sizin, meydanında şiir okuyup mağdur olduğunuz, ardından milletvekili seçilip Genel Başkanınızı buraya taşıyan Siirtliler, 31 Mart'ta Belediye Başkanını seçtiler. Siz oyla alamadığınız Siirt'e kayyum atamaya tenezzül ettiniz. 18 yılda demokrasinin sıklet terazisinde yüz kat daha hafif bastığınızın ispatıdır Siirt üçlemesi." sözlerini sarf etti.
AK Partili Muş, Özel'in sözleri üzerine, kayyumların atanma nedenlerini milletin gayet iyi bildiğini, vergilerin millete hizmet yerine terör için servis edilmesine asla müsaade etmeyeceklerini belirtti.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, "Salgın sürecinde çalışanların durumları"na ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), Covid-19'u "iş kazası" olmaktan çıkaran bir genelge yayımlayarak, Covid-19 nedeniyle geçici olarak iş göremeyecek olan işçilere geçici iş göremezlik ödeneği, yaşamını kaybedenlerin ailelerine iş kazasından kaynaklanan ölüm geliri ile kamu görevlilerine yönelik vazife malullüğü aylığının ödenmesini engellediğini iddia etti.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin iktidarında pandemi sürecinin başarıyla yönetildiğini belirterek, "Bu, hepimizin gururudur; muhalefetiyle iktidarıyla bu ülkenin başardığı, bu ülkede son on yedi yılda ortaya konulan ve bütün milletimizin istifadesine sunulan çok kıymetli bir başarıdır." sözlerini sarf etti.
Yegin, SGK'nin söz konusu genelgesine ilişkin de şunları kaydetti:
"Genelge, kovid hastalığıyla ilgili olarak gelen sigortalılara provizyon almaları gerektiğini belirten bir genelge olup hastalığa yakalanan sigortalıyı ne iş kazası kapsamına almakta ne de iş kazası kapsamının dışına çıkarmaktadır. Bir olayın SGK açısından iş kazası sayılabilmesi için sigortalının SGK'ye başvurması ve bu başvuru doğrultusunda da olayın müfettişlerce incelenmesi gerekmektedir. Bu genelge Kovid-19 hastalığına yakalananlar için de başkaları için de hepsi için de sınırlayıcı veya genişletici herhangi bir hüküm içermemektedir. Ayrıca, grup önerisinde bahsedildiği gibi benzer bir salgın hastalığa yakalanan çalışanları daha önce iş kazası statüsüne sokan başka bir genelge, biz aradık taradık bulamadık."
CHP'nin grup önerisinin de kabul edilmediği Genel Kurulda, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Aradan sonra Meclis Başkanvekili Erdoğmuş, dünkü Genel Kurul çalışmaları sırasında MHP ve CHP milletvekilleri arasında yaşanan olaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM'nin demokrasi karakterinin herkes için ortak bir payda olduğunu dile getiren Erdoğmuş, farklı düşünce ve siyaset tarzlarına rağmen bu ortak paydada bir araya gelinmesi gerektiğini vurguladı.
Yaşanan olayda Meclis Başkanvekili olarak kendisinden kaynaklanan eksiklikler için özür dileyen Erdoğmuş, bundan sonraki çalışmaların, nefrete ve husumete sebebiyet vermeyecek şekilde yürütüleceğini söyledi.
Genel Kurulda daha sonra partilerin grup başkanvekilleri de söz konusu olaya ilişkin yerlerinden söz alarak olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Mecliste, uzun çalışma saatleri ve görüşmelerin gerginliğinden kaynaklanan bazı tartışmalar yaşandığını ancak milletvekillerinin görevinin bu durumların zarafet içerisinde geçmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
CHP ve AK Parti'nin dünkü Genel Kurulda iç tüzükten yararlanarak karşılıklı zarif duruşlar gösterdiklerini söyleyen Dervişoğlu, dünkü duruş bu kadar zarafet içinde gerçekleştirilebilecekken, TBMM'nin, hiç yaşanmaması gereken bir olaya muhatap olduğunu ifade etti.
Dervişoğlu, "Asıl özür dilenmesi gereken aziz milletimizdir. Çünkü TBMM'ye bizleri, meseleleri oturalım, konuşalım, tartışalım diye gönderdiler, ayağa kalkıp birbirimizi itelim, kakalım diye göndermediler." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bütün milletvekilleri ve parti gruplarının, TBMM'deki çalışma ve görüşmeleri, Meclis'in vahametine ve içtüzük kurallarına uygun; sevgi ve saygı içerisinde götürme zorunluluğu bulunduğuna dikkati çekti.
"Sevgide serbestiyet, saygıda mecburiyet vardır." diyen Akçay, gerilim istemediklerini dile getirdi.
Akçay, dünkü olaya ilişkin tüm tarafları empati yapmaya çağırarak, "Bütün milletvekilleri, parti grupları iç tüzükten kaynaklanan haklarını kullanacaktır, bunlar kullanılırken ölçülü olmak ve sabır göstermek gerekiyor. Kaldı ki biz sadece bu Mecliste birbirimizle baş başa değiliz. Milletimize, topluma, ülkemize karşı ciddi sorumluluklarımız var." diye konuştu.
İç tüzükten kaynaklanan haklarının kullanılmasında iyi niyet kurallarına uyulması ve ölçülü olunması gerektiğini dile getiren Erkan Akçay, "Fiili ve fiziki hadiseleri asla tasvip etmiyoruz. Dünkü yaşanan hadise ve gerilimleri bir daha yaşamamayı temenni ediyorum. MHP Grubu olarak son derece üzgün olduğumuzu ifade ediyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclisin temel yaklaşımının demokratik ve politik kültürü geliştirmek olması gerektiğini, milletvekillerinin bu tartışmalar sırasında birbirlerine karşı kötü söz ya da şiddet kullanmalarının asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Milletvekillerinin öfke kontrolünü sağlayamamalarının, ülkedeki demokrasi mücadelesi, insan hak ve özgürlükleri açısından iyi sonuçlar doğurmadığına işaret eden Oluç, dün şiddet gören milletvekillerine geçmiş olsun dileklerini iletti.
Oluç, "Anlaşamasak bile bir uzlaşma kültürünü geliştirmek zorundayız. Başka türlü demokratik siyaset alanını genişletmemiz mümkün olmaz." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Genel Kurul çalışmalarının Türkiye'deki politik gelişmelerden etkilenebildiğini ve bunu anlayışla karşıladıklarını dile getirdi.
Muhalefet partilerinin iç tüzükten kaynaklı haklarını kullanmalarına itiraz etmediklerini ifade eden Muş, "Hiçbir şekilde herhangi bir milletvekiline yönelik fiziki bir müdahaleyi kabul etmeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulun dünkü çalışmaları sırasında muhalefetin iç tüzükten kaynaklı bir yavaşlatma eylemi yaptığını anımsatan Muş, bu süreci sakince beklediklerini anlattı.
Muş, partisinin de iç tüzükten kaynaklı hakkını kullandığını belirterek, "Daha önce burada bizim Genel Başkan Yardımcımızın burnu kırıldı. Farklı yerlerde farklı arkadaşların başına tasvip etmediğimiz bu durumlar geldi. Bunları tasvip etmedik. Siyasi mücadeleyi politikalarla, fikirlerle yapmayı destekledik. Bu ilkeleri koruyarak çalışmaların sükunetle yürütülebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Hiçbir milletvekiline, iktidar olsun, muhalefet olsun, fiili müdahaleyi kabul etmeyeceğimizi ifade etmek isterim." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Kurulun dünkü birleşiminde partisinin Grup Başkanvekili Özgür Özel ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'na yönelik saldırgan ve tasvibi mümkün olmayan bir tutum sergilendiğini söyledi.
Meclisin bu konuda üzüntü duyduğunu dile getiren Altay, Erdoğmuş'un, Özel'in makamına bugün gerçekleştirdiği ziyaret için teşekkür etti.
Altay, "Bu fiziki saldırı çok direkt, ama'sız, fakat'sız kınanması gereken bir haldir. Sayın Erkan Akçay'ın konuşmasını dikkatle dinledim, bu durumu tasvip etmediğini ve olaydan üzgün olduğunu beyan etmesinden dolayı teşekkür ederim." şeklinde konuştu.
Demokrasinin yüceliğinin, yönetenlerin sabır ve hoşgörüsüyle doğru orantılı olduğuna dikkati çeken Altay, "TBMM'deki tansiyonun izdüşümü, 83 milyonun tansiyonudur, ülkenin her metrekaresine yansır." dedi.
Grup başkanvekillerinin parti gruplarının direksiyonunda bulunduğunu, bu görevdeki kişilere yönelik saldırının o otobüsteki bütün yolculara yapıldığını belirten Altay, Özel'e yönelik saldırının da bu mahiyette olduğunu dile getirdi.
Altay, dün yaşananları kınayarak, "Her ne sebeple olursa olsun, hangi gerekçeye dayanırsa dayansın TBMM'de saldırı, fiziki şiddet asla ve asla kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Erdoğmuş, Genel Kurulda daha sonra 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Genel Kurulda, HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz tarım üreticilerinin sorunları, CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım Türkiye ekonomisi, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker koronavirüsle etkin mücadele için Kocaeli'de yerel yönetimlerin yaptığı çalışmalara ilişkin gündem dışı söz aldı.
Peköz, mayısta uzun süren poyrazdan sonra gelen çöl sıcakları ve fırtına nedeniyle meyve üreticilerinin sıkıntı yaşadığını anlattı.
Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM), bu tür afetleri garanti kapsamına almadığını ve çiftçiye herhangi bir destekte bulunmadığını savunan Peköz, poyrazın afet kapsamında yer almadığını söyledi.
Narenciyede yüzde 80-90 civarında ürün kaybı beklendiğini dile getiren Peköz, ürün kaybının ilerleyen süreçte ciddi şekilde hissedileceğini ifade etti.
Peköz, tarım politikasının yeniden değerlendirilerek ithalatçı değil üretime önem veren bir uygulamaya geçilmesini, yerli üretimini artırılmasını ve vergilerin indirilmesini istedi.
CHP Uşak Milletvekili Yalım, AK Parti iktidarı döneminde birçok ağır sanayi kurumunun İsrail'e satıldığını iddia etti.
Atatürk'ün, İş Bankasını Türk milletine miras bıraktığını ifade eden Yalım, "Atatürk'ün bıraktığı emaneti sonuna kadar savunacağız. Bu mirası korumak hepimizin boynunun borcudur. İş Bankasını kimseye sattırmayacağız, peşkeş çektirmeyeceğiz." dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Türkiye'nin, dünyayı tehdit eden koronavirüs salgınına karşı ilk savaş açan ülkelerden olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında ilk anda koronavirüsle etkin mücadele çalışmalarının başlatıldığını vurgulayan Şeker, "Kocaeli'de özellikle büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz, salgınla mücadelede gece gündüz demeden kendi bütçeleriyle vatandaşlarımıza gıda yardımından sağlık malzemesi desteğine, çevre temizliğinden kurumların ihtiyaçlarına kadar her alanda gereken destekleri verdiler." diye konuştu.
Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) ilişkin belirsizlikler olduğunu savundu.
İktidarın, gençlere karşı görev ve sorumluluğunu yerine getirememiş gibi göründüğünü söyleyen Dervişoğlu, "Bugünkü iktidar, 2002'den itibaren eğitim sisteminde büyük bir ciddiyetsizlikle neredeyse işi yazboz tahtasına çevirmeye götürmüştür." diye konuştu.
Daha önce YKS'nin ileri tarihe alındığını ancak ani bir kararla sınav tarihinin tekrar öne alındığını söyleyen Dervişoğlu, "Bu büyük yanlışı düzeltebilmek, geri dönüşü olmayan zararların oluşmasına engel olmak amacıyla hiçbir siyasi amaç gözetmeksizin sınav takviminin gençlerin planlarına uygun hale getirilmesi için İYİ Parti adına bir hukuk mücadelesi başlattık. Bu hafta karar verilmesini bekliyoruz." açıklamasında bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, vefatının yıl dönümü dolayısıyla Türk dünyasının ve dünya edebiyatının önemli ismi Cengiz Aytmatov'a Allah'tan rahmet diledi.
Koronavirüsle mücadeleye değinen Akçay, ABD'nin, koronavirüsle mücadelede kurumlarıyla ve organizasyonuyla sınıfta kaldığını, bu başarısızlığın ABD'yle sınırlı kalmadığını söyledi.
Akçay, "Sözde insan haklarının beşiği olan Avrupa, yaşlılarını ve çocuklarını hastanelere almamış, yağmacı bir zihniyetle yardım gemilerine el koymuştur. Bu konuda varlığını insanımıza hizmetkar kılan Türkiye Cumhuriyeti ile ne kadar övünsek azdır." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "manipüle edilen ve gerçekleri yansıtmayan işsizlik verileri açıklandığını" iddia etti.
Oluç, dünyada pandemi döneminde işsiz sayısı artarken Türkiye'de ne hikmetse "manipüle edilen" işsiz sayısının artmadığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün Genel Kurulda yaşananların içinde yer almaktan üzüntü duyduğunu söyledi.
Kendisine yapılanı tasvip etmediğini dile getiren Özel, "Bana bu girişimde bulunan arkadaşın daha sonra başına gelenler veya bugün içinde bulunduğu durum benim de yüreğimi eziyor. Bu işin gerçekten Mecliste olmaması gerekiyor." dedi.
Özel, en sert şekilde müzakerelerin bile hiçbir zaman kaba kuvvete dönüşmemesine ilişkin dile getirilen ortak kanaatleri önemsediğini belirtti.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un imzasını taşıyan ve Yassıada yargılamalarını geçersiz kılacak kanun teklifine işaret eden Özel, "Sayın Şentop'un, yaptıklarını hep eleştiriyoruz. Bu sefer yapmakta olduğu bir şeye destek vereceğiz. Yassıada yargılamalarını geçersiz kılan bir kanun teklifi hazırlığı varmış. Doğrudur, hiçbir itirazımız olmaz ve destekleriz." diye konuştu.
Şentop'un bu teklifi, tüm partilerle istişare etmesi gerektiğini dile getiren Özel, "Tek başına Yassıada'ya da 'evet' diyeceğiz ama çok daha anlamlısı, bu parlamentonun tüm siyasi idamları geçersiz kılacak bir çabası olur." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Siyasi rekabete sonuna kadar varız. Buna hiçbir zaman itiraz etmeyiz." ifadesini kullandı.
Partilerin, meşru zeminde politikalarıyla fikirleriyle kanaatleriyle mücadele ederek Türkiye'ye katkıda bulunabileceğini belirten Muş, bunun alanını belli olduğunu ifade etti.
"Parlamentoda şiddetin, milletvekilleri arasında bu tip olayların olmasını asla tasvip etmeyiz." diyen Muş, her partinin kendi politikasını, fikirlerini parlamentoda dile getirmeye hakkı olduğuna dikkati çekti.
"Ben muhalefetim. Demokratik sistem içinde konuşurum, eleştiririm ama bana kimse bir şey diyemez. Ben bu meşru haklardan faydalanırım ama iktidar bu noktada İçtüzükten kaynaklı haklarını kullanamaz." anlayışını kabul etmediklerini ifade eden Muş, muhalefet ve iktidarın bu noktada aynı haklara sahip olduğunu vurguladı.
Kendileri için bütün milletvekillerinin kıymetli olduğunu söyleyen Muş, "Bizim eleştirilerimiz hep fikirlere olmuştur. Hiçbir zaman milletvekillerinin şahsına, ailesine, etnik kökenine, rengine, inancına eleştirimiz olmamıştır. Fikirleri sonuna kadar eleştiririz, tasvip etmediklerimizi dile getiririz, kanaatlerimizi ortaya koyarız ama her bir milletvekili bizim için kıymetlidir." ifadesini kullandı.
Genel Kurulda daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti, "Gençlerin sınav kaygıları ile 2020 YKS'nin temmuz ayı sonrasına ertelenmesi" hakkındaki grup önerisini Genel Kurul gündemine taşıdı.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "Koronavirüs pandemisinin iktisadi etkileri kapsamında alınan borçlandırmaya dayalı tedbirlerin etkileri"ne ilişkin araştırma önergesinin öncelikli olarak görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, ülkenin pandemi öncesinde ekonomik kriz içerisinde olduğunu ve 8 milyon işsiz bulunduğunu, salgın nedeniyle bu sayının 15 milyona yükseldiğini iddia etti.
Paylan, AK Partili yöneticilerin kamu bankalarına telefon ederek belirli kişi veya şirketlere kredi verilmesini sağladıklarını iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Paylan'ın, AK Partili yöneticilere yönelik sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, iddiasını kanıtlamaya davet etti.
HDP'nin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, işsiz sayısının 14 milyona yaklaştığını, kayıt dışılık oranının yüzde 35 olduğunu, her 3 gençten birinin iş bulamadığını savundu.
Ağbaba, pandemi nedeniyle ekonomik paket açıklayan ülkelerin kendi yurttaşlarına yönelik yardım oranının yüzde 18 olduğunu belirterek, "Türkiye, 4,5 milyon çalışanına 6 milyar; 5,5 milyon yoksuluna 5,5 milyar para veriyor. Bu rakama baktığımız zaman yüzde 2,2 vermişiz. İşçiye ve işsize yapılan yardım toplamı 11 milyar lira, dünyaya yardım etmiş ama kendi yoksulunu unutmuş." ifadesini kullandı.
AK Partili Mehmet Muş, Ağbaba'nın sözlerine cevaben, iktidarı devraldıklarında 100 liralık verginin 85 lirası faize harcanırken, bu tutarın şu anda 12 liraya düşürüldüğünü belirtti.
Türkiye demokrasisinin her geçen gün güçlendiğine işaret eden Muş, demokrasinin olmadığı bir yerde muhalefetin iktidara gelme ümidinin de olmayacağını söyledi. Muş, "Demek ki Türkiye'de bir demokrasi standardı var ki siz de sandık yoluyla iktidara gelmek için çalışıyorsunuz, çabalıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, kayyum atamalarını eleştirerek, "O sizin, meydanında şiir okuyup mağdur olduğunuz, ardından milletvekili seçilip Genel Başkanınızı buraya taşıyan Siirtliler, 31 Mart'ta Belediye Başkanını seçtiler. Siz oyla alamadığınız Siirt'e kayyum atamaya tenezzül ettiniz. 18 yılda demokrasinin sıklet terazisinde yüz kat daha hafif bastığınızın ispatıdır Siirt üçlemesi." sözlerini sarf etti.
AK Partili Muş, Özel'in sözleri üzerine, kayyumların atanma nedenlerini milletin gayet iyi bildiğini, vergilerin millete hizmet yerine terör için servis edilmesine asla müsaade etmeyeceklerini belirtti.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, "Salgın sürecinde çalışanların durumları"na ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), Covid-19'u "iş kazası" olmaktan çıkaran bir genelge yayımlayarak, Covid-19 nedeniyle geçici olarak iş göremeyecek olan işçilere geçici iş göremezlik ödeneği, yaşamını kaybedenlerin ailelerine iş kazasından kaynaklanan ölüm geliri ile kamu görevlilerine yönelik vazife malullüğü aylığının ödenmesini engellediğini iddia etti.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin iktidarında pandemi sürecinin başarıyla yönetildiğini belirterek, "Bu, hepimizin gururudur; muhalefetiyle iktidarıyla bu ülkenin başardığı, bu ülkede son on yedi yılda ortaya konulan ve bütün milletimizin istifadesine sunulan çok kıymetli bir başarıdır." sözlerini sarf etti.
Yegin, SGK'nin söz konusu genelgesine ilişkin de şunları kaydetti:
"Genelge, kovid hastalığıyla ilgili olarak gelen sigortalılara provizyon almaları gerektiğini belirten bir genelge olup hastalığa yakalanan sigortalıyı ne iş kazası kapsamına almakta ne de iş kazası kapsamının dışına çıkarmaktadır. Bir olayın SGK açısından iş kazası sayılabilmesi için sigortalının SGK'ye başvurması ve bu başvuru doğrultusunda da olayın müfettişlerce incelenmesi gerekmektedir. Bu genelge Kovid-19 hastalığına yakalananlar için de başkaları için de hepsi için de sınırlayıcı veya genişletici herhangi bir hüküm içermemektedir. Ayrıca, grup önerisinde bahsedildiği gibi benzer bir salgın hastalığa yakalanan çalışanları daha önce iş kazası statüsüne sokan başka bir genelge, biz aradık taradık bulamadık."
CHP'nin grup önerisinin de kabul edilmediği Genel Kurulda, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
