2017-01-09 - 15:22
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, AK Parti'nin anayasa değişiklik teklifinin maddelerine geçilmesi, 338 oyla kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, gündeme geçilmeden, gündem dışı söz verilmemesini eleştirdi.
TBMM Başkanvekili Aydın, gündem dışı konuşmalarla ilgili takdir hakkının Meclisi yöneten başkanda olduğunu, Meclisin rutin çalışma günleri dışında bulunduğu için bu taleplerin değerlendirilmediğini, ancak 15 kişiye yerinden söz vereceğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Altay, bunun üzerinde usul tartışması açılmasını istedi.
Açılan usul tartışması üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, bugün Cumhuriyet tarihinin en önemli görüşmelerinden birine başlanacağını söyledi.
TBMM İçtüzüğü'ne göre bu görüşmelerin yapılacağını belirten Turan, "Biz sakiniz. Sağduyuyu elden bırakmayacağız. 18 maddenin millete gitmesi için var gücümüzle çalışacağız." dedi.
Geçmişe dönük uygulamalara bakıldığında Anayasa görüşmeleri zamanında gündem dışı konuşmaların verilmediğinin görüleceğini aktaran Turan, "Tüm bu görüşmeler milletin gözü önünde yapılıyor. 18 maddelik teklifin görüşmeleri bitip arkaya dönüp baktığımızda mahçup olacağımız fotoğraflar vermemek lazım." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Altay, AK Parti'nin 2012'ye kadar bütün belgelerinde, programında, tüzüğünde parlamenter sistem vurgusu ve parlamenter sisteme övgü olduğunu belirterek, "10 yılın ardından başınıza taş mı düştü parlamentonun dibine dinamit koymak istiyorsunuz?" ifadesini kullandı.
İçtüzüğe uyulması gerektiğini, aksi bir duruma karşı İçtüzük'ten aldıkları imkanları kullanacaklarını dile getiren Altay, "Kimse İçtüzük'te yazılana rağmen Mecliste iş tutmaya kalkmasın. Sonuçları kamu vicdanı incitir." değerlendirmesinde bulundu.
Altay, "Meclis bombalanırken parlamenter demokratik sisteme vurgu yapılıyorken şimdi 'biz bundan caydık' diyorlarsa, çıkıp dürüstçe, ahlaklı şekilde bunun gerekçelerini tane tane ortaya koymaları lazım. Türkiye var oldukça Meclis de var olacaktır." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Genel Kurulun mümkün olduğunca gerilimden uzak tutulması gerektiğini söyledi. Tartışmaların kaybettireceği zamanın daha fazla olacağını belirten Akçay, gündem dışı konuşma taleplerini saygıyla karşıladıklarını, bunun çok fazla bir zaman almayacağını kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın TBMM Başkanlığına gönderdiği mektubu okudu.
Yıldırım, Demirtaş'ın mektubunda "Bizim parlamentoda görüşlerimizi ifade etme, oy kullanma hakkımız fiilen gasp edilmişken, bu görüşmeler ve oylamalar hukuka aykırı ve tartışmalı olacaktır. Parlamentoda görüşlerimizi bildirme ve oy kullanma hakkımız vardır. Başkanlığınız, gizli oy kullanabilmemiz için gerekli tedbirleri almalı, bunu sağlayacak imkanları yaratmalıdır." ifadelerini kullandığını aktardı.
TBMM Başkanvekili Aydın, her konuyu sataşma veya usul tartışması haline getirmemek gerektiğini ifade ederek, gündem dışı söz verilmemesi yönündeki tutumunu Genel Kurulun oyuna sundu. Yapılan oylamada TBMM Başkanvekili Aydın'ın tutumu kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda söz alan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, bugün görüşmelere başlanacak Anayasa Değişiklik Teklifi ile ilgili görüşlerini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, bugün, "Türkiye'de kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran, rejimi değiştiren, dünyada benzeri görülmeyen, tek adam teklifinin görüşüleceğini" iddia etti.
İnsanın en büyük hatalarından birinin ikbalini her şeyin önüne koyması olduğunu ifade eden Kerestecioğlu, tüm AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin, geleceğe isimlerini nasıl yazdıracaklarını düşünerek, teklifi bir kez daha okumaya, red oyu vermeye çağırdığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, eğer 15 Temmuz darbe girişimi püskürtüldüyse, bunu, milletin demokrasi bilincine ve demokrasi aşkına borçlu olduklarını belirtti. Altay, bu durumu, hükümet başta olmak üzere hiçbir milletvekilinin unutmaması gerektiğini vurguladı.
Hükümetin, kendisinden şikayetçi olan, hoşnut olmayan herkesi ayrım yapmaksızın "terörist" ve "vatan haini" sıfatıyla yaftaladığını öne süren Altay, hükümetin, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu unutup, en temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına tahammül etmediğini savundu. Altay, "Hükümeti demokrasiye daha saygılı olmaya, hak arayan, hoşnutsuzluğunu gündeme getirmek isteyen sivil toplum örgütlerine karşı insan haklarına saygılı tutuma davet ediyorum. Ankara'da basın açıklaması yapmak isteyen Ankara Barosu ve sivil toplum örgütlerine yönelik emniyet teşkilatının bu vahşi, hasmane tutumunu kınıyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bugün çok önemli bir anayasa değişikliği teklifinin görüşüleceğine işaret ederek, teklife ilişkin kamuoyundaki tartışmalar çerçevesinde farklı fikir ve yaklaşımlara sahip olan siyasetlerin, sivil toplum kuruluşlarının olabileceğini belirtti.
Herkes, görüşlerini demokratik mecralarda, kurallara uygun bir şekilde açıklayabileceğine işaret eden Bostancı, ancak kimsenin kendisini kuralların üzerinde göremeyeceğini vurguladı.
Devletin, kuralların gereğini yapmakla görevi olduğunu dile getiren Bostancı, milletin istediğinin tecelli ettiği yerin Meclis olduğuna dikkati çekti. Bostancı, milletin vermediği yetkinin, çeşitli yol ve yöntemlerle hiç kimsenin ayrıca alma teşebbüsünde bulunamayacağını söyledi.
Bostancı, her türlü tartışmanın, kurallara uygun yapılması gerektiğini dile getirerek, Meclisin takdiriyle millete gidilmesi halinde milletin karar vereceğini, kimsenin korkmasına, çekinmesine gerek bulunmadığını, milletin okur yazar olduğunu, ne olduğunu bildiğini anlattı.
MHP Grup Baykanvekili Erkan Akçay, ülkenin zor dönemden geçtiğini, bu zor dönemde olayları uzaktan seyredemeyeceklerini belirtti. Akçay, etraflarında ateş çemberi varken, inisiyatif almamalarının düşünülemeyeceğini vurgulayarak, "Geleceği planlamayan milletler başkalarının oyuncağı olur" şiarını asla akıllarından çıkarmamaları gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurulunun cuma günkü birleşiminde, bazı AK Parti'li milletvekillerinin pusulayla oy kullandığı halde salonda bulunmaması tartışmaya neden oldu.
TBMM Genel Kurulunda CHP Grup Başkanvekili Levent Gök söz alarak, 6 Ocak'taki birleşimde, yoklama talepleri üzerine gerçekleştirilen oylamada pusulayla oy kullanan bazı AK Parti'li milletvekillerinin salonda bulunmadığını anımsattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Mecliste kimsenin sahte oy kullanamayacağını ifade etti. Elitaş, Gök'ün Meclis Başkanlığına konuyla ilgili başvurduğunu, buna ilişkin başkanlığın vereceği kararı beklemesi gerektiğini belirtti.
Başkası adına oy kullanılmasını tasvip etmediklerini, doğru bulmadıklarını ifade eden Elitaş, Meclis Başkanvekilinin, usul çerçevesinde pusulaları veren milletvekillerinin, Genel Kuruldan ayrılmaması için uyarması gerektiğini vurguladı.
Milletvekillerini "sahtecilikle, sahtekarlıkla" suçlamanın doğru olmadığını dile getiren Elitaş, "CHP'nin, 20-25 milletvekili buradaydı. Onlar sanal, sahte mi? TBMM Genel Kurulunda bulunacaksınız, çalışmalara katkı sağlamayacaksınız." dedi.
Gök, sataşma gerekçesiyle söz alarak CHP milletvekillerinin alnının ak olduğunu, ortada vahim bir tablo bulunduğunu savundu. Oy pusulası veren AK Parti'li milletvekillerinin o gün Genel Kurul salonunda olmadığını belirten Gök, Elitaş'a, "Ne hakla savunuyorsuz? Masaya yumruğunuzu vurun, 'grubumda sahtecilik istemiyorum' deyin. Hiçbir CHP milletvekili bunu yapmaya tevessül edemez, ederse partiden çıkarırız." diye seslendi.
Gök, o gün Genel Kurulda bulunmayan milletvekillerinin sosyal medyada fotoğraf ve paylaşımları bulunduğunu, bu işin savcılığa kadar gideceğini kaydetti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Başkanlık Divanının, bu iddialar doğruysa gereğini yapması gerektiğini, sahte oy kullanılmasının asla kabul edilemeyeceğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da bu durumun Mecliste ilk kez olmadığını, Başkanlık Divanının bunu araştırması gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunu cuma günü yöneten Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Elitaş'a sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
Bütün görüşmeleri samimiyet ve doğruluk içinde yapmak gerektiğini dile getiren Hamzaçebi, Meclis Başkanvekili olarak Genel Kurulu yönetirken tüm gruplara ve tüm grup başkanvekillerini kendisine aynı yakınlıkta gördüğünü vurguladı. Ayrım yapmanın söz konusu olmadığını söyleyen Hamzaçebi, "CHP Grubunun talebi nedeniyle işlem yaparken sadece tek kaygım var; tarafsız ve objektif olmak. Bunun dışında başka bir ölçüm yoktur. Beni bağlayan sadece parlamento hukukudur." değerlendirmesinde bulundu.
Hamzaçebi, bir yoklamada AK Parti Grubu toplantı yeter sayısını sağlamamışsa, grup başkanvekiline düşen görevin bunu içselleştirip, gerekli değerlendirmeyi kendi grubu içinde yapması olduğunu belirtti. Hamzaçebi, "Bunun sorumlusu Meclis Başkanvekilidir." şeklindeki değerlendirmenin, AK Parti gibi parlamentonun çoğunluğuna sahip bir gruba yakışmayacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Toplantı yeter sayısını bulamamış olabilirsiniz. O gün 'Oy pusulasıyla oy kullanan milletvekillerinin Genel Kurulda mevcut olup olmadığını tespit edeceğim' dedim. İsimleri okudum, yeter sayıda isimleri okuduktan, toplantı yeter sayısı olmadığı anlaşılınca birleşimi kapattım. Oy pusulası ile oy kullanan milletvekillerinin, 2 dakikalık oy kullanma süresi içinde herhalde oy kullanıp memleketine gitmiş olması düşünülemez. Benim ayrıca bu milletvekillerini, Genel Kuruldan ayrılmasın diye uyarma yükümlülüğüm yoktur."
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ise sahteciliği tespit etmenin Başkanlık Divanının görevi olmadığını, pusulayı kimin verdiğini bilemediklerini, ancak usule uygun yoklama veya oylama yapılmasını sağlamanın görevleri olduğunu anlattı.
Aydın, Genel Kurulda olmayan milletvekillerinin değerlendirmeye alınmadığını ifade ederek, "Yoklama sırasında kuliste veya başka yerde olup olmadığı konusunda bizim yapacağımız tespit yok." dedi.
Bütün Meclis başkanvekillerinin oylama ve yoklamaların sıhhatli şekilde yapılması için ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiklerini vurgulayan Aydın, zaman zaman oy pusulası veren milletvekillerinin Genel Kurulda bulunması için gerekli uyarıları da yaptıklarını anlattı.
Aydın, 31 Mart 2016'da tüm grup başkanvekillerinin imzaladığı mutabakat metnine göre, Meclis başkanvekillerinin, oylama ve yoklama bitmeden pusula gönderen milletvekillerinin Genel Kuruldan ayrılmaması için gerekli uyarıyı yapacağını söyledi. Aydın, "Zaman zaman unutuyor olabiliriz. Bunda kasıt, beis görmüyorum. Burada olmayan milletvekilinin ne pusulası değerlendirmeye alınmış ne oyu geçerli kılınmıştır. Dolayısıyla sahte oy kullanma diye bir konu da söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesiyle ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde HDP Grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, Paris'te meydana gelen cinayetlerin "uluslararası bir komplo sonucu" olduğunu savundu.
Katil zanlısı olan Ömer Güney'in mahkeme karşısına çıkmasını engelleyecek bir sağlık problemi olmadığı ifade edildiğini belirten Taşdemir, "Ömer Güney'in ilişkileri ve bu uluslararası komplo sonucu gerçekleşen katliamın boyutuna baktığımızda Ömer Güney'in ölümünün de şüpheli olduğunu söylemek isteriz. Çünkü Ömer Güney'in ilişkileri ve bu uluslararası komploda yer alan güçlerin açığa çıkması bu mahkemede birçok sorunun da cevabı olacaktı." dedi.
Taşdemir, "Eğer Kürt, kadın, devrimci ve muhalifseniz katliamların aydınlanmama geleneği var." görüşünü öne sürdü.
AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, AK Parti'nin kurulduğundan beri faili meçhullerin, karanlık ilişkilerin, kirli tezgahların, tuzakların ve tertiplerin karşısında durduğunu, buna tevessül edenlerin de her zaman açığa çıkarılması için demokratik, hukuki bir mücadeleyi hayata geçirdiğini ifade etti.
Alparslan, bu genel yaklaşımdan dolayı, özellikle bu somut olaya ilişkin ayrıca yeni bir komisyon kurulmasına gerek olmadığı kaydetti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, anayasa değişiklik teklifinin, "gazi Meclisin bağrına canlı bomba koyma" teklifi olduğunu savunarak, "Teklife direnme, gazi Meclisin namus borcu." dedi.
CHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için dış politika ve terör saldırılarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, Genel Kurul gündemine grup önerisi olarak getirdi.
Grup önerisi üzerinde söz alan Tezcan, vatandaşın günlük yaşamında temel sorununun yoksulluk, işsizlik, geçim sıkıntısı; ülkenin sorununun terör olduğunu söyledi.
Tezcan, doların 3,72 lira olduğu, yüzlerce vatandaşın terör saldırısında kaybedildiği bir süreçte, TBMM'nin tarihi uzlaşmayı yakalayıp, uzlaşmayla teröre karşı mücadele etmesi gerekirken, devlet yetkilerinin bir kişinin elinde nasıl toplanacağının konuşulduğunu savundu.
Anayasa değişikliği teklifinde imzası bulunan AK Parti'li milletvekillerine, "Bu teklif, Türkiye'nin terör sorununu çözecek, ekonomik krizle ilgili bu sorunu çözecek teklif mi? AKP, 15 yıldan beri tek başına iktidar. Ne istediyseniz yaptınız, parlamentodan geçirecek sayısal çoğunluğunuz var. Bu değişiklik hangi acil sorunu çözecek? Reina, Kayseri saldırısının önüne mi geçecek?" diye sordu.
Tezcan, teklifin, "gazi Meclisin bağrına canlı bomba koyma, TBMM'yi tasfiye etme, milletin gerçek temsilcilerinin ağzını bantlayıp, ellerini, kollarını bağlama" teklifi olduğunu ileri sürerek, bu teklife direnmenin gazi Meclisin namus borcu olduğunu savundu.
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, AK Parti'nin izlediği dış politikayı yılan takip etse, belkemiğinin kırılacağını söyleyerek, "Zigzaglarla dolu. Dün ak dediğine bugün kara bile değil, mor, öbür gün kara diyen, skalada yer bırakmayacak şekilde, birbini tekzip eden işlerle dolu." görüşünü savundu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, terörle mücadelenin, ihmal edilmemesi gereken milli politika olduğunu, bunun için etkili, sonuç alıcı, çok kuvvetli politikalar uygulanması gerektiğini vurguladı.
AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, daha güçlü bir Türkiye ve siyaset, vesayetten kurtulmuş sivil iradenin, çok daha ileri adımlar atabileceği Türkiye için bir an önce anayasa teklifine geçmek istediklerini belirtti.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Anayasa değişiklik teklifinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri öncesinde art arda usul tartışmaları açıldı.
CHP ve HDP'nin, teklifin anayasaya aykırılığa yönelik usul tartışmalarının ardından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel söz alarak, teklif üzerinde, tali komisyon olarak Adalet, Milli Savunma, İçişleri ile Plan ve Bütçe komisyonlarından görüş alınması gerektiğini savundu.
Anayasa Komisyonu görüşmeleri sırasında bu konuda talepte bulunduklarını ifade eden Özel, komisyonun, bu taleplerini karara bağlamadığını, eksiklik olduğunu öne sürdü. Özel, 4 komisyonun görüşlerinin alınmasının, anayasa değişikliği için olmazsa olmaz olduğunu öne sürdü.
Özel, bu eksikliğin giderilmesi için başkanlık tarafından işlem yapılmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, hangi komisyona sevk edileceği yetkisinin, Meclis Başkanlığına verildiğini, daha sonra bu yetkinin esas komisyonda olduğunu ifade etti.
Usulüne uygun işlem yapıldığını belirten Aydın, bugüne kadarki uygulamalarda anayasa görüşmelerinin, esas komisyonda olduğunu anımsattı. Aydın, kanun tekliflerinin havalelerine yönelik itiraz yapılamadığını ifade etti.
Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da komisyona havale esasının başkanlığın yetkisinde bulunduğunu, başkanlığın bunu teamüllere bakarak yaptığını söyledi. Şentop, 18 kez anayasa değişikliği yapıldığına, bu değişikliklerin esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna havale edildiğine işaret etti.
Şentop, komisyon aşamasında da bunun dile getirildiğini, geneli üzerinde dört komisyonda görüşülmesinin doğru olmayacağını, ilgili maddeler geldiğinde, ilgili komisyonda ele alınabileceğini söylediklerini anlattı. Şentop, ilgili maddelerde de böyle bir talebin gündeme getirilmediğini belirtti.
Özel, daha sonra usul tartışması açılmasını talep etti.
Aydın, usul tartışmasından sonra da tavrında bir değişiklik olmadığını söyledi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, gündeme geçilmeden, gündem dışı söz verilmemesini eleştirdi.
TBMM Başkanvekili Aydın, gündem dışı konuşmalarla ilgili takdir hakkının Meclisi yöneten başkanda olduğunu, Meclisin rutin çalışma günleri dışında bulunduğu için bu taleplerin değerlendirilmediğini, ancak 15 kişiye yerinden söz vereceğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Altay, bunun üzerinde usul tartışması açılmasını istedi.
Açılan usul tartışması üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, bugün Cumhuriyet tarihinin en önemli görüşmelerinden birine başlanacağını söyledi.
TBMM İçtüzüğü'ne göre bu görüşmelerin yapılacağını belirten Turan, "Biz sakiniz. Sağduyuyu elden bırakmayacağız. 18 maddenin millete gitmesi için var gücümüzle çalışacağız." dedi.
Geçmişe dönük uygulamalara bakıldığında Anayasa görüşmeleri zamanında gündem dışı konuşmaların verilmediğinin görüleceğini aktaran Turan, "Tüm bu görüşmeler milletin gözü önünde yapılıyor. 18 maddelik teklifin görüşmeleri bitip arkaya dönüp baktığımızda mahçup olacağımız fotoğraflar vermemek lazım." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Altay, AK Parti'nin 2012'ye kadar bütün belgelerinde, programında, tüzüğünde parlamenter sistem vurgusu ve parlamenter sisteme övgü olduğunu belirterek, "10 yılın ardından başınıza taş mı düştü parlamentonun dibine dinamit koymak istiyorsunuz?" ifadesini kullandı.
İçtüzüğe uyulması gerektiğini, aksi bir duruma karşı İçtüzük'ten aldıkları imkanları kullanacaklarını dile getiren Altay, "Kimse İçtüzük'te yazılana rağmen Mecliste iş tutmaya kalkmasın. Sonuçları kamu vicdanı incitir." değerlendirmesinde bulundu.
Altay, "Meclis bombalanırken parlamenter demokratik sisteme vurgu yapılıyorken şimdi 'biz bundan caydık' diyorlarsa, çıkıp dürüstçe, ahlaklı şekilde bunun gerekçelerini tane tane ortaya koymaları lazım. Türkiye var oldukça Meclis de var olacaktır." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Genel Kurulun mümkün olduğunca gerilimden uzak tutulması gerektiğini söyledi. Tartışmaların kaybettireceği zamanın daha fazla olacağını belirten Akçay, gündem dışı konuşma taleplerini saygıyla karşıladıklarını, bunun çok fazla bir zaman almayacağını kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın TBMM Başkanlığına gönderdiği mektubu okudu.
Yıldırım, Demirtaş'ın mektubunda "Bizim parlamentoda görüşlerimizi ifade etme, oy kullanma hakkımız fiilen gasp edilmişken, bu görüşmeler ve oylamalar hukuka aykırı ve tartışmalı olacaktır. Parlamentoda görüşlerimizi bildirme ve oy kullanma hakkımız vardır. Başkanlığınız, gizli oy kullanabilmemiz için gerekli tedbirleri almalı, bunu sağlayacak imkanları yaratmalıdır." ifadelerini kullandığını aktardı.
TBMM Başkanvekili Aydın, her konuyu sataşma veya usul tartışması haline getirmemek gerektiğini ifade ederek, gündem dışı söz verilmemesi yönündeki tutumunu Genel Kurulun oyuna sundu. Yapılan oylamada TBMM Başkanvekili Aydın'ın tutumu kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda söz alan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, bugün görüşmelere başlanacak Anayasa Değişiklik Teklifi ile ilgili görüşlerini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, bugün, "Türkiye'de kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran, rejimi değiştiren, dünyada benzeri görülmeyen, tek adam teklifinin görüşüleceğini" iddia etti.
İnsanın en büyük hatalarından birinin ikbalini her şeyin önüne koyması olduğunu ifade eden Kerestecioğlu, tüm AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin, geleceğe isimlerini nasıl yazdıracaklarını düşünerek, teklifi bir kez daha okumaya, red oyu vermeye çağırdığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, eğer 15 Temmuz darbe girişimi püskürtüldüyse, bunu, milletin demokrasi bilincine ve demokrasi aşkına borçlu olduklarını belirtti. Altay, bu durumu, hükümet başta olmak üzere hiçbir milletvekilinin unutmaması gerektiğini vurguladı.
Hükümetin, kendisinden şikayetçi olan, hoşnut olmayan herkesi ayrım yapmaksızın "terörist" ve "vatan haini" sıfatıyla yaftaladığını öne süren Altay, hükümetin, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu unutup, en temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına tahammül etmediğini savundu. Altay, "Hükümeti demokrasiye daha saygılı olmaya, hak arayan, hoşnutsuzluğunu gündeme getirmek isteyen sivil toplum örgütlerine karşı insan haklarına saygılı tutuma davet ediyorum. Ankara'da basın açıklaması yapmak isteyen Ankara Barosu ve sivil toplum örgütlerine yönelik emniyet teşkilatının bu vahşi, hasmane tutumunu kınıyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bugün çok önemli bir anayasa değişikliği teklifinin görüşüleceğine işaret ederek, teklife ilişkin kamuoyundaki tartışmalar çerçevesinde farklı fikir ve yaklaşımlara sahip olan siyasetlerin, sivil toplum kuruluşlarının olabileceğini belirtti.
Herkes, görüşlerini demokratik mecralarda, kurallara uygun bir şekilde açıklayabileceğine işaret eden Bostancı, ancak kimsenin kendisini kuralların üzerinde göremeyeceğini vurguladı.
Devletin, kuralların gereğini yapmakla görevi olduğunu dile getiren Bostancı, milletin istediğinin tecelli ettiği yerin Meclis olduğuna dikkati çekti. Bostancı, milletin vermediği yetkinin, çeşitli yol ve yöntemlerle hiç kimsenin ayrıca alma teşebbüsünde bulunamayacağını söyledi.
Bostancı, her türlü tartışmanın, kurallara uygun yapılması gerektiğini dile getirerek, Meclisin takdiriyle millete gidilmesi halinde milletin karar vereceğini, kimsenin korkmasına, çekinmesine gerek bulunmadığını, milletin okur yazar olduğunu, ne olduğunu bildiğini anlattı.
MHP Grup Baykanvekili Erkan Akçay, ülkenin zor dönemden geçtiğini, bu zor dönemde olayları uzaktan seyredemeyeceklerini belirtti. Akçay, etraflarında ateş çemberi varken, inisiyatif almamalarının düşünülemeyeceğini vurgulayarak, "Geleceği planlamayan milletler başkalarının oyuncağı olur" şiarını asla akıllarından çıkarmamaları gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurulunun cuma günkü birleşiminde, bazı AK Parti'li milletvekillerinin pusulayla oy kullandığı halde salonda bulunmaması tartışmaya neden oldu.
TBMM Genel Kurulunda CHP Grup Başkanvekili Levent Gök söz alarak, 6 Ocak'taki birleşimde, yoklama talepleri üzerine gerçekleştirilen oylamada pusulayla oy kullanan bazı AK Parti'li milletvekillerinin salonda bulunmadığını anımsattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Mecliste kimsenin sahte oy kullanamayacağını ifade etti. Elitaş, Gök'ün Meclis Başkanlığına konuyla ilgili başvurduğunu, buna ilişkin başkanlığın vereceği kararı beklemesi gerektiğini belirtti.
Başkası adına oy kullanılmasını tasvip etmediklerini, doğru bulmadıklarını ifade eden Elitaş, Meclis Başkanvekilinin, usul çerçevesinde pusulaları veren milletvekillerinin, Genel Kuruldan ayrılmaması için uyarması gerektiğini vurguladı.
Milletvekillerini "sahtecilikle, sahtekarlıkla" suçlamanın doğru olmadığını dile getiren Elitaş, "CHP'nin, 20-25 milletvekili buradaydı. Onlar sanal, sahte mi? TBMM Genel Kurulunda bulunacaksınız, çalışmalara katkı sağlamayacaksınız." dedi.
Gök, sataşma gerekçesiyle söz alarak CHP milletvekillerinin alnının ak olduğunu, ortada vahim bir tablo bulunduğunu savundu. Oy pusulası veren AK Parti'li milletvekillerinin o gün Genel Kurul salonunda olmadığını belirten Gök, Elitaş'a, "Ne hakla savunuyorsuz? Masaya yumruğunuzu vurun, 'grubumda sahtecilik istemiyorum' deyin. Hiçbir CHP milletvekili bunu yapmaya tevessül edemez, ederse partiden çıkarırız." diye seslendi.
Gök, o gün Genel Kurulda bulunmayan milletvekillerinin sosyal medyada fotoğraf ve paylaşımları bulunduğunu, bu işin savcılığa kadar gideceğini kaydetti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Başkanlık Divanının, bu iddialar doğruysa gereğini yapması gerektiğini, sahte oy kullanılmasının asla kabul edilemeyeceğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da bu durumun Mecliste ilk kez olmadığını, Başkanlık Divanının bunu araştırması gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunu cuma günü yöneten Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Elitaş'a sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
Bütün görüşmeleri samimiyet ve doğruluk içinde yapmak gerektiğini dile getiren Hamzaçebi, Meclis Başkanvekili olarak Genel Kurulu yönetirken tüm gruplara ve tüm grup başkanvekillerini kendisine aynı yakınlıkta gördüğünü vurguladı. Ayrım yapmanın söz konusu olmadığını söyleyen Hamzaçebi, "CHP Grubunun talebi nedeniyle işlem yaparken sadece tek kaygım var; tarafsız ve objektif olmak. Bunun dışında başka bir ölçüm yoktur. Beni bağlayan sadece parlamento hukukudur." değerlendirmesinde bulundu.
Hamzaçebi, bir yoklamada AK Parti Grubu toplantı yeter sayısını sağlamamışsa, grup başkanvekiline düşen görevin bunu içselleştirip, gerekli değerlendirmeyi kendi grubu içinde yapması olduğunu belirtti. Hamzaçebi, "Bunun sorumlusu Meclis Başkanvekilidir." şeklindeki değerlendirmenin, AK Parti gibi parlamentonun çoğunluğuna sahip bir gruba yakışmayacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Toplantı yeter sayısını bulamamış olabilirsiniz. O gün 'Oy pusulasıyla oy kullanan milletvekillerinin Genel Kurulda mevcut olup olmadığını tespit edeceğim' dedim. İsimleri okudum, yeter sayıda isimleri okuduktan, toplantı yeter sayısı olmadığı anlaşılınca birleşimi kapattım. Oy pusulası ile oy kullanan milletvekillerinin, 2 dakikalık oy kullanma süresi içinde herhalde oy kullanıp memleketine gitmiş olması düşünülemez. Benim ayrıca bu milletvekillerini, Genel Kuruldan ayrılmasın diye uyarma yükümlülüğüm yoktur."
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ise sahteciliği tespit etmenin Başkanlık Divanının görevi olmadığını, pusulayı kimin verdiğini bilemediklerini, ancak usule uygun yoklama veya oylama yapılmasını sağlamanın görevleri olduğunu anlattı.
Aydın, Genel Kurulda olmayan milletvekillerinin değerlendirmeye alınmadığını ifade ederek, "Yoklama sırasında kuliste veya başka yerde olup olmadığı konusunda bizim yapacağımız tespit yok." dedi.
Bütün Meclis başkanvekillerinin oylama ve yoklamaların sıhhatli şekilde yapılması için ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiklerini vurgulayan Aydın, zaman zaman oy pusulası veren milletvekillerinin Genel Kurulda bulunması için gerekli uyarıları da yaptıklarını anlattı.
Aydın, 31 Mart 2016'da tüm grup başkanvekillerinin imzaladığı mutabakat metnine göre, Meclis başkanvekillerinin, oylama ve yoklama bitmeden pusula gönderen milletvekillerinin Genel Kuruldan ayrılmaması için gerekli uyarıyı yapacağını söyledi. Aydın, "Zaman zaman unutuyor olabiliriz. Bunda kasıt, beis görmüyorum. Burada olmayan milletvekilinin ne pusulası değerlendirmeye alınmış ne oyu geçerli kılınmıştır. Dolayısıyla sahte oy kullanma diye bir konu da söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesiyle ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde HDP Grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, Paris'te meydana gelen cinayetlerin "uluslararası bir komplo sonucu" olduğunu savundu.
Katil zanlısı olan Ömer Güney'in mahkeme karşısına çıkmasını engelleyecek bir sağlık problemi olmadığı ifade edildiğini belirten Taşdemir, "Ömer Güney'in ilişkileri ve bu uluslararası komplo sonucu gerçekleşen katliamın boyutuna baktığımızda Ömer Güney'in ölümünün de şüpheli olduğunu söylemek isteriz. Çünkü Ömer Güney'in ilişkileri ve bu uluslararası komploda yer alan güçlerin açığa çıkması bu mahkemede birçok sorunun da cevabı olacaktı." dedi.
Taşdemir, "Eğer Kürt, kadın, devrimci ve muhalifseniz katliamların aydınlanmama geleneği var." görüşünü öne sürdü.
AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, AK Parti'nin kurulduğundan beri faili meçhullerin, karanlık ilişkilerin, kirli tezgahların, tuzakların ve tertiplerin karşısında durduğunu, buna tevessül edenlerin de her zaman açığa çıkarılması için demokratik, hukuki bir mücadeleyi hayata geçirdiğini ifade etti.
Alparslan, bu genel yaklaşımdan dolayı, özellikle bu somut olaya ilişkin ayrıca yeni bir komisyon kurulmasına gerek olmadığı kaydetti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, anayasa değişiklik teklifinin, "gazi Meclisin bağrına canlı bomba koyma" teklifi olduğunu savunarak, "Teklife direnme, gazi Meclisin namus borcu." dedi.
CHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için dış politika ve terör saldırılarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, Genel Kurul gündemine grup önerisi olarak getirdi.
Grup önerisi üzerinde söz alan Tezcan, vatandaşın günlük yaşamında temel sorununun yoksulluk, işsizlik, geçim sıkıntısı; ülkenin sorununun terör olduğunu söyledi.
Tezcan, doların 3,72 lira olduğu, yüzlerce vatandaşın terör saldırısında kaybedildiği bir süreçte, TBMM'nin tarihi uzlaşmayı yakalayıp, uzlaşmayla teröre karşı mücadele etmesi gerekirken, devlet yetkilerinin bir kişinin elinde nasıl toplanacağının konuşulduğunu savundu.
Anayasa değişikliği teklifinde imzası bulunan AK Parti'li milletvekillerine, "Bu teklif, Türkiye'nin terör sorununu çözecek, ekonomik krizle ilgili bu sorunu çözecek teklif mi? AKP, 15 yıldan beri tek başına iktidar. Ne istediyseniz yaptınız, parlamentodan geçirecek sayısal çoğunluğunuz var. Bu değişiklik hangi acil sorunu çözecek? Reina, Kayseri saldırısının önüne mi geçecek?" diye sordu.
Tezcan, teklifin, "gazi Meclisin bağrına canlı bomba koyma, TBMM'yi tasfiye etme, milletin gerçek temsilcilerinin ağzını bantlayıp, ellerini, kollarını bağlama" teklifi olduğunu ileri sürerek, bu teklife direnmenin gazi Meclisin namus borcu olduğunu savundu.
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, AK Parti'nin izlediği dış politikayı yılan takip etse, belkemiğinin kırılacağını söyleyerek, "Zigzaglarla dolu. Dün ak dediğine bugün kara bile değil, mor, öbür gün kara diyen, skalada yer bırakmayacak şekilde, birbini tekzip eden işlerle dolu." görüşünü savundu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, terörle mücadelenin, ihmal edilmemesi gereken milli politika olduğunu, bunun için etkili, sonuç alıcı, çok kuvvetli politikalar uygulanması gerektiğini vurguladı.
AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, daha güçlü bir Türkiye ve siyaset, vesayetten kurtulmuş sivil iradenin, çok daha ileri adımlar atabileceği Türkiye için bir an önce anayasa teklifine geçmek istediklerini belirtti.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Anayasa değişiklik teklifinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri öncesinde art arda usul tartışmaları açıldı.
CHP ve HDP'nin, teklifin anayasaya aykırılığa yönelik usul tartışmalarının ardından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel söz alarak, teklif üzerinde, tali komisyon olarak Adalet, Milli Savunma, İçişleri ile Plan ve Bütçe komisyonlarından görüş alınması gerektiğini savundu.
Anayasa Komisyonu görüşmeleri sırasında bu konuda talepte bulunduklarını ifade eden Özel, komisyonun, bu taleplerini karara bağlamadığını, eksiklik olduğunu öne sürdü. Özel, 4 komisyonun görüşlerinin alınmasının, anayasa değişikliği için olmazsa olmaz olduğunu öne sürdü.
Özel, bu eksikliğin giderilmesi için başkanlık tarafından işlem yapılmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, hangi komisyona sevk edileceği yetkisinin, Meclis Başkanlığına verildiğini, daha sonra bu yetkinin esas komisyonda olduğunu ifade etti.
Usulüne uygun işlem yapıldığını belirten Aydın, bugüne kadarki uygulamalarda anayasa görüşmelerinin, esas komisyonda olduğunu anımsattı. Aydın, kanun tekliflerinin havalelerine yönelik itiraz yapılamadığını ifade etti.
Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da komisyona havale esasının başkanlığın yetkisinde bulunduğunu, başkanlığın bunu teamüllere bakarak yaptığını söyledi. Şentop, 18 kez anayasa değişikliği yapıldığına, bu değişikliklerin esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna havale edildiğine işaret etti.
Şentop, komisyon aşamasında da bunun dile getirildiğini, geneli üzerinde dört komisyonda görüşülmesinin doğru olmayacağını, ilgili maddeler geldiğinde, ilgili komisyonda ele alınabileceğini söylediklerini anlattı. Şentop, ilgili maddelerde de böyle bir talebin gündeme getirilmediğini belirtti.
Özel, daha sonra usul tartışması açılmasını talep etti.
Aydın, usul tartışmasından sonra da tavrında bir değişiklik olmadığını söyledi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
