2012-05-10 - 13:52
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "işçi sağlığı ve iş güvenliği" konusunda değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "işçi sağlığı ve iş güvenliği" konusunda değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, "işçi sağlığı ve güvenliği haftası nedeniyle TBMM de bir basın toplantısı düzenledi. On binlerce işçi ve emekçinin hayatına mal olan, on binlercesinin yaşamını karartan iş cinayetlerinin, ülkemizin en çarpıcı gerçekliği olduğunu belirten Tüzel, kapitalist sömürü düzeninin acımasız yüzü olduğu için artık "iş kazaları değil, iş cinayetleri" diyoruz dedi.
Tüzel basın toplantısında, işçi cinayetlerinin kaynağında, " işi ucuza mal etmek" için, daha fazla kar için, daha fazla büyüme için işçinin canına kasteden, kötü, sağlıksız, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma olduğunu kaydetti.
Hükümet açısından, sorunun ayyuka çıkmış durumda olduğunu belirten Tüzel, "Çalışma Bakanı'nın "her işçi ölümünde, yerin dibine girmek" istediğini söylediğini ama, sağlıklı güvenceli çalışma koşullarının kamusal bir görev ve hak olduğunu bir kenara bırakarak, 2005'den bu yana AB müzakere ve uyum politikalarının koyduğu görevler açısından bakıyor, işçi ölümlerine? Meseleye, "AB ve İLO'ya hoşluk" olsun diye değil; insan hayatına değer açısından bakılmalıdır." dedi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Tüzel, sözlerinde şunları kaydetti:
"Ülkemizin en çarpıcı gerçekliği, kapitalist sömürü düzeninin acımasız yüzü olan, on binlerce işçi ve emekçinin hayatına mal olmuş, on binlercesinin yaşamını karartan iş cinayetleridir. Bu nedenle iş kazası tanımı yerine iş cinayetleri denilmektedir. Neden? Göz göre göre, bile bile olmaktadır bütün bu ölümler de ondan?Doğrudan "işi ucuza mal etmek" için işçinin hayatının hiçbir değeri olmamasıdır. Daha fazla kar için, daha fazla büyüme için işçinin canına kasteden, kötü, sağlıksız, güvencesiz ortamlarda kölece çalıştırılmasındandır."
Hükümetin hazırladığı tasarıyı eleştiren Tüzel, siyasi iktidarın hazırladığı iş sağlığı ve güvenliği tasarısının, her gün5'er 10'ar ölen işçilerin iş cinayetlerinde ölümlerini önlemekten ziyade bir illüzyondan ibaret olduğunu, Hükümetin beklenti yaratma gayretinden başka bir şey olmadığını söyledi.
Tüzel, sözlerini söyle tamamladı;
"Gerçekten işçi ölümlerini önlemek istiyorsanız, öncelikle meslek hastalıkları hastanelerinin her organize sanayi havzalarında ve sanayi kentlerinde açılması yönünde, bu tasarıda düzenleme yapılmalıdır.
Yine esnek, kuralsız ve güvencesiz koşullarda, düşük ücretle, 8 saatten fazla süre işçi çalıştırma yasaklanmalıdır. Sendikal nedenle işten çıkarmalar yasaklanmalıdır.
İşçi sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin, çalışan sayısına bakılmaksızın bütün çalışanlara sunulması gerekir. Sanayi ve ticaret sektörüne ilave olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yaygınlaştırılarak tarım, kamu, basın ve hizmet sektörü gibi tüm sektörleri kapsamalıdır." (13:52)
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, "işçi sağlığı ve güvenliği haftası nedeniyle TBMM de bir basın toplantısı düzenledi. On binlerce işçi ve emekçinin hayatına mal olan, on binlercesinin yaşamını karartan iş cinayetlerinin, ülkemizin en çarpıcı gerçekliği olduğunu belirten Tüzel, kapitalist sömürü düzeninin acımasız yüzü olduğu için artık "iş kazaları değil, iş cinayetleri" diyoruz dedi.
Tüzel basın toplantısında, işçi cinayetlerinin kaynağında, " işi ucuza mal etmek" için, daha fazla kar için, daha fazla büyüme için işçinin canına kasteden, kötü, sağlıksız, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma olduğunu kaydetti.
Hükümet açısından, sorunun ayyuka çıkmış durumda olduğunu belirten Tüzel, "Çalışma Bakanı'nın "her işçi ölümünde, yerin dibine girmek" istediğini söylediğini ama, sağlıklı güvenceli çalışma koşullarının kamusal bir görev ve hak olduğunu bir kenara bırakarak, 2005'den bu yana AB müzakere ve uyum politikalarının koyduğu görevler açısından bakıyor, işçi ölümlerine? Meseleye, "AB ve İLO'ya hoşluk" olsun diye değil; insan hayatına değer açısından bakılmalıdır." dedi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Tüzel, sözlerinde şunları kaydetti:
"Ülkemizin en çarpıcı gerçekliği, kapitalist sömürü düzeninin acımasız yüzü olan, on binlerce işçi ve emekçinin hayatına mal olmuş, on binlercesinin yaşamını karartan iş cinayetleridir. Bu nedenle iş kazası tanımı yerine iş cinayetleri denilmektedir. Neden? Göz göre göre, bile bile olmaktadır bütün bu ölümler de ondan?Doğrudan "işi ucuza mal etmek" için işçinin hayatının hiçbir değeri olmamasıdır. Daha fazla kar için, daha fazla büyüme için işçinin canına kasteden, kötü, sağlıksız, güvencesiz ortamlarda kölece çalıştırılmasındandır."
Hükümetin hazırladığı tasarıyı eleştiren Tüzel, siyasi iktidarın hazırladığı iş sağlığı ve güvenliği tasarısının, her gün5'er 10'ar ölen işçilerin iş cinayetlerinde ölümlerini önlemekten ziyade bir illüzyondan ibaret olduğunu, Hükümetin beklenti yaratma gayretinden başka bir şey olmadığını söyledi.
Tüzel, sözlerini söyle tamamladı;
"Gerçekten işçi ölümlerini önlemek istiyorsanız, öncelikle meslek hastalıkları hastanelerinin her organize sanayi havzalarında ve sanayi kentlerinde açılması yönünde, bu tasarıda düzenleme yapılmalıdır.
Yine esnek, kuralsız ve güvencesiz koşullarda, düşük ücretle, 8 saatten fazla süre işçi çalıştırma yasaklanmalıdır. Sendikal nedenle işten çıkarmalar yasaklanmalıdır.
İşçi sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin, çalışan sayısına bakılmaksızın bütün çalışanlara sunulması gerekir. Sanayi ve ticaret sektörüne ilave olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yaygınlaştırılarak tarım, kamu, basın ve hizmet sektörü gibi tüm sektörleri kapsamalıdır." (13:52)
