2017-10-25 - 15:42
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 10 tasarı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Trabzon'un Maçka ilçesinde Eren Bülbül adlı genci şehit eden bölücü terör örgütü mensuplarından birisinin dün yakalandığını öğrendiklerini söyledi.
Bu durumu memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Usta, "Şehitlerin olması terörle mücadeleyi etkilemeyecektir. Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun." dedi.
Usta, dün Genel Kurulda pusula vererek oylamaya katılan 15 milletvekilinin salonda olmadığının tespit edildiğini ve bu durumun hoş olmadığını söyledi. Kusurun ne olduğunun anlaşılması adına bir araştırma yapılması gerektiğini savunan Usta, "Bu olay hiçbir şekilde TBMM'nin saygınlığına yakışmıyor. Bunu tasvip etmek de üzerini kapatmak da mümkün değildir. TBMM, Türk milletinin temsil edildiği yerdir. Meclisin saygınlığını azaltacak davranışlardan kaçınmak lazım." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile Fırat Anlı'nın tutukluğunun birinci yılında olduğunu söyledi.
Kayyumların toplumda tahribat yarattığını öne süren Kerestecioğlu, "Türkiye'de yerel yönetim diye bir şey kalmadı çünkü yerelin kendi kendini yönetmesine izin verilmiyor. Gültan Kışanak ve tüm belediye başkanları serbest bırakılmalıdır." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Aşık Veysel'in 123. doğum günü olduğunu belirterek, Veysel Şartıroğlu'nun mütavazı bir yaşamın sonrasında Türkiye'ye onurlu bir isim bıraktığını dile getirdi.
AK Parti iktidarını ise hiç kimsenin iyi olarak anmayacağını vurgulayan Gök, "Dün akşam sahte oy pusulası ile oylamaya katılanlar olduğu tespit edildi. Tutanaktan çıkarılan isimler hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum. Böyle bir tablo TBMM'nin saygınlığına gölge düşürmüştür. İktidar partisinin iyi hatırlanmayacağı olaylardan birisidir. Kendileri gidecek ama iyi bir ad bırakmayacaklar geride. Her kimse bu isimler teşhir edilmeli ve gereği yapılmalıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise bazı milletvekillerinin parmak okutmasını gerçekleştiremediğinde pusula ile oylamaya katıldıklarını söyledi.
Bu pusulalara dair nihai değerlendirmenin Başkanlık Divanı tarafından yapılacağının altını çizen Bostancı, şunları kaydetti:
"Oylamalarda pusula verenlerin dışarı çıkmaması gerektiği ifade edildiği gibi pusulaları okunuyor. Burada olmayanlar var ise onlar zaten oylamaya katılmamış sayılıyor. AK Parti grubu olarak pusula veren arkadaşların kesinlikle buradan ayrılmaması, herhangi bir şekilde olmayan kişi hakkında pusula verilmemesi hususunda bir karar ve irade sahibiyiz. Meclisin kuralları hepimiz için önemlidir. İşlerin düzgün bir şekilde sürmesini temin etmek hepimizin boynunun borcudur. Tutanaklar çerçevesinde gerekli değerlendirmeyi yapacağız."
Öte yandan gündem dışı söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar İstanbul'da gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Sonbahar Oturumu izlenimleri, CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen yargının sorunları, HDP Van Milletvekili Lezgin Botan ise Van depremi ile ilgili birer konuşma yaptı.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in, TBMM Başkanlığına sunduğu, "milletvekilliği görevinden istifa" talebi, TBMM Genel Kurulu'nda oylanarak kabul edildi. Böylece Pavey'in milletvekilliği düştü.
Genel Kurulda, Pavey'in istifa yazısı okundu.
Yazının okunmasının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Pavey gibi değerli bir milletvekilinin önemli sağlık sorunlarını gerekçe göstererek, etik bir davranışla istifa etme talebini Meclis Başkanlığı'na sunduğunu söyledi.
Gök, "İstifa yazısında, sağlık nedeniyle milletvekilliği yapamayacağını belirtiyor. Şafak hanımın bu tavrı her türlü övgüye değer. Önemli bir tedavi görecek ve bu tedavi de uzun sürecek. Bizi üzen bir istifadır, tek taraflı bir irade beyanıdır. Bu istifayı büyük bir üzüntü ile karşılıyoruz." dedi.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Şafak Pavey'e bundan sonraki yaşamında başarılar ve sağlıklı günler diledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise daha önce bakanlık veya başbakanlık yaptığı için Meclis'e gelmeyen ve bu devamsızlıkları görmezden gelinen milletvekillerinin olduğunu iddia ettiği Meclis'te sergilenen böyle bir tavrı anlamlı ve önemli bulduğunu söyleyerek, kendisine bundan sonraki yaşamında başarılar ve acil şifalar dileğinde bulundu.
Daha sonra milletvekillerinin oyuna sunulan Şafak Pavey'in istifası Genel Kurul'da kabul edildi. Böylece Pavey'in milletvekilliği düştü.
Milletvekilliğinden istifa, TBMM İçtüzüğü'nün, "üyelikten istifa, hükümlülük ve kısıtlanma" başlıklı 136. maddesinde düzenleniyor.
Buna göre, TBMM üyeliğinden istifa eden milletvekilinin istifa yazısının gerçekliği Başkanlık Divanınca 7 gün içinde incelenip tespit edildikten sonra üyeliğinin düşmesine Genel Kurulca oylanarak karar veriliyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Türkiye'nin dış politikası, kesinlikle mezhepçi, yani emperyal siyasetin kullanmak istediği angajmanlara, fırsatlara yaslanan bir politika değildir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Arnavutluk Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşüldü.
Görüşmelerde, HDP grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Mitat Sancar, uluslararası ilişkiler anlamında yeni bir dönemin yaşandığının kabul edildiğini söyledi. AK Parti'nin 2002 yılında idealist bir yaklaşım içinde olduğunu ancak bu sürecin 5 yıl sürdüğünü iddia eden Sancar, sonrasında başka bir trend ortaya çıktığını savundu. Sancar, hükümetin, dış politikadaki gerilimi, iç politikada malzeme olarak kullandığını iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, siyasi partilerin açık, aleni yapılar olduğunu söyledi.
Kararları kendi karar mercilerinin içinde müzakere ederek aldıklarını ifade eden Bostancı, "AK Parti'nin aldığı kararlar da bunlardır." diye konuştu.
Türkiye'nin Ortadoğu'ya yaklaşımını da değerlendiren Bostancı, "Ortadoğu'da emperyal bir hayalet dolaşıyor. Bu emperyal hayalet mezhepçi ve etnik kimlikçi siyasetleri birbirine karşı kullanarak burada bir hegemonya kurmak istiyor. Türkiye'nin dış politikası kesinlikle mezhepçi, yani emperyal siyasetin kullanmak istediği angajmanlara, fırsatlara yaslanan bir politika değildir." diye konuştu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğunu ama bugüne kadar birçok zorluğu aşmış bir geçmişinin de var olduğunu belirtti.
Aydın, şunları kaydetti:
"Uygar dünyanın temsilcileri 9 bin kilometre uzaktan gelip benim kardeşlik hukukum olan bir coğrafyada hakimiyet provası yaparken bunu hangi uygarlık, hangi dostluk, karşılıklı anlayışla açıklayabiliriz? Bakıyorum o zihinleri psikolojikmen oryantalize olmuş aydınlarımıza, bu noktada hiç birşey söylemiyorlar. Bugün Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta yaşananlara sessiz kalması beklenemez. Fırat Kalkanı Operasyonu, Kıbrıs kadar başarılı bir operasyondur. 'Kerkük'te ne işimiz var' söylemi insanlığa, tarihe saygısızlıktır. Burada Kürt düşmanlığı pompalanmaya çalışılıyor. Yapmayın, buradan size bir şey çıkmaz. Kardeşliğimizi bozamazsınız."
CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Levent Gök, uluslararası anlaşmaların yükümlülüklerinin bulunduğunu, anayasaların da bir toplumsal mutabakat metni olduğunu söyledi.
Türkiye olarak diğer devletlerle yapılacak anlaşmalara uyulmasının normal olduğunu ancak bu durumun içerideki anlaşmaları da kapsaması gerektiğini belirten Gök, "Anayasamız 'hiç kimseye, sınıfa, zümreye imtiyaz tanınamaz' der. 'Kanun önünde herkes eşittir' der ama böyle mi?" diye sordu. Gök, Türkiye'nin her konuda yangın yerine döndüğünü, ülkenin dış itibarının "yerlerde süründüğünü" öne sürdü.
Günlerdir belediye başkanlarının istifalarının konuşulduğunu anımsatan Gök, "Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişi, aynı zamanda bir parti genel başkanı. Şu andaki anayasamıza göre bir cumhurbaşkanımız var ama siyaseten kendisi sorumsuz. Cumhurbaşkanı istifa talep ediyor, Başbakan'dan ses yok, İçişleri Bakanlığından ses yok. Belediye başkanları hakkında tasarrufta bulunması gereken makam Başbakanlıktır, İçişleri Bakanlığıdır." ifadelerini kullandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Göçek'in 23 yıldır başkanlık makamında bulunduğunu hatırlatan Gök, Gökçek'in bu süre zarfında Ankara'nın kaderiyle oynadığını iddia etti.
Gök, "FETÖ'nün mali kaynak bakımından en güçlü olduğu ilin Ankara olduğunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir anayasal sorumluluktur. 'Metal yorgunluğu' diyerek geçiştirebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Bu belediye başkanlarından hesabını sonuna kadar soracağız." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından, Türkiye ile Arnavutluk Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
Öte yandan, MHP Grubu'nun, Samsun Gülsan Sanayi Sitesi'nin yıkımı, HDP Grubu'nun İstanbul'un sorunları, CHP Grubu'nun deniz kirliliği konularındaki araştırma önergelerinin bugün gündeme alınmasına ilişkin önerileri, ayrı ayrı görüşülerek reddedildi.
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, belediye başkanlarının istifasının, kişilerin bireysel olarak karar verdiği bir husus olduğunu ifade ederek, "AK Parti Genel Merkezimiz, Genel Başkanımız bu arkadaşlarımızın istifalarını, yapılan istişareler neticesinde halkımıza verilecek hizmetler açısından faydalı bulmuştur." dedi.
Türkiye ile Arnavutluk Bakanlar Kurulu Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Türkiye'de özelleştirme konusunun senelerdir tartışıldığını söyledi.
Yerinde ve zamanında yapılan özelleştirmenin, devletin ve kamunun kaynaklarını çarçur etmeme anlamında çok büyük faydalar getirdiğini bildiklerini kaydeden Akdağ, kamunun güvenlik, sağlık, eğitim ve altyapı gibi alanlarda önemli inisiyatifler alması, ancak diğer konuları özel sektöre vermesi gerektiğini vurguladı.
Akdağ, kamu-özel ortaklığıyla yapılan işlerin, tamamen vatandaşın hizmetlerine yönelik olduğunu söyledi.
Recep Akdağ, "Köprü, havaalanı, otoyollar için, bunlar gerekli midir gerekli değil midir tartışmasını burada teknik olarak yapmak, biraz beyhude olur. Siz kamu olarak borçlanarak bunları yapabilirsiniz, özel sektörü borçlandırarak yapabilirsiniz." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlarca, yüzlerce hastane ve başka binalar yaptık. Milletvekili arkadaşlarımız gidip bu hastaneleri görsünler bir de klasik ihalelerle yapılan hastaneleri de görsünler. Klasik ihale usulü ile yapılan bir işte, yüklenici işi yapıyor, parasını alıyor ve gidiyor. Siz artık devlet olarak onun peşinde koşmak zorunda kalıyorsunuz. Oysa kamu-özel ortaklıklarında 25 yıl boyunca kaliteli bir şekilde o hizmeti yürütmek zorunda olan bir yüklenici var, firmalar ya da firmalar ortaklığı var. Meseleye bu yönden yaklaşmak lazım.
Biz, vatandaşımıza ihtiyacı olan yolu, köprüyü, hastaneyi, marijinal faydasını dikkate alarak bir an önce yapıp teslim etmiş, vatandaşımızın hizmetine sunmuş oluyoruz. Ülkemizde 40-50 senedir, iktidarın yaptığı yatırımlara 'ben yaptırmam' diye direnenler oldu. Ankara-İstanbul otoyolu, ilk boğaz köprüsü yapılırken maalesef bununla karşılaştık. Dünyanın en büyük havalimanlarından birini yapmayı sadece alkışlamak gerekir. Siz bu yöntemi beğenmiyor olabilirsiniz ama bu yöntem dünyaca kullanılan bir yöntemdir ve biz yararlı olduğuna inanıyoruz."
Bazı belediye başkanlarının istifasına ilişkin sorular üzerine Akdağ, şunları kaydetti:
"Neticede istifa, kişinin bireysel olarak karar verdiği bir husustur. AK Parti Genel Merkezimiz, Genel Başkanımız bu arkadaşlarımızın istifalarını, yapılan istişareler neticesinde halkımıza verilecek hizmetler açısından faydalı bulmuştur. Belli iradelerin baskısı ile bu istifaların gerçekleştiği iddiasını kabul etmiyorum. Önümüzdeki günlerde istifası arzu edilen değerli arkadaşlarımızın da davranışını hep birlikte göreceğiz.
Elbette istişareyi partimizin ilgili kurulları yapıyor. Oturulan koltuklar kimsenin gücü falan değildir. O koltuklara oturan herkes, siz de biz de partilerimizin kararları ile aday olan kişileriz. Bu kişilerin hiçbirisi bağımsız olarak aday olmuş ve seçilmiş kişiler değildir. Seçim kişinin kendisi ve partisinin gücü ile birlikte gerçekleşmektedir. Partilerinin kararlarına uyabilirler, uymayabilirler bu kendilerinin kararıdır. Ortada demokrasiye ve demokratik teamüllere aykırı herhangi bir durum yoktur. Her şey kamuoyunun önünde şeffaf bir şekilde cereyan etmektedir. Çok sağlıklı bir süreç yaşıyoruz. Siz buna alışık olmayabilirsiniz ama AK Parti'nin kendisine ait gelenekleri, ilkeleri var."
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "Çiftçiye 2002 yılında sağlanan 1,8 milyar lira civarındaki desteğin, bugün bazı kamu bankalarının verdiği ve hükümetin de desteklediği sübvansiyonlu destekler hariç 12 milyar lirayı geçmiş vaziyette olduğunu söyleyebiliriz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Kosova Arasında Suçluların İadesi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşülüyor.
Görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Elvan, AK Parti hükümetlerinin çiftçinin kalkınması adına önemli desteklemelerde bulunduğunu söyledi. Çiftçiye yönelik desteğin son 15 yılda arttığını vurgulayan Elvan, "Çiftçiye 2002 yılında sağlanan 1,8 milyar lira civarındaki desteğin, bugün bazı kamu bankalarının verdiği ve hükümetin de desteklediği sübvansiyonlu destekler hariç 12 milyar lirayı geçmiş vaziyette olduğunu söyleyebiliriz." diye konuştu.
Elvan, özellikle iyi tarım uygulamalarında sıfır faizle desteklemeler yapıldığını, Ziraat Bankası tarafından uygulanan 0-6 faiz oranına karşılık çiftçinin yoğun talebi olduğunu dile getirdi.
Lütfi Elvan, Mersin Şehir Hastanesine ulaşım ile ilgili yaşanan sıkıntılara yönelik bir soru üzerine, hastanenin iki giriş kapısının olduğunu ancak bu iki giriş arasında 3 kilometrelik mesafenin bulunduğunu söyledi.
Otoyol üzerindeki girişe Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bir kavşağın yapılacağını ve yaşanan ulaşım sıkıntısının bu yöntemle giderilmesinin hedeflendiğini anlatan Elvan, şunları kaydetti:
"Mersin Şehir Hastanesi günde 8 bin hastaya hizmet vermektedir. Hastanemizde, aylık 7 binin üzerinde ameliyat gerçekleştiriliyor. Burası oldukça modern bir hastane. Mersin, sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın en modern hastanesine sahip bir il. Bu hastanemizle de grurur duyuyoruz. Şunu ifade etmeliyim ki sağlık yönü itibarıyla yüzde 75'in üzerinde vatandaşımızın memnuniyeti söz konusu. Sağlık hizmetleri dünyanın gelişmiş birçok ülkesinden daha fazla memmuniyet almış bir alandır."
TBMM Genel Kurulunda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 10 tasarı kabul edildi.
Bu tasarılar şöyle:
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kosova Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijer Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Katar Devleti Hükümeti Arasında Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Uluslararası Sözleşmesi Uyarınca Belgelerin Karşılıklı Tanınmasına İlişkin Mutabakat Zaptı ile Mutabakat Zaptında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İç Güvenlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Başta Terörizm ve Örgütlü Suçlar Olmak Üzere Ağır Suçlarla Mücadelede İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Romanya Hükümeti Arasında Meteoroloji ve Hidroloji Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Tütün Ürünlerinin Yasadışı Ticaretini Önlemeye Yönelik Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Balıkçılık ve Su Ürünleri Alanında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı.
Bazı tasarıların müzakerelerinin günlerce sürdüğü Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının anlaşması nedeniyle, üzerinde konuşma yapılmayan söz konusu tasarıların her birinin kabul edilmesi 3'er dakika sürdü.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, sıradaki tasarıların görüşmeleri için komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Trabzon'un Maçka ilçesinde Eren Bülbül adlı genci şehit eden bölücü terör örgütü mensuplarından birisinin dün yakalandığını öğrendiklerini söyledi.
Bu durumu memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Usta, "Şehitlerin olması terörle mücadeleyi etkilemeyecektir. Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun." dedi.
Usta, dün Genel Kurulda pusula vererek oylamaya katılan 15 milletvekilinin salonda olmadığının tespit edildiğini ve bu durumun hoş olmadığını söyledi. Kusurun ne olduğunun anlaşılması adına bir araştırma yapılması gerektiğini savunan Usta, "Bu olay hiçbir şekilde TBMM'nin saygınlığına yakışmıyor. Bunu tasvip etmek de üzerini kapatmak da mümkün değildir. TBMM, Türk milletinin temsil edildiği yerdir. Meclisin saygınlığını azaltacak davranışlardan kaçınmak lazım." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile Fırat Anlı'nın tutukluğunun birinci yılında olduğunu söyledi.
Kayyumların toplumda tahribat yarattığını öne süren Kerestecioğlu, "Türkiye'de yerel yönetim diye bir şey kalmadı çünkü yerelin kendi kendini yönetmesine izin verilmiyor. Gültan Kışanak ve tüm belediye başkanları serbest bırakılmalıdır." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Aşık Veysel'in 123. doğum günü olduğunu belirterek, Veysel Şartıroğlu'nun mütavazı bir yaşamın sonrasında Türkiye'ye onurlu bir isim bıraktığını dile getirdi.
AK Parti iktidarını ise hiç kimsenin iyi olarak anmayacağını vurgulayan Gök, "Dün akşam sahte oy pusulası ile oylamaya katılanlar olduğu tespit edildi. Tutanaktan çıkarılan isimler hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum. Böyle bir tablo TBMM'nin saygınlığına gölge düşürmüştür. İktidar partisinin iyi hatırlanmayacağı olaylardan birisidir. Kendileri gidecek ama iyi bir ad bırakmayacaklar geride. Her kimse bu isimler teşhir edilmeli ve gereği yapılmalıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise bazı milletvekillerinin parmak okutmasını gerçekleştiremediğinde pusula ile oylamaya katıldıklarını söyledi.
Bu pusulalara dair nihai değerlendirmenin Başkanlık Divanı tarafından yapılacağının altını çizen Bostancı, şunları kaydetti:
"Oylamalarda pusula verenlerin dışarı çıkmaması gerektiği ifade edildiği gibi pusulaları okunuyor. Burada olmayanlar var ise onlar zaten oylamaya katılmamış sayılıyor. AK Parti grubu olarak pusula veren arkadaşların kesinlikle buradan ayrılmaması, herhangi bir şekilde olmayan kişi hakkında pusula verilmemesi hususunda bir karar ve irade sahibiyiz. Meclisin kuralları hepimiz için önemlidir. İşlerin düzgün bir şekilde sürmesini temin etmek hepimizin boynunun borcudur. Tutanaklar çerçevesinde gerekli değerlendirmeyi yapacağız."
Öte yandan gündem dışı söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar İstanbul'da gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Sonbahar Oturumu izlenimleri, CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen yargının sorunları, HDP Van Milletvekili Lezgin Botan ise Van depremi ile ilgili birer konuşma yaptı.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in, TBMM Başkanlığına sunduğu, "milletvekilliği görevinden istifa" talebi, TBMM Genel Kurulu'nda oylanarak kabul edildi. Böylece Pavey'in milletvekilliği düştü.
Genel Kurulda, Pavey'in istifa yazısı okundu.
Yazının okunmasının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Pavey gibi değerli bir milletvekilinin önemli sağlık sorunlarını gerekçe göstererek, etik bir davranışla istifa etme talebini Meclis Başkanlığı'na sunduğunu söyledi.
Gök, "İstifa yazısında, sağlık nedeniyle milletvekilliği yapamayacağını belirtiyor. Şafak hanımın bu tavrı her türlü övgüye değer. Önemli bir tedavi görecek ve bu tedavi de uzun sürecek. Bizi üzen bir istifadır, tek taraflı bir irade beyanıdır. Bu istifayı büyük bir üzüntü ile karşılıyoruz." dedi.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Şafak Pavey'e bundan sonraki yaşamında başarılar ve sağlıklı günler diledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise daha önce bakanlık veya başbakanlık yaptığı için Meclis'e gelmeyen ve bu devamsızlıkları görmezden gelinen milletvekillerinin olduğunu iddia ettiği Meclis'te sergilenen böyle bir tavrı anlamlı ve önemli bulduğunu söyleyerek, kendisine bundan sonraki yaşamında başarılar ve acil şifalar dileğinde bulundu.
Daha sonra milletvekillerinin oyuna sunulan Şafak Pavey'in istifası Genel Kurul'da kabul edildi. Böylece Pavey'in milletvekilliği düştü.
Milletvekilliğinden istifa, TBMM İçtüzüğü'nün, "üyelikten istifa, hükümlülük ve kısıtlanma" başlıklı 136. maddesinde düzenleniyor.
Buna göre, TBMM üyeliğinden istifa eden milletvekilinin istifa yazısının gerçekliği Başkanlık Divanınca 7 gün içinde incelenip tespit edildikten sonra üyeliğinin düşmesine Genel Kurulca oylanarak karar veriliyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Türkiye'nin dış politikası, kesinlikle mezhepçi, yani emperyal siyasetin kullanmak istediği angajmanlara, fırsatlara yaslanan bir politika değildir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Arnavutluk Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşüldü.
Görüşmelerde, HDP grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Mitat Sancar, uluslararası ilişkiler anlamında yeni bir dönemin yaşandığının kabul edildiğini söyledi. AK Parti'nin 2002 yılında idealist bir yaklaşım içinde olduğunu ancak bu sürecin 5 yıl sürdüğünü iddia eden Sancar, sonrasında başka bir trend ortaya çıktığını savundu. Sancar, hükümetin, dış politikadaki gerilimi, iç politikada malzeme olarak kullandığını iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, siyasi partilerin açık, aleni yapılar olduğunu söyledi.
Kararları kendi karar mercilerinin içinde müzakere ederek aldıklarını ifade eden Bostancı, "AK Parti'nin aldığı kararlar da bunlardır." diye konuştu.
Türkiye'nin Ortadoğu'ya yaklaşımını da değerlendiren Bostancı, "Ortadoğu'da emperyal bir hayalet dolaşıyor. Bu emperyal hayalet mezhepçi ve etnik kimlikçi siyasetleri birbirine karşı kullanarak burada bir hegemonya kurmak istiyor. Türkiye'nin dış politikası kesinlikle mezhepçi, yani emperyal siyasetin kullanmak istediği angajmanlara, fırsatlara yaslanan bir politika değildir." diye konuştu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğunu ama bugüne kadar birçok zorluğu aşmış bir geçmişinin de var olduğunu belirtti.
Aydın, şunları kaydetti:
"Uygar dünyanın temsilcileri 9 bin kilometre uzaktan gelip benim kardeşlik hukukum olan bir coğrafyada hakimiyet provası yaparken bunu hangi uygarlık, hangi dostluk, karşılıklı anlayışla açıklayabiliriz? Bakıyorum o zihinleri psikolojikmen oryantalize olmuş aydınlarımıza, bu noktada hiç birşey söylemiyorlar. Bugün Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta yaşananlara sessiz kalması beklenemez. Fırat Kalkanı Operasyonu, Kıbrıs kadar başarılı bir operasyondur. 'Kerkük'te ne işimiz var' söylemi insanlığa, tarihe saygısızlıktır. Burada Kürt düşmanlığı pompalanmaya çalışılıyor. Yapmayın, buradan size bir şey çıkmaz. Kardeşliğimizi bozamazsınız."
CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Levent Gök, uluslararası anlaşmaların yükümlülüklerinin bulunduğunu, anayasaların da bir toplumsal mutabakat metni olduğunu söyledi.
Türkiye olarak diğer devletlerle yapılacak anlaşmalara uyulmasının normal olduğunu ancak bu durumun içerideki anlaşmaları da kapsaması gerektiğini belirten Gök, "Anayasamız 'hiç kimseye, sınıfa, zümreye imtiyaz tanınamaz' der. 'Kanun önünde herkes eşittir' der ama böyle mi?" diye sordu. Gök, Türkiye'nin her konuda yangın yerine döndüğünü, ülkenin dış itibarının "yerlerde süründüğünü" öne sürdü.
Günlerdir belediye başkanlarının istifalarının konuşulduğunu anımsatan Gök, "Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişi, aynı zamanda bir parti genel başkanı. Şu andaki anayasamıza göre bir cumhurbaşkanımız var ama siyaseten kendisi sorumsuz. Cumhurbaşkanı istifa talep ediyor, Başbakan'dan ses yok, İçişleri Bakanlığından ses yok. Belediye başkanları hakkında tasarrufta bulunması gereken makam Başbakanlıktır, İçişleri Bakanlığıdır." ifadelerini kullandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Göçek'in 23 yıldır başkanlık makamında bulunduğunu hatırlatan Gök, Gökçek'in bu süre zarfında Ankara'nın kaderiyle oynadığını iddia etti.
Gök, "FETÖ'nün mali kaynak bakımından en güçlü olduğu ilin Ankara olduğunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir anayasal sorumluluktur. 'Metal yorgunluğu' diyerek geçiştirebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Bu belediye başkanlarından hesabını sonuna kadar soracağız." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından, Türkiye ile Arnavutluk Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
Öte yandan, MHP Grubu'nun, Samsun Gülsan Sanayi Sitesi'nin yıkımı, HDP Grubu'nun İstanbul'un sorunları, CHP Grubu'nun deniz kirliliği konularındaki araştırma önergelerinin bugün gündeme alınmasına ilişkin önerileri, ayrı ayrı görüşülerek reddedildi.
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, belediye başkanlarının istifasının, kişilerin bireysel olarak karar verdiği bir husus olduğunu ifade ederek, "AK Parti Genel Merkezimiz, Genel Başkanımız bu arkadaşlarımızın istifalarını, yapılan istişareler neticesinde halkımıza verilecek hizmetler açısından faydalı bulmuştur." dedi.
Türkiye ile Arnavutluk Bakanlar Kurulu Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Türkiye'de özelleştirme konusunun senelerdir tartışıldığını söyledi.
Yerinde ve zamanında yapılan özelleştirmenin, devletin ve kamunun kaynaklarını çarçur etmeme anlamında çok büyük faydalar getirdiğini bildiklerini kaydeden Akdağ, kamunun güvenlik, sağlık, eğitim ve altyapı gibi alanlarda önemli inisiyatifler alması, ancak diğer konuları özel sektöre vermesi gerektiğini vurguladı.
Akdağ, kamu-özel ortaklığıyla yapılan işlerin, tamamen vatandaşın hizmetlerine yönelik olduğunu söyledi.
Recep Akdağ, "Köprü, havaalanı, otoyollar için, bunlar gerekli midir gerekli değil midir tartışmasını burada teknik olarak yapmak, biraz beyhude olur. Siz kamu olarak borçlanarak bunları yapabilirsiniz, özel sektörü borçlandırarak yapabilirsiniz." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlarca, yüzlerce hastane ve başka binalar yaptık. Milletvekili arkadaşlarımız gidip bu hastaneleri görsünler bir de klasik ihalelerle yapılan hastaneleri de görsünler. Klasik ihale usulü ile yapılan bir işte, yüklenici işi yapıyor, parasını alıyor ve gidiyor. Siz artık devlet olarak onun peşinde koşmak zorunda kalıyorsunuz. Oysa kamu-özel ortaklıklarında 25 yıl boyunca kaliteli bir şekilde o hizmeti yürütmek zorunda olan bir yüklenici var, firmalar ya da firmalar ortaklığı var. Meseleye bu yönden yaklaşmak lazım.
Biz, vatandaşımıza ihtiyacı olan yolu, köprüyü, hastaneyi, marijinal faydasını dikkate alarak bir an önce yapıp teslim etmiş, vatandaşımızın hizmetine sunmuş oluyoruz. Ülkemizde 40-50 senedir, iktidarın yaptığı yatırımlara 'ben yaptırmam' diye direnenler oldu. Ankara-İstanbul otoyolu, ilk boğaz köprüsü yapılırken maalesef bununla karşılaştık. Dünyanın en büyük havalimanlarından birini yapmayı sadece alkışlamak gerekir. Siz bu yöntemi beğenmiyor olabilirsiniz ama bu yöntem dünyaca kullanılan bir yöntemdir ve biz yararlı olduğuna inanıyoruz."
Bazı belediye başkanlarının istifasına ilişkin sorular üzerine Akdağ, şunları kaydetti:
"Neticede istifa, kişinin bireysel olarak karar verdiği bir husustur. AK Parti Genel Merkezimiz, Genel Başkanımız bu arkadaşlarımızın istifalarını, yapılan istişareler neticesinde halkımıza verilecek hizmetler açısından faydalı bulmuştur. Belli iradelerin baskısı ile bu istifaların gerçekleştiği iddiasını kabul etmiyorum. Önümüzdeki günlerde istifası arzu edilen değerli arkadaşlarımızın da davranışını hep birlikte göreceğiz.
Elbette istişareyi partimizin ilgili kurulları yapıyor. Oturulan koltuklar kimsenin gücü falan değildir. O koltuklara oturan herkes, siz de biz de partilerimizin kararları ile aday olan kişileriz. Bu kişilerin hiçbirisi bağımsız olarak aday olmuş ve seçilmiş kişiler değildir. Seçim kişinin kendisi ve partisinin gücü ile birlikte gerçekleşmektedir. Partilerinin kararlarına uyabilirler, uymayabilirler bu kendilerinin kararıdır. Ortada demokrasiye ve demokratik teamüllere aykırı herhangi bir durum yoktur. Her şey kamuoyunun önünde şeffaf bir şekilde cereyan etmektedir. Çok sağlıklı bir süreç yaşıyoruz. Siz buna alışık olmayabilirsiniz ama AK Parti'nin kendisine ait gelenekleri, ilkeleri var."
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "Çiftçiye 2002 yılında sağlanan 1,8 milyar lira civarındaki desteğin, bugün bazı kamu bankalarının verdiği ve hükümetin de desteklediği sübvansiyonlu destekler hariç 12 milyar lirayı geçmiş vaziyette olduğunu söyleyebiliriz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Kosova Arasında Suçluların İadesi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşülüyor.
Görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Elvan, AK Parti hükümetlerinin çiftçinin kalkınması adına önemli desteklemelerde bulunduğunu söyledi. Çiftçiye yönelik desteğin son 15 yılda arttığını vurgulayan Elvan, "Çiftçiye 2002 yılında sağlanan 1,8 milyar lira civarındaki desteğin, bugün bazı kamu bankalarının verdiği ve hükümetin de desteklediği sübvansiyonlu destekler hariç 12 milyar lirayı geçmiş vaziyette olduğunu söyleyebiliriz." diye konuştu.
Elvan, özellikle iyi tarım uygulamalarında sıfır faizle desteklemeler yapıldığını, Ziraat Bankası tarafından uygulanan 0-6 faiz oranına karşılık çiftçinin yoğun talebi olduğunu dile getirdi.
Lütfi Elvan, Mersin Şehir Hastanesine ulaşım ile ilgili yaşanan sıkıntılara yönelik bir soru üzerine, hastanenin iki giriş kapısının olduğunu ancak bu iki giriş arasında 3 kilometrelik mesafenin bulunduğunu söyledi.
Otoyol üzerindeki girişe Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bir kavşağın yapılacağını ve yaşanan ulaşım sıkıntısının bu yöntemle giderilmesinin hedeflendiğini anlatan Elvan, şunları kaydetti:
"Mersin Şehir Hastanesi günde 8 bin hastaya hizmet vermektedir. Hastanemizde, aylık 7 binin üzerinde ameliyat gerçekleştiriliyor. Burası oldukça modern bir hastane. Mersin, sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın en modern hastanesine sahip bir il. Bu hastanemizle de grurur duyuyoruz. Şunu ifade etmeliyim ki sağlık yönü itibarıyla yüzde 75'in üzerinde vatandaşımızın memnuniyeti söz konusu. Sağlık hizmetleri dünyanın gelişmiş birçok ülkesinden daha fazla memmuniyet almış bir alandır."
TBMM Genel Kurulunda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 10 tasarı kabul edildi.
Bu tasarılar şöyle:
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kosova Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijer Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Katar Devleti Hükümeti Arasında Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Uluslararası Sözleşmesi Uyarınca Belgelerin Karşılıklı Tanınmasına İlişkin Mutabakat Zaptı ile Mutabakat Zaptında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İç Güvenlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Başta Terörizm ve Örgütlü Suçlar Olmak Üzere Ağır Suçlarla Mücadelede İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Romanya Hükümeti Arasında Meteoroloji ve Hidroloji Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Tütün Ürünlerinin Yasadışı Ticaretini Önlemeye Yönelik Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Balıkçılık ve Su Ürünleri Alanında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı.
Bazı tasarıların müzakerelerinin günlerce sürdüğü Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının anlaşması nedeniyle, üzerinde konuşma yapılmayan söz konusu tasarıların her birinin kabul edilmesi 3'er dakika sürdü.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, sıradaki tasarıların görüşmeleri için komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
