2018-03-27 - 16:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yaşar Tüzün başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik denge gözetilerek üretiminin artırılması, satılması, sağlığa uygun olarak kullanılması ve ihracatının geliştirilmesine yönelik sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla meclis araştırma komisyonu kurulması kabul edildi. Genel Kurulda ayrıca siyasi partil gruplarının down sendromunun Türkiye'de yaygınlığı, down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunların ve ihtiyaçlarının tespit edilerek alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin verdikleri önergeler birleştirilerek görüşüldü ve oybirliğiyle kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yaşar Tüzün başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik denge gözetilerek üretiminin artırılması, satılması, sağlığa uygun olarak kullanılması ve ihracatının geliştirilmesine yönelik sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla meclis araştırma komisyonu kurulması kabul edildi. Genel Kurulda ayrıca siyasi partil gruplarının down sendromunun Türkiye'de yaygınlığı, down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunların ve ihtiyaçlarının tespit edilerek alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin verdikleri önergeler birleştirilerek görüşüldü ve oybirliğiyle kabul edildi.

Gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, İçişleri Bakanlığınca ilk iki ayda uyuşturucu madde ticaretine ilişkin 24 bin operasyon düzenlendiğini, 33 bin 500 kişinin gözaltına alındığı belirtti.

Operasyonlarda 4 ton eroin, 17 ton esrar ve çok miktarda sentetik uyuşturucunun ele geçirildiğini ifade eden İlgezdi, toplumun tüm katmanlarını derinden ilgilendiren sosyal bir yarayla karşı karşıya olduklarını söyledi. İlgezdi, "Çocuklarımızın geleceğinden endişe ediyorum. İçişleri Bakanlığının ele geçirdiği uyuşturucu miktarlarına bakıldığında, uyuşturucu kullanımının arttığını düşünüyorum. Uyuşturucu kullanımı arttıkça suç oranının da arttığını görüyoruz. Uyuşturucu sorununa sosyal kaos penceresinden bakmazsak, daha büyük sorunlar bizi bekliyor." dedi.

İlgezdi, devletin uyuşturucuyla mücadelede etkin bir politika uygulamasını istediklerini de sözlerine ekledi.

AK Parti Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk de Kütüphanecilik Haftası dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, haftanın, 1964 yılından beri çeşitli etkinliklerle kutlandığını anımsattı.

Kütüphanelerin, insanların kitapla buluştuğu huzurlu mekanlar olduğunu ifade eden Göktürk, "Güçlü medeniyetler, güçlü kütüphanelerle var olmaktadır. Medeniyetimizin en güçlü olduğu zaman, kitaba ve okumaya önem verildiği dönemlerde olmuştur. Okumadan, araştırmadan ileri gitmek mümkün değildir." diye konuştu.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar ise gündem dışı konuşmasında, Aydın'ın sorunlarına değindi.

Kentte madencilik faaliyetleri yüzünden çevrenin kirlendiğini belirten Baydar, köylerde yetişen bitkilerin, yaşanan kirlilik nedeniyle gelecekte korunmaya muhtaç olacağını dile getirdi.

Madencilik faaliyetlerinin, Aydın'ın gelecekteki turizm sektörüne de zarar vereceğini öne süren Baydar, "Maden ocaklarından gelen atık sular, Bafa Gölü'nü kirleterek balıkçılık sektörüne de zarar vermektedir. Aydın halkının sağlığını tehdit eden bir başka sorun ise jeotermal santrallerdir. Bu durum da çevreye önemli zarar vermektedir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan umarım bu konuya duyarsız kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Güvenli bir şekilde yaşayalım diye canlarını feda eden kahraman Mehmetçik'imize katliamcı diyenleri, alkışlayanları garipsiyorum." dedi.

TBMM Genel Kurulunda Başkanvekili Yaşar Tüzün, grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin terörle mücadelede hassas bir dönemden geçtiğini, terörün tehdit ve saldırılarına boyun eğilmeyeceğini belirterek, Türkiye'nin terörle mücadelede kararlılığını Zeytin Dalı Harekatı ile tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.

Akçay, "Harekat büyük başarı ile devam etmektedir. Şanlı Türk Bayrağı'nın gölgesinin düştüğü her bir karış toprakta barış, huzur ve güvenlik hakim olmaktadır. Harekatın Afrin kırsalında ve kent merkezindeki başarısı Türk askerinin barış ve huzurun simgesi olarak görülmesine vesile olmuştur." diye konuştu.

Türkiye'nin bölge halkı tarafından kurtarıcı olarak görüldüğünü anlatan Akçay, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, terörden temizlenen yerlerde bölge halkı ile kucaklaştığına işaret etti.

Erkan Akçay, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin helikopter kazası sonucu yaşamını yitirmesinin üzerinden 9 yıl geçtiğini anımsatarak, kazanın üzerindeki sis perdesinin henüz aralanamadığını, facianın kaza nitelendirmesi ile kapatılmak istendiğini kaydetti.

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından olayın bir suikast olduğuna dair iddiaların güçlü bir şekilde gündeme yansıdığına değinen Akçay, 132 şüphelinin bulunduğu ana dosyanın 29 Haziran 2016'da takipsizlik kararıyla kapatıldığını bildirdi.

Akçay, "15 Temmuz'dan iki gün önce bu karara itiraz edildi, ancak henüz bir netice çıkmadı. Temennimiz bu olayın bir an önce aydınlatılması, sorumlular ve faillerin ortaya çıkarılarak adalete teslim edilmesidir. Başta Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere beraberindekilere Allah'tan rahmet diliyoruz." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, tiyatrocular üzerinde baskı olduğunu öne sürdü.

Türkiye'de tiyatronun engellendiğini birçok olayla gördüklerini bildiren Beştaş, "Tiyatro oyunlarının yasaklandığı, sanat ve sanatçıların özgür olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Diyarbakır'da kayyum, 28 yıllık şehir tiyatrosunu kapattı. Yine OHAL'in ardından İstanbul Şehir Tiyatroları'nda 20'ye yakın sanatçı KHK ile işten çıkarıldı ve birçok oyun yasaklandı. Bugün 'tiyatroya ve tiyatrocuya da özgürlük' demek istiyoruz." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 16 Mart 1988'de Halepçe'de Saddam Hüseyin'in 5 bin Kürdü kimyasal silahlarla katlettiğini anımsattı.

Çocukların "Anne; elma kokusu geliyor" diye öldüğünü anlatan Altay, "Halepçe katliamını CHP TBMM Grubu olarak şiddetle kınıyoruz. O dönemde Türkiye Cumhuriyeti, Halepçe katliamından kaçanlara kapılarını açtı ve şefkatli yüzünü gösterdi. O dönemin devlet yöneticilerine de teşekkür ediyor, tutumlarını övgüyle karşılıyoruz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise 16 Mart 1988 yılında yaşanan Halepçe katliamının bu coğrafyada yaşayan herkesi derinden etkilediğini, yaşanan acıların hala hatırlandığını vurgulayarak, "Ölenlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Boğaziçi Üniversitesi'nde vatanını, milletini düşünen öğrencilerin Afrin şehitleriyle ilgili bir etkinlik düzenlemek adına üniversite meydanında toplandığını, kendini bilmez bir grubun da bu öğrencileri tehdit ettiğini ve töreni engellemeye çalıştığını aktardı.

Yapılanın hadsizlik olduğunu ve engel olunması gerektiğine işaret eden Turan, "İşgalin, katliamın lokumu mu olur?" yazılı pankart açarak bunlara sahip çıkanları da kınadığını belirterek, "Güvenli bir şekilde yaşayalım diye canlarını feda eden kahraman Mehmetçik'imize katliamcı diyenleri, alkışlayanları garipsiyorum. Bu konuda CHP grubunu sağduyuya davet ediyorum." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da sataşmadan söz alarak, CHP'nin başından bu yana Afrin ile ilgili tutumunun belli olduğunu, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olaydan bir şey çıkarılmaya çalışılmasının üzüntüsü içinde bulunduğunu ifade etti.

Bu olay üzerinden "Bize bir ekmek çıkar mı?" yaklaşımının doğru olmadığını anlatan Altay, şöyle konuştu:

"Partimizin tavrı bellidir. Biz üniversitelerde yeniden 80 öncesi olayların yaşanmasını istemiyoruz. Üniversiteler özgürlük alanıdır. Biz Afrin şehitleri için lokum dağıtan gençlerimizin yanındayız. O kavga niye, nasıl çıktı bunu bilmiyoruz. Bunu bilecek olan üniversite yönetimidir. Eğer fiziki bir şiddet durumu varsa devletin Cumhuriyet savcıları vardır. Cumhurbaşkanı bile olsa kimsenin başka birinin öğrenim hayatını engelleme haddi ve hakkı yoktur. Kim şiddete başvuruyorsa bunu kınarım ama bu çocukların öğrenim hakkının tayin ve tespiti Cumhurbaşkanı'nın yetkisinde değildir."

HDP Grup Başkanvekili Beştaş ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Boğaziçi Üniversitesi'ne yönelik sözlerinin normal olmadığını, üniversite öğrencilerinin sınav kazanarak oralara gittiğini ve hiç kimsenin tehditte bulunamayacağını kaydetti.

Beştaş, "Savaşa karşı olmak kesinlikle bir saldırı sebebi olamaz. İstedikleri kadar 'şu anda Afrin'de bir işgal yok' desinler, Afrin'de işgal tamamlanmış, ilhak aşamasına geçilmiştir. Şu anda yağma ve talan görüntüleri bütün dünya basınında birinci sırada geçiyor. Şu an Afrin'de okullarda Türk bayraklarıyla eğitim veriliyor." dedi.

Tekrar söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Turan, Afrin'de ülkenin güvenliği adına kahramanca mücadele eden Mehmetçik'in var olduğunu, Mehmetçik'e işgalci denemeyeceğini vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi'nde Mehmetçik için adım atan gençlerin yanında olduklarını belirten Turan, "Afrin operasyonundan Afrinliler memnun ama PYD'liler ve onun sözcüleri rahatsız oluyor." diye konuştu.

Öte yandan Genel Kurulda, HDP Van Milletvekili Lezgin Botan'ın "Irak Kürdistan Bölgesinden Kürt Halkına Yönelik Gerçekleştirilen Halepçe Katliamının Soykırım Olarak Tanınması Hakkında Kanun Teklifi"nin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.

Botan önergenin görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Halepçe'de kimyasal silah kullanımının tarihin en acı olaylarından biri olduğunu belirtti.

Halepçe'de yaşananın bir "soykırım" olduğunu ifade eden Botan, bu durumun Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesinden sonra daha açık bir şekilde ortaya çıktığını anlattı.

Önergenin reddedilmesinin ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Türkiye'nin böyle insani dramların yaşanmaması için çaba sarf ettiğini, bundan sonra da sarf etmeye devam edeceğini kaydetti.

Turan, Türkiye'nin Halepçe'de yaşanan acıları paylaştığını da sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, "Down sendromlu bireyler üzerinde toplumun ve kamunun sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar yerine getirilirse down sendromlu insanımız hayatını daha uygun bir şekilde yaşama imkanına sahip olacaktır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, siyasi parti gruplarının down sendromunun Türkiye'de yaygınlığı, down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunların ve ihtiyaçlarının tespit edilerek alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler görüşülüyor.

Sağlık Bakanı Demircan, hükümet adına yaptığı konuşmada, down sendromunun bir hastalık değil, kromozom fazlalığından ortaya çıkan mental sorun olduğunu belirtti.

İnsan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken down sendromlu bireylerde bu sayının 47 olduğunu belirten Demircan, down sendromlu bireylerin fiziksel özellikleri ve karşılaşabilecekleri sağlık sorunları hakkında bilgi verdi.

Down sendromu tanısının doğumdan kısa süre sonra konulabildiğini dile getiren Demircan, şöyle konuştu:

"Down sendromluların yaşam kalitesi, sağlık hizmetleri ve ihtiyaçları karşılanarak sağlanabilir. Zihinsel ve fiziksel gelişmelerinin izlenmesi için sağlık çalışanları tarafından düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, fizyoterapi desteği, danışmanlık, özel eğitim, tıbbi rehberlik gibi hizmetlerle yaşam kaliteleri önemli düzeyde artırılabilir. Down sendromlu bireyler üzerinde toplumun ve kamunun sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar yerine getirilirse down sendromlu insanımız elbette ki hayatını daha uygun bir şekilde yaşama imkanına sahip olacaktır."

Down sendromlu bireylere yönelik bilinçli bir yaklaşım sergilenmesi halinde yaşam standartlarının yükseleceğini anlatan Demircan, ailenin üzerindeki yükün de hafifleyeceğini belirtti.

Kurulacak komisyonun başarılı çalışmalar yapacağına inandığının altını çizen Demirtaş, kurulması konusunda izlenen iş birliğinin çalışmalarda da sürmesi temennisinde bulundu.

MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da meselenin tüm partilerin ortak girişimi ile gündeme alınmasından son derece memnun olduklarını söyledi.

"Milletimiz hiç endişe etmesin, down sendromlu kardeşlerimiz için devlet ve millet el ele vererek onların hayatını kolaylaştıracağız." diyen Yurdakul, down sendromundan dünyada 6 milyon, Türkiye'de ise 70 bin vatandaşın etkilendiğini bildirdi.

Genel olarak 35 yaş ve üzeri yaşlardaki hamileliklerde bu sendromun ortaya çıktığına işaret eden Yurdakul, erken teşhisin önemini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Down sendromlu bireyler, karşılıksız severler, asla kin gütmezler, verilen görevi yaparlar, kurallara uyarlar, bencillik, çıkarcılık, yalan söyleme gibi negatif özellikleri bulundurmazlar, neşeli ve güleryüzlüdürler. Yani bir melektirler. Yardım etmeyi seven, şefkatli bir yapıları vardır. Onları özel kılan böyle özellikleri vardır. Erken teşhis ile uygun bir eğitim ve sosyalleşme imkanına sahip olan down sendromlu bireyler topluma uyumlu, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, uygun iş imkanları ile kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak topluma kazandırılabilmektedir."

MHP'nin engelli vatandaşların sorunlarına da son derece duyarlı olduğunu ifade eden Yurdakul, bu alanda pek çok çalışma yürüterek, engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmayı hedeflediklerini anlattı.

Tüm partilerin down sendromlu bireyler için Meclis çatısı altında özveriyle çalışacaklarına inandığının altını çizen Yurdakul, down sendromlu bireylerin ailelerinin sorunlarına da çözüm bulunacağına inancının tam olduğunu kaydetti.

Yurdakul, otizmli bireylerin sorunlarına da dikkati çekerek, komisyonun bu kişiler için de umut olabileceğini, sıkıntılarına çözüm üretebileceğini belirtti.

HDP Grubu adına söz alan Van Milletvekili Lezgin Botan da down sendromlu bireylerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan birinin rapor sürecindeki uzama olduğunu kaydetti.

Down sendromlu bireylerin doğumun hemen ardından bulundukları hastanede teşhislerinin konulması ve raporlarının verilmesi gerektiğini aktaran Botan, üç hafta içinde de tedavi ve uyum süreçlerinin başlatılmasının önemini vurguladı.

Down sendromlu çocukların eğitim sürecine de değinen Botan, eğitim ve rehabilitasyon sürecinin bireysel durum dikkate alınarak düzenlenmesinin zorunlu olduğunu anlattı.

Botan, "Bu kişilerin bizden bir farkı yok. Bilimsel olarak bu çocuklar bizden daha hızlı bir şekilde kavrıyorlar. Zaman çok önemli. İlk beş yıl içinde imkanların sağlanması halinde onların bizden bir farkı yok. Müzisyen olabiliyorlar, sanatçı olabiliyorlar, iş adamı olabiliyorlar, birçok yetenek ve beceriler kazanabiliyorlar. Yeter ki onlara bu imkanı sağlayalım. Onların bizden farkı, tek bir kromozom."

Down sendromlu bireylerin toplum hayatına katılımının önemine de işaret eden Botan, ön yargıların kırılması için kamu spotlarının hazırlanabileceğini ve farkındalığı artırıcı yayınlar yapılabileceğini belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin grubu adına konuşmasında bugünün Meclis için çok önemli bir gün olduğunu, dört partinin ortak çalışmasıyla down sendromlu ve otizmli bireylerin sorunları için Mecliste bir çalışma başlatacaklarını söyledi.

Engin, Genel Kurul'un izleyici locasında görüşmeleri izleyen down sendromlu bireylerin ailelerini de selamladı.

Mecliste down sendromlu bireyler için bir komisyon kurulması amacıyla internet ortamında başlattığı imza kampanyasının 100 bin imzaya yaklaştığını aktaran Engin, birlikten güç doğduğunu, kendisine imzasıyla destek veren herkese teşekkür ettiğini söyledi.

Ön yargıların yıkılmasının, farklı bireylerle sağlıklı bir iletişim kurulmasının ilk koşulu olduğunun altını çizen Engin, "Onların kimsenin merhametine ihtiyacı yok. Hayatlarını zorlaştırmayalım, yeter." dedi.

Engin, "Komisyonun kurulması güzel bir başlangıç ama yeterli değil. Aslında her engellilik alanıyla ilgili ayrı ayrı komisyonlar kurarak Mecliste aktif bir şekilde çalışmalıyız. Seçmenlerimiz bizi çalışalım ve sorunlarına çözüm üretelim diye seçtiler. Partiler üstü ve insani konularda çalışma önerilerine red oyu vermek için seçmediler." diye konuştu.

Down sendromlu bireylere güvendiğini vurgulayan Engin, onlara imkan tanınması halinde herkes gibi bir yaşam sürmelerinin önünde hiçbir engel olmadığını söyledi.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***