TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların özel bütçe, düzenleyici, denetleyici kurumlar bütçesi, bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
Toplantıda, Ticaret Bakanlığının bütçesi, kesin hesabı ve Sayıştay raporunun yanı sıra Helal Akreditasyon Kurumunun özel bütçe, bütçe, kesin hesap, Sayıştay raporu, Rekabet Kurumunun düzenleyici, denetleyici kurumlar bütçesi, bütçe, kesin hesap, Sayıştay raporları görüşülecek.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, toplantı başlamadan önce getirdiği limon, zeytin ve ayçiçeğini masasına koydu. Aygun, limonu sıkarak, hükümetin politikalarını eleştirdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisine, emtia ve enerji fiyatlarına yansımalarına ilişkin bilgi veren Bolat, yakın coğrafyada yaşanan İran-ABD-İsrail savaşının da bu zorluklara eklenerek dünya ekonomisi ve ticareti açısından riskleri daha da ağırlaştırdığına dikkati çekti.
Bolat, Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı'nı Ticaretin Yüzyılı Yapmak" vizyonu doğrultusunda yerli üreticiyi haksız ithalata karşı korumak, ihracatı mal ve hizmetler bazında sürekli artırmak, gümrüklerde etkinliği artırmak, iç ticaretin istikrarlı ve adil rekabet şartlarında işlemesini sağlamak, esnaf ve KOBİ'leri güçlendirmenin yanı sıra tüketicileri korumak için çalıştıklarını aktardı.
2002'de 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025'te Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 273,2 milyar dolara yükseldiğini vurgulayan Bolat, "2002'de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı da yaklaşık 9 katına çıkararak 2025'te 124,9 milyar dolara yükselttik. Böylece hizmetler ticareti fazlamız 63 milyar dolar gibi rekor bir fazla vererek cari işlemler dengesine önemli pozitif katkı sağlandı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız son 24 yılda 7,9 kat arttı." diye konuştu.
Bolat, dün açıklanan ekim ayı dış ticaret verilerine değinerek, geçen ay yıllıklandırılmış mal ihracatının 285,6 milyar dolara yükselerek tüm zamanların rekorunun kırıldığını belirtti.
Son 42 ayın 31'inde aylık mal ihracatının arttığını, 24'ünde de aylık mal ihracatı rekorunun kırıldığını vurgulayan Bolat, şunları söyledi:
"Bu yıl ilk 10 ayın 7'sinde aylık ihracat artışı sağladık, 6'sında da aylık ihracat rekorları kırıldı. Özellikle nisan ayından bu yana her ay aylık ihracat rekoru kırmaktayız. Bu yılın ocak-ekim döneminde 53 ilimiz ihracatını artırırken 30 ilimiz de 1 milyar doların üzerinde ihracat yapmış oldu. 2002'de dünya ihracatından yüzde 0,55 olan payımız geçen yıl yüzde 1,04'e yükseldi. Bu başarılar, Hürmüz Boğazı'ndaki blokaj, Karadeniz'deki gemilerin bombalanması, Avrupa Birliği pazarlarındaki durgunluk ve çevremizdeki sıcak savaşlar ve Orta Doğu'daki İsrail soykırımlarının doğurduğu gerilimlere rağmen elde edilmiştir."
Bolat, 2026'nın başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin ekim ayı itibarıyla 413 milyar dolarla aşıldığını belirterek, geleneksel ürünlerin ihracatını ve pazarlarını artırmaya çalışırken teknoloji yoğunluğu olan ürünlerin de ihracatını artırmakta önemli bir ilerleme sağladıklarını söyledi.
2002'de yüzde 30,4 olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayisi ihracatındaki payının 2025 itibarıyla yüzde 43,5'e, ekim ayı itibarıyla da yüzde 44,3'e yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını bildiren Bolat, "Ülkemizdeki firmaların uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, ihracat kapasitelerinin güçlendirilmesi, yurt dışında tanıtım, pazarlama, markalaşmaya yönelik giderlerini destekliyoruz." dedi.
Bolat, 2025'te 22 bin 686 mal ihracatçısına 23,5 milyar liralık destek sağladıklarını 2026'da ise ayrılan kaynağın 32,8 milyar liraya yükseldiğini anımsatarak, halihazırda 15 bin 914 firmaya 21,2 milyar lira tutarında destek sağladıklarını belirtti.
Hizmet ihracatında da ihracatçılara bu yıl 12,5 milyar liraya yakın destek sunduklarını ifade eden Bolat, 2025'te 2 bin 435 hizmet ihracatçısının 7,4 milyar lira destek aldığını, 2026'da bu desteğin 12 milyar liraya yükseldiğini söyledi.
Bolat, halihazırda 2 bin 104 firmanın 11 milyar lira destek aldığını belirterek, şöyle konuştu:
"Sizlerin de destek ve onaylarıyla 2027'de mal ve hizmet ihracatına yönelik destekler için ayrılan kaynak 65 milyar lira olacaktır. Bu desteklerin yanı sıra 114 ülkede 167 merkezde 220 ticaret müşaviri ve ataşesiyle firmalarımızın yanında oluyoruz. İhracatımızın finansmanını destekleme noktasında Türk Eximbank ve Merkez Bankası ihracat reeskont kredilerinin önemli katkısı bulunmaktadır. Geçen yıl 54,3 milyar dolar finansman desteği sağlayan Eximbank, bu yıl 59 milyar doları aşacak bir destek sağlayacaktır. Türk Ticaret Bankası da 2025'te 76,3 milyar lira verdiği olan finansman desteğini bu yıl sonuna kadar 110 milyar liraya ulaştıracaktır."
İhracatı Geliştirme AŞ'nin (İGE) de özellikle KOBİ'lere bugüne kadar 297,7 milyar lira kefalet sağlayarak 340,4 milyar liralık kredi kullanma imkanı sağladığını aktaran Bolat, ihracatçıların günlük reeskont kredi limitinin de 5 milyar liraya yükseltildiğini dile getirdi.
Bolat, son 22 ayda ihracatçılara toplam 1,9 trilyon lira reeskont kredisinin Merkez Bankası kaynaklarıyla kullandırıldığına dikkati çekerek, "Yaklaşık 541 milyar lira civarında faiz sübvansiyonu sağlanmıştır. 19 serbest bölgemizden bu yılın 10 ayında 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerindeki ağır baskılarına rağmen bu yıl ithalat artışımız sınırlı kalmıştır." ifadelerini kullandı.
İthalatın ekim ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 380,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğinin altını çizen Bolat, burada özellikle enerji ithalatındaki artışa dünya piyasalarındaki aşırı fiyat artışlarının neden olduğunu, buna rağmen ithalat artışının ihracat artışının gerisinde kaldığını söyledi.
- "Yerli ve milli üretimin korunmasına katkı veriyoruz"
Bolat, geçen yılın 92,2 milyar dolarlık dış ticaret açığıyla kapatıldığını, bu yılın ocak-ekim döneminde yıllıklandırılmış dış ticaret açığının 95,1 milyar dolar seviyesinde kaldığını, sadece 2,9 milyar dolarlık ilave bir artış olduğunu dile getirdi.
İhracatın ithalatı karşılama oranının da dünyadaki dış ticaret ve ekonomi alanındaki olumsuzluklara rağmen 0,2 puan artışla yüzde 75'e yükseldiğini belirten Bolat, şunları kaydetti:
"Yerli üretimimizi, milli üretimimizi haksız ticaret unsurlarına karşı koruma noktasında kararlıyız. Bu noktada 155 adet dampinge ve sübvansiyona karşı tedbirlerimiz uygulanmaktadır. 118 adet önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı tedbirlerimiz yürürlüktedir. Dampingli ithalatın diğer ülkeler üzerinden gelmesine de müsaade etmiyoruz. 192 ürün grubunda gözetim uygulamalarımız vardır. 10 ürün grubunda da 'safeguard' denilen korunma tedbirlerimiz bulunmaktadır ve tam 4 bin 618 üründe de ilave gümrük vergileri uygulanarak yerli ve milli üretimin korunması ve geliştirilmesi çabalarımıza dış ticaret politikası olarak katkı veriyoruz. 2025'te Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi'ni (TAREKS) de yapay zeka teknolojilerini kullanarak kapsamlı olarak yeniledik ve ithalatta uygunsuz ürünlere karşı etkin bir denetim yapılmakta ve bu anlamda Türk Standartları Enstitüsü ile de geniş bir işbirliği sürdürülmektedir."
Bolat, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Ticaret diplomasisi alanında yürütülen faaliyetlere değinen Bolat, serbest ticaret anlaşmalarıyla (STA) yeni pazarlar kazanmaya çalıştıklarını ve halihazırda bu anlaşmaların sayısının 25 olduğunu, öte yandan tercihli ticaret anlaşmalarının (TTA) ise 7'ye ulaştığını belirtti.
"İngiltere ile yürürlükte olan STA'mız oldukça iyi işliyor. Hizmetler sektörüne genişletilmesi noktasında da müzakereler devam ediyor." ifadesini kullanan Bolat, Kanada ile iki tarafın da isteği doğrultusunda modern ve kapsamlı bir STA yapılması için görüşmelerin bu ayın sonunda Türkiye'de başlayacağını anımsattı.
Bakan Bolat, bu yılın 10 ayında 66 ülke ve teşkilat ile toplam 256 toplantı ve görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.
- AB ile Gümrük Birliği'nin genişletilmesine yönelik müzakereler sürüyor
AB ülkeleriyle 30 yıldır devam eden Gümrük Birliği'nin genişletilmesi, karşılıklı yatırımların artması, yeşil ve dijital dönüşüm, e-ticaret, çelik kotaları, enerji, ulaştırma, savunma sanayisi alanındaki işbirlikleri olmak üzere geniş bir gündemle müzakerelerin sürdürüldüğünün altını çizen Bolat, bu kapsamda yıl içinde özellikle ticari ve ekonomik ilişkilerde somut kazanımlar elde edildiğine işaret etti.
Bolat, "Avrupa Birliği'nin yarı yarıya azalttığı çelik kotaları noktasında Türkiye olarak yüzde 70'ten fazla kota payımızı korumayı başardık ve geçen yılki rakamlara yakın bir ihracatımız, çelik üreticilerimiz tarafından yapılıyor. Kendileri de (çelik üreticileri) bizlere müzakerelerdeki bu kazanımlar dolayısıyla teşekkür ettiklerini her defasında söylüyorlar." şeklinde konuştu.
Bolat, Makine Emniyeti mevzuatının AB mevzuatına uyumunu teyit eden beyan metnini imzaladıklarını da bildirerek, 1 Ocak'tan itibaren makine ürünlerinin, AB'nin ilgili mevzuatına uygun olarak pazara sunulmaya devam edeceğini kaydetti.
Mikro ihracatçıların, A.TR dolaşım belgesiyle gönderdikleri ürünleri, AB'de uygulanan 3 avroluk gümrük vergisinden muaf tutulabilmelerini sağladıklarına dikkati çeken Bolat, AB'nin "Made in EU" politikaları ve Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı'na yönelik çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
Bolat, Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin "Made in EU" kapsamı içinde değerlendirildiğini ancak AB Parlamentosu ve AB Konseyindeki tartışmaların devam ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu konuda Türk otomotiv sektörü açısından elektrikli araçlarda gelecekte sıkıntılar oluşturabilecek ve pazar imkanlarımızı daraltabilecek önerilerle ilgili yoğun bir diplomasi sürdürüyoruz. Son bir yıl içinde 92 ayrı görüşmeyle AB Komisyon yetkilileri ve üye ülkelerinin ilgili bakanları, Avrupa Parlamentosu raportörleri, gruplarının başkanları ve başkanvekilleriyle yoğun temaslar yaptık. Türkiye'de yatırımı olan Avrupalı şirketlerle görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm çalışmalarımız içinde en çok önem verdiğimiz konu budur."
ABD'nin uyguladığı ilave gümrük vergilerini ve bunların küresel ticaret üzerindeki etkilerini takip ettiklerine de değinen Bolat, tekstil, çelik, otomotiv, gıda, mobilya gibi sektörlerde getirilen ilave vergiler noktasında müzakerelerin sürdüğünü dile getirdi.
- "(İsrail ile ticaretin tamamen durdurulması kararı) 2,5 yıldır aynı hassasiyetle devam ediyor"
Bakan Bolat, Çin ile dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik müzakerelerin devam ettiğini söyleyerek, bu yılın 10 ayında söz konusu ülkeye ihracatın yüzde 48,8 arttığını bildirdi.
Türkiye'nin yerli ve milli otomobili Togg'u korumaya yönelik uyguladıkları tedbirlerin, Çin tarafından Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması'na taşındığına işaret eden Bolat, "2 yıl süren toplantılar sonunda 26 Temmuz'da verilen kararda, elektrikli otolar ve teknik düzenlemelerle alakalı Çin lehine içten yanmalı motorlar ve hibrit araçlar noktasında ve serbest ticaret anlaşmaları ile Gümrük Birliği'nin kapsam dışında tutulması konularında Türkiye tarafı haklı bulunmuştur." dedi.
Bolat, Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan'a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize rejimini, nisanda başlatmalarıyla Körfez ve Orta Doğu ülkeleri ile ticaretin devam ettiğini söyledi.
İsrail ile ticareti gümrükler, limanlar ve serbest bölgeler açısından 2 Mayıs 2024'ten itibaren tamamen durdurduklarını vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:
"Bu karar 2,5 yıldır aynı hassasiyetle ve titizlikle devam etmektedir. Filistin hükümetinin acil ihtiyaçlar talebi üzerine talep ettiği ürünlerle alakalı olarak geliştirdiğimiz özel mekanizmayı da her ay, her ürün başına Filistin ve Türk tarafının özel onay vermesi suretiyle kontrollü bir şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca yenilenen bir tamimle de Türk bayraklı gemilerin İsrail limanlarına gitmeleri, İsrail bayraklı gemilerin de ülkemiz kıyı tesislerine girişleri yasaklanmıştır. Kurallara aykırı tespitlerin olması halinde Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde hukuki süreçler başlatılacaktır."
- Son 24 yılda esnaf ve sanatkara 907,8 milyar liralık destek
Ticaret Bakanı Bolat, iç ticarette yürüttükleri çalışmalara değinerek, özellikle otomotiv ve emlak piyasalarında güvenli ödeme, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ve sosyal medyadaki aldatıcı reklamların kontrol edilmesi gibi çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anlattı.
Yenilenmiş ürün sistemiyle 1,8 milyon kullanılmış elektronik ürünün ekonomiye kazandırılmasının sağlandığını ifade eden Bolat, yiyecek ve içecek sektöründe ise özellikle "kuver" adı altında alınan ücretlere son verdiklerini belirtti.
Bolat, tarımsal ürünlerde 265 lisanslı depo işletmesinin 364 noktada 14,3 milyon ton kapasiteyle faaliyet gösterdiğini söyleyerek, "Özellikle sebze ve meyve ticaretiyle ilgili olarak 2012 yılında çıkarılan Hal Kanunu'nun zaman zaman yapılmış değişikliklerinden sonra, yine kapsamlı bir değişiklikle üretici birliklerinin, üretici kooperatiflerinin kurulmasını, hallerde ve pazarlarda daha fazla yer almasını ve kendilerinin hal kurmasında maddi destekle desteklenmesini öngören, vergi, rüsum gibi muafiyetlerden faydalanmalarını sağlayan kanun taslağımız da Meclis'teki Grubumuza sunulmuştur." dedi.
Bu yıl gıda, otomotiv, market, emlak, kuyum sektörlerinde fahiş fiyat ve stokçuluğu önlemek için ülke genelinde 401 bin 500 işletmenin ve 48 milyondan fazla ürünün denetlendiğini anlatan Bolat, iç ticaretteki denetimler kapsamında 878 milyon lira, tüketicinin korunması kapsamında 2,1 milyar lira olmak üzere yaklaşık 3 milyar lira para cezası uyguladıklarını bildirdi.
Bolat, son 24 yılda esnaf ve sanatkara 907,8 milyar lira hazine sübvansiyonlu kredi sağladıklarına dikkati çekti.
- "Yayladağı ve Cilvegözü gümrük kapılarındaki yenilemeler devam ediyor"
Gümrüklerde yenileme çalışmalarının devam ettiğini anlatan Bolat, "Gürbulak Gümrük Kapısı yenilenmiştir. Hatay'da Yayladağı ve Cilvegözü gümrük kapılarındaki yenilemeler devam ediyor. Nusaybin (Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı) için de Suriye tarafıyla görüşmeye devam ediyoruz. Kapıkule'de Bulgaristan tarafı, kendi gümrük kapısını yenilemeye başladı. Biz de ilave tedbirler aldık." diye konuştu.
Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin 104 milyar 287 milyon 271 bin lira olduğunu kaydeden Bolat, bütçe teklifinin 30 milyar 393 milyon 103 bin lirasının personel giderlerine, 3 milyar 345 milyon 560 bin lirasının SGK devlet primi giderlerine, 3 milyar 82 milyon 506 bin lirasının mal ve hizmet alım giderlerine, 1 milyar 790 milyon 465 bin lirasının sermaye giderlerine, 52 milyon 500 bin lirasının sermaye transferleri tertibine, 65 milyar 623 milyon 137 bin lirasının ise mal ve hizmet ihracatını desteklemede kullanılacak cari transferlere tahsis edildiğini belirtti.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların 2027 yılı bütçeleri üzerinde siyasi parti grupları adına konuşmalar tamamlandı.
Yeni Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, üreticinin ürettiğinden kazanamadığını, esnafın sattığından geçinemediğini, tüketicinin ise satın aldığından dolayı yüksek maliyetler altında ezildiğini savundu.
Mersin'de 3 seneye yakın süredir tarım ürünlerinin tamamının dalda kaldığını belirten Dinçer, Türk çiftçisinin çok büyük sıkıntı içerisinde olduğunu söyledi.
Dinçer, "Hal Kanunu"nun günün şartlarına göre yeniden revize edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Şu anki mevcut haliyle halin ne üreticiye ne tüketiciye bir faydası var, yani hiçbir şekilde Hal Kanunu hükümlerinin Türk vatandaşlarının herhangi birine bir faydası yok. Hal sisteminde şeffaf fiyat oluşumunu sağlayacak, üreticinin pazarlık gücünü artıracak ve tüketicinin daha uygun fiyata alışveriş yapmasını sağlayacak yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmek zorundayız." ifadelerini kullandı.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, küçük işletmelere ulaşılmasının, güvence altına alınmış finansmanın, şeffaf destek dağılımının, zamanında tahsilat, adil rekabet ve ödeme gücünü esas alan borç çözümlerinin önemini vurguladı.
Kamaç, "Bir bütçenin adaleti, en güçlü işletmeye ne kadar kaynak sunduğuyla birlikte en kırılgan işletmeye ayakta kalmak için nasıl imkan verdiğiyle de ortaya çıkar. Küçük esnaf ayrıcalık istemiyor, emeğiyle geçinebileceği, borcunu ödeyebileceği ve yarın da dükkanını açabileceği adil şartlar istiyor. Bu bütçenin bu sorumluluğu, o şartları oluşturmaktır." sözlerini sarf etti.
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, enflasyon sorunu olduğunu belirterek, "Biz bu riski yatırım ve üretim alanında görüp bununla ilgili yeterli tedbir ve kalıcı politikalar geliştiremezsek önümüzdeki süreç bizim açımızdan çok daha karanlık bir noktaya doğru gidecek." dedi.
Polat, ihracatı artırabilmek için Ticaret Bakanlığının iyi politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade ederek, döviz desteklerinin artması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi.
Sınır güvenliğinin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Polat, "Türkiye'de kullanılan uyuşturucuların büyük çoğunluğu yabancı menşeli, ya gümrüklerden ya sınırlardan geçiyor. Sınır güvenliği ve gümrüğün ortak hareket etmesi gerekiyor." görüşünü dile getirdi.
- "Motokuryelerle ilgili de bir düzenleme ihtiyacı var"
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, "İsrail'in 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 etkinliğine davet edildiğini" söyleyerek, bu durumu eleştirdi.
Mersinlilerin bu sene şehrin sahilinde denize giremediğini ifade eden Ekmen, "Boydan boya mikro plastik kapladı bütün sahilleri. Oysa Türkiye'nin turizm açısından en bakir sahilleridir. Seyhan Deresi'nden plastik atık akıyor Adana'da iki firma zengin olacak diye." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, kredi kartlarındaki komisyon oranlarının bir miktar düşürüldüğünü ancak bu oranların tekrar arttığını söyleyerek, "Arkadaşlarımın bana verdiği bilgiye göre 3,1 ila 4 arasında aylık kredi kartında faizler. Bunların bir miktar aşağı çekilmesi için bir düzenleme ihtiyacı var." diye konuştu.
Türkiye'de bulunan 1 milyonu aşkın motokuryenin önemli sıkıntıları olduğuna dikkati çeken Usta, "İşveren, maliyetlerin büyük çoğunluğunu 'iş ortaklığı' adı altında esnaf kuryelere yüklüyor, karın da yalnızca çok küçük bir kısmını işçiyle paylaşıyor. 'Çalışma şartları Çalışma Bakanlığının konusu' falan diye düşünebilirsiniz ama e-ticaretin en önemli unsuru bu. En nihayetinde e-ticaret de sizin konunuz olduğuna göre bu motokuryelerle ilgili de bir düzenleme ihtiyacı vardır. Onların da hem menfaatlerinin korunması anlamında bir miktar daha gayretli olmanız gerekir diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
- "Reklam denetimlerinin artırıldığını görmek sevindirici"
MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Türkiye'nin hem insan kaynağı hem altyapısı hem de ticaret ahlakı açısından çok büyük bir birikim hazinesine sahip olduğunu ancak emekçinin emeğinin karşılığını tam olarak alabilmesi için katedilmesi gereken bir hayli yol olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugüne kadar katedilen mesafenin üstüne, esnaf ve sanatkarlarımızı destekleyecek, istihdamı artıracak şekilde kredi, vergi, prim gibi teşviklerin artırılması, yeni girişimcilerin ekonomimize kazandırılması için atıl durumda bulunan dinamiklerin ve araçların harekete geçirilmesi, girişimcilerimize ve var olan esnafımıza rehberlik hizmetlerinin geliştirilerek devam etmesi, destek mekanizmalarının verimliliğinin artırılması öncelikli beklentiler arasında yer almaktadır."
Tüketicinin korunmasına yönelik ve piyasalarda güven ortamının güçlendirilmesine dair denetim mekanizmalarının içinde reklam denetimlerinin artırıldığını görmenin sevindirici olduğunu dile getiren Osmanağaoğlu, "Bakanlığınız bünyesindeki Reklam Kurulunun başta sosyal medya olmak üzere televizyon, radyo, yazılı basın, internet ve diğer mecralarda yayımlanan reklamları incelemede gösterdiği hassasiyet, vatandaşlarımızın aldatıcı reklamlara ve haksız ticari uygulamalara muhatap bırakmaması konusunda önemli bir yer tutmaktadır." diye konuştu.
- "Ticaret diplomasisiyle yeni pazarlarda yerimizi alıyoruz"
AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatı verilerine işaret ederek, Türkiye'yi küresel ticaretin öncü ülkelerinden biri haline getirmek için çalışmaya devam ettiklerini vurguladı.
Altınsoy, şunları kaydetti:
"Bu başarıları daha ileriye taşımak için ihracatçılarımızın finansmana ulaşmasını güçlendiriyor, katma değerli ve teknoloji yoğun üretimi teşvik ediyor, serbest ticaret anlaşmalarımızı genişletiyor ve ticaret diplomasisiyle yeni pazarlarda yerimizi alıyoruz. 2027 ve sonrası için hedefimiz, küresel ekonomide korumacılığın ve belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin üretim gücünü, girişimci iş dünyasını ve stratejik vizyonunu güçlendirerek yolumuza kararlılıkla devam etmektir. Ekonomimizin üretim gücünü korumak ve ticari hayatın kesintisiz ve sağlıklı bir biçimde devamını sağlamak amacıyla iç ve dış ticaretin tüm dengelerini gözeten bütüncül bir strateji izliyor, değişen dünya düzenine en uygun uyumu sağlayan kurumsal mekanizmaları hayata geçirmek suretiyle ülkemizin ticari menfaatlerini her koşulda en üst seviyede tutmayı sürdürüyoruz."
Milletvekili Altınsoy, temel hedeflerinin daha rekabetçi, daha yüksek katma değer üreten, AR-GE ve inovasyonla tasarımı ve markalaşmayı odak noktasına alan, pazar çeşitlendirmesi yüksek bir ihracat yapısı tesis etmek olduğunun altını çizdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, 2027 yılı için 104 milyar 290 milyon lira olarak açıklanan bütçe teklifi incelendiğinde halkın sofrasını, esnafın kepengini, işçinin emeğini ve doğanın geleceğini koruyan bir yaklaşımı göremediklerini ileri sürdü.
Türkiye'de her gün ortalama 344, Diyarbakır'da ise bunun 2 katı oranında esnafın kepenk kapattığını iddia eden Kaya, "Bakanlık ise 2027'de krediden yararlanan esnaf sayısını 526 binin üzerine çıkarmayı hedef olarak göstermiş. Oysa, Bakanlığın kendi stratejik planında bile bu kredilerin işletme dışında kullanıldığı, gerçek ihtiyaç sahiplerinin krediye ulaşamadığı ve sistemin etki analizine ihtiyaç duyduğu kabul ediliyor." dedi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, ticareti ekonomik güvenlik, teknolojik bağımsızlık, milli egemenliğin de önemli unsurlarından biri olarak nitelendirdi.
Çin'le ekonomik ilişkiler üzerinde değerlendirmelerde bulunan Taş, "2025'te Çin'den yaklaşık 49,6 milyar dolarlık ithalat yaptığımızı ve buna karşılık ihracatımızın yalnızca 3,3 milyar dolar seviyesinde kaldığını görüyoruz, bir yılda 46 milyar doları aşan bir dış ticaret açığı verdik. Çok büyük bir rakam, bunu kapatmanın, diğer dış ticaret açıklarıyla kıyaslandığında da çok zor olduğunu görüyoruz ya da bununla ilgili nasıl bir strateji yapıyorsunuz, ne planlanma yapıyorsunuz?" diye sordu.
Taş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a, "Türk devletleri arasında ortak elektronik gümrük uygulamalarına ne zaman geçilecek? Tarım ve gıda ürünlerinin sınır geçişlerini hızlandıracak sistemler ne zaman hayata geçirilecek? Orta koridorun lojistik maliyetlerini azaltmak için hangi hedefler belirlendi?" sorularını da yöneltti.
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Bakan Bolat'a "Hal Yasası konusunda bir çalışmanız var mı?" diye sorarak, hallerde metrekare başına devasa kira bedellerinin talep edildiğini söyledi.
Karaca, zincir marketlerin küçük esnaf üzerindeki zararları ve rekabet gücünü zayıflatan etkileri bulunduğunu belirterek, "Bu zincir marketler neredeyse mahalle bakkalları kadar yayıldı. Küçük esnafın korunması için bu rekabet ortamı ya da rekabet edememenin önüne geçecek bir çalışmanız var mıdır?" ifadelerini kullandı.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye ekonomisinin güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat, ürün ve pazar yapısı sayesinde küresel zorluklara ve belirsizliklere rağmen dayanıklılığını koruduğunu belirtti.
İhracatçıların döviz dönüşüm desteğinde aksaklıkların giderilmesi ve hızla ödenmesi gerektiğini ifade eden Kalaycı, "İhracatçıların rekabet gücünü korumak ve artırmak için döviz dönüşüm desteği 2 katına, yüzde 6'ya çıkarılmalıdır. Sanayici ve ihracatçımıza yönelik erişilebilir ve uygun maliyetli fonlama mekanizmaları geliştirilmeli ve kredi tahsis süreçleri iyileştirilmeli, verimliliği artırıcı ve maliyetleri düşürücü tedbirler alınmalıdır." dedi.
Piyasada fiyatlama davranışlarında bozulma ve fahiş fiyat konusundaki sıkıntıların devam ettiğini kaydeden Kalaycı, "Vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan kontrolsüz fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla piyasa denetiminin daha etkin hale getirilmesi gerekmektedir." diye konuştu.
Daha ucuz algısı oluşturmak için yapılan gramaj hilelerine karşı cezaların artırılması gerektiğini söyleyen Kalaycı, "Başta gıda ürünleri olmak üzere belli başlı paketli ürünlerde tüm markaların uyacağı gramaj standardı getirilmelidir. Piyasa ekonomisi anlayışına uygun olarak tüketicilerin piyasayı gözetebilmesine yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, tüketici temsilcilerinin de yönetimde yer aldığı bağımsız bir Piyasa Gözetimi ve Denetimi Kurumu kurulması uygun olacaktır." ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Ticaret Bakanlığının kalkınma planında ve orta vadeli programdaki sorumluluğuna bakıldığında bu bütçenin yetersiz olduğunu iddia etti.
Tarım sektöründe ciddi bir israf olduğunu ileri süren Kısacık, "Şu anda limon Çukurova'da, tarlada, dalında kaldı, düşünüyorum, limonun tuzu yapılıyor, suyu içiliyor, aynı zamanda kimya sanayisinde kullanılıyor. Biz bunu niye derelere döküyoruz? Limon öyle, karpuz, incir öyle, üzüm öyle, patates öyle, yeri geldiği zaman soğan öyle. Ticaret Bakanlığımız bir birim kurup bu dalında veya tarlada kalan ürünlerin gerek yurt içinde tüketilmesi gerekse bir hatla yurt dışında satılmasıyla ilgili bir faaliyette bulunamaz mı?" görüşünü paylaştı.
Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, esnafın finansa ulaşmakta ve borcunu ödemekte çok zorlandığını öne sürdü. Manisa'da esnaf kefalet kooperatif başkanlarıyla görüştüğünü, kooperatife kredi çekmek için giden bir ortağın 3 ay sonrasına ancak sıra alabildiğini iddia eden Bakırlıoğlu, "Özellikle Manisa gibi tarımın egemen olduğu, tarım sektörünün güçlü olduğu yerlerde bu esnafımızın birçoğu aynı zamanda tarımla da uğraşıyorlar, çiftçilik de yapıyor, önemli bir kısmı hem tarımdan batıyorlar hem de esnaflık faaliyetlerinden batıyorlar." dedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, parti olarak en önemli iddialarından birinin bölgeler arası farklılıkları gidermek olduğunu belirtti.
İstanbul'da ne varsa Doğu'da, Güneydoğu'da da olmasını, vatandaşın Ankara'da karşılaştığı devlet imkanının İzmir'de de Erzurum'da da Hakkari'de de Şırnak'ta da Artvin'de de Karadeniz'de de Tekirdağ'da da olmasına yönelik iddialarının olduğunu ifade eden Yegin, şunları kaydetti:
"İktidara geldiğimiz gün ve yıllarda, Türkiye'de Türkiye İhracatçılar Meclisi istatistikleri '100 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı' diye açıklanırdı bir gurur tablosu olarak. 100 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 21'di. 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayımız sadece 5'ti ve bu 5 il içerisinde İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara ve Kocaeli vardı. İhracatın yaklaşık yüzde 58-60'ı sadece İstanbul'daydı ama bugün ne oldu? İşte, o Anadolu'nun her yerine ülkenin refahını üretimini yaymak isteyen iktidar ne yaptı? Bugün geldiğimiz noktada, 36 milyar dolardan aldığı ihracatı, 14 milyar dolar hizmet ihracatıyla beraber toplam 50 milyar dolar olan mal ve hizmet ihracatını bugün yuvarlama rakam 410 milyar dolar diyelim mal ve hizmet ihracatı noktasına getirdi."
