2012-11-23 - 14:05
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, parlamentoda düzenleği basın toplantısında, Türkiye-Suriye sınırının Türkiye tarafında kalan Ceylanpınar ve Suriye tarafında kalan Resulayn kesiminde son günlerde El-Kaide'ye bağlı gruplarla ile Kürt güçleri arasında meydana gelen çatışmaların olumsuz sonuçlara yol açacağını söyledi.
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, parlamentoda düzenleği basın toplantısında, Türkiye-Suriye sınırının Türkiye tarafında kalan Ceylanpınar ve Suriye tarafında kalan Resulayn kesiminde son günlerde El-Kaide'ye bağlı gruplarla ile Kürt güçleri arasında meydana gelen çatışmaların olumsuz sonuçlara yol açacağını söyledi.
Çatışmaların, Türkiye'yi son derece tehlikeli bir biçimde Suriye'deki iç savaşın aktif tarafı haline getireceğini söyleyen Kürkcü, "Türkiye'deki Kürt sorununa ilişkin ihtilafları da Suriye içlerine ihraç etme riskini taşıyor. Bunun da ötesinde Türkiye'nin Suriye'de adil, demokratik, çoğulcu ve laik bir yönetim için çaba gösterdiği iddialarına yönelik kuşkuları da kuvvetlendiriyor." Diye konuştu.
Özgür Suriye Ordusu ile bazı çetelerin 7 tank ve 50 askeri araçla Türkiye tarafından Resulayn'da geçtiklerini iddia eden Kürkcü, "Kürtlerle çatışmalarının ardından geri çekilerek yeniden Türkiye tarafına döndükleri haber verilmektedir. Öte yandan çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye sığınmak üzere sınıra yığılan Resulaynli, 3 bin Kürt sınırda bekletilirken, yaralı Özgür Suriye Ordusu muhariplerinin tedavileri için Ceylanpınar'daki sağlık kuruluşları seferber edilmiştir." Dedi.
Kürkcü sözlerine şöyle devam etti:
"Bu çatışmalar sürerken, hükümet yanlısı basında Resulayn'da 150 PKK'lının barındırıldığı Fehman Hüseyin'in komutasında bir PKK kampı kurulduğuna dair gerçekdışı ve kışkırtıcı yayınlarla bu faaliyetlere meşruluk kazandırılmak istendiği de anlaşılıyor.
Biz Halkların Demokratik Kongresi olarak, hükümetten bu faaliyetlere derhal son verilmesi için etkin önlemler almasını istiyoruz. Bu çete faaliyetleri yalnızca Suriye'de canlanan çoğulculuk özlemlerini, yeni hayat arayışlarını, Esad diktatörlüğüne Kürt halkının verdiği yanıtı kanla bastırmaya yöneldikleri için sorun oluşturmuyor. Devleti kuşatan her türlü çete faaliyeti, aynı zamanda Türkiye'nin bütün yurttaşlarını başına buyruk, yasa tanımaz bir şiddet örgütüyle de baş başa bırakıyor. Dahası bu sınır aşan saldırganlığa, Türkiye'nin sınır bölgelerinde yaşayan halklar açısından bir demografik mühendislik operasyonu da eşlik ediyor. Cilvegözü, Kilis, Ceylanpınar ve Akçakale sınır kapılarının karşısındaki tümüyle Selefi gruplarla El-Kaide'nin elindeki Suriye sınır kapıları Türkiye tarafına savaşçı grupların yığılması ve bölgenin Alevi ve Kürt nüfusunun taciz edilerek sınır bölgelerinden uzaklaştırılması için bir geçit olarak kullanılmaktadır.
İsteğimiz, hükümetin Suriye'de Esad diktatörlüğü sonrasında oluşması beklenen tüm inançlara, tüm etnik gruplara eşit mesafede duracak yeni, çoğulcu, demokratik ve laik bir rejimin çekirdeği olarak doğmakta olan oluşumlara yönelik paranoid önyargıları bir yana bırakması ve Türkiye'yi ABD'nin bölgedeki saldırı üssü kılacak arayışlardan uzak durmasıdır."
M.Fatih Kılıç
