2021-10-19 - 16:20
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Birleşmiş Milletlerin (BM) Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlara katılımına ilişkin verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, vefatının 18. yılında Aliya İzetbegoviç'i andı.

İzetbegoviç'in, erdem abidesi bir şahsiyet olduğunu, yaşadığı dönemde Türkiye ve Bosna arasındaki iletişimin güç kazandığını, istiklal ve istikbal sevdalısı iki necip milletin, nice hayırlı hizmetler yaptığını ifade eden İşler, şunları kaydetti:

"Aliya, İslam dünyasının yetiştirdiği ender mütefekkirlerden birisidir. İslam dünyasının içine düştüğü bölünmüşlüğü ve parçalanmışlığı kendisine dert edinmiş, kafa yormuş ve bu konuda Avrupa'da yetişmiş bir entelektüel olarak ciddi analizlerde bulunmuştur. Avrupa'nın ortasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Bosna halkı onun bilgeliği, ahlaki liderliği, askeri dehası ve medeniyet tasavvuru sayesinde zorlukları aşmış, yaşama inancını ve istiklalini kazanmıştır."

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur da Hatay'ın ekonomik sorunlarına değindi.

İktidarın, Hatay'ın gelir kapılarını bir bir kapattığını ileri süren Güzelmansur, "İktidarın Hatay'a 20 yıldır üvey evlat muamelesi yapması nedeniyle takipteki alacaklar bakımından Hatay 81 il içerisinde 3'üncü il oldu. İktidarın üreteni değil rantçıyı sevmesi yüzünden Hatay'da kayıtlı çiftçi sayısı yüzde 70 azaldı. Suriye krizi öncesinde Hatay'da 14 bin tır varken, sınır kapıları kapanınca bu sayı 8 bin 700'e düştü. İktidarın aymaz göç politikası Hatay'ın demografik yapısını değiştirdi." ifadelerini kullandı.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk ise çiftçilerin desteklenmesine ilişkin konuştu.

Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinden en fazla Türkiye çiftçisi ve üreticisinin zarar gördüğünü anlatan Öztürk, "Eldeki imkanlarla yapılması gerekenlerin bir kez daha gözden geçirilmesi yerinde olacaktır. Çünkü ertelenen çiftçi borçlarının bir kısmının ödemeleri ekim ayı sonu itibarıyla tekrar başlayacaktır. Şu zorlu günlerde hükümetin çiftçilere yönelik attığı adımlar ve aldığı kararlar yerindedir. Geçen hafta MHP'nin de desteği ile çıkarılan kanunla çiftçilerimize yapılan destek ödemelerindeki vergi de kaldırılmıştır. Üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi yönünde atılacak adımlar da çiftçilerimizin beklentisidir. Ekim alanlarımızı büyütmek ve güçlendirmek zorundayız. Tarımsal üretim planlamasına ciddi kafa yormalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Ticaret Bakanlığının, yeni tip koronavirüs salgınının başından bu yılın haziran ayına kadar 112 bin 710 esnafın kepenk kapattığını açıkladığını belirtti.

Esnafın borç altında ezildiğini ve gereken desteği göremediğini ifade eden Dervişoğlu, "Kapanan dükkanlar bir daha açılamamakta, açık dükkanlar iş yapamamaktadır. Esnaf aylardır borç içerisinde ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Döviz kuruna bağlı olarak ürüne zam geldikçe fiyatlar artmakta, satın alma gücü azalmakta, dolayısıyla da işler düşmektedir." diye konuştu.

Salgın sürecinde esnafa verilen desteğin yetersiz kaldığını, verilen kredilerin ise esnafı uzun vadede borçlandırdığını ifade eden Dervişoğlu. "Hükümet, holdinglerin milyarlarca vergi borcunu tek kalemde silerken esnafa yapılan yardımlar noktasında yetersiz kalmıştır. Saray çevresi zenginleşirken 112 bin 710 esnaf artık evine ekmek götürememe tehlikesi ile karşı karşıyadır." görüşünü dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, 10 büyükelçinin Osman Kavala'nın tutukluluğuna ilişkin yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.

Türkiye'nin yargısal alanına telkin ve tavsiye adı altında yapılan açıklamaları hadsiz bulduklarını vurgulayan Bülbül, "Türk yargısı bağımsız ve tarafsız mahkemeler eliyle Türk milleti adına hüküm verir. Egemenliğimize karşı diplomatik teamüllere, anayasamıza ve müttefiklik anlayışlarına asla sığmayan bu tür müdahale girişimlerini Gazi Meclis'imizden en sert şekilde kınıyoruz." dedi.

Bülbül, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü de kutladı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise büyükelçilerin yaptığı açıklamaya "Yargıya müdahale etmeyin." şeklinde tepkilerin gösterildiğini anımsatarak, "Adalet Bakanı ya da İletişim Başkanı ya da İçişleri Bakanı sert tepki gösteriyor da AİHM kararlarının neden uygulanmadığını da bir açıklasınlar. Bu konuda aynaya bakmalarını öneriyoruz. AİHM kararlarını da bir an önce uygulamalarını talep ediyoruz. Bu bizim kişisel görüşümüz olmanın ötesinde hukukun gereğidir." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, muhtarların hem devletin hem de milletin temsilcisi olduğunu vurguladı.

Muhtarların özlük hakları, birlikleri, odaları, personel çalıştıracak imkanları olmadığını ancak icra dairesinden seçim kuruluna kadar herkesin tüm iletişimi muhtarlar üzerinden yürüttüğünü anlatan Altay, "Muhtarlarımız kıt kaynaklarla mucize yaratmaya çalışıyor. Demokrasi merdiveninin ilk basamağı olan muhtarlarımızın güçlenmesi, demokrasimizin de güçlenmesi demektir. Muhtarlarımızın bir kanunu yoktur. Yasama organı olarak bizler, hükümete bakmadan, icazet almadan bir an önce muhtarlarımızla ilgili yasal düzenlemeyi ortaya koymalıyız." değerlendirmesini yaptı.

Altay, vefatının 18. yıl dönümünde Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'i rahmetle andıklarını sözlerine ekledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, milli teknolojinin öncü ismi, fikirleriyle gençlere ilham kaynağı olan Özdemir Bayraktar'ın dün Hakkın rahmetine kavuştuğunu anımsattı.

Bayraktar'ın, inanmış bir insanın neleri değiştirebileceğini herkese gösterdiğini söyleyen Ünal, "Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum." dedi.

Ünal, bazı büyükelçilerin Osman Kavala ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk sistemine sözde demokrasi vurgusu yaparak müdahale etme hadsizliğini gösteren büyükelçilerin açıklamaları kabul edilemez. Açıklama, Türk milletine, devlete ve yargıya yönelik büyük bir hadsizliktir." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Ticaret Bakanlığının, yeni tip koronavirüs salgınının başından bu yılın haziran ayına kadar 112 bin 710 esnafın kepenk kapattığını açıkladığını belirtti.

Esnafın borç altında ezildiğini ve gereken desteği göremediğini ifade eden Dervişoğlu, "Kapanan dükkanlar bir daha açılamamakta, açık dükkanlar iş yapamamaktadır. Esnaf aylardır borç içerisinde ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Döviz kuruna bağlı olarak ürüne zam geldikçe fiyatlar artmakta, satın alma gücü azalmakta, dolayısıyla da işler düşmektedir." diye konuştu.

Salgın sürecinde esnafa verilen desteğin yetersiz kaldığını, verilen kredilerin ise esnafı uzun vadede borçlandırdığını ifade eden Dervişoğlu. "Hükümet, holdinglerin milyarlarca vergi borcunu tek kalemde silerken esnafa yapılan yardımlar noktasında yetersiz kalmıştır. Saray çevresi zenginleşirken 112 bin 710 esnaf artık evine ekmek götürememe tehlikesi ile karşı karşıyadır." görüşünü dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, 10 büyükelçinin Osman Kavala'nın tutukluluğuna ilişkin yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.

Türkiye'nin yargısal alanına telkin ve tavsiye adı altında yapılan açıklamaları hadsiz bulduklarını vurgulayan Bülbül, "Türk yargısı bağımsız ve tarafsız mahkemeler eliyle Türk milleti adına hüküm verir. Egemenliğimize karşı diplomatik teamüllere, anayasamıza ve müttefiklik anlayışlarına asla sığmayan bu tür müdahale girişimlerini Gazi Meclis'imizden en sert şekilde kınıyoruz." dedi.

Bülbül, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü de kutladı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise büyükelçilerin yaptığı açıklamaya "Yargıya müdahale etmeyin." şeklinde tepkilerin gösterildiğini anımsatarak, "Adalet Bakanı ya da İletişim Başkanı ya da İçişleri Bakanı sert tepki gösteriyor da AİHM kararlarının neden uygulanmadığını da bir açıklasınlar. Bu konuda aynaya bakmalarını öneriyoruz. AİHM kararlarını da bir an önce uygulamalarını talep ediyoruz. Bu bizim kişisel görüşümüz olmanın ötesinde hukukun gereğidir." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, muhtarların hem devletin hem de milletin temsilcisi olduğunu vurguladı.

Muhtarların özlük hakları, birlikleri, odaları, personel çalıştıracak imkanları olmadığını ancak icra dairesinden seçim kuruluna kadar herkesin tüm iletişimi muhtarlar üzerinden yürüttüğünü anlatan Altay, "Muhtarlarımız kıt kaynaklarla mucize yaratmaya çalışıyor. Demokrasi merdiveninin ilk basamağı olan muhtarlarımızın güçlenmesi, demokrasimizin de güçlenmesi demektir. Muhtarlarımızın bir kanunu yoktur. Yasama organı olarak bizler, hükümete bakmadan, icazet almadan bir an önce muhtarlarımızla ilgili yasal düzenlemeyi ortaya koymalıyız." değerlendirmesini yaptı.

Altay, vefatının 18. yıl dönümünde Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'i rahmetle andıklarını sözlerine ekledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, milli teknolojinin öncü ismi, fikirleriyle gençlere ilham kaynağı olan Özdemir Bayraktar'ın dün Hakkın rahmetine kavuştuğunu anımsattı.

Bayraktar'ın, inanmış bir insanın neleri değiştirebileceğini herkese gösterdiğini söyleyen Ünal, "Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum." dedi.

Ünal, bazı büyükelçilerin Osman Kavala ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk sistemine sözde demokrasi vurgusu yaparak müdahale etme hadsizliğini gösteren büyükelçilerin açıklamaları kabul edilemez. Açıklama, Türk milletine, devlete ve yargıya yönelik büyük bir hadsizliktir." diye konuştu.

Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti tezkeresinde, BM tarafından Türkiye'ye, Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde kurulan Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonlarına katılım davetinde bulunulduğu belirtildi.

Afrika'da bölgesel istikrar ve barış için tehdit oluşturan insani ve siyasi krizlerin çözümüne askeri katkıda bulunulmasının, Türkiye'nin bölgede ve genel olarak Afrika'da izlediği faal dış politikanın doğal uzantısını oluşturacağının değerlendirildiği ifade edilen tezkerede, 2 Ağustos 2016'dan itibaren bu katkının sağlanması için TBMM kararlarıyla gerekli izinlerin verildiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda tezkerede, BM'nin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında, hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tespit edilmek üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi ve Cumhurbaşkanınca verilecek izinle belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için 6 Ekim 2020'de verilen iznin, 31 Ekim 2021'den itibaren bir yıl süreyle uzatılmasına izin verilmesi istendi.

Tezkerenin görüşmelerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Aytun Çıray, TSK'nın, ilgili misyon bağlamında Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunmasının hududunun, şümulünün, miktarının ve zamanının yalnızca Cumhurbaşkanınca takdir ve tespit edilmesini sorunlu gördüklerini söyledi.

Tezkeredeki bu tür ibarelerin, yürürlükteki sistemin bir gereği olarak takdim edildiğini dile getiren Çıray, "Bu, Cumhuriyet tarihi boyunca karşı karşıya kaldığımız mutlak güçler birliğinin hayatımıza yansımasından başka hiçbir şey değil." ifadesini kullandı.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, bugüne kadar Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde hedeflenen barış, huzur ve ekonomik kalkınmanın gerçekleşmediğini aksine kaos, kargaşa ve beraberindeki insanlık trajedilerinin devam ettiğini belirtti.

Doğrudan müdahalelerin, artık biçim değiştirdiğini ve vekalet gruplar üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Aydın, "Afrika'nın birçok yerinde olduğu gibi Fransızların yarattığı memnuniyetsizlik ve buna mukabil Rusya'nın Wagner gibi dolaylı güçleriyle bölgeye nüfuz etmesi bölgedeki sorunları daha da derinleştirdi. Bu coğrafyalardan biri de Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti." dedi.

Aydın, tezkerenin kabulü noktasında duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, "İnşallah, yüce Meclisimiz tarafından onayı sonrası hayırlara vesile olur, hem ülkemize hem milletimize hem de gerçekten huzur, barış arayan Afrika'daki insanlığa fayda ve iyilik getirir." ifadelerini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, Türkiye'nin, son dönemde Afrika'ya asker göndermeye çalıştığını söyleyerek, "Fransa bölgedeki askerlerini bir yıl içinde yarıya indirmeyi düşünürken Türkiye, orada oluşan bu boşluğu doldurmak için birtakım askeri maceralara giriyor." diye konuştu

Özsoy, Türkiye'nin, Afrika ile ilişkilerinde meseleleri daha fazla militarize etmeden, silah satma yarışına girmeden çok daha farklı bir politika izleyebileceğini, barışçıl dış politikayı hakim kılabileceğini savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz de BM'nin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde barışı ve istikrarı koruma misyonlarına Türkiye'nin katkı vermesi yönünde bir tutum izlediklerini belirtti.

Mali'nin, 2012'den bu yana derin siyasi ve sosyoekonomik kriz içinde olduğunu, dünyanın en yoksul ülkeleri arasındaki Orta Afrika Cumhuriyeti'nde ise durumun daha vahim olduğuna değinen Çeviköz, bu ülkelerdeki savaşların yayılarak bölgesel bir krize dönüşme ihtimalinin, tüm bölgeyi etkilediğine dikkati çekti.

Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki çatışmaların dinler arası bir savaşa dönüşerek küresel ölçekte bir gerilime evrilme olasılığına işaret eden Çeviköz, "Afrika kıtasının istikrarına, küresel barışın parçası olmasına ve terörle mücadele bağlamında gösterilen çabalara katkıda bulunmak elbette önemli. CHP olarak politikamız bu doğrultuda. El Kaide, IŞİD ve ona biat eden radikal örgütlerin Afrika'da etkin olmalarından ve dünyaya terör ihraç etmelerinden CHP olarak derin bir endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık ise Türkiye'nin, her noktada barışı ve adaleti istediğini belirterek, "Afrika ile geliştirdiğimiz ilişkiler asla Batı ülkelerininki gibi sömürgeci anlayışla oluşturulan ilişkiler değil." dedi.

Türkiye'nin, Afrika'nın her yerinde bulunacağını vurgulayan Işık, "Bu bulunma, oradaki ortak çıkarlarımızı korumak, birlikte büyümek, gelişmek, Afrika'nın kalkınmasına da hizmet etmek, bu sayede Türkiye'nin de refahını artıracak bir anlayış çerçevesinde olacak. Türkiye bugüne kadar bunun dışında hiç davranmadı. Bizim çıkarımız Afrika'nın refahı, istikrarı, on yıllarca sömürülen Afrika'nın, sömürgeci zihniyetten kurtulup kendi halklarına dayanan, barışçıl, istikrarlı, refah toplumları haline gelmesidir. Türkiye'nin başka bir çıkarı olmaz." değerlendirmesini yaptı.

Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti tezkeresi, konuşmaların ardından oylanarak kabul edildi.

Genel Kurulda, daha sonra partilerin gündeme ilişkin grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2021 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 21.7'lik büyüme ile tarihinin en yüksek büyüme oranlarından birini gerçekleştirdiğini söyledi.

TÜİK'in, gerçeklerle uyuşmayan, masa başında hazırladığı rakamları açıkladığını ileri süren Ataş, "Vatandaş geçim derdi ile uğraşıyor. Vatandaşın halini görmezden gelen iktidar ise bu büyüme rakamlarının Türkiye ekonomisinde yeni bir şahlanış dönemi olduğu masalını anlatıyor. Halbuki ekonomik veriler ve reel piyasadaki yaşanan gelişmeler bu durumun tam tersi olduğunu gösteriyor." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin tüm kurumları, kurum olmaktan çıkardığını öne sürdü.

TÜİK'in verdiği rakamlarla enflasyon oranının 19-20 civarında açıklandığını ancak bağımsız iktisatçıların yaptığı araştırmalarda bu rakamın yüzde 40 civarında olduğunu iddia eden Katırcıoğlu, "Hükümetin bu kuruma baskı yaparak istatistikleri yönlendirdiği kanaatindeyiz." görüşünü savundu.

CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı da TÜİK tarafından açıklanan verilere bakılacak olursa Türkiye'nin AB ülkelerinden, Çin'den ve ABD'den bile daha iyi durumda olduğuna inanılması gerektiğini söyledi.

TÜİK'in, iktidarın sözcüsü ve raportörü konumunda olduğunu öne süren Tığlı, "TÜİK'in, ülkemizin 2021'de yüzde 21.7 büyüdüğünü açıklamasına gerçekten kamera şakası demekten başka söylenecek hiçbir söz yoktur. Veriler ortadayken, asgari ücretlinin cebinde yangın varken TÜİK'in bu iddialarına inanmak tabii ki de mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer ise yeni tip koronavirüs salgınıyla birlikte her anlamda dünyanın yeniden şekillendiğini, etkisi hala süren salgının tüm dengeleri değiştiğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin, istihdam, üretim, büyüme sorunları yaşadığını, Türkiye'nin bu süreci aldığı tedbirler, hayata geçirdiği sosyal ve ekonomik desteklerle başarıyla yönettiğini dile getiren Koçer, şunları kaydetti:

"Türkiye, dünya ticaretinde kendisini yeniden konumlandırmayı başarmıştır. Tedarik zincirinin kırılmayarak devam etmiş olması, kapasite kullanımı ve sanayi üretimini arttırmıştır. Büyümenin en güçlü öncü göstergesi olan sanayi üretimi ağustos ayında yıllık bazda 13,8 aylık bazda ise yüzde 5,4 yükselmiştir. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı eylül ayında bir önceki aya göre 1 puan artarak yüzde 78,1 seviyesine gelmiştir. ABD ve Çin ekonomilerinin bu yılki büyüme performanslarına ilişkin kredi kuruluşlarının tahminleri düşerken aynı kuruluşlar Türkiye'deki ekonomik toparlanmanın devam ettiğine dikkati çekmekte, büyüme tahminlerini yükseltmektedir. Dünya Bankası, Türkiye için 2021 büyüme beklentisini 3,5 puan artırarak yüzde 5'ten yüzde 8,5'a revize etmiştir. Küresel tedarik zincirinde, Türkiye yavaş yavaş stratejik bir üsse dönüşmekte, jeopolitik konumu ve sunduğu avantajlarla bölgesinde ve dünyada uluslararası şirketlerin ilgisini çekmektedir."

Koçer, ihracatın bu senenin sonunda 211 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü aktardı.

Türkiye'nin, dünya ihracatındaki payının daha da artacağını vurgulayan Koçer, "Türkiye, 2021'i yaklaşık yüzde 9 büyüme ile tamamlayacaktır. TÜİK'in açıkladığı her rakamın karşılığı vardır ve büyümeyi teyit etmektedir. Büyüme rakamları arttıkça üretim, ihracat ve istihdam artacak hem ülkemizin hem vatandaşlarımızın refah seviyesi yükselecektir." diye konuştu.

İYİ Parti'nin grup önerisi üzerindeki konuşmaların tamamlanmasının ardından istem üzerine yapılan yoklamada iki kez toplantı yeter sayısı bulunamadı.

TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, bunun üzerine birleşimi, yarın 14.00'te toplanmak üzere kapattı.