2010-02-24 - 11:40
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Hükümet ve Başbakan'ın Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in görevden alınması ve göreve dönüşü için açtığı dava sürecinde ''teatral gösteri'' yaptığını öne sürdü.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
Hükümet ve Başbakan'ın Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı
Ramazan Akyürek'in görevden alınması ve göreve dönüşü için açtığı dava
sürecinde ''teatral gösteri'' yaptığını öne sürdü.
Kart, Akyürek'in Rahip Santaro'nun öldürüldüğü dönemde Trabzon
Emniyet Müdürü, Hrant Dink'in öldürüldüğü dönemde ise Emniyet Genel Müdürlüğü
İstihbarat Daire Başkanı olduğunu anımsattı.
Akyürek'in ''cinayetlerin ardından dünya kamuoyunun baskısı'' üzerine
görevden alındığını iddia eden Kart, Akyürek'in göreve dönmek için açtığı davada,
İçişleri Bakanlığının, savunmasında ''soyut ifadelere'' yer verdiğini,
Başbakanlık Teftiş Kurulunun Akyürek hakkında hazırladığı rapordan söz etmediğini
belirtti.
Kart, şu görüşleri dile getirdi:
''Hükümet ve Başbakan bu süreçte teatral gösteri yapmış, görev ve
yetkisini açıkça kötüye kullanmıştır. Mahkemenin davayı kabul etmesi ve
yürütmenin durdurulması kararı vermesinin önü açılıyor, buna zemin hazırlanıyor.
Bakanlık, Ramazan Akyürek'in davasının kabulü için elinden gelen gayreti
gösteriyor. Başbakanlık da bu süreci izliyor.
Hükümet neden bunu yapıyor? İşte burada cemaat ve biat kültürünün mutlak
egemenliğini ve dayanışmasını görüyoruz. Her türlü hukuk kavramı, adalet
duygusunun üstüne çıkan hükümet gerçeği ve karakteristiğiyle karşı karşıya
geliyoruz. Türkiye'nin yaşamakta olduğu devlet kriz ve Fetret döneminin temel
sebebi bu yönetim karakteristiğindeki çarpıklıktan kaynaklanmaktadır.''
Kart, ''Akyürek cemaatte üst düzeyde biri midir?'' sorusuna, ''F Tipi
yapılanmada Akyürek'in çok egemen bir konumda olduğu ve Türkiye'de son 2 yıl
içinde gerçekleştirilen izleme, dinleme ve istihbarat odaklı yapılanmaların
başındaki bir numaralı kişi olduğunu özellikle vurgulmak istiyorum'' dedi.
Türkiye Cumhuriyetinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dönemin ABD
Başkanı Bush ile yaptığı görüşmenin tarihi olan 5 Kasım 2007'den sonra
''Başbakanlık, İçişleri ve Adalet Bakanlığı odaklı bir karargahtan yönetilmeye
başlandığını'' ileri süren Kart, karargahın devlet yetkisini kötüye kullandığını
ve bu nedenle illegal hale geldiğini ifade etti.
Kart, ''Türkiye'nin, okyanus ötesinden ve işbirlikleri aracılığıyla,
taşeron yönetimler aracılığıyla yönetildiğini görmemiz gerekiyor'' dedi.
''İçişleri Bakanının bundan bilgisinin olmadığı anlaşılıyor'' diyen Kart,
''Kimin haberi var'' sorusuna karşılık ise ''Umarım Sayın Başbakan'ın bilgisi
vardır'' karşılığını verdi. (11:40)
Hükümet ve Başbakan'ın Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı
Ramazan Akyürek'in görevden alınması ve göreve dönüşü için açtığı dava
sürecinde ''teatral gösteri'' yaptığını öne sürdü.
Kart, Akyürek'in Rahip Santaro'nun öldürüldüğü dönemde Trabzon
Emniyet Müdürü, Hrant Dink'in öldürüldüğü dönemde ise Emniyet Genel Müdürlüğü
İstihbarat Daire Başkanı olduğunu anımsattı.
Akyürek'in ''cinayetlerin ardından dünya kamuoyunun baskısı'' üzerine
görevden alındığını iddia eden Kart, Akyürek'in göreve dönmek için açtığı davada,
İçişleri Bakanlığının, savunmasında ''soyut ifadelere'' yer verdiğini,
Başbakanlık Teftiş Kurulunun Akyürek hakkında hazırladığı rapordan söz etmediğini
belirtti.
Kart, şu görüşleri dile getirdi:
''Hükümet ve Başbakan bu süreçte teatral gösteri yapmış, görev ve
yetkisini açıkça kötüye kullanmıştır. Mahkemenin davayı kabul etmesi ve
yürütmenin durdurulması kararı vermesinin önü açılıyor, buna zemin hazırlanıyor.
Bakanlık, Ramazan Akyürek'in davasının kabulü için elinden gelen gayreti
gösteriyor. Başbakanlık da bu süreci izliyor.
Hükümet neden bunu yapıyor? İşte burada cemaat ve biat kültürünün mutlak
egemenliğini ve dayanışmasını görüyoruz. Her türlü hukuk kavramı, adalet
duygusunun üstüne çıkan hükümet gerçeği ve karakteristiğiyle karşı karşıya
geliyoruz. Türkiye'nin yaşamakta olduğu devlet kriz ve Fetret döneminin temel
sebebi bu yönetim karakteristiğindeki çarpıklıktan kaynaklanmaktadır.''
Kart, ''Akyürek cemaatte üst düzeyde biri midir?'' sorusuna, ''F Tipi
yapılanmada Akyürek'in çok egemen bir konumda olduğu ve Türkiye'de son 2 yıl
içinde gerçekleştirilen izleme, dinleme ve istihbarat odaklı yapılanmaların
başındaki bir numaralı kişi olduğunu özellikle vurgulmak istiyorum'' dedi.
Türkiye Cumhuriyetinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dönemin ABD
Başkanı Bush ile yaptığı görüşmenin tarihi olan 5 Kasım 2007'den sonra
''Başbakanlık, İçişleri ve Adalet Bakanlığı odaklı bir karargahtan yönetilmeye
başlandığını'' ileri süren Kart, karargahın devlet yetkisini kötüye kullandığını
ve bu nedenle illegal hale geldiğini ifade etti.
Kart, ''Türkiye'nin, okyanus ötesinden ve işbirlikleri aracılığıyla,
taşeron yönetimler aracılığıyla yönetildiğini görmemiz gerekiyor'' dedi.
''İçişleri Bakanının bundan bilgisinin olmadığı anlaşılıyor'' diyen Kart,
''Kimin haberi var'' sorusuna karşılık ise ''Umarım Sayın Başbakan'ın bilgisi
vardır'' karşılığını verdi. (11:40)
