2010-04-27 - 18:10
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 23. maddesine 336 kabul, 72 ret oyu verildi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 23. maddesine 336 kabul,
72 ret oyu verildi.

Genel Kuruldaki gizli oylamaya 409 milletvekili katıldı. Oylamada 336
kabul, 72 ret oyu kullanıldı. 1 oy da boş çıktı.

Teklifin 23. maddesiyle, Anayasanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun
(HSYK) yapısını düzenleyen 159. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre,
HSYK'nın halen 7 olan üye sayısı 22'ye, 5 olan yedek üye sayısı ise 12'ye
çıkarılıyor. HSYK'nın 3 daire halinde çalışması öngörülüyor.

Maddeye göre, HSYK'nın Başkanı, Adalet Bakanı olmaya devam edecek. Adalet
Bakanlığı Müsteşarının Kurulda yer alması uygulaması da sürecek.

Kurulun, 4 asıl üyesi, yüksek öğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve
siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri, üst kademe
yöneticileriyle, avukatlar arasından Cumhurbaşkanınca; 3 asıl ve 3 yedek üyesi,
Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca; 2 asıl ve 2 yedek üyesi,
Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca; 1 asıl ve 1 yedek üyesi,
Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından; 7 asıl ve 4
yedek üyesi, birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri
yitirmemiş adli yargı hakim ve savcıları arasından adli yargı hakim ve
savcılarınca; 3 asıl ve 2 yedek üyesi idari yargı hakim ve savcıları arasından
idari yargı hakim ve savcılarınca dört yıl için seçilecek. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilecek.

Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki 60 gün
içinde yapılacak.

Kurulun ''meslekten çıkarma'' cezasına ilişkin kararlarına itiraz yolu
getirilecek. Kurulun diğer kararlarına karşı yargı mercilerine
başvurulamayacak.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 23. maddesi üzerindeki
görüşmelere başlandı.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil'in başkanlığında toplanan Genel Kurulda
gündeme ilişkin konuların görüşülmesinin ardından birleşime kısa süre ara
verildi. Daha sonra, birleşimi yönetmek üzere TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin
kürsüye geldi.

Genel Kurulda Anayasa değişikliği teklifinin 23. maddesi üzerindeki
görüşmelere başlandı. Teklifin 23. maddesiyle, Anayasanın, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısını düzenleyen 159. maddesinde değişiklik yapılıyor.
Buna göre, HSYK'nın halen 7 olan üye sayısı 22'ye, 5 olan yedek üye sayısı ise
12'ye çıkarılıyor. HSYK'nın 3 daire halinde çalışması öngörülüyor.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, HSYK'nın yandaş yargı kurulu haline getirilmek
istendiğini, bunun dikta yönetimini ortaya çıkaracağını savundu.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 23. maddesi üzerindeki
görüşmeler sürüyor.

Madde üzerine grubu adına söz alan CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, söz
konusu değişiklikle ilgili olarak Fransa'nın örnek verildiğini, ancak bu ülkenin,
Adalet Bakanının kurul üyeliğini kaldırdığını ifade etti. Yunanistan'da,
kuruldaki tüm atamaların hakim ve savcılarca yapıldığını belirten Gök, iktidarın
bu örneği görmediğini kaydetti.

Avrupa Konseyinin, Adalet Bakanlığı müsteşarının yüksek kuruldan
çıkarılması gerektiği yönünde kararı olduğunu, ancak teklifte aksi şekilde
davranıldığını anlatan Gök, müsteşarın kuruldaki yetkilerinin korunduğunu ifade
etti. Gök, yine Avrupa Konseyinin, hakim ve savcı alımında Adalet Bakanlığı
yetkisinin kaldırılmasına taraf olmasına rağmen, Hükümetin, bu yetkiyi Adalet
Bakanlığı bünyesinde tutmak istediğini söyledi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da HSYK'nın eleştirilecek tarafının
olabileceğini ancak ''yandaş yargı'' ortaya çıkaracak bir değişikliğin de kabul
edilemeyeceğini söyledi. ABD'nin Anayasası'nın toplam 3 bin 300 kelimeden, AK
Parti'nin teklifinde, yargı ile ilgili değişikliğin 2 bin 874 kelimeden
oluştuğunu belirten Bal, ''Yandaş yargının tuğlaları, adım adım örülmüş'' dedi.
HSYK'nın, yandaş yargı kurulu haline getirilmek istendiğini anlatan Bal, bunun
dikta yönetimini ortaya çıkaracağını savundu. İki bilim adamının, Parlamento
demokrasisinin diktaya nasıl dönüşebildiği yönünde yaptığı incelemeyi örnek veren
Bal, bu incelemenin sonucuna göre, yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengenin
bir kez bozulması halinde diktaya gidişin engellenemeyeceğini söyledi.

BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız da batı ile Türkiye arasındaki
mahkemelerin kıyaslanması halinde, arada önemli farklılıkların olduğunun
görüleceğini dile getirdi. Türkiye'de mahkeme kapılarında yıllarca beklenildiğini
belirten Yıldız, ülkede 120 bin kişinin cezaevinde bulunduğunu, bunların 70 binin
tutuklu olduğunu kaydetti. Bengi Yıldız, özellikle Doğu'da, adalet aramak için
insanların bir kısmının ''örf-i hukuk''a gittiğini, HSYK'nın bunları da görmesi
gerektiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise idari ve adli yargıda görev
yapan yaklaşık 12 bin hakim ve savcı olduğunu, mevcut durumda bunların hepsinin
HSYK'da temsilinin mümkün olmadığını kaydetti.

HSYK'nın yapısının herkes tarafından eleştirildiğini dile getiren Bozdağ,
şunları söyledi:

''Kurulun kararlarına karşı etkili bir itiraz yolu yok. Yargı yolu da
açık değil. Ortada, hakimler ve savcıları temsil eden değil, Yargıtay ve Danıştay
üyelerini temsil eden kurul var. Yapılan düzenleme, hakim ve savcıların tamamını
temsil eden kurul oluşturmaktan ibarettir.

Düzenlemeler, CHP'nin 2001 yılında hazırladığı demokratikleşme
raporundaki HSYK ile ilgili değerlendirmelerin büyük kısmını da karşılıyor.

Bakan, mevcut haliyle Kurulun bütün toplantılarına istediği zaman
başkanlık yapabiliyor. Tayinlere, terfi ve cezalara müdahil olabilir. Yeni
düzenlemeyle, atamalar, terfiler, cezaların görüşüldüğü toplantılara Adalet
Bakanı katılmıyor, oy hakkı yok. Yargı bağımsızlığı yönünde ciddi adım
atılmaktadır. Yargıyı ele geçirmek isteyenlerin değil, yargının bağımsızlığını
isteyenlerin ancak yapabileceği bir şeydir bu.

Adalet Bakanı Müsteşarı HSYK'nın toplantısına katılmadığı zaman kurul
toplanamıyor. Ama teklifteki düzenlemeyle müsteşar katılmasa da kurul
toplanabiliyor. İktidarın, kurulu kilitleme imkanı olmayacak. Ayrıca, bugün
Yargıtay, doğrudan HSYK'ya üye seçemiyor. Yeni düzenleme ise 'doğrudan siz
seçin' diyor. Danıştay da kendi üyeleri arasında kendi genel kurulunca doğrudan
üye seçebilecek. Kötü bir şey mi bu? Doğrudan seçmek diktaya giden bir yapı mı?
Bu, hakime savcıya, yargı bağımsızlığına inanmış olan anlayışın ortaya koyduğu
düzenlemedir.''

Bozdağ, teklifteki değişiklikle, HSYK'nın yapısının, yargı bağımsızlığı
ve hakimlik teminatı esaslarıyla uygun olarak dizayn edildiğini söyledi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ''Dünyanın neresinde bir anamuhalefet partisi
lideri, referanduma gidecek bir değişiklik için 'mahkemeye gideceğim' diye
peşinen irade beyan etmiştir?'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin HSYK'nın yapısıyla
ilgili 23. maddesi üzerinde konuşan Ergin, HSYK'nın yapısıyla ilgili yüksek yargı
organlarının başkanları, ilerleme raporları ve istişare ziyaret raporlarında
eleştiriler yapıldığını kaydetti.

Getirilen teklif hakkında ''bize sorulmadı, bize danışılmadı'' gibi
şikayetlerin gündeme getirildiğine işaret eden Ergin, bunların doğru olmadığını
söyledi. Yargı Reformu Strateji Belgesini hazırlarken tüm yargı paydaşlarıyla
istişare ettiklerini, ortak toplantılar yaptıklarını, başsavcı ve adalet
komisyonu başkanlarıyla çeşitli toplantılar yapıldığını kaydeden Ergin, ''En son
Kızılcaham'da tüm paydaşlarla yapılan ve üzerinde ilkeler anlamında mutabakata
varılan kurallar bir araya getirilerek Bakanlar Kurulunda kabul edildikten sonra
Avrupa Komisyonuna takdim edildi'' dedi.

Yargıtay, Danıştay Başkanlığı ve HSYK üyelerinin resmi görüşlerini içeren
dosyaları gösteren Ergin, şöyle konuştu:

''Teklifle, talepler içerisinde karşılanmayan bir tek husus vardır, Bakan
ile Müsteşar kurulda bulunmasın. Biz, bu yapı içinde bugüne kadar Kurulun
yapısına yönelik, hem Kurul hem de Bakanlığa getirilen eleştirilerin tamamına
yakınını bu paketle karşılamışız. Bir tek Bakan ile Müsteşar'ın Kurul'a
katılmaması yönünde, ilk 2-3 istişari ziyaret raporunda bu yönde görüşler var.
Ama son raporlarda Bakan ile Müsteşarın kurulda kalmasına dönük görüşler de
var.

HSYK'nın hazırladığı rapor var. Üyelerden Ali Suat Ertosun, 'çoğunluğun
görüşüne katılmadığını, Adalet Bakanı Kurulda bulunmalı ve Kurulun Başkanı
olmalıdır' demiş. Çünkü siyasetle yargı arasında bir irtibat kurmak, Parlamento
ile yargı arasında irtibat kuracak bir siyasi makama ihtiyaç var. Parlamentoya
karşı olan işlemlerden dolayı gidip hesap vermesi gereken bir muhatap lazım. Bunu
belirtmiş. Kendisiyle yaptığımız Yargıtay Başkanımız, 'Müsteşar çıksın ama Bakan
Kurulda kalabilir' demiş.''

Ergin, 2008 yılında Fransa Anayasası'nın değiştiğini hatırlatarak,
''Fransa Anayasası'nın yeni versiyonundaki modeline de varsanız, biz Adalet
Bakanlığı olarak bu formüle de hazırız'' dedi.

Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Ergin, teklifi
kamuoyuyla paylaştıktan sonra Meclis içinde ve dışındaki siyasi partiler ve sivil
toplum örgütlerine gittiklerini ifade etti. Ergin, ''Bu Parlamento çatısı altında
her parti, Parlamento dışındaki siyaset kurumu ve sivil toplum örgütleriyle
görüştük, görüşüyoruz, bundan sonra da görüşmeye devam edeceğiz. Ancak herhangi
bir pazarlık söz konusu olmaz. Müzakere olur. Bizim getirdiğimiz teklife karşı
başka bir teklifle gelinebilir'' diye konuştu.

2007 seçimlerinden önce ve sonrasında bütün zeminleri yokladıklarını
anlatan Ergin, şöyle konuştu:

''Teklifi Meclise getirmeden önce de gruplarımızı ziyaret ettik. Biri
grubumuz 'kapağını açmayız', bir diğeri 'gelip çaylarını içer giderler' dedi.
Uzlaşı dediğiniz şey, karşılıklı iradelerin buluşabilmesidir. 'Ben görüşmem,
paylaşmam' diyen bir yapıyla bunu yapma şansımız olamaz.

Adalet Bakanının 'Anayasa Mahkemesine gitmezseniz bu pakette değişiklik
yaparız' gibi sözü olmamıştır. Orada gazetecinin sorduğu soruya cevap
vermişimdir. Ama sizin anladığınız gibi konuşmuş olsam bile, peki dünyanın
neresinde bir anamuhalefet partisi lideri, referanduma gidecek bir değişiklik
için 'mahkemeye gideceğim' diye peşinen irade beyan etmiştir? Böyle bir
anamuhalefet lideri var mıdır dünyada? Sayın Baykal, bugün grup konuşmasında 'sen
ne hakla bize Anayasa mahkemesine gitmezseniz gitmeyin gibi telkinde bulunursun'
diye ifade buyuruyor. Ben de aynı mantıkla şu soruyu soruyorum; Sayın Baykal 184
milletvekilinin iradesiyle Parlamentoya sunulan bir teklife hangi hakla 'şu
maddeleri çıkartın' diye teklif yapabiliyorsunuz, öneri getirebiliyorsunuz?''

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, eski Van Başsavcısı Ferhat Sarıkaya'nın
meslekten ihraç edildiğinde HSYK'nın Başkanının Adalet Bakanı Cemil Çiçek
olduğunu belirterek, ''Sizlerin imzasıyla oldu. Dünyanın neresinde bir Adalet
Bakanı Erzincan Başsavcısı'nı arar da 'tutuklama yapma' diye talimat vermeye
kalkar? Dünyanın neresinde Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek, Kurul toplantılarını
bloke eder ve 'benim istediğim Yargıtay, Danıştay üyeleri olacak' diye olay
çıkarır?'' dedi.

Gök, Meclis Başkanı Şahin'i göstererek, ''Dünyanın neresinde Adalet
Bakanı, Deniz Fenerinden dolayı 'Bizim çocukları salıverin' diye Alman
Büyükelçisine ricada bulunur? Dünyanın neresinde bir Adalet Bakanı Müsteşarı,
Beşiktaş Adliyesinin yan tarafında otelde, tutuklanacak insanlar için
tutuklayacak sorgu hakim ve savcılarıyla görüşme yapar? Ama bunlar Türkiye'de
oluyor. Bu tasarıyla yargının bağımsızlığı değil, hakim ve savcıların tepesinde
boza pişirilir'' görüşünü savundu.

Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, Gök'ün kendisine yönelik sözleriyle
ilgili olarak, Bakanlığı döneminde Alman Büyükelçisi'nin Antalya'da tutuklu bir
Alman gencinin durumuyla ilgili olarak görüştüğünü belirterek, ''Kendisine,
'Sizde olduğu gibi biz de de yargı bağımsızdır ve talimatla hareket etmez'
dedim'' diye konuştu.

Gök'ün ''Ben Alman yetkililerinin ifadelerine dayanarak söyledim''
demesine Şahin, ''Siz Türk yetkililerine mi Alman yetkililerine mi
inanıyorsunuz?'' karşılığını verdi. (18.10)