2012-06-07 - 15:21
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bir ayakkabı firmasında çalışan işçilerin, anayasal hakkını kullanarak sendikalaşmak istediklerini ve işten atıldıklarını iddia etti.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bir ayakkabı firmasında çalışan işçilerin, anayasal hakkını kullanarak sendikalaşmak istediklerini ve işten atıldıklarını iddia etti.
Sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten atıldıklarını belirten 4 işçiyle basın toplantısı düzenleyen Tüzel, söz konusu firmanın, Deri-İş Sendikası'na üye olan tüm işçilerin işine son verdiğini ifade etti.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir kez daha sadece sendikalaştıkları için işten atılan işçilerin sorunlarını Meclis çatısı altında konuşmak durumunda kalıyoruz. Her gün her saat burada açıklama yapsak, yine de işçi ve emekçilerin yaşadıklarını ve sorunlarını anlatmamız için zaman yetmeyecektir.
Bugün de sendikalaştıkları için işten atılan ve günlerdir direnişte olan TOGO işçilerinin sesi olmaya çalışacağız. Firmanın kuruluşu 1937'lere dayanmakla birlikte 1983 yılında şimdiki yerine taşınmış. TOGO da çalışan işçiler uzun süredir yıllık izinlerini kullanamadıklarından, çalışma koşullarının ağırlığından ve düşük ücretlerinden şikâyetçilerdi. TOGO patronunun taleplerini umursamaması nedeniyle Deri-İş sendikasına üye oldular.
Sendikaya üye olmak anayasal hak olarak tanımlanmasına rağmen bütün patronlar gibi TOGO patronu da işçilerin bu hakkına saygı göstermedi. Sendikalı olmalarını engelleme girişimlerinde bulundu. Önce sendikalaşmaya önayak oldukları gerekçesi ile dokuz işçiyi, ardından da üye olan tüm işçileri işten çıkardı. TOGO patronu işçileri çıkarma gerekçesini, işinde küçülme diye açıklamaktadır. Ancak sendika üyeliğini duymadan önce üretime yönelik yaptığı hazırlıklar, küçülme iddiasının gerçekçi olmadığını göstermektedir.
AK Parti hükümeti, işçiler hak arayamaz olsunlar, ses çıkarmasınlar diyerek çalışma yaşamını tamamen sermaye lehine düzenlemeye devam etmektedir. Hey Tekstil'de, Savranoğlu'nda son olarak TOGO da olduğu gibi, hakkını aramak için sendikalı olan işçiler olmadık gerekçelerle işten atılmaktadır. Bu da yetmemekte çeşitli baskılara maruz kalmaktadırlar.
TOGO işçileri de, işe iade haklarını kazanmak için fabrika önünde direnişe geçtiklerinde, karşılarında polisi gördüler. Hiçbir yasal gerekçe olmadan üç gün üst üste gözaltına alınarak, polis arabalarında, karakolda bekletildiler. Öyle bir keyfiyet ki gözaltına alınan işçiler bir şey olmamış gibi ifadeleri bile alınmadan bırakıldılar. Bu baskı ve göz altılardan yılmayan işçiler bugün direnişlerinin 40. günündeler.
Demokratik bir Anayasa hazırlayacağı iddiasında olan hükümetin Çalışma Bakanı, bakanlığının en üst katına çıksa TOGO işçilerini görebilir. Ama tüm demokratiklik söylemleri lafta olduğundan, binlerce işçi aynı kaderi paylaşmaktadır. Dolayısıyla görev yine işçi ve emekçilerin kendine düşmektedir. Görev yasalara, engellemelere, saldırılara rağmen direnmek ve örgütlenmektir. Ancak biz yine de Hükümeti ve ilgili bakanlıkları bu gerçekleri görmeye ve gereğini yapmaya davet ediyoruz." (15:21)
Sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten atıldıklarını belirten 4 işçiyle basın toplantısı düzenleyen Tüzel, söz konusu firmanın, Deri-İş Sendikası'na üye olan tüm işçilerin işine son verdiğini ifade etti.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir kez daha sadece sendikalaştıkları için işten atılan işçilerin sorunlarını Meclis çatısı altında konuşmak durumunda kalıyoruz. Her gün her saat burada açıklama yapsak, yine de işçi ve emekçilerin yaşadıklarını ve sorunlarını anlatmamız için zaman yetmeyecektir.
Bugün de sendikalaştıkları için işten atılan ve günlerdir direnişte olan TOGO işçilerinin sesi olmaya çalışacağız. Firmanın kuruluşu 1937'lere dayanmakla birlikte 1983 yılında şimdiki yerine taşınmış. TOGO da çalışan işçiler uzun süredir yıllık izinlerini kullanamadıklarından, çalışma koşullarının ağırlığından ve düşük ücretlerinden şikâyetçilerdi. TOGO patronunun taleplerini umursamaması nedeniyle Deri-İş sendikasına üye oldular.
Sendikaya üye olmak anayasal hak olarak tanımlanmasına rağmen bütün patronlar gibi TOGO patronu da işçilerin bu hakkına saygı göstermedi. Sendikalı olmalarını engelleme girişimlerinde bulundu. Önce sendikalaşmaya önayak oldukları gerekçesi ile dokuz işçiyi, ardından da üye olan tüm işçileri işten çıkardı. TOGO patronu işçileri çıkarma gerekçesini, işinde küçülme diye açıklamaktadır. Ancak sendika üyeliğini duymadan önce üretime yönelik yaptığı hazırlıklar, küçülme iddiasının gerçekçi olmadığını göstermektedir.
AK Parti hükümeti, işçiler hak arayamaz olsunlar, ses çıkarmasınlar diyerek çalışma yaşamını tamamen sermaye lehine düzenlemeye devam etmektedir. Hey Tekstil'de, Savranoğlu'nda son olarak TOGO da olduğu gibi, hakkını aramak için sendikalı olan işçiler olmadık gerekçelerle işten atılmaktadır. Bu da yetmemekte çeşitli baskılara maruz kalmaktadırlar.
TOGO işçileri de, işe iade haklarını kazanmak için fabrika önünde direnişe geçtiklerinde, karşılarında polisi gördüler. Hiçbir yasal gerekçe olmadan üç gün üst üste gözaltına alınarak, polis arabalarında, karakolda bekletildiler. Öyle bir keyfiyet ki gözaltına alınan işçiler bir şey olmamış gibi ifadeleri bile alınmadan bırakıldılar. Bu baskı ve göz altılardan yılmayan işçiler bugün direnişlerinin 40. günündeler.
Demokratik bir Anayasa hazırlayacağı iddiasında olan hükümetin Çalışma Bakanı, bakanlığının en üst katına çıksa TOGO işçilerini görebilir. Ama tüm demokratiklik söylemleri lafta olduğundan, binlerce işçi aynı kaderi paylaşmaktadır. Dolayısıyla görev yine işçi ve emekçilerin kendine düşmektedir. Görev yasalara, engellemelere, saldırılara rağmen direnmek ve örgütlenmektir. Ancak biz yine de Hükümeti ve ilgili bakanlıkları bu gerçekleri görmeye ve gereğini yapmaya davet ediyoruz." (15:21)
