2019-06-26 - 16:25
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümde yer alan 10 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
Özel, belediye şirketlerinin başına gelecek kişinin, seçilmiş belediye başkanı yerine belediye meclisleri tarafından belirlenmesi için alınan kararın "yerel sivil darbe" olduğunu savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul'da Çatalca ve Silivri ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşanan mülkiyet sorunları ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.
Bu konuyla ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığına verdiğini belirten Hamzaçebi, yarın komisyonda görüşülecek bir başka kanun teklifiyle bu teklifinin birleştirilerek görüşülmesini talep ettiğini, bahsi geçen bu arazilerin emlak vergi değeri üzerinden sahiplerine verilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Niğde Milletvekili Selim Gültekin, Niğde Organize Sanayi Bölgesindeki yatırımlar hakkında; MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir'in sorunlarıyla ilgili gündem dışı konuşma yaptı.
Osmanağaoğlu, "İstanbul seçimleri sonrası özellikle sosyal medyaya servis edilen Mehter ve İzmir Marşı polemiği üzerinden mevzi almak isteyenler bilmeliler ki millete mal olmuş, bu milletin ortak dili ve değeri haline gelmiş hiçbir marş, türkü veya şiir şu ya da bu grup ya da bu ideolojinin tekeline verilerek ötekileştirmenin dili haline getirilemez." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Osmanağaoğlu'nun konuşmasında İzmir'in sorunlarından bahsetmediğini belirterek, İstanbul seçimleriyle ilgili "13 bin oy fark varken mazbataya çöktünüz, 800 bin oyla geri verdiniz." ifadesini kullandı.
Belediye şirketlerinin başına gelecek kişinin, seçilmiş belediye başkanı yerine Belediye Meclisleri tarafından belirlenmesi için karar alındığını, bu kararın hukuksuz olduğunu savunan Özel, "Bunu zaten siz yapıyordunuz, milli irade buna 'dur' dedi. İmamoğlu'nun vaatlerini yerine getirmesini engellemek istiyorsunuz. Bu, yerel sivil darbedir. Buna karşı bütün Türkiye'yi direnmeye çağıracağız. Bütün haklarımızı kullanacağız. Ekmekte indirim yaptırmayacaksın, suya indirim yaptırmayacaksın. 31 Mart'ta demokratik meşruiyet sınırlarının dışına taştınız. Millet sizi belinizden tuttu, mindere çekti. Demokrasi minderinin dışına çıkmayın. Adalet yürüyüşünde nasıl kararlıydıysak, bunda da öyle kararlıyız." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, yargı reformuyla ilgili çalışmaların başladığını, bu konunun hassas olduğunu, bütün siyasi partilerin birlikte çalışması gerektiğini dile getirdi.
Zengin, "Umarım, bu yargı paketinin en azından bir bölümünü Meclis kapanmadan çıkarma imkanımız olur." dedi.
İstanbul seçimlerinin daha uzun süre konuşulacağını söyleyen Zengin, "Seçilen başkan var ama partisi belediye meclisinde çoğunlukta değil. Yani vatandaş 'oturun, uzlaşın, konuşun' diyor. Siz, son yapılan seçimlerin sonuçlarını göz önüne alarak daha önceki seçimler yokmuş gibi bir algıyla İstanbul'u yönetemezsiniz. İki seçim birbirini tamamlıyor. Cumhur İttifakı'nın 31 Mart'ta çok aleni olan başarısını buradan yola çıkarak küçültemezsiniz ve değersizleştiremezsiniz. Herkes hak ettiği kadar yönetmeye devam etsin. Bu kadar seçim kazandık, bu kadar hava civa yapmadık." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, "İstanbul seçimlerine çöktünüz" ifadesini şiddetle reddettiklerini belirterek, bu kararın YSK tarafından verildiğini anımsattı.
Gruplar adına yapılan konuşmalarda, bugün Zeytin Dalı Harekatı Bölgesi'nde şehit olan Uzman Onbaşı Mikail Candan'a Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulunuldu.
TBMM Genel Kurulunda, ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde gruplar adına milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, Meclis'in içerisinde bulunduğu durumu bir kez daha hatırlatmak istediğini belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye ucube bir sistemle Meclisin itibarı düşürülmüştür. Bugün Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili bir kanun görüşülüyor ama diğer kanunlarda olduğu gibi bir Bakan Meclisimize lütfedip gelmiyor. Şimdi Sayın Bakan burada olsaydı, ona sorular yöneltmek isterdim. Burada, maalesef bu ucube sistemle Meclisin itibarı yerle bir edilmiştir. Milletvekili sayısını 550'den 600'e çıkarmakla Meclisin itibarı artırılmaz." ifadesini kullandı.
Ok, 2002'den bu yana onlarca milli eğitim bakanının değiştirildiğini vurgulayarak, "Milletvekillerimiz beyaz A4 kağıdı alıp bir çetele tutmaya kalksa milli eğitimde yapılan 'reform' ya da 'devrim' adındaki sözde düzenlemelerle milli eğitimin 2002'den bu yana kaç defa değişikliğe uğradığını gerçekten A4 kağıtlarına sığdırmaları mümkün değildir." dedi. Her seçim döneminde öğretmenler, eğitim çalışanları, polisler ve sağlık çalışanlarının 3600 ek göstergelerinin üzerinde çalışıldığı ve kısa zamanda çıkarılacağının ifade edildiğini belirten Ok, "Bu sözler verileli maalesef aylar değil yıllar geçmeye başladı, kaç seçim geçirdik, her seçim döneminde dillendirildiği halde hükümet verdiği sözü maalesef tutmamaktadır." diye konuştu.
FATİH Projesi kapsamında milyonlarca tabletin dağıtıldığını dile getiren Ok, hedeflenen noktaya ulaşmak bir yana yüzde 20'sine ulaşılamadığını, tabletlerin de çöpe atıldığını savundu.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne "ucube sistem" denilerek milli iradenin "ucube" haline getirildiğini söyledi.
Akbaşoğlu, "16 Nisan'da bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni millet ortaya koydu. Bir kere milletin iradesine saygı göstermek lazım; en başında oradan millete bir sataşma var, milletin iradesine sataşma var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, anayasal değişiklik ve milletin iradesidir." dedi.
AK Parti'nin, eğitimi en fazla bütçesi olan bir noktaya getirdiğini vurgulayan Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öğretmenleri iki misline çıkardık. Derslikleri, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan derslikler bir tarafa, oradan bu noktaya taşıyan AK Parti iktidarıdır. Dolayısıyla yasama, yürütme ve yargıyla ilgili de kuvvetler ayrılığı sistemini tam olarak benimsemiş bir hükümet sistemine geçtiğimizin hepimiz bilincinde olmalıyız. Sayın Bakan Yardımcımız da bakın orada, sonuç itibarıyla sıralardadır. 3600 ek göstergeyle ilgili de biz bir şeyle ilgili ya söz vermeyiz 'olmaz' deriz veya vermişsek de mutlaka yaparız, onu da milletimiz gayet iyi bilir. Ne söz vermişsek yaptık ve mutlaka yapacağız, bundan da kimsenin endişesi olmasın."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu ise eğitimde verimli gördükleri her yatırımı alkışladıklarını belirterek, "Orada mübalağalı bulduğumuz şey şudur; binalaşmayı artırınca milli eğitimin düzeleceğine dair bir anlayışın milli eğitimi yönetemeyeceğine dair hassasiyeti taşıyorduk, endişelerimiz böyleydi. Bugün, okuduğunu anlama kabiliyeti ölçüldüğünde arka sıralara düşmüş bir başarı grafiğimiz var." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, FATİH Projesi'ne ilişkin iddiaların ispat edilmesi gerektiğini belirterek, "Pilot bölgelerle başlanıldı ve onlar fonksiyonel olarak dağıtılan yerlerde işlev gördü ve görüyor. Akıllı tahtayla ilgili de yüzde yüz akıllı tahta bütün eğitim müfredat sisteminde cari kılındı." dedi.
İYİ Partili Ağıralioğlu, "Benim kendi evimde 3 tane, kız kardeşimin evinde 3 tane, erkek kardeşimin evinde 3 tane tablet var, duruyor şu anda onlar yani onları dizip ev yapıyorlar, kağıtları dizip ev yapıyor gibi onlarla ev yapıyorlar şu anda. TEOG sınavının kaldırılacağını bizim Sayın Bakanımız televizyondan öğrendi." ifadesini kullandı.
MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, eğitimin en önemli işlevlerinden birisinin bireysel yeteneğe işlerlik kazandırmak ve kazanılan bu yeteneklerin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak olduğunu belirterek, bireysel farklılıklar dikkate alınarak düzenlenen bir eğitim-öğretim programının bireylerin toplum içerisinde faydalı, mutlu ve uyumlu bireyler olarak yaşamalarını sağlayacağını kaydetti.
Özellikle üstün yeteneğe sahip olarak nitelendirilmiş bireylerin topluma sağladıkları katkıların önemli bir yer tuttuğundan bireysel farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kalyoncu, Türk tarihinde, Cumhuriyet öncesi dönemde üstün yetenekli bireylerin eğitiminin kökleri Osmanlı Devleti dönemindeki Enderun Mektepleri'ne dayandığını anımsattı. Kalyoncu, geleceğin dahi çocukları için tanılama sürecinden eğitim programları ve eğitim ortamlarının tasarlanmasına hatta eğitimcilerinin seçilmesine kadar büyük bir titizlikle davranılması gerektiğini söyledi.
Kalyoncu, "Türk milli eğitiminin artık milli bir politika çerçevesinde yürütülmesi ve her yıl bir deney yapılmaktan vazgeçilmesi asli beklentimizdir. Kaybedilen zaman milli servettir, zira denek yapılan çocuklar Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılının mimarları olacaktır. Bu minvalde, önümüzdeki teklif, 66 ay ısrarından vazgeçtiği için isabetlidir. 66 ila 69'uncu aylar arasındaki çocukların bedensel, bilişsel ve sosyal gelişim durumları arasındaki önemli farkı da bu tartışmaların yapıldığı yıllar içerisinde hepimiz öğrendik." dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin sonuçlarına değinerek, "İstanbul seçimi partiler arası bir seçim değildi, sadece 2 adayın yarıştığı bir seçim de değildi; çok net, İstanbul seçimi 'kaybettiğim seçimi de hukuku da tanımam' diyenlerle bu ülkede adalet isteyenler arasında bir seçimdi ve adalet isteyenler kazandı." ifadesini kullandı.
Eğitimin bir ülkenin geleceği olduğunu dile getiren Ersoy, AK Parti'nin 17 yılda eğitimi "yapboz tahtasına çevirdiğini" öne sürdü.
AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümde yer alan 10 maddesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığının iznine bağlı olmaya devam edecek. Yükseköğrenim düzeyindeki yurtların açılması ve işletilmesi ise Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlı olacak.
Mevcut düzenlemede Milli Eğitim Bakanlığı, bu gibi yurt ve kurumları, tespit edeceği esaslara göre denetlerken, teklifle denetim görevi, ilgili bakanlıklara veriliyor.
Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Teklifle, 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak yeniden düzenleniyor. Mecburi ilköğretim çağı, 6-13 yaş grubundaki çocuklar yerine 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak.
İlkokulların birinci sınıflarına, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydın ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenecek.
Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetleri sınıfına ait kadrolarda çalışan sözleşmeli personelin 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağına yönelik süre, 3 yıla indiriliyor. Sözleşme gereği 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolara atanacak. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az 2 yıl yerine artık 1 yıl daha görev yapacak.
Teklifle, "çıraklık şartları" başlığı, "mesleki eğitim merkezi programına çıraklık kayıt şartları" olarak değiştiriliyor. 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanların, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabileceğine yönelik hüküm kaldırılıyor.
Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların mesleki yönden gelişmelerini ve bağımsız iş yeri açabilmelerini temin için gerekli yeterlilikleri kazandırmak gayesiyle ustalık eğitimi düzenlenecek.
Teklifle, eğitim-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi, özel sektör tarafından mesleki eğitime doğrudan katkı sağlanması ve faaliyet gösterilen alanlarda ihtiyaç duyulan becerilere sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla "çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimi ile mesleki ve teknik kurs programlarının uygulandığı özel öğretim kurumu" olarak tanımlanan mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgesi (OSB) yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilecek.
Milletlerarası özel öğretim kuruluşlarının okul açılış tarihleri, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birinci bölümün kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Özel, belediye şirketlerinin başına gelecek kişinin, seçilmiş belediye başkanı yerine belediye meclisleri tarafından belirlenmesi için alınan kararın "yerel sivil darbe" olduğunu savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul'da Çatalca ve Silivri ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşanan mülkiyet sorunları ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.
Bu konuyla ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığına verdiğini belirten Hamzaçebi, yarın komisyonda görüşülecek bir başka kanun teklifiyle bu teklifinin birleştirilerek görüşülmesini talep ettiğini, bahsi geçen bu arazilerin emlak vergi değeri üzerinden sahiplerine verilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Niğde Milletvekili Selim Gültekin, Niğde Organize Sanayi Bölgesindeki yatırımlar hakkında; MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir'in sorunlarıyla ilgili gündem dışı konuşma yaptı.
Osmanağaoğlu, "İstanbul seçimleri sonrası özellikle sosyal medyaya servis edilen Mehter ve İzmir Marşı polemiği üzerinden mevzi almak isteyenler bilmeliler ki millete mal olmuş, bu milletin ortak dili ve değeri haline gelmiş hiçbir marş, türkü veya şiir şu ya da bu grup ya da bu ideolojinin tekeline verilerek ötekileştirmenin dili haline getirilemez." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Osmanağaoğlu'nun konuşmasında İzmir'in sorunlarından bahsetmediğini belirterek, İstanbul seçimleriyle ilgili "13 bin oy fark varken mazbataya çöktünüz, 800 bin oyla geri verdiniz." ifadesini kullandı.
Belediye şirketlerinin başına gelecek kişinin, seçilmiş belediye başkanı yerine Belediye Meclisleri tarafından belirlenmesi için karar alındığını, bu kararın hukuksuz olduğunu savunan Özel, "Bunu zaten siz yapıyordunuz, milli irade buna 'dur' dedi. İmamoğlu'nun vaatlerini yerine getirmesini engellemek istiyorsunuz. Bu, yerel sivil darbedir. Buna karşı bütün Türkiye'yi direnmeye çağıracağız. Bütün haklarımızı kullanacağız. Ekmekte indirim yaptırmayacaksın, suya indirim yaptırmayacaksın. 31 Mart'ta demokratik meşruiyet sınırlarının dışına taştınız. Millet sizi belinizden tuttu, mindere çekti. Demokrasi minderinin dışına çıkmayın. Adalet yürüyüşünde nasıl kararlıydıysak, bunda da öyle kararlıyız." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, yargı reformuyla ilgili çalışmaların başladığını, bu konunun hassas olduğunu, bütün siyasi partilerin birlikte çalışması gerektiğini dile getirdi.
Zengin, "Umarım, bu yargı paketinin en azından bir bölümünü Meclis kapanmadan çıkarma imkanımız olur." dedi.
İstanbul seçimlerinin daha uzun süre konuşulacağını söyleyen Zengin, "Seçilen başkan var ama partisi belediye meclisinde çoğunlukta değil. Yani vatandaş 'oturun, uzlaşın, konuşun' diyor. Siz, son yapılan seçimlerin sonuçlarını göz önüne alarak daha önceki seçimler yokmuş gibi bir algıyla İstanbul'u yönetemezsiniz. İki seçim birbirini tamamlıyor. Cumhur İttifakı'nın 31 Mart'ta çok aleni olan başarısını buradan yola çıkarak küçültemezsiniz ve değersizleştiremezsiniz. Herkes hak ettiği kadar yönetmeye devam etsin. Bu kadar seçim kazandık, bu kadar hava civa yapmadık." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, "İstanbul seçimlerine çöktünüz" ifadesini şiddetle reddettiklerini belirterek, bu kararın YSK tarafından verildiğini anımsattı.
Gruplar adına yapılan konuşmalarda, bugün Zeytin Dalı Harekatı Bölgesi'nde şehit olan Uzman Onbaşı Mikail Candan'a Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulunuldu.
TBMM Genel Kurulunda, ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde gruplar adına milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, Meclis'in içerisinde bulunduğu durumu bir kez daha hatırlatmak istediğini belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye ucube bir sistemle Meclisin itibarı düşürülmüştür. Bugün Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili bir kanun görüşülüyor ama diğer kanunlarda olduğu gibi bir Bakan Meclisimize lütfedip gelmiyor. Şimdi Sayın Bakan burada olsaydı, ona sorular yöneltmek isterdim. Burada, maalesef bu ucube sistemle Meclisin itibarı yerle bir edilmiştir. Milletvekili sayısını 550'den 600'e çıkarmakla Meclisin itibarı artırılmaz." ifadesini kullandı.
Ok, 2002'den bu yana onlarca milli eğitim bakanının değiştirildiğini vurgulayarak, "Milletvekillerimiz beyaz A4 kağıdı alıp bir çetele tutmaya kalksa milli eğitimde yapılan 'reform' ya da 'devrim' adındaki sözde düzenlemelerle milli eğitimin 2002'den bu yana kaç defa değişikliğe uğradığını gerçekten A4 kağıtlarına sığdırmaları mümkün değildir." dedi. Her seçim döneminde öğretmenler, eğitim çalışanları, polisler ve sağlık çalışanlarının 3600 ek göstergelerinin üzerinde çalışıldığı ve kısa zamanda çıkarılacağının ifade edildiğini belirten Ok, "Bu sözler verileli maalesef aylar değil yıllar geçmeye başladı, kaç seçim geçirdik, her seçim döneminde dillendirildiği halde hükümet verdiği sözü maalesef tutmamaktadır." diye konuştu.
FATİH Projesi kapsamında milyonlarca tabletin dağıtıldığını dile getiren Ok, hedeflenen noktaya ulaşmak bir yana yüzde 20'sine ulaşılamadığını, tabletlerin de çöpe atıldığını savundu.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne "ucube sistem" denilerek milli iradenin "ucube" haline getirildiğini söyledi.
Akbaşoğlu, "16 Nisan'da bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni millet ortaya koydu. Bir kere milletin iradesine saygı göstermek lazım; en başında oradan millete bir sataşma var, milletin iradesine sataşma var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, anayasal değişiklik ve milletin iradesidir." dedi.
AK Parti'nin, eğitimi en fazla bütçesi olan bir noktaya getirdiğini vurgulayan Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öğretmenleri iki misline çıkardık. Derslikleri, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan derslikler bir tarafa, oradan bu noktaya taşıyan AK Parti iktidarıdır. Dolayısıyla yasama, yürütme ve yargıyla ilgili de kuvvetler ayrılığı sistemini tam olarak benimsemiş bir hükümet sistemine geçtiğimizin hepimiz bilincinde olmalıyız. Sayın Bakan Yardımcımız da bakın orada, sonuç itibarıyla sıralardadır. 3600 ek göstergeyle ilgili de biz bir şeyle ilgili ya söz vermeyiz 'olmaz' deriz veya vermişsek de mutlaka yaparız, onu da milletimiz gayet iyi bilir. Ne söz vermişsek yaptık ve mutlaka yapacağız, bundan da kimsenin endişesi olmasın."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu ise eğitimde verimli gördükleri her yatırımı alkışladıklarını belirterek, "Orada mübalağalı bulduğumuz şey şudur; binalaşmayı artırınca milli eğitimin düzeleceğine dair bir anlayışın milli eğitimi yönetemeyeceğine dair hassasiyeti taşıyorduk, endişelerimiz böyleydi. Bugün, okuduğunu anlama kabiliyeti ölçüldüğünde arka sıralara düşmüş bir başarı grafiğimiz var." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, FATİH Projesi'ne ilişkin iddiaların ispat edilmesi gerektiğini belirterek, "Pilot bölgelerle başlanıldı ve onlar fonksiyonel olarak dağıtılan yerlerde işlev gördü ve görüyor. Akıllı tahtayla ilgili de yüzde yüz akıllı tahta bütün eğitim müfredat sisteminde cari kılındı." dedi.
İYİ Partili Ağıralioğlu, "Benim kendi evimde 3 tane, kız kardeşimin evinde 3 tane, erkek kardeşimin evinde 3 tane tablet var, duruyor şu anda onlar yani onları dizip ev yapıyorlar, kağıtları dizip ev yapıyor gibi onlarla ev yapıyorlar şu anda. TEOG sınavının kaldırılacağını bizim Sayın Bakanımız televizyondan öğrendi." ifadesini kullandı.
MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, eğitimin en önemli işlevlerinden birisinin bireysel yeteneğe işlerlik kazandırmak ve kazanılan bu yeteneklerin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak olduğunu belirterek, bireysel farklılıklar dikkate alınarak düzenlenen bir eğitim-öğretim programının bireylerin toplum içerisinde faydalı, mutlu ve uyumlu bireyler olarak yaşamalarını sağlayacağını kaydetti.
Özellikle üstün yeteneğe sahip olarak nitelendirilmiş bireylerin topluma sağladıkları katkıların önemli bir yer tuttuğundan bireysel farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kalyoncu, Türk tarihinde, Cumhuriyet öncesi dönemde üstün yetenekli bireylerin eğitiminin kökleri Osmanlı Devleti dönemindeki Enderun Mektepleri'ne dayandığını anımsattı. Kalyoncu, geleceğin dahi çocukları için tanılama sürecinden eğitim programları ve eğitim ortamlarının tasarlanmasına hatta eğitimcilerinin seçilmesine kadar büyük bir titizlikle davranılması gerektiğini söyledi.
Kalyoncu, "Türk milli eğitiminin artık milli bir politika çerçevesinde yürütülmesi ve her yıl bir deney yapılmaktan vazgeçilmesi asli beklentimizdir. Kaybedilen zaman milli servettir, zira denek yapılan çocuklar Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılının mimarları olacaktır. Bu minvalde, önümüzdeki teklif, 66 ay ısrarından vazgeçtiği için isabetlidir. 66 ila 69'uncu aylar arasındaki çocukların bedensel, bilişsel ve sosyal gelişim durumları arasındaki önemli farkı da bu tartışmaların yapıldığı yıllar içerisinde hepimiz öğrendik." dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin sonuçlarına değinerek, "İstanbul seçimi partiler arası bir seçim değildi, sadece 2 adayın yarıştığı bir seçim de değildi; çok net, İstanbul seçimi 'kaybettiğim seçimi de hukuku da tanımam' diyenlerle bu ülkede adalet isteyenler arasında bir seçimdi ve adalet isteyenler kazandı." ifadesini kullandı.
Eğitimin bir ülkenin geleceği olduğunu dile getiren Ersoy, AK Parti'nin 17 yılda eğitimi "yapboz tahtasına çevirdiğini" öne sürdü.
AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümde yer alan 10 maddesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığının iznine bağlı olmaya devam edecek. Yükseköğrenim düzeyindeki yurtların açılması ve işletilmesi ise Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlı olacak.
Mevcut düzenlemede Milli Eğitim Bakanlığı, bu gibi yurt ve kurumları, tespit edeceği esaslara göre denetlerken, teklifle denetim görevi, ilgili bakanlıklara veriliyor.
Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Teklifle, 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak yeniden düzenleniyor. Mecburi ilköğretim çağı, 6-13 yaş grubundaki çocuklar yerine 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak.
İlkokulların birinci sınıflarına, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydın ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenecek.
Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetleri sınıfına ait kadrolarda çalışan sözleşmeli personelin 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağına yönelik süre, 3 yıla indiriliyor. Sözleşme gereği 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolara atanacak. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az 2 yıl yerine artık 1 yıl daha görev yapacak.
Teklifle, "çıraklık şartları" başlığı, "mesleki eğitim merkezi programına çıraklık kayıt şartları" olarak değiştiriliyor. 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanların, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabileceğine yönelik hüküm kaldırılıyor.
Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların mesleki yönden gelişmelerini ve bağımsız iş yeri açabilmelerini temin için gerekli yeterlilikleri kazandırmak gayesiyle ustalık eğitimi düzenlenecek.
Teklifle, eğitim-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi, özel sektör tarafından mesleki eğitime doğrudan katkı sağlanması ve faaliyet gösterilen alanlarda ihtiyaç duyulan becerilere sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla "çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimi ile mesleki ve teknik kurs programlarının uygulandığı özel öğretim kurumu" olarak tanımlanan mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgesi (OSB) yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilecek.
Milletlerarası özel öğretim kuruluşlarının okul açılış tarihleri, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birinci bölümün kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
