2016-01-21 - 14:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın dört maddesi daha kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

"Alınamayan cenazelerle" ilgili gündemdışı konuşma yapan HDP Gaziantep Milletvekili Mehmet Toğrul, Güneydoğu'da yapılan operasyonlara ilişkin eleştirilerde bulundu.

Toğrul, "Halkın üzerinde işkence yürütülmektedir. Cenazeler üzerinden Kürt halkı bir kez daha cezalandırılmak isteniyor" dedi.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da Bursa?nın sorunları, AK PARTİ Kocaeli Milletvekili Sami Çakır ise Sezai Karakoç?un doğum yıl dönümü dolayısıyla gündemdışı konuşma yaptı.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan divan adına, AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de grupları adına vefat eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç?a Allah?tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.

TBMM Genel Kurulu'nda söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, terörle mücadele eden askere, polise ve koruculara, yöredeki vatandaşları huzur ve güvenliğe kavuşturma mücadelesinde başarılar diledi.

Vural, "Türkiye, hepimizin vatanıdır. Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir yer yoktur ve Türkiye'nin 'Kürdistan' diye bir meselesi yoktur. Vatanımız birdir, milletimiz bir, devletimiz birdir, adımız bir, acımız birdir. Vatanımızı, milletimizi ve devletimizi bölme, ayrıştırma girişimleri ve siyaseti başarıya ulaşamayacaktır. Emperyalizm ve uzantıları tarihte başarılı olamadılar, şimdi de gelecekte de başarılı olamayacaklardır? dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM?nin ülkenin kalbi olduğunu, Türkiye'de olup biten ya da Türkiye'nin bekasını yakından ilgilendiren her konuda Meclis'i oluşturan milletvekillerinin bilgi sahibi olması gerektiğini kaydetti.

Ülkede cereyan eden hadiseler karşısında en son milletvekillerinin bilgi sahibi olmasının kendisini incittiğini belirten Altay, Kamışlı sınırında Rus askerlerinin konuşlandığına ilişkin haberlerle ilgili hükümet tarafından Meclis'in bilgilendirilmesini istedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da yerinden söz alarak, şunları söyledi:

"Terörist bile olsa onu şeytanlaştırmak istemeyiz ama terörist suçluysa suçunun cezasını çekmesi gerekir, bunun yolu da terörle mücadele etmektir. Terörle mücadele etmek herkesin bildiği gibi zor bir iştir. Bir sivilin burnunun kanamaması için gösterilen olağanüstü özen neticesinde bu sokağa çıkma yasaklarının süresi de uzatılmıştır. Hiç kuşkusuz bütün bu çabaların arkasında barışımıza, huzurumuza, güvenliğimize ama daha önemlisi birliğimize ve beraberliğimize yönelik bir çaba vardır. O bakımdan, en kısa sürede inşallah ülkemizde bir an evvel herkes üzerine düşeni yapar, terör örgütü oradan çekilir, başta HDP olmak üzere bölgede ağırlığı olan partiler gerekli uyarıları yapar, çukurlar, hendekler kapatılır, arkasından da inşallah ülkemize barış ve huzur gelir, tekrardan kardeşlik iklimi hakim olur. Biz bir arada yaşamayı binlerce yıllık pratiğimizle ortaya koymuş bir milletiz ve dolayısıyla daha küçülemeyiz, daha bölünemeyiz. Bu bakımdan birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız var. Her birimiz buna ilişkin katkıyı sunmak durumundayız.?

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de "(Yapıcı bir şekilde tekrar kalıcı barışa gidecek çalışmaları nasıl yapabiliriz) çağrımı, parlamentoya yinelemek istiyorum? diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Suriye'de rejim güçlerinin kontrolünde olan yerleşim yerlerinde, bölgelerde rejim güçleriyle Rusların birlikte hareket ettikleri doğru. Kamışlı'da rejim güçleri, Rus askerleri ve PYD birlikte hareket ediyorlar" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM Genel Kurulunda, Hükümetin, Suriye'nin Kamışlı bölgesinde Rus askerlerinin yığınak yapması konusunda bilgilendirme yapmasını istedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığından aldığı bilgiyi Genel Kurulla paylaştı.

Avcı, bu açıklamayı Milli Eğitim Bakanı olarak değil, nöbetçi bakan olarak yaptığını belirterek, "Çünkü, daha sonra 'Milli Eğitim Bakanı niye bu işlerle uğraşıyor' gibi polemiklere neden olmak istemiyorum" dedi.

Kamışlı ile ilgili sorulan soruya Dışişleri Bakanlığından aldığı bilgiyle cevap vermek istediğini ifade eden Avcı, şunları kaydetti:

"Suriye'de rejim güçlerinin kontrolünde olan yerleşim yerlerinde, bölgelerde rejim güçleriyle Rusların birlikte hareket ettikleri doğru. Kamışlı'da da rejim güçleriyle birlikte belli bir Rus askeri varlığının söz konusu olduğu doğru. Kamışlı'da rejim güçleri, Rus askerleri ve PYD birlikte hareket ediyorlar."

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, "Miktarı ne olursa olsun Kamışlı sınırında konuşlu Rus birlikleri NATO üyesi olan Türkiye'ye karşı tehdit olamaz" dedi.

Türkeş, TBMM Genel Kurulunda gruplar adına Kamışlı sınırındaki Rus birlikleriyle ilgili yapılan konuşmaların ardından hükümet adına söz aldı.

Türkeş, gündemde siyasi parti grupları arasında bir mutabakat olmamasına rağmen, piyasadaki adıyla "korsan bildirilerle" Türkiye'nin dış politikası ve güvenlik konularının Genel Kurulda konuşulamayacağını bildirdi.

Birçok partinin yetkilisinin Kamışlı sınırındaki Rus birlikleriyle ilgili soru sorduğunu ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın bilgi arz ettiğini, sonra da "itiraf etti" denildiğini dile getiren Türkeş, "Muhalefetteki grup başkanvekilleri, milletvekilleri Suriye'de yaşıyor gibi yetkin bilgiler veriyor. Mesela Sayın Baluken PYD adına resmi açıklama yapıyor, bunu 'itiraf etti' diye mi algılamalıyız?" diye sordu. Türkeş, şöyle devam etti:

"Suriye, uluslararası kurallara göre problemli ama hala egemen bir ülkedir. Suriye rejiminin dışında o bölgede bulunanların hepsi farklı gruplardır. Terör gruplarının size yakını iyi, öbür tarafa yakın olanı kötü olamaz. Terörist, teröristtir. 'Benim teröristim öbür teröristle kavga ediyor, onun için benim teröristim iyi...' Bu algıyı TBMM'de, bu çatının altında ifade etmememiz lazım.

'Rus birliklerinin Kamışlı sınırında Suriye'de konuşlanması Türkiye'ye karşı tehdit, hazırlık mı' diye soruldu. Suriye'de zaten Rusya Federasyonun yaptıklarını biliyoruz. Kamışlı sınırındaki Rus birliklerinin miktarı ne olursa olsun, NATO üyesi olan Türkiye'ye karşı bir tehdit olamayacağını saygıyla arz ediyorum."

HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, "Ölümü değil, yaşamı savunuyoruz" döviziyle çıktığı kürsüde, Hükümetin Suriye politikasını eleştirdi.

Baydemir, "Kürtler orada statü sahibi olmasın diye, El-Nusra IŞİD gibi organizasyonlara göz yummak, buradaki bataklığın temel nedenlerinden birisidir. Esed'i 'halkına zulüm yapıyor' diye eleştiriyordunuz. Bugün Esed'i eleştirdiğiniz her şey bu coğrafyada gerçekleşiyor. Türkiye, adım adım Suriyelileşiyor" iddiasında bulundu.

MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ da Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in "Suriye egemen bir devlettir" dediğini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Bakan, Suriye'nin egemen bir devlet olduğunu söyledi, Hükümetin temsilcisi bunu çok net olarak açıkladı. Bakan, teröristin terörist olduğunu da ifade etti. Buna yüzde yüz katılıyoruz. O zaman, neden Hükümet geçmişte bazı terör örgütleriyle - buna PYD de dahil - görüştü? Türkiye'nin terörist olarak kabul edilen bazı örgütlerle ilişkisi olduğuna, hatta desteklediğine dair iddialar var. Bunların muhakkak cevaplanması lazım."

Özdağ, Tuğrul Türkeş'in, daha önce MHP'de siyaset yaptığını kastederek, "Sayın Bakan muhalefette iken, 'Suriye'nin içindekileri Hükümetten daha iyi görüyoruz, daha iyi biliyoruz' diyordu. Bu, oturduğunuz yerdeki perspektife bağlı. Alparslan Türkeş'in perspektifinden bakınca daha iyi görülüyor, Recep Tayyip Erdoğan'ın perspektifinden görülmüyor ne yazık ki" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Asker, polis, bu milletin vergisiyle, bu milletin bekası için terörle mücadele etmeye devam ediyor ve sonuna kadar edecek" dedi.

HDP'nin, sokağa çıkma yasakları nedeniyle hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunların araştırılması amacıyla verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Cizre'de Helin Öncü isimli kadının yaralandığını ancak güvenlik güçlerinin, ambulansın Öncü'yü almasına izin vermediğini iddia ederek, AK PARTİ Grubu'na yönelik, "Orada insanlar öldürülüyor, yaralanıyor ama siz buna sessiz kalıyorsanız" sözlerini sarfetti.

Baluken, bu sözleri nedeniyle kendisine laf atan AK PARTİ Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz ile tartıştı. Tartışma, Baluken yerine geçtikten sonra, diğer milletvekillerinin de katılımıyla devam etti. Birbirlerinin üzerine yürümek isteyen Baluken ve Deligöz'ü, araya giren milletvekilleri engelledi.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da yaşanan gerginlik nedeniyle birleşime ara verdi.

Aradan sonra kürsüye gelen TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu, bölgede ambulanslara yönelik terör eylemleri gerçekleştirildiğini, personelin tehdit edildiğini, araçlara zarar verildiğini belirterek, "Helin Öncü isimli vatandaşa doğrudur, ulaşılamıyor. Niye ulaşılamıyor? Çünkü, ambulansın gideceği yollarda hendekler var. Hasta yakınları aranıyor ama cevap verilmiyor. Çünkü, terör örgütünün tehditleri altında oldukları için cevap veremiyorlar. Onlar cevap vermeyecek, böylece ambulans gidemeyecek ve bunun siyasi istismarı yapılacak" dedi.

HDP'nin grup önerisinin ardından doğum yapan çalışan kadınlara yeni hakları da içeren tasarının görüşmelerine geçildi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul'un önerge üzerindeki konuşmasıyla ilgili sataşma gerekçesiyle söz alarak, doğudaki sorunun herkesi üzdüğünü kaydetti.

"Şehitler bizim şehidimizdir ancak doğuda asla bir savaş yoktur, teröristle, terörle savaş vardır, kavga vardır, terörle mücadele vardır ve terör bitinceye kadar da bu kararlılığımız asla yavaşlamayacaktır" diyen Turan, şunları kaydetti:

"Hiç sosyoloji okumaya, psikoloji okumaya gerek yok, elde silah varsa devlet gereğini yapar. Fazla bir şey bilmeye gerek yok, elde silah varsa, devlet gereğini yapar. Biz çözüm dedik, iddiada bulunduk, ihanete uğradık. Biz, her türlü iyi niyetimizi gösterdik, bir duada bulunduk, sonuç alamadık. O gün bize yanlış yapanlar bugün 'doğuda savaş var' diyemezler. Asker, polis, bu milletin vergisiyle, bu milletin bekası için terörle mücadele etmeye devam ediyor ve sonuna kadar edecek. Eğer bu kadar fazla askere karşı, polise karşı söz söyleme niyetiniz varsa bir defa da teröre karşı söyleyin. Esad'ın Şebbihaları olan PYD'ye karşı söyleyin de hepinizi biz alkışlayalım."

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de "Öyle bir noktaya geldi ki yaralıyı almaya giden, cenazeyi almaya giden, yaralı olarak, cenaze olarak geri dönmeye başladı. Bunun neresi terörle mücadele? Kimin cenazesi olursa olsun cenaze alınır. Bunu evrensel bir hukuk kriteri olarak, geleneksel bir insanlık değeri olarak hala anlamamışsanız bizim size söyleyeceğimiz bir şey yok" dedi.

Doğum yapan memur ve işçi kadınlara yeni haklar getiren düzenlemeleri de içeren Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın dört maddesi daha kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunanların yararlandığı emniyet hizmetleri tazminat oranları yüzde 25 artırılıyor.

Emniyet hizmetleri sınıfına dahil personelden yükseköğrenimli olanların ek göstergeleri de yükseltilecek.

Çocuğu olan veya evlat edinen memur anne ve babaya, çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışma imkanı getiriliyor.

Tasarının 11. maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan birleşime ara verdi. Aradan sonra 22 Ocak'ta çalışılmasına ilişkin kararı kaldıran Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Tasarı ve teklifler için hükümet ve komisyonun yerine oturmaması üzerine, TBMM Başkanvekili Buldan, birleşimi 26 Ocak Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.