2017-11-29 - 16:16
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Yaşar Tüzün başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan ilk dört maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Yaşar Tüzün başkanlığında toplandı.
Gündem dışı söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, seçim bölgesinin sorunlarını anlattı.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da tip-1 diyabetlilerin sorunlarını dile getirdiği konuşmasında, hayat boyu süren tedavide bazı harcamalarının devlet tarafından karşılanmamasını eleştirdi.
CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu da Türkiye'nin genel sorunları ve ekonomik göstergelerle ilgili yaptığı gündem dışı konuşmada, Türkiye'de en yoksul kesim ve sosyal yaşam olarak en dipte olan kesimin Roman vatandaşlar olduğunu öne sürdü.
Roman vatandaşlara yönelik stratejik eylem planının bütçesi olmadığını savunan Purçu, "Romanlara para ayırmazsanız sizi rezil edeceğim. Para ayıracaksınız, çünkü biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Biz Romanız diye bizi bu kadar arka plana atmayın. Romanlar açlık sınırının altında yaşıyor." görüşünü savundu.
Gündem dışı konuşmaların ardından oturumu yöneten Başkanvekili Tüzün, 20 milletvekiline birer dakikalık süreyle söz verdi. Tüzün, "Milletvekillerimizin Genel Kurulda bir dakikalık soru bölümünde eğer 'Sayın Başkan, aracılığınızla şu soruyu şu bakanlığa sormak istiyorum veya hükümete sormak istiyorum' şeklinde bir soru ifade ederseniz, tutanaklardan bu soruyu bulup, ilgili bakana ve hükümete bildireceğim." diye konuştu.
Tüzün'ün açıklamasının ardından 20 milletvekili söz alarak, birer dakika çeşitli konularda görüş belirtti. Daha sonra siyasi parti grup başkanvekilleri konuşmalarında tüm vatandaşların Mevlüt Kandili'ni tebrik etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Adana'nın Aladağ ilçesindeki yurt yangınının üzerinden 2 yıl geçtiğini anımsatarak, yangına ilişkin kurulan Meclis araştırma komisyonu raporunun en kısa zamanda Genel Kurulda görüşülmesi gerektiğini söyledi.
MHP'nin konuyla ilgili açıklamalarında öğrencilerin barınma sorununun çözülmesi gerektiğini sık sık dile getirdiğini ifade eden Akçay, "Eğitim sürecindeki çocuklarımızı birtakım informel yapıların insafına bırakamayız. Devlet tarafından Aladağ'da yapılan yurdun bir an önce bitirilerek, Türkiye'ye örnek bir yurt haline gelmesini temenni ediyoruz." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da tutuklu HDP milletvekillerinin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmalara katılmasına yönelik mahkemelerin ara kararlar verdiğini ifade ederek, "Mahkemelere fiziken ulaşımın engellenmesi siyasidir. Mahkemelerin bu talimatları cezaevi personeli için tehdit niteliğindedir. SEGBİS olağan bir uygulama değildir, bu bir dayatmadır." diye konuştu.
Tutuklu ve tutuksuz milletvekilleri hakkında bugün yeni fezlekeler geldiğini belirten Kerestecioğlu, "Onlar fikirleri nedeniyle cezaevlerindedir, yolsuzlukları nedeniyle değil. Halk artık yolsuzlukların yargılanmasını istiyor, fikirlerin değil." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de bugünün Mevlüt Kandili olduğunu anımsatarak, Kutlu Doğum Haftası'nın da bugün yapılan değişiklikle 14-20 Nisan'dan Hicri Rebiülevvel ayının 12'sine alındığını bildirdi.
Özel, "Yapılan iş doğru, gerekçesi de Kutlu Doğum Haftası'nın bir FETÖ projesi olması. Ben Kutlu Doğum Haftası'na, bir cemaatin Meclise kafa tutması ve Ulusal Egemenlik Haftası'na alternatif yaratarak o coşkuyu Peygamber sevgisinin istismarıyla yarıştırma, dediğimde bana saldırmışlardı. Bugün yapılan işi, bu FETÖ projesine geçen seneye kadar alet olanların bir milat koyduktan sonraki Kutlu Doğum Haftalarını kendi koydukları 17-25 Aralık miladından sonra bile nasıl kutladıklarını ve doğruyu söyleyenlere hakaret edenlerin bugün ne noktaya geldiğini görelim." ifadelerini kullandı.
Memurların yurt dışına çıkış için izin alma zorunluluklarının kaldırıldığını ancak belediye başkanlarının hala izne tabi tutulduğunu ifade eden Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi kendi belediye başkanlarını halen daha bir terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olarak görüyor olabilir. Biz kendimize güveniyoruz, bizim terör örgütüyle irtibatlı belediye başkanımız yok. Sizin varsa o sizin paranoyanız veya sizin gerçekliğiniz. Belediye başkanımızın atadığı genel sekreter yurt dışına gidiyor, halkın seçtiği başkanımız gitmek için içişleri bakanından izin alacak. Neden? FETÖ şüphesi var mı diye. Bu ayıptan bir an önce dönülmelidir." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Kutlu Doğum Haftası'nın geçmişte nisan ayında kutlandığını anımsatarak, "Biz geçmişte Kutlu Doğum Haftası'na ilişkin tartışmaları elbet biliyoruz ama geçmişte milletin kendi gerçekliğinde bunların birbirine meydan okuma şeklinde anlaşılmadığını bu vesileyle belirtmek isterim. 23 Nisan ile Kutlu Doğum Haftası yan yana, beraberce yaşamıştır." ifadesini kullandı.
AK Parti'nin cemaat ve tarikatlarla ilişkisinde belli bir mesafeyi her zaman koruduğuna dikkati çeken Bostancı, "Cemaat ve tarikatlara karşı devletin sınırları hesaba katmaksızın bütün vatandaşların eşitliği çerçevesinde bir yaklaşımla davranması son derece önemlidir, bizim de hassasiyetimiz ve yaklaşımımız bu istikamettedir." diye konuştu.
Bostancı'nın açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Özel de "'Biz cemaatlerle mesafeyi geçmişte de koruduk, bugün de koruyoruz' derseniz bu dürüst bir iktidar tavrı olmaz. Bu konuda sizi milletimize şikayet ediyoruz. Siz ne istedilerse verdiniz, ne istedilerse." görüşünü savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin "Sayın Özgür Özel belgeleri önce basın organlarıyla paylaşmanız lazım. İkincisi, mahkemelere gitmeniz lazım. Meclis, siyasi spekülasyon yapma aracı değildir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, "bazı siyasetçi ve yakınları ile ilgili yurt dışına para transferine ilişkin iddiaların araştırılması" konusunda verdiği önergenin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine söz alan İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun iddialarına değinerek, "Ne Başbakan ne Cumhurbaşkanı, 'Bu ticareti yapanlar ben değilim, yakınlarımdır' diyerek bundan kendilerini sıyıramazlar." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşmasını, bütün Türkiye'nin nefeslerini tutarak izlediğini savundu. Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Önümüzde bir fırsat var. Belgeleri, bu konuda kurulacak bir araştırma komisyonuna vereceğiz ve bu belgelerin teker teker ispatlanmasını sağlayacağız." dedi.
Özel, "belgelerin hepsinin hava, su, toprak" gibi gerçek olduğunu savunarak, Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise "bağırıp, çağırmaya" gerek olmadığını, hakikatlerin heyecanlı konuşmalara ihtiyacı olmayacağını dile getirdi.
Kılıçdaroğlu'nun iddialarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İddialarını ispat et. İspat etmezsen sen yerinden çekilecek misin? Edersen ben çekileceğim" dediğini anımsatan Bostancı, "Kılıçdaroğlu, bu hafta Grup Toplantısı'na geldi. Dizi filmlerin temel noktası, izleyicide 'Şimdi ne olacak' duygusu uyandırmaktır. Bu bir propaganda tekniğidir. Tam da buna uygun bir tarzda düzenlenmiş, 'şimdi ne olacak' duygusu uyandırmak kastı çerçevesinde, Sayın Kılıçdaroğlu elinde birtakım kağıtları salladı, 'İşte ispatı burada' dedi ve bazı para hareketlerinden bahsetti." dedi.
"Dünden bugüne bu belgeler kimin elinde?" sorusunu yönelten Bostancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Benim elimde böyle iddia ve ispat yönünde bir belge olsa hemen bütün basın organlarıyla paylaşırım. Paylaşmamışsınız, vermemişsiniz? Yetmez. İspattan bahsediyoruz. Partiler grup toplantılarında, 'İddiası da bu, ispatı da bu; hadi bakalım sen de gereğini yap.' diyorlar. Böyle bir mantık olabilir mi? Böyle bir şey olmaz. İspat yeri mahkemedir.
Sayın Özgür Özel, 'Belgeler bende, bana itimat edin önce bir komisyon kurun, yaptığım spekülasyona inanın, sonra da belgeleri vereceğim.' diyor. Sayın Özgür Özel, belgeleri önce basın organlarıyla paylaşmanız lazım. İkincisi, mahkemelere gitmeniz lazım. Meclis, siyasi spekülasyon yapma aracı değildir. Meclis, ortada hakikate yönelik araştırılması gereken konular varsa bunları araştırır ama CHP Grubu'nda iddia yeri de orası, ispat yeri de orası Meclis bunun aracısı olmaz."
Özgür Özel ise belgeleri vermeyeceklerini söylemediklerini belirterek, "Bu belgelerin gerçek mi sahte mi olduğunu araştırmak üzere çoğunluğu da sizde olacak içtüzüksel, anayasal bir komisyon kurulsun diyoruz. Sayın Bostancı, 'Belgeler basınla paylaşıldığı gün bu komisyonu kurma önergesini AK Parti olarak biz vereceğiz' diye söz verin, ben sözünüze itimat edeceğim." ifadesini kullandı.
AK Parti milletvekillerinin, "Dekontları görelim dekontları" demesi üzerine Özel, "Gel göstereyim" diye karşılık verdi.
Bunun üzerine AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, söz konusu dekontları görmek için Özel'in yanına gitti. Özel'in iddia edilen dekontları göstermemesi üzerine, Ünal tekrar sırasına geçti. AK Parti milletvekilleri, Özel'e tepki gösterdi.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan MHP Grubunun organize sanayi bölgelerine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi de konuşmaların ardından yapılan oylamayla reddedildi.
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, CHP'nin yerli otomobili itibarsızlaştırma gayreti içinde olduğunu belirterek, "CHP'nin biraz tarihten ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Vecihi Hürkuş'u açlığa mahkum ettiniz, Nuri Demirağ'ı batırdınız, Devrim otomobilini sabote ettiniz şimdi geldiniz yerli otomobili itibarsızlaştırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Genel Başkanınız çıkıyor yerli ve millilikten bahsediyor. CHP yerli ve milli politikalara dönene kadar bu millet CHP'ye ne güvenir ne de size oy verir." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin yerli otomobil üretimiyle ilgili grup önerisi ele alındı.
Görüşmeler sırasında söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiaları konusunda Meclisteki AK Parti milletvekillerinin "belgeler sahte" dediğini ancak Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün yaptığı konuşmada belgelerin doğruluğunu kabul ettiğini öne sürdü.
Özel, "Recep Tayyip Erdoğan belgelerin doğruluğunu kabul ediyor. Bu para gitmedi geldi diyor. Şimdilik görünen gelen paraları kabul ettim diyor. Ne sattınız da bu para geldi? 64 milyon liralık ne sattınız da bu para geldi? Bir şey satmadıysanız milli menfaatleri sattığınızı mı kabul edelim." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Özel'in propaganda diliyle konuştuğunu vurgulayarak, "İddia makamı CHP, ispat makamı CHP. Meclis buna alet olsun isteniyor. Meclis buna alet olmayacaktır. CHP'nin ötesinde ispat edecek yer mahkemedir." ifadesini kullandı.
CHP'nin grup önerisi üzerine siyasi partilerin konuşmalarının ardından Başbakan Yardımcısı Fikri Işık da konuşmak için söz istedi.
Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Yaşar Tüzün, "AK Parti Hükümeti" ifadesinin yanlış olduğunu vurgulayarak, hükümetin adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 65'nci Hükümeti" dedi.
Tüzün, "Milletvekili arkadaşlarımızın, hatip arkadaşlarımızın parti grubuyla hükümeti ayırt etmesi gerekir. Hükümet adına yapılan konuşmalar, hükümet adına soruları hükümetten bir bakanın veya bir başbakan yardımcısının cevap vermesi gerekir. Bugün uzun zamandır yapamadığımız ama hayal ettiğimiz bir gerçeği hayata geçireceğiz." diyerek, Başbakan Yardımcısı Işık'a söz verdi.
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Meclis Başkanvekili Tüzün'ün değerlendirmesine katılmadığını belirterek, yerli otomobil konusunda CHP'nin grup önerisine cevap verme ihtiyacı doğduğu için konuşma yaptığını kaydetti.
CHP'nin grup önerisi verirken konuya çalışmadığını ifade eden Işık, CHP adına konuşan Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan'ın konuşmasında iflas ettiğini öne sürdüğü, Çinli firma NEVS'in iflas etmediğini otomobil firması SAAB'ın otomobil bölümünü satın alarak yeni bir yapılanmayla Çin'de 2018 yılının başında, elektrikli otomobil üretmeye başlayacağını bildirdi.
Işık, "Bu kadar hazırlıksız, gerçeklerden kopuk, bu işleri çalışmadan bu kürsüye gelinir mi? Bu milletin kürsüsü, burada doğruyu söylemek zorundasınız. Şu anda NEVS firması elektrikli otomobil firmasını kuruyor. Biz bu Çinli firmayla işbirliği yapalım, onlar Çin'de üretim yaparken biz de Türkiye'de üretim yapalım ve dünyaya birlikte elektrikli otomobil satalım gayretindeyken, maalesef bırakın bu çalışmaların desteklenmesini, bu çalışmaların engellenmesi için itibarsızlaştırma süreci takip edildi. Biz bu itibarsızlaştırma sürecini biliyoruz, daha önce de şahit olduk." değerlendirmesinde bulundu.
Yerli otomobil meselesinin ciddi bir iş olduğunu, 40 milyon avro ile bir otomobilin 4 farklı tipinin fikri mülkiyet hakkının almanın çok uygun bir rakam olduğunu vurgulayan Işık, "Şu anda bu firma 9.3 modeli ile Çin'de otomobil üretimine geçerken acaba biz niye bugün yapamadığımızı sorgulamak yerine niye böyle bir itibarsızlaştırmaya gidiyoruz anlamış değilim. CHP'nin biraz tarihten ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Vecihi Hürkuş'u açlığa mahkum ettiniz, Nuri Demirağ'ı batırdınız, Devrim otomobilini sabote ettiniz, şimdi geldiniz yerli otomobili itibarsızlaştırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Genel Başkanınız çıkıyor yerli ve millilikten bahsediyor. CHP yerli ve milli politikalara dönene kadar bu millet CHP'ye ne güvenir ne de size oy verir." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Işık'ın açıklamalarının ardından söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Tarhan da "CHP'yi en son eleştirecek kişi sizsiniz. Siz öyle bir tarih yazdınız ki Milli Savunma Bakanlığınız döneminde uyudunuz. Bu ülkede terör örgütü darbe yapmaya kalktı, onun için sizin CHP'yi eleştirme hakkınız yok." diye konuştu.
Tarhan, yerli otomobille ilgili Ziraat Bankası'nın Gebze şubesinden 47 milyon liranın yurt dışına gönderildiğini ancak yatırımın boşa gittiğini öne sürdü.
Tarhan'ın iddiaları üzerine tekrar söz alan Başbakan Yardımcısı Işık, söz konusu paranın TÜBİTAK aracılığıyla işbirliği çerçevesinde ilgili şirkete otomobil platformu için gönderildiğini ve bunun yasal olduğunu kaydetti.
Işık, "Bir platforma sahip değilseniz araç geliştirme imkanınız olmaz. Bu konu kesinlikle Türkiye'nin çıkarına, Türkiye için çok avantajlı bir iş birliğidir, avantajlı bir fikri mülkiyet hakkı satın almasıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Tüzün'ün açıklamalarını hatırlatarak, AK Parti Grubu'nun hükümet adına konuşma yetkisi bulunduğunu aktardı.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplantısında oy birliği sağlanamadığından Genel Kurulun çalışmasına dair grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Kabul edilen öneriyle, Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.
Teklif, iki bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek.
Genel Kurul, bugün teklifin görüşmeleri tamamlanana kadar çalışacak.
Öte yandan Genel Kurulda, ihtisas komisyonlarına üye seçimi yapıldı.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, CHP'nin, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davayı çok yakından takip ettiğini belirterek, "Türkiye aleyhindeki kumpas davasını 10 bin kilometre öteden takip ediyorsunuz. Bu Türkiye adına, CHP adına çok utanç verici bir durumdur. Atatürk'ün partisinin bir FETÖ partisi olma yönündeki çabalarını gerçekten üzüntüyle izliyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifinin tümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Şahsı adına söz alan CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davada, Mehmet Hakan Atilla'nın avukatının bazı sözlerini anımsatarak, "Hadi buyrun AK Parti'li arkadaşlar, '17-25 Aralık bize darbeydi, bir kumpastı.' diyecek olan bir yiğit, yürekli AK Parti'li milletvekilini bekliyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Pekşen'in sözlerine tepki göstererek, "17-25 Aralık kumpasının başarıya ulaşamamasına CHP Grubu o kadar hayıflanıyor ki şimdi döndü dolaştı bunun devamı olan Amerika'daki bir davaya umudunu bağlamış vaziyette." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin belgeleri, bir araştırma komisyonu kurulması halinde vereceklerini ancak bu taleplerine "evet" diyemeyen AK Parti Grubu'nun "acziyet içerisinde" olduğunu öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, siyasetin ciddi bir iş olduğunu belirterek, "Elinizdekileri gazetecilere gruptan sonra neden dağıtmadınız?" sorusunu yöneltti.
Özel ise araştırma komisyonu kurulması taleplerini yarın yeniden gündeme getireceklerini belirterek, "Sakın kaçmayın, Meclisi kapatmayın. Ama tut ki yarın da kaçtılar, Meclisi kapattılar ya da geldiler ve 'hayır' oyu verdiler. Kaçamazsınız. Bu belgeleri halkın haber alma hakkının savunucusu basınla paylaşacağız." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise YSK'ya ilişkin bir yasayı görüştüklerini, varılan mutabakat çerçevesinde eğer bugün bitirilirse yarın çalışılmayacağını herkesin bildiğini belirterek, "Bunu bile bile 'Yarın kapatacaksınız, kaçacaksınız' laflarını doğru bulmuyoruz." dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Mevlit Kandili'ni tebrik ederek başladı.
Bakan Gül, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davaya ilişkin birkaç soru geldiğini anımsatarak, CHP'nin, bu davayı iktidardan, hükümetten daha fazla takip ettiğini söyledi.
Gül, "CHP'yi, sizi 10 bin kilometre ötedeki bu dava için hangi hararet, hangi aşk, hangi motivasyon oraya kadar götürüyor, Pensilvanya'nın yanına, bunu hayretle izliyorum. Sincan'da, TBMM'yi bombalayan, 250 vatandaşımızı şehit eden, 2 bin vatandaşımızı gazi yapan; cumhuriyete, demokrasiye kasteden katillerin davası yanı başımızda devam ederken hiçbir şekilde o davayı takip etmiyorsunuz. Türkiye aleyhindeki kumpas davasını 10 bin kilometre öteden takip ediyorsunuz. Bu Türkiye adına, CHP adına çok utanç verici bir durumdur. Atatürk'ün partisinin bir FETÖ partisi olma yönündeki çabalarını gerçekten üzüntüyle izliyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Ağzını topla." diyerek Gül'ün sözlerine tepki gösterdi.
CHP sıralarından bazı milletvekillerinin de ayağa kalkarak tepki göstermesi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ve bazı AK Parti milletvekilleri de CHP sıralarına yöneldi.
Tartışmanın uzaması üzerine Meclis Başkanvekili Yaşar Tüzün, birleşime ara verdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Gündem dışı söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, seçim bölgesinin sorunlarını anlattı.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da tip-1 diyabetlilerin sorunlarını dile getirdiği konuşmasında, hayat boyu süren tedavide bazı harcamalarının devlet tarafından karşılanmamasını eleştirdi.
CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu da Türkiye'nin genel sorunları ve ekonomik göstergelerle ilgili yaptığı gündem dışı konuşmada, Türkiye'de en yoksul kesim ve sosyal yaşam olarak en dipte olan kesimin Roman vatandaşlar olduğunu öne sürdü.
Roman vatandaşlara yönelik stratejik eylem planının bütçesi olmadığını savunan Purçu, "Romanlara para ayırmazsanız sizi rezil edeceğim. Para ayıracaksınız, çünkü biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Biz Romanız diye bizi bu kadar arka plana atmayın. Romanlar açlık sınırının altında yaşıyor." görüşünü savundu.
Gündem dışı konuşmaların ardından oturumu yöneten Başkanvekili Tüzün, 20 milletvekiline birer dakikalık süreyle söz verdi. Tüzün, "Milletvekillerimizin Genel Kurulda bir dakikalık soru bölümünde eğer 'Sayın Başkan, aracılığınızla şu soruyu şu bakanlığa sormak istiyorum veya hükümete sormak istiyorum' şeklinde bir soru ifade ederseniz, tutanaklardan bu soruyu bulup, ilgili bakana ve hükümete bildireceğim." diye konuştu.
Tüzün'ün açıklamasının ardından 20 milletvekili söz alarak, birer dakika çeşitli konularda görüş belirtti. Daha sonra siyasi parti grup başkanvekilleri konuşmalarında tüm vatandaşların Mevlüt Kandili'ni tebrik etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Adana'nın Aladağ ilçesindeki yurt yangınının üzerinden 2 yıl geçtiğini anımsatarak, yangına ilişkin kurulan Meclis araştırma komisyonu raporunun en kısa zamanda Genel Kurulda görüşülmesi gerektiğini söyledi.
MHP'nin konuyla ilgili açıklamalarında öğrencilerin barınma sorununun çözülmesi gerektiğini sık sık dile getirdiğini ifade eden Akçay, "Eğitim sürecindeki çocuklarımızı birtakım informel yapıların insafına bırakamayız. Devlet tarafından Aladağ'da yapılan yurdun bir an önce bitirilerek, Türkiye'ye örnek bir yurt haline gelmesini temenni ediyoruz." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da tutuklu HDP milletvekillerinin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmalara katılmasına yönelik mahkemelerin ara kararlar verdiğini ifade ederek, "Mahkemelere fiziken ulaşımın engellenmesi siyasidir. Mahkemelerin bu talimatları cezaevi personeli için tehdit niteliğindedir. SEGBİS olağan bir uygulama değildir, bu bir dayatmadır." diye konuştu.
Tutuklu ve tutuksuz milletvekilleri hakkında bugün yeni fezlekeler geldiğini belirten Kerestecioğlu, "Onlar fikirleri nedeniyle cezaevlerindedir, yolsuzlukları nedeniyle değil. Halk artık yolsuzlukların yargılanmasını istiyor, fikirlerin değil." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de bugünün Mevlüt Kandili olduğunu anımsatarak, Kutlu Doğum Haftası'nın da bugün yapılan değişiklikle 14-20 Nisan'dan Hicri Rebiülevvel ayının 12'sine alındığını bildirdi.
Özel, "Yapılan iş doğru, gerekçesi de Kutlu Doğum Haftası'nın bir FETÖ projesi olması. Ben Kutlu Doğum Haftası'na, bir cemaatin Meclise kafa tutması ve Ulusal Egemenlik Haftası'na alternatif yaratarak o coşkuyu Peygamber sevgisinin istismarıyla yarıştırma, dediğimde bana saldırmışlardı. Bugün yapılan işi, bu FETÖ projesine geçen seneye kadar alet olanların bir milat koyduktan sonraki Kutlu Doğum Haftalarını kendi koydukları 17-25 Aralık miladından sonra bile nasıl kutladıklarını ve doğruyu söyleyenlere hakaret edenlerin bugün ne noktaya geldiğini görelim." ifadelerini kullandı.
Memurların yurt dışına çıkış için izin alma zorunluluklarının kaldırıldığını ancak belediye başkanlarının hala izne tabi tutulduğunu ifade eden Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi kendi belediye başkanlarını halen daha bir terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olarak görüyor olabilir. Biz kendimize güveniyoruz, bizim terör örgütüyle irtibatlı belediye başkanımız yok. Sizin varsa o sizin paranoyanız veya sizin gerçekliğiniz. Belediye başkanımızın atadığı genel sekreter yurt dışına gidiyor, halkın seçtiği başkanımız gitmek için içişleri bakanından izin alacak. Neden? FETÖ şüphesi var mı diye. Bu ayıptan bir an önce dönülmelidir." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Kutlu Doğum Haftası'nın geçmişte nisan ayında kutlandığını anımsatarak, "Biz geçmişte Kutlu Doğum Haftası'na ilişkin tartışmaları elbet biliyoruz ama geçmişte milletin kendi gerçekliğinde bunların birbirine meydan okuma şeklinde anlaşılmadığını bu vesileyle belirtmek isterim. 23 Nisan ile Kutlu Doğum Haftası yan yana, beraberce yaşamıştır." ifadesini kullandı.
AK Parti'nin cemaat ve tarikatlarla ilişkisinde belli bir mesafeyi her zaman koruduğuna dikkati çeken Bostancı, "Cemaat ve tarikatlara karşı devletin sınırları hesaba katmaksızın bütün vatandaşların eşitliği çerçevesinde bir yaklaşımla davranması son derece önemlidir, bizim de hassasiyetimiz ve yaklaşımımız bu istikamettedir." diye konuştu.
Bostancı'nın açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Özel de "'Biz cemaatlerle mesafeyi geçmişte de koruduk, bugün de koruyoruz' derseniz bu dürüst bir iktidar tavrı olmaz. Bu konuda sizi milletimize şikayet ediyoruz. Siz ne istedilerse verdiniz, ne istedilerse." görüşünü savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin "Sayın Özgür Özel belgeleri önce basın organlarıyla paylaşmanız lazım. İkincisi, mahkemelere gitmeniz lazım. Meclis, siyasi spekülasyon yapma aracı değildir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, "bazı siyasetçi ve yakınları ile ilgili yurt dışına para transferine ilişkin iddiaların araştırılması" konusunda verdiği önergenin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine söz alan İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun iddialarına değinerek, "Ne Başbakan ne Cumhurbaşkanı, 'Bu ticareti yapanlar ben değilim, yakınlarımdır' diyerek bundan kendilerini sıyıramazlar." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşmasını, bütün Türkiye'nin nefeslerini tutarak izlediğini savundu. Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Önümüzde bir fırsat var. Belgeleri, bu konuda kurulacak bir araştırma komisyonuna vereceğiz ve bu belgelerin teker teker ispatlanmasını sağlayacağız." dedi.
Özel, "belgelerin hepsinin hava, su, toprak" gibi gerçek olduğunu savunarak, Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise "bağırıp, çağırmaya" gerek olmadığını, hakikatlerin heyecanlı konuşmalara ihtiyacı olmayacağını dile getirdi.
Kılıçdaroğlu'nun iddialarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İddialarını ispat et. İspat etmezsen sen yerinden çekilecek misin? Edersen ben çekileceğim" dediğini anımsatan Bostancı, "Kılıçdaroğlu, bu hafta Grup Toplantısı'na geldi. Dizi filmlerin temel noktası, izleyicide 'Şimdi ne olacak' duygusu uyandırmaktır. Bu bir propaganda tekniğidir. Tam da buna uygun bir tarzda düzenlenmiş, 'şimdi ne olacak' duygusu uyandırmak kastı çerçevesinde, Sayın Kılıçdaroğlu elinde birtakım kağıtları salladı, 'İşte ispatı burada' dedi ve bazı para hareketlerinden bahsetti." dedi.
"Dünden bugüne bu belgeler kimin elinde?" sorusunu yönelten Bostancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Benim elimde böyle iddia ve ispat yönünde bir belge olsa hemen bütün basın organlarıyla paylaşırım. Paylaşmamışsınız, vermemişsiniz? Yetmez. İspattan bahsediyoruz. Partiler grup toplantılarında, 'İddiası da bu, ispatı da bu; hadi bakalım sen de gereğini yap.' diyorlar. Böyle bir mantık olabilir mi? Böyle bir şey olmaz. İspat yeri mahkemedir.
Sayın Özgür Özel, 'Belgeler bende, bana itimat edin önce bir komisyon kurun, yaptığım spekülasyona inanın, sonra da belgeleri vereceğim.' diyor. Sayın Özgür Özel, belgeleri önce basın organlarıyla paylaşmanız lazım. İkincisi, mahkemelere gitmeniz lazım. Meclis, siyasi spekülasyon yapma aracı değildir. Meclis, ortada hakikate yönelik araştırılması gereken konular varsa bunları araştırır ama CHP Grubu'nda iddia yeri de orası, ispat yeri de orası Meclis bunun aracısı olmaz."
Özgür Özel ise belgeleri vermeyeceklerini söylemediklerini belirterek, "Bu belgelerin gerçek mi sahte mi olduğunu araştırmak üzere çoğunluğu da sizde olacak içtüzüksel, anayasal bir komisyon kurulsun diyoruz. Sayın Bostancı, 'Belgeler basınla paylaşıldığı gün bu komisyonu kurma önergesini AK Parti olarak biz vereceğiz' diye söz verin, ben sözünüze itimat edeceğim." ifadesini kullandı.
AK Parti milletvekillerinin, "Dekontları görelim dekontları" demesi üzerine Özel, "Gel göstereyim" diye karşılık verdi.
Bunun üzerine AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, söz konusu dekontları görmek için Özel'in yanına gitti. Özel'in iddia edilen dekontları göstermemesi üzerine, Ünal tekrar sırasına geçti. AK Parti milletvekilleri, Özel'e tepki gösterdi.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan MHP Grubunun organize sanayi bölgelerine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi de konuşmaların ardından yapılan oylamayla reddedildi.
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, CHP'nin yerli otomobili itibarsızlaştırma gayreti içinde olduğunu belirterek, "CHP'nin biraz tarihten ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Vecihi Hürkuş'u açlığa mahkum ettiniz, Nuri Demirağ'ı batırdınız, Devrim otomobilini sabote ettiniz şimdi geldiniz yerli otomobili itibarsızlaştırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Genel Başkanınız çıkıyor yerli ve millilikten bahsediyor. CHP yerli ve milli politikalara dönene kadar bu millet CHP'ye ne güvenir ne de size oy verir." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin yerli otomobil üretimiyle ilgili grup önerisi ele alındı.
Görüşmeler sırasında söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiaları konusunda Meclisteki AK Parti milletvekillerinin "belgeler sahte" dediğini ancak Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün yaptığı konuşmada belgelerin doğruluğunu kabul ettiğini öne sürdü.
Özel, "Recep Tayyip Erdoğan belgelerin doğruluğunu kabul ediyor. Bu para gitmedi geldi diyor. Şimdilik görünen gelen paraları kabul ettim diyor. Ne sattınız da bu para geldi? 64 milyon liralık ne sattınız da bu para geldi? Bir şey satmadıysanız milli menfaatleri sattığınızı mı kabul edelim." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Özel'in propaganda diliyle konuştuğunu vurgulayarak, "İddia makamı CHP, ispat makamı CHP. Meclis buna alet olsun isteniyor. Meclis buna alet olmayacaktır. CHP'nin ötesinde ispat edecek yer mahkemedir." ifadesini kullandı.
CHP'nin grup önerisi üzerine siyasi partilerin konuşmalarının ardından Başbakan Yardımcısı Fikri Işık da konuşmak için söz istedi.
Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Yaşar Tüzün, "AK Parti Hükümeti" ifadesinin yanlış olduğunu vurgulayarak, hükümetin adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 65'nci Hükümeti" dedi.
Tüzün, "Milletvekili arkadaşlarımızın, hatip arkadaşlarımızın parti grubuyla hükümeti ayırt etmesi gerekir. Hükümet adına yapılan konuşmalar, hükümet adına soruları hükümetten bir bakanın veya bir başbakan yardımcısının cevap vermesi gerekir. Bugün uzun zamandır yapamadığımız ama hayal ettiğimiz bir gerçeği hayata geçireceğiz." diyerek, Başbakan Yardımcısı Işık'a söz verdi.
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Meclis Başkanvekili Tüzün'ün değerlendirmesine katılmadığını belirterek, yerli otomobil konusunda CHP'nin grup önerisine cevap verme ihtiyacı doğduğu için konuşma yaptığını kaydetti.
CHP'nin grup önerisi verirken konuya çalışmadığını ifade eden Işık, CHP adına konuşan Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan'ın konuşmasında iflas ettiğini öne sürdüğü, Çinli firma NEVS'in iflas etmediğini otomobil firması SAAB'ın otomobil bölümünü satın alarak yeni bir yapılanmayla Çin'de 2018 yılının başında, elektrikli otomobil üretmeye başlayacağını bildirdi.
Işık, "Bu kadar hazırlıksız, gerçeklerden kopuk, bu işleri çalışmadan bu kürsüye gelinir mi? Bu milletin kürsüsü, burada doğruyu söylemek zorundasınız. Şu anda NEVS firması elektrikli otomobil firmasını kuruyor. Biz bu Çinli firmayla işbirliği yapalım, onlar Çin'de üretim yaparken biz de Türkiye'de üretim yapalım ve dünyaya birlikte elektrikli otomobil satalım gayretindeyken, maalesef bırakın bu çalışmaların desteklenmesini, bu çalışmaların engellenmesi için itibarsızlaştırma süreci takip edildi. Biz bu itibarsızlaştırma sürecini biliyoruz, daha önce de şahit olduk." değerlendirmesinde bulundu.
Yerli otomobil meselesinin ciddi bir iş olduğunu, 40 milyon avro ile bir otomobilin 4 farklı tipinin fikri mülkiyet hakkının almanın çok uygun bir rakam olduğunu vurgulayan Işık, "Şu anda bu firma 9.3 modeli ile Çin'de otomobil üretimine geçerken acaba biz niye bugün yapamadığımızı sorgulamak yerine niye böyle bir itibarsızlaştırmaya gidiyoruz anlamış değilim. CHP'nin biraz tarihten ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Vecihi Hürkuş'u açlığa mahkum ettiniz, Nuri Demirağ'ı batırdınız, Devrim otomobilini sabote ettiniz, şimdi geldiniz yerli otomobili itibarsızlaştırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Genel Başkanınız çıkıyor yerli ve millilikten bahsediyor. CHP yerli ve milli politikalara dönene kadar bu millet CHP'ye ne güvenir ne de size oy verir." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Işık'ın açıklamalarının ardından söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Tarhan da "CHP'yi en son eleştirecek kişi sizsiniz. Siz öyle bir tarih yazdınız ki Milli Savunma Bakanlığınız döneminde uyudunuz. Bu ülkede terör örgütü darbe yapmaya kalktı, onun için sizin CHP'yi eleştirme hakkınız yok." diye konuştu.
Tarhan, yerli otomobille ilgili Ziraat Bankası'nın Gebze şubesinden 47 milyon liranın yurt dışına gönderildiğini ancak yatırımın boşa gittiğini öne sürdü.
Tarhan'ın iddiaları üzerine tekrar söz alan Başbakan Yardımcısı Işık, söz konusu paranın TÜBİTAK aracılığıyla işbirliği çerçevesinde ilgili şirkete otomobil platformu için gönderildiğini ve bunun yasal olduğunu kaydetti.
Işık, "Bir platforma sahip değilseniz araç geliştirme imkanınız olmaz. Bu konu kesinlikle Türkiye'nin çıkarına, Türkiye için çok avantajlı bir iş birliğidir, avantajlı bir fikri mülkiyet hakkı satın almasıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Tüzün'ün açıklamalarını hatırlatarak, AK Parti Grubu'nun hükümet adına konuşma yetkisi bulunduğunu aktardı.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplantısında oy birliği sağlanamadığından Genel Kurulun çalışmasına dair grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Kabul edilen öneriyle, Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.
Teklif, iki bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek.
Genel Kurul, bugün teklifin görüşmeleri tamamlanana kadar çalışacak.
Öte yandan Genel Kurulda, ihtisas komisyonlarına üye seçimi yapıldı.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, CHP'nin, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davayı çok yakından takip ettiğini belirterek, "Türkiye aleyhindeki kumpas davasını 10 bin kilometre öteden takip ediyorsunuz. Bu Türkiye adına, CHP adına çok utanç verici bir durumdur. Atatürk'ün partisinin bir FETÖ partisi olma yönündeki çabalarını gerçekten üzüntüyle izliyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifinin tümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Şahsı adına söz alan CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davada, Mehmet Hakan Atilla'nın avukatının bazı sözlerini anımsatarak, "Hadi buyrun AK Parti'li arkadaşlar, '17-25 Aralık bize darbeydi, bir kumpastı.' diyecek olan bir yiğit, yürekli AK Parti'li milletvekilini bekliyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Pekşen'in sözlerine tepki göstererek, "17-25 Aralık kumpasının başarıya ulaşamamasına CHP Grubu o kadar hayıflanıyor ki şimdi döndü dolaştı bunun devamı olan Amerika'daki bir davaya umudunu bağlamış vaziyette." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin belgeleri, bir araştırma komisyonu kurulması halinde vereceklerini ancak bu taleplerine "evet" diyemeyen AK Parti Grubu'nun "acziyet içerisinde" olduğunu öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, siyasetin ciddi bir iş olduğunu belirterek, "Elinizdekileri gazetecilere gruptan sonra neden dağıtmadınız?" sorusunu yöneltti.
Özel ise araştırma komisyonu kurulması taleplerini yarın yeniden gündeme getireceklerini belirterek, "Sakın kaçmayın, Meclisi kapatmayın. Ama tut ki yarın da kaçtılar, Meclisi kapattılar ya da geldiler ve 'hayır' oyu verdiler. Kaçamazsınız. Bu belgeleri halkın haber alma hakkının savunucusu basınla paylaşacağız." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise YSK'ya ilişkin bir yasayı görüştüklerini, varılan mutabakat çerçevesinde eğer bugün bitirilirse yarın çalışılmayacağını herkesin bildiğini belirterek, "Bunu bile bile 'Yarın kapatacaksınız, kaçacaksınız' laflarını doğru bulmuyoruz." dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Mevlit Kandili'ni tebrik ederek başladı.
Bakan Gül, ABD'deki Rıza Sarraf ile ilgili davaya ilişkin birkaç soru geldiğini anımsatarak, CHP'nin, bu davayı iktidardan, hükümetten daha fazla takip ettiğini söyledi.
Gül, "CHP'yi, sizi 10 bin kilometre ötedeki bu dava için hangi hararet, hangi aşk, hangi motivasyon oraya kadar götürüyor, Pensilvanya'nın yanına, bunu hayretle izliyorum. Sincan'da, TBMM'yi bombalayan, 250 vatandaşımızı şehit eden, 2 bin vatandaşımızı gazi yapan; cumhuriyete, demokrasiye kasteden katillerin davası yanı başımızda devam ederken hiçbir şekilde o davayı takip etmiyorsunuz. Türkiye aleyhindeki kumpas davasını 10 bin kilometre öteden takip ediyorsunuz. Bu Türkiye adına, CHP adına çok utanç verici bir durumdur. Atatürk'ün partisinin bir FETÖ partisi olma yönündeki çabalarını gerçekten üzüntüyle izliyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Ağzını topla." diyerek Gül'ün sözlerine tepki gösterdi.
CHP sıralarından bazı milletvekillerinin de ayağa kalkarak tepki göstermesi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ve bazı AK Parti milletvekilleri de CHP sıralarına yöneldi.
Tartışmanın uzaması üzerine Meclis Başkanvekili Yaşar Tüzün, birleşime ara verdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
