2012-11-14 - 13:55
Yeniçeri: "63 gündür yemiyor içmiyor, nasıl yaşıyor bunlar robot mu?"?"Öcalanın posterini böyle bu kafalı hükümetler döneminde astırabilirsiniz. Milli bir hükümet döneminde astıramazsınız. Öcalanın kafasını asarlar milli bir hükümet döneminde"
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Büyükşehir Yasa Tasarısı'nın TBMM'den geçmesiyle birlikte 'Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, idari ve üniter devlet yapısının ciddi biçimde yara aldığını' ifade eden Yeniçeri, "Türkiye Cumhuriyeti milli devlet olarak büyük bir yol ayrımına gelmiş bulunmaktadır" dedi. "Büyükşehir Yasa Tasarısı'nın ardından Eğitim Komisyonu'ndan geçen ancak henüz TBMM gündemine gelmeyen yerel dillerde eğitim enstitüsü kurulmasına ilişkin yasa tasarısı ve açlık grevleriyle hızlanan anadilde savunma hakkını da içeren Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısı TBMM'ye sevk edilmiş bulunmaktadır" ifadelerine yer veren Yeniçeri, bu tasarıların "devletin üniter yapısını ve milli birliğinin yapı söküm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini ve hedeflediğini göstermektedir" şeklinde konuştu. Yeniçeri şunları kaydetti:
"Türk milletine ve devletine dayatılan bu ve benzeri talepler masumane değildir. Dayatılan ve kabul edilen talepler de bunlardan ibaret değildir. Bu talepler "kürdistan" adlı filmin sahneleridir. Bu filmin bütününde kck adlı paralel ve alternatif Kürdistan devletinin Türkiye ayağının teşekkülü söz konusudur. Büyük resim budur. Türkiye Cumhuriyeti ayrıştırıcı büyük bir fitnenin etkisi altına girmiştir. Sureti haktan görünen taleplerle ortaya çıkan sivil bölücüler gerçekte elinde silahla mağarada pusu kuran teröristlerin yapamadıklarını yapmakta, başaramadıklarını başarmaya çalışmaktadır. Anaları ana kuzuları ile birlikte katledenler anadilde savunma hakkı talep etmektedirler. Bu talepler AKP'nin "bunda da ne var, verelim gitsin" diyen güruhu tarafından desteklenmektedir. Açlık grevi ile dayatılan talepler masumane talepler değildir. Hapishanelerde ölüm orucu tutanlar savunmalarını daha iyi yapabilmek, kendilerini daha iyi ifade edebilmek için bunu yapmamaktadırlar. Aksine anadilde savuma, anadilde eğitim ve İmralı'da uygulanan tecridin kaldırılması gibi siyasi talepler dayatıyorlar. Zaten bugün ölüm orucuna başlamış olanlar ya da 58-60 gündür bu orucu sürdürdüğünü söyleyenler aslında pkk terör örgütünün ya doğrudan doğruya talimatıyla ya da onların rehinesi olarak bu işi yapan kişilerdir. Bütün bu isteklerin ardından kürtçe de resmi dil olsun ve anayasa etnik olmaktan çıkarılsın talepleri de bir süre sonra gelecektir."
AK Parti kongresinde Barzaniye "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye slogan atılması ve ardından "pardon" denilmesinin ilginç bir mesaj olduğunu vurgulayan Yeniçeri, "AKP'nin 63 maddelik reform paketinin 21. Maddesinde anadilde savunma sorun olmaktan çıkarılacaktır, 22. Maddesinde ise anadilde kamu hizmetlerine erişimi içermesi hükümlerinin bulunması da rastlantı değildir. Demek ki şimdi de anadilde kamu hizmetlerine erişim şeklinde bir takım faaliyetler başlayacak ve onlara yönelik yasal çalışmalar, bu bizim millinin dışında her şeye aşık hükümet tarafından gündeme getirilecektir" dedi.
"AKP'nin Barzani ile gurur duyan kongresi, ardından manifesto adıyla yayınlanan Mondros'un 21. Yüzyıla uyarlanmış projesi bütün unsurlarıyla devreye sokulmuştur. Bu aşamada kck'lılar projeyi hızlandırmak için ölüm orucuyla toplumu hazırlamak gibi bir rol üstlenmişlerdir. Türk milletine hapishanede tutuklu olan kck'lı mahkûmların kendilerini ifade etme sorunları yaşadığı ve bu nedenle ölüm orucu tuttukları medyada acıklı bir şekilde propaganda edilmektedir. Ardından da AKP 'bırakalım da adamlar ölsün mü' diyerek talepleri yasalaştırmaktadır" ifadelerine yer veren Yeniçeri, "AKP ile kck arasında bir çeşit rol paylaşımı vardır. Birisi hazırlıyor, öbürü gereğini yapıyor" dedi.
BDP'li Demirtaş'ın Mardin Kızıltepe'de pkk ve kck'lıların açlık grevine destek için düzenlediği mitingde "Öcalan'ın posterini asamazsınız. Öcalan'ın posterini kürdistanda asamayacaklar da nerede asacaklar. Daha heykelini dikeceğiz. Bunu kafanıza yazın. 63 gündür yemeyen içmeyenler neden yiyip içmiyor? O posterdeki önder için. Bal gibi asarız. Taşırız. Dün gece yarısından sonra anadilde savunma ile ilgili yasa tasarısı meclise ulaştı. Bugün komisyona gelmesi birkaç gün içinde de yasanın çıkmasını bekliyoruz. Bu önemli bir adımdır. Bunu küçümseyemeyiz, yok sayamayız" sözlerini hatırlatan Yeniçeri şunları kaydetti:
"63 gündür yemiyor içmiyor, nasıl yaşıyor bunlar robot mu? Yani 63 gündür yemeyen içmeyenler Karacaahmet Mezarlığı'nda yatıyorlar. Bu bir, ikincisi de çok açıkça bir şey söylemek gerekiyor. Öcalan'ın posterini böyle bu kafalı hükümetler döneminde astırabilirsiniz. Milli bir hükümet döneminde astıramazsınız. Öcalanın kafasını asarlar milli bir hükümet döneminde."
Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'nin varlığı ve geleceği ile "rus ruleti" oynadığını sözlerine ekleyen Yeniçeri, "Bir yandan bize bir şey olmaz Ortadoğu'da oyun kurucusuyuz. Şu kadar güçlüyüz derken bu başbakan, sınırlarımızdaki pkk kamplarını imha etme cesaretini gösteremiyor. Sesi bu kadar yüksek, gürültüsü bu kadar yüksek olan başbakanın yüreği de o kadar küçük. Sayın başbakanın kabadayılığı bir muhalefete yetiyor bir de gariban Türk halkına yetiyor. Kavramları değiştiriyorlar, doğruyu yanlışı değiştiriyorlar, güzeli çirkini değiştiriyorlar" şeklinde konuştu.
MHP'li Yeniçeri, dün TBMM Genel Kurul'unda Bülent Arınç hakkında verilen gensoru önergesi ile ilgili olarak şunları kaydetti:
"Gensoru görüşmeleri sırasında şunları şunları söylemiştiniz Sayın Arınç, bunları söylemeniz askerin polisin güvenlik güçlerinin moralini ve psikolojisini bozuyor. Bunları çıkın bir açıklayın, Sayın Arınç Türkçe çıkarılabilir demiştiniz anayasadan, İstiklal Marşı da çıkarılabilir demiştiniz anayasadan, gelin bunu açıklayın. Her şeyi vereceğiz demiştiniz, neyi vereceksiniz babanızın arazisini mi veriyorsunuz, nasıl vereceksiniz, kime vereceksiniz dedik. Sayın Arınç geldi dedi ki, bu gensoru müessesesi sulandırılmıştır. Sayın Ogan'ı ve Yeniçeri'yi ben arkadaşlarıma sordum, Yeniçeri hocayı nasıl bilirsiniz, valla konuştuklarından çok bir şey anlamıyoruz dediler. Zaten bir şey anlasalar AKP sıralarını işgal etmezler. Sorulara cevap verilmiyor. Bir fikri cevaplayamazsanız kişinin üzerinden yürüyerek şahsiyeti üzerinden yürüyerek soruyu saptırırsınız. Yapılan da büyük ölçüde o oldu ve bize cevap vermediler." (13:55)
Banu Doğan
Büyükşehir Yasa Tasarısı'nın TBMM'den geçmesiyle birlikte 'Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, idari ve üniter devlet yapısının ciddi biçimde yara aldığını' ifade eden Yeniçeri, "Türkiye Cumhuriyeti milli devlet olarak büyük bir yol ayrımına gelmiş bulunmaktadır" dedi. "Büyükşehir Yasa Tasarısı'nın ardından Eğitim Komisyonu'ndan geçen ancak henüz TBMM gündemine gelmeyen yerel dillerde eğitim enstitüsü kurulmasına ilişkin yasa tasarısı ve açlık grevleriyle hızlanan anadilde savunma hakkını da içeren Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısı TBMM'ye sevk edilmiş bulunmaktadır" ifadelerine yer veren Yeniçeri, bu tasarıların "devletin üniter yapısını ve milli birliğinin yapı söküm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini ve hedeflediğini göstermektedir" şeklinde konuştu. Yeniçeri şunları kaydetti:
"Türk milletine ve devletine dayatılan bu ve benzeri talepler masumane değildir. Dayatılan ve kabul edilen talepler de bunlardan ibaret değildir. Bu talepler "kürdistan" adlı filmin sahneleridir. Bu filmin bütününde kck adlı paralel ve alternatif Kürdistan devletinin Türkiye ayağının teşekkülü söz konusudur. Büyük resim budur. Türkiye Cumhuriyeti ayrıştırıcı büyük bir fitnenin etkisi altına girmiştir. Sureti haktan görünen taleplerle ortaya çıkan sivil bölücüler gerçekte elinde silahla mağarada pusu kuran teröristlerin yapamadıklarını yapmakta, başaramadıklarını başarmaya çalışmaktadır. Anaları ana kuzuları ile birlikte katledenler anadilde savunma hakkı talep etmektedirler. Bu talepler AKP'nin "bunda da ne var, verelim gitsin" diyen güruhu tarafından desteklenmektedir. Açlık grevi ile dayatılan talepler masumane talepler değildir. Hapishanelerde ölüm orucu tutanlar savunmalarını daha iyi yapabilmek, kendilerini daha iyi ifade edebilmek için bunu yapmamaktadırlar. Aksine anadilde savuma, anadilde eğitim ve İmralı'da uygulanan tecridin kaldırılması gibi siyasi talepler dayatıyorlar. Zaten bugün ölüm orucuna başlamış olanlar ya da 58-60 gündür bu orucu sürdürdüğünü söyleyenler aslında pkk terör örgütünün ya doğrudan doğruya talimatıyla ya da onların rehinesi olarak bu işi yapan kişilerdir. Bütün bu isteklerin ardından kürtçe de resmi dil olsun ve anayasa etnik olmaktan çıkarılsın talepleri de bir süre sonra gelecektir."
AK Parti kongresinde Barzaniye "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye slogan atılması ve ardından "pardon" denilmesinin ilginç bir mesaj olduğunu vurgulayan Yeniçeri, "AKP'nin 63 maddelik reform paketinin 21. Maddesinde anadilde savunma sorun olmaktan çıkarılacaktır, 22. Maddesinde ise anadilde kamu hizmetlerine erişimi içermesi hükümlerinin bulunması da rastlantı değildir. Demek ki şimdi de anadilde kamu hizmetlerine erişim şeklinde bir takım faaliyetler başlayacak ve onlara yönelik yasal çalışmalar, bu bizim millinin dışında her şeye aşık hükümet tarafından gündeme getirilecektir" dedi.
"AKP'nin Barzani ile gurur duyan kongresi, ardından manifesto adıyla yayınlanan Mondros'un 21. Yüzyıla uyarlanmış projesi bütün unsurlarıyla devreye sokulmuştur. Bu aşamada kck'lılar projeyi hızlandırmak için ölüm orucuyla toplumu hazırlamak gibi bir rol üstlenmişlerdir. Türk milletine hapishanede tutuklu olan kck'lı mahkûmların kendilerini ifade etme sorunları yaşadığı ve bu nedenle ölüm orucu tuttukları medyada acıklı bir şekilde propaganda edilmektedir. Ardından da AKP 'bırakalım da adamlar ölsün mü' diyerek talepleri yasalaştırmaktadır" ifadelerine yer veren Yeniçeri, "AKP ile kck arasında bir çeşit rol paylaşımı vardır. Birisi hazırlıyor, öbürü gereğini yapıyor" dedi.
BDP'li Demirtaş'ın Mardin Kızıltepe'de pkk ve kck'lıların açlık grevine destek için düzenlediği mitingde "Öcalan'ın posterini asamazsınız. Öcalan'ın posterini kürdistanda asamayacaklar da nerede asacaklar. Daha heykelini dikeceğiz. Bunu kafanıza yazın. 63 gündür yemeyen içmeyenler neden yiyip içmiyor? O posterdeki önder için. Bal gibi asarız. Taşırız. Dün gece yarısından sonra anadilde savunma ile ilgili yasa tasarısı meclise ulaştı. Bugün komisyona gelmesi birkaç gün içinde de yasanın çıkmasını bekliyoruz. Bu önemli bir adımdır. Bunu küçümseyemeyiz, yok sayamayız" sözlerini hatırlatan Yeniçeri şunları kaydetti:
"63 gündür yemiyor içmiyor, nasıl yaşıyor bunlar robot mu? Yani 63 gündür yemeyen içmeyenler Karacaahmet Mezarlığı'nda yatıyorlar. Bu bir, ikincisi de çok açıkça bir şey söylemek gerekiyor. Öcalan'ın posterini böyle bu kafalı hükümetler döneminde astırabilirsiniz. Milli bir hükümet döneminde astıramazsınız. Öcalanın kafasını asarlar milli bir hükümet döneminde."
Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'nin varlığı ve geleceği ile "rus ruleti" oynadığını sözlerine ekleyen Yeniçeri, "Bir yandan bize bir şey olmaz Ortadoğu'da oyun kurucusuyuz. Şu kadar güçlüyüz derken bu başbakan, sınırlarımızdaki pkk kamplarını imha etme cesaretini gösteremiyor. Sesi bu kadar yüksek, gürültüsü bu kadar yüksek olan başbakanın yüreği de o kadar küçük. Sayın başbakanın kabadayılığı bir muhalefete yetiyor bir de gariban Türk halkına yetiyor. Kavramları değiştiriyorlar, doğruyu yanlışı değiştiriyorlar, güzeli çirkini değiştiriyorlar" şeklinde konuştu.
MHP'li Yeniçeri, dün TBMM Genel Kurul'unda Bülent Arınç hakkında verilen gensoru önergesi ile ilgili olarak şunları kaydetti:
"Gensoru görüşmeleri sırasında şunları şunları söylemiştiniz Sayın Arınç, bunları söylemeniz askerin polisin güvenlik güçlerinin moralini ve psikolojisini bozuyor. Bunları çıkın bir açıklayın, Sayın Arınç Türkçe çıkarılabilir demiştiniz anayasadan, İstiklal Marşı da çıkarılabilir demiştiniz anayasadan, gelin bunu açıklayın. Her şeyi vereceğiz demiştiniz, neyi vereceksiniz babanızın arazisini mi veriyorsunuz, nasıl vereceksiniz, kime vereceksiniz dedik. Sayın Arınç geldi dedi ki, bu gensoru müessesesi sulandırılmıştır. Sayın Ogan'ı ve Yeniçeri'yi ben arkadaşlarıma sordum, Yeniçeri hocayı nasıl bilirsiniz, valla konuştuklarından çok bir şey anlamıyoruz dediler. Zaten bir şey anlasalar AKP sıralarını işgal etmezler. Sorulara cevap verilmiyor. Bir fikri cevaplayamazsanız kişinin üzerinden yürüyerek şahsiyeti üzerinden yürüyerek soruyu saptırırsınız. Yapılan da büyük ölçüde o oldu ve bize cevap vermediler." (13:55)
Banu Doğan
