2012-03-07 - 11:30
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, görüşülen ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'' ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, görüşülen ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'' ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Yeniçeri, tasarıda eğitimin asıl unsuru olan öğretmenin ve eğitilecek çocukların olmadığını söyleyerek, " Onların sorunlarına çözüm yoktur. Gelecekleri ne olacağı yoktur." dedi.
Eğitim ile ilgili sorunları görmezlikten gelen bir eğitim kanunu ile karşı karşıya kalındığını ifade eden Yeniçeri, "Bu tasarı her şeyden önce insan odaklı değildir. Bu durum bize, haklı olarak yapılar mı insan için insan mı yapı için sorusunu sorduruyor?" diye konuştu.
Yeniçeri sözlerine şöyle devam etti:
"Öyle anlaşılıyor ki bu yasa tasarısını tasarlayanlar için eğitimde "insan" unsuru değil yapısal unsurlar önemlidir. Eğitim alanları, eğitim yapıları, eğitim biçimi, ihale şekli esastır. Eğitecek ve eğitilecek insanlar ise ayrıntılıdır. Binayı, alanı ve yapıyı düzenlemek eğitime çeki düzen vermek için yeterlidir. Mevcut yönü itibarıyla bu tasarı eğitimin insani yanını yok sayan bir tasarıdır.
Bu tasarıyı tasarlayanlar 'çocuklar için anaokuluna' gerek duymamışsa çocuklar da duymamalıdır. Bu tasarıyı tasarlayanlar çocukların mesleğe yönelme yaşını düşürmüş ya da artırmış ise gençler de buna uymalıdır. Anaokulu öğretmenleri için birinci kademe birinci sınıf öğretmenliği ön görülmüşse onlar da ona uymalıdır. Sınıf öğretmenleri ise kendilerine uygun görülen "norm" fazlası ya da norm azlığının sonuçlarına katlanmalıdır.
Eğitimin asıl unsuru olan eğitim çalışanları yani insanların sorunları bu tasarıda yoktur. Öğretmenlerin durumlarının iyileştirilmesine yönelik ya da statüleriyle ilgili olumlu hiçbir hususa da bu tasarıda yer verilmemiştir. Tasarı öğretmenleri ve eğitim çalışanlarını üzerinde her türlü tasarrufu yapılabilecek bir çeşit kadavra olarak görmektedir.
Öğretmenler bir yandan iktidar yanlısı sendikaya üye olmaya zorlanırken diğer yandan aynı sendikanın baskısına uğramaktan yakınmaktadır. Öğretmen ve yöneticiler büyük baskı altına alındıklarını kendilerinden tam itaat, sonsuz sadakat ve itirazsız biat talep edildiğinden yakınmaktadır.
Eğitim gibi herkesi ilgilendiren bir süreçte siyasi kar/zarar hesabı yapılmaz. Bu nedenle biz MHP olarak hem bu tasarıya hem de bu tasarıya ön yargılarla bakılmasını doğru bulmuyoruz. Muhalefetin de sorumsuzluk anlamına gelmediğini sürekli olarak tekrarlıyoruz.Çünkü eğitim bir toplumun istiklal ve istikbal sorunudur o yüzden eğitimle ilgili düzenlemelerde soğukkanlı değerlendirmeler ve içerikli tartışmalar yapmak esas olmalıdır. Altı doldurulmamış, içi boş tasarılarla eğitim üzerinde oynamak topluma yapılacak en büyük kötülük olacaktır." (11.30)
