2012-06-22 - 13:11
CHP'li Acar, CHP'nin "Kürt sorunun çözümüne ilişkin bir komisyon kurulması" teklifi ile ilgili olarak, "Yeteri kadar tartışılmamıştır, gerekli organlarda tartışılmamıştır. Parti meclisinde konu karara bağlanmamıştır. Bu konuların hatta parti meclisinde bile değil kurultaya getirilerek kurultayda bir rapor halinde kabul edilmesi lazım gelir" dedi.
CHP'li Acar, Antalya Elmalı ilçesi Tekke Köyü'ndeki Dur Dağı'nda bulunan mermer ocağı ile ilgili olarak parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi.
Dur Dağı'nın Alevi inancına sahip olan vatandaşları için "kutsal bir mekân" olduğunu hatırlatan Gürkut Acar, AK Parti iktidarının alevi açılımı yaptığı bir dönemde aleviler için "kutsal sayılan, bir inanç merkezi olan" Dur Dağı'nın "madencilik mevzuatı ile değerlendirdiğini ve dağın bir bölümüne maden izni verdiğini" belirtti.
Buranın "yeni bir merkez olmadığını, buradaki Abdal Musa Dergâhının 1274 yılında kurulduğunu ve 700 yılı aşkın bir süredir inanç merkezi olduğunu" sözlerine ekleyen Acar, "vatandaşların inancına saygı gösterilmesi gerektiğini, kutsal alanların madencilik mevzuatına tabi tutulmasının dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini" dile getirdi.
Daha sonra Antalya'nın taş ocakları ve HES projeleri ile ilgili "kaygılı" olduğunu belirten Acar, "her yerde taş ocağı, maden ocağı açılıyor. Üreticiler, turizmciler mağdur ediliyor. Bütün su kaynakları şirketlere tahsis edilmiş, suların yönleri değiştiriliyor. Yine üretici, turizmci mağdur, Antalya'nın taşı toprağı delik deşik durumda" şeklinde konuştu.
Dur Dağı'nın da benzer bir durumda olduğunu belirten Acar, bir yargı sürecinin devam ettiğini, yerel mahkemenin de "inanç temelli bir değerlendirme yerine madencilik mevzuatını esas alınca Hintli bir firmanın yeniden maden çıkarmaya başladığını, konunun Danıştay'a taşındığını ve Avrupa Parlamentosu'na da gittiğini" sözlerine ekledi.
Firmanın ve AK Parti iktidarının mermer ocağı ile ilgili olarak, "ocağın dağın görünmeyen kısmında olduğunu, Abdal Musa ve Budala Sultan Türbesinden 1,5 kilometre uzakta olduğu bilgilerini verdiğini belirten Acar, bu değerlendirmenin, "Dur Dağı'nın tamamı kutsal olduğundan kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bölgenin manevi değerinin yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini" söyledi. Gürkut Acar şunları kaydetti:
"Eğer hükümet bugünlerde pek gündemde olmayan alevi açılımında samimi ise Dur Dağı bunun önemli bir göstergesi olabilir. Dur Dağı madencilik mevzuatına göre değil, inanç merkezi olarak değerlendirildiğinde sorun kalmayacaktır. Bu konuyu bir kez daha hükümetin gündemine sunuyoruz"
Dur Dağı ile ilgili olarak gönüllülerin imza kampanyası başlattıkları ve 2023 imza topladıkları bilgisini veren Acar, "TBMM Başkanı genelde hükümetten farklı bir tavır takınmakta zorlanıyor. Bunu birçok olayda yaşadık, gördük. Ama burası milletin meclisidir. Milletin bir talebi vardır. Dur Dağı'nın inanç merkezi olmasını ve bütünüyle koruma altına alınmasını, ranta, ticarete konu yapılmamasını istiyorlar. Umarım TBMM Başkanı bu kez hükümetten farklı bir tavır takınır" şeklinde konuştu.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar ile birlikte basın toplantısına katılan Abdal Musa gönüllülerinden Cemal Kaya ise "Talebimiz inanç özgürlüğünün önündeki ihlallerin kaldırılması, mermer ocakları faaliyetlerinin sona erdirilmesi ve TBMM'nin bir kanun hazırlayarak buranın inanç merkezi ve inanç turizm bölgesi olarak ilan edilmesini istiyoruz" dedi.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, "Kürt sorunun çözümü konusunda AKP ile birlikte yol haritası çizilmesine muhalif olan isimlerden birisi" olduğuna dair sorulan bir soru üstüne şunları kaydetti:
"Bu konularda biz kendi içimizde belli tartışmaları yapıyoruz. Bundan doğal bir şey de olamaz. Partinin çalışmalarında her çeşit fikrin tartışılması doğaldır. Bizim bu tartışmalarımız tabii ki parti meclisinin ve MYK'nın kararlarıyla bağlıdır. Biz bir siyasi partiyiz. O siyasi partinin karar organlarının vereceği kararlar hepimizi bağlar. Bu anlamda bizim parti içerisindeki tartışmalarımızı bir siyaset olarak değil ama doğru yolu bulmak için yapılan tartışmalar olarak kabul edilmesini rica ediyorum. Biz kendi aramızda yaptığımız tartışmalarla en doğru yolu bulacağız. Nitekim bizim yaptığımız bu başvurulardan sonra Milletvekillerinin de toplanarak Meclis tatile girdikten hemen sonra bir toplantı olacağını Akif Hamzaçebi duyurdu. Biz orada bu tartışmaları yapacağız. Partinin bu konuda üreteceği politikalar uymak zorundayız. Ama bizim söylediğimiz şu, yeteri kadar tartışılmamıştır, gerekli organlarda tartışılmamıştır. Parti meclisinde konu karara bağlanmamıştır. O nedenle aceleye getirilemez bu konular. Çok uzun bir süreçten geliyoruz. Bu konuların hatta parti meclisinde bile değil kurultaya getirilerek kurultayda bir rapor halinde kabul edilmesi lazım gelir. Çünkü bu bir yol haritasıdır ve bütün partiyi bağlayacak, geleceğimizi de çok ciddi etkileyecektir. O konudaki fikirlerimizi kendi aramızda tartışmalarımızı doğru buluyorum. Tabii ki biz de parti meclisinin ve kurultayın verdiği kararlara uyacağız"
Dur Dağı'nın Alevi inancına sahip olan vatandaşları için "kutsal bir mekân" olduğunu hatırlatan Gürkut Acar, AK Parti iktidarının alevi açılımı yaptığı bir dönemde aleviler için "kutsal sayılan, bir inanç merkezi olan" Dur Dağı'nın "madencilik mevzuatı ile değerlendirdiğini ve dağın bir bölümüne maden izni verdiğini" belirtti.
Buranın "yeni bir merkez olmadığını, buradaki Abdal Musa Dergâhının 1274 yılında kurulduğunu ve 700 yılı aşkın bir süredir inanç merkezi olduğunu" sözlerine ekleyen Acar, "vatandaşların inancına saygı gösterilmesi gerektiğini, kutsal alanların madencilik mevzuatına tabi tutulmasının dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini" dile getirdi.
Daha sonra Antalya'nın taş ocakları ve HES projeleri ile ilgili "kaygılı" olduğunu belirten Acar, "her yerde taş ocağı, maden ocağı açılıyor. Üreticiler, turizmciler mağdur ediliyor. Bütün su kaynakları şirketlere tahsis edilmiş, suların yönleri değiştiriliyor. Yine üretici, turizmci mağdur, Antalya'nın taşı toprağı delik deşik durumda" şeklinde konuştu.
Dur Dağı'nın da benzer bir durumda olduğunu belirten Acar, bir yargı sürecinin devam ettiğini, yerel mahkemenin de "inanç temelli bir değerlendirme yerine madencilik mevzuatını esas alınca Hintli bir firmanın yeniden maden çıkarmaya başladığını, konunun Danıştay'a taşındığını ve Avrupa Parlamentosu'na da gittiğini" sözlerine ekledi.
Firmanın ve AK Parti iktidarının mermer ocağı ile ilgili olarak, "ocağın dağın görünmeyen kısmında olduğunu, Abdal Musa ve Budala Sultan Türbesinden 1,5 kilometre uzakta olduğu bilgilerini verdiğini belirten Acar, bu değerlendirmenin, "Dur Dağı'nın tamamı kutsal olduğundan kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bölgenin manevi değerinin yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini" söyledi. Gürkut Acar şunları kaydetti:
"Eğer hükümet bugünlerde pek gündemde olmayan alevi açılımında samimi ise Dur Dağı bunun önemli bir göstergesi olabilir. Dur Dağı madencilik mevzuatına göre değil, inanç merkezi olarak değerlendirildiğinde sorun kalmayacaktır. Bu konuyu bir kez daha hükümetin gündemine sunuyoruz"
Dur Dağı ile ilgili olarak gönüllülerin imza kampanyası başlattıkları ve 2023 imza topladıkları bilgisini veren Acar, "TBMM Başkanı genelde hükümetten farklı bir tavır takınmakta zorlanıyor. Bunu birçok olayda yaşadık, gördük. Ama burası milletin meclisidir. Milletin bir talebi vardır. Dur Dağı'nın inanç merkezi olmasını ve bütünüyle koruma altına alınmasını, ranta, ticarete konu yapılmamasını istiyorlar. Umarım TBMM Başkanı bu kez hükümetten farklı bir tavır takınır" şeklinde konuştu.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar ile birlikte basın toplantısına katılan Abdal Musa gönüllülerinden Cemal Kaya ise "Talebimiz inanç özgürlüğünün önündeki ihlallerin kaldırılması, mermer ocakları faaliyetlerinin sona erdirilmesi ve TBMM'nin bir kanun hazırlayarak buranın inanç merkezi ve inanç turizm bölgesi olarak ilan edilmesini istiyoruz" dedi.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, "Kürt sorunun çözümü konusunda AKP ile birlikte yol haritası çizilmesine muhalif olan isimlerden birisi" olduğuna dair sorulan bir soru üstüne şunları kaydetti:
"Bu konularda biz kendi içimizde belli tartışmaları yapıyoruz. Bundan doğal bir şey de olamaz. Partinin çalışmalarında her çeşit fikrin tartışılması doğaldır. Bizim bu tartışmalarımız tabii ki parti meclisinin ve MYK'nın kararlarıyla bağlıdır. Biz bir siyasi partiyiz. O siyasi partinin karar organlarının vereceği kararlar hepimizi bağlar. Bu anlamda bizim parti içerisindeki tartışmalarımızı bir siyaset olarak değil ama doğru yolu bulmak için yapılan tartışmalar olarak kabul edilmesini rica ediyorum. Biz kendi aramızda yaptığımız tartışmalarla en doğru yolu bulacağız. Nitekim bizim yaptığımız bu başvurulardan sonra Milletvekillerinin de toplanarak Meclis tatile girdikten hemen sonra bir toplantı olacağını Akif Hamzaçebi duyurdu. Biz orada bu tartışmaları yapacağız. Partinin bu konuda üreteceği politikalar uymak zorundayız. Ama bizim söylediğimiz şu, yeteri kadar tartışılmamıştır, gerekli organlarda tartışılmamıştır. Parti meclisinde konu karara bağlanmamıştır. O nedenle aceleye getirilemez bu konular. Çok uzun bir süreçten geliyoruz. Bu konuların hatta parti meclisinde bile değil kurultaya getirilerek kurultayda bir rapor halinde kabul edilmesi lazım gelir. Çünkü bu bir yol haritasıdır ve bütün partiyi bağlayacak, geleceğimizi de çok ciddi etkileyecektir. O konudaki fikirlerimizi kendi aramızda tartışmalarımızı doğru buluyorum. Tabii ki biz de parti meclisinin ve kurultayın verdiği kararlara uyacağız"
