2012-07-13 - 11:30
CHP'Lİ ERDEMİR'İN BASIN TOPLANTISI?
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Alevilik konusunda değerlendirmelerde bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Alevilik konusunda değerlendirmelerde bulundu.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, 15 yıllık akademik hayatında Alevilere yönelik nefret söylemi ve ayırımcılık üzerine çok sayıda araştırma yürüttüğünü belirterek bu araştırmaların Alevi yurttaşlarının okul, işyeri, kışla, hastane ve mezarlıklarda kaldığı ayırımcılığı gözler önüne serdiğini söyledi.

CHP'li Aykan Erdemir, " Bugün üzülerek görüyorum ki çalışmalarımda Türkiye'de Alevilere yönelik ayrımcılığın en yoğun ve acımasızca yaşandığı kurumlardan birini unutmuşum: Türkiye Büyük Millet Meclisi." dedi

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, sözlerine şöyle devam etti:

"15 yıllık akademik hayatımda Alevilere yönelik nefret söylemi ve ayrımcılık üzerine çok sayıda araştırma yürüttüm. Bu araştırmalar Alevi yurttaşlarımızın okul, işyeri, kışla, hastane ve mezarlıklarda, bir diğer deyişle beşikten mezara maruz kaldığı ayrımcılığı gözler önüne sermekteydi. Bugün üzülerek görüyorum ki çalışmalarımda Türkiye'de Alevilere yönelik ayrımcılığın en yoğun ve en acımasızca yaşandığı kurumlardan birini unutmuşum; Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Ne yazıktır ki geçtiğimiz günlerde Yüce Meclis'in çatısı altında kamuoyunun da ibret ve üzüntüyle izlediği bir sürece hep birlikte tanık olduk. Alevi milletvekillerimizin eşit yurttaşlık talebine, Meclis'teki çalışmaları sırasında yararlanabilecekleri ibadethane talebine, inançları gereği ihtiyaç duydukları cemevi talebine Meclis Başkanlığı makamı ilgisiz ve duyarsız kalmıştır. Bununla da yetinilmemiş sorumluluktan ve duygudaşlıktan uzak açıklamalarla toplum vicdanı yaralanmış, Alevi Sünni tüm hak aşığı insanlarımız rencide edilmiştir.

Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek'in, bu ülkede yaşayan tüm yurttaşları temsil etmesi, tüm yurttaşların derdini kendi derdi bilmesi, tüm yurttaşlara eşit mesafede olması gerektiğine inandığımız için biz Sayın Meclis Başkanı'ndan şu açıklamayı beklerdik: "Nasıl Meclis çatısı altında cami ve mescit talepleri haksa, ihtiyaçsa ve karşılanıyorsa, cemevi talebi de haktır, ihtiyaçtır ve karşılanacaktır." İsterdik ki Meclis Başkanımız tüm aleme, tüm insanlara, tüm inançlara bir nazarla baksın. İsterdik ki Meclis Başkanımız sorunun değil çözümün adresi olsun. İsterdik ki Meclis Başkanımız ayrımcılığın değil eşitliğin sesi olsun.

Bugün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ya da Anayasamızın 24. maddesinden söz edecek değilim. Gönlün gözü kapalıysa, aklın sözünün gereği yoktur, bilirim. İşte bu sebeple Yüce Meclis çatısı altında hala mevcut olduğuna inandığım vicdana seslenmek istiyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Camiinde Ramazan ayından önce kılınacak son Cuma namazında niyette doğruluğun, tekbirde adaletin, secdede hukukun ve teslimde hakkın gönüllerden çıkmamasını diliyorum. Bu dileklerimin gönül gözü açık tüm insanlara ulaşacağını biliyor ve sözlerime Yunus'un özlemiyle son vermek istiyorum.

Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet dahi, Elin yüzün yumaz değil, Yol oldur ki doğru vara, Er oldur alçakta dura, Göz oldur ki Hakk'ı göre, Yüceden bakan göz değil.

Yüce Meclisimizin yüce makamlarında oturanların bizler adına ayrımcılık yapmayacağı, bizler adına gönül yıkmayacağı bir ülkeye özlemle..." dedi