2012-02-15 - 13:04
CHP ANKARA MİLLETVEKİLLERİ GÜNAYDIN VE NAZLIAKA'NIN BASIN TOPLANTISI...
CHP Ankara Milletvekilleri Aylin Nazlıaka ve Gökhan Günaydın parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Gazi Yerleşkesi'nin birinci derece sit alanı olmaktan çıkartılarak, üçüncü derece yerleşmeye açık arazi haline dönüştürülmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
CHP Ankara Milletvekilleri Aylin Nazlıaka ve Gökhan Günaydın parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Gazi Yerleşkesi'nin birinci derece sit alanı olmaktan çıkartılarak, üçüncü derece yerleşmeye açık arazi haline dönüştürülmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Gazi yerleşkesi hedef tahtasına konulmuştur. TOKİ'nin mimari anlayışına bırakılmıştır. TOKİ, Atatürk'ün mirasını da yok edecektir. 1924 yılında Gazi Çiftliği "yeşil bir başkent" fikriyle gerçekleştirilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk vasiyetinde, arazinin güzelleştirilmesini istemiştir." şeklinde konuştu.

Nazlıaka, Gazi Yerleşkesi'ne bu düzenlemenin ardından ne yapılacağı ve basında yer aldığı gibi Başbakanlık Kampusuna dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği konusunda, hükümetten net bir yanıt alamadığını, sürekli olarak "şu an için böyle bi rşeyin düşünülmediği" ne yönelik bir cevap aldığını söyledi.

Günaydın, Atatürk'ün mirasına yönelik saldırıların olduğu da savunarak, "Geçmişte Ankara halkı bu saldırıları bir araya gelerek nasıl savuşturduysa, Gazi yerleşkesine yönelik de bu saldırıyı sonlandırmak için ve bu girişimi engellemek için Ankara halkı kısa sürede bir araya gelecektir. Çünkü orada bir tarih, kültür ve gelenek yatmaktadır" dedi.

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Günaydın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ifadeye çağıran ve daha sonra görevinden alınan Savcı ile ilgili HSYK'nın inceleme başlatmasıyla ilgili şunları söyledi:

"Bunlar artık Türkiye'de sürpriz karşılanmayan olaylardır. HSYK'nın yeniden yapılandırılmasına yönelik referandum sürecinde CHP bunun altını özelikle çizmişti. Türkiye'de artık yargı bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Hangi davada iktidar sahiplerini rahatsız edecek iş, eylem ve tutum içinde olan hakim ve savcı varsa mutlaka kısa sürede diğerlerine de örnek olması bakımından bir soruşturma sürecine tabi tutulmaktadırlar. Bunu Deniz Feneri'nde de gördük, bunu MİT sürecinde gördük, başka davalarda da göreceğiz. Artık tuzun koktuğu yerdir. 'Türkiye'de yargı bağımsızdır sözlerine ilkokuldaki çocukları bile inanmıyor."

(13.04)