2016-03-07 - 11:27
TBMM Genel Kurulu'nda, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ve 13. maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
Bugünkü görüşmelerde, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ve 13. maddeleri ele alınacak.
Maddeler üzerinde ilk sözü, MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu aldı.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesi ile Maliye Bakanına, kurum içi aktarmalar, yedek ödenek aktarma yetkisi ve diğer kurumlarda bu alandaki ilkeleri belirleme yetkisinin verildiğini anımsattı.
Tanrıkulu, "Maliye Bakanlığına, hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın 2016 yılı merkezi yönetim bütçesini, neredeyse bütünüyle ve her yönüyle ortadan kaldırıp istediği şekilde yeniden yapma, değiştirme yetkisi de verilmek istenmektedir" diye konuştu.
Ülkede her alanda şeffaflıktan uzaklaşıldığını ileri süren Tanrıkulu, Türkiye'nin, Uluslararası Şeffaflık Endeksi'nde de 168 ülke arasında 66 sırada yer aldığını söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Anayasa Mahkemesinin hukuk devletinin olmazsa olmaz kurumlarından biri olduğunu belirtti. Kayışoğlu, 8 Mart'ın resmi tatil olması gerektiğini dile getirdi. Gün geçtikçe laiklikten uzaklaşıldığını ileri süren Kayışoğlu, "Bu ülkeye gerçekten barışı, dindarlığı, ahlakı, manevi değerleri getirmek istiyorsanız, bunun yolu gelir ve vergi dağılımındaki adaletten, laiklikten" ifadesini kullandı.
CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesinde bulunan ve Maliye Bakanlığına yetki veren hükümlerle anayasanın yok sayıldığını savundu.
AK PARTİ Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, "Şu anda Doğu ve Güneydoğu'da devam eden terör olaylarının tek hedefi, Müslüman Kürt kardeşlerimizi İslamiyetten ve bin yıldır kardeşlik içinde yaşadığı Türk milletinden koparmaktır. Batılıların ve İslam düşmanlarının terör olaylarını tahrik için kullandıkları en önemli silah olan azınlık fikrine, en öldürücü darbe, ancak ve ancak din ve İslamiyet'le verilebilir" dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir, Cizre'deki izlenimlerini anlatarak, halkın boşalttığı evlere zarar verildiğini iddia etti.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, muhtarların, hukuki statü olarak Bağ-Kur'lu olduklarını anımsatarak, 2002 ile bugün mukayese edildiğinde muhtar aylıklarında önemli iyileştirmeler yapıldığını söyledi. Ağbal, şöyle devam etti:
"En son muhtar aylıklarını bin liradan bin 300 liraya çıkardık. 2002 yılında 97 lira muhtar aylığı, şimdi geldiğimiz noktada bin 300 liraya çıkarmış olduk. Reel olarak bu dönemde muhtar aylıkları yüzde 335 oranında artırıldı. Tabi ki muhtarlarımızın mali durumları daha da iyileşsin, kendilerine sağlanan imkanlar daha da artırılsın. Hükümet olarak bu konuda her zaman için tüm çalışanlarımıza, sosyal taraflarımıza her zaman için hizmetin en iyisini götürmeye çalışıyoruz."
Ağbal, YURTKUR'un, özellikle son dönemlerde öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak için yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu, yeni yurt binalarının yapımının devam ettiğini söyledi.
Ağbal, "YURTKUR'UN öğrenci barındırma kapasitesi bu dönemde 188 binden 450 bine çıkarıldı. İnşallah YURTKUR, şu anda yeni bina kiralamak suretiyle bu kapasitesini daha da artırmaya devam ediyor. İnşallah yakın zamanda öğrenci barınması konusunda çok daha önemli mesafeler alırız" ifadesini kullandı.
İlgili yönetmelik uyarınca öğrenci ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumunun, öğrencinin yükseköğretim kurumuna girişte aldığı puanın, yıl sonu başarı durumunun dikkate alınarak, YURTKUR tarafından objektif olarak belirlenen ölçütler doğrultusunda değerlendirme yapılarak burs tahsisinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Ağbal, aynı hususların, öğrencilerin yurtlara yerleştirilmesinde de objektif şekilde uygulandığını belirtti.
Başkanlık sistemi konusunda hükümetin yaklaşımının belli olduğunu dile getiren Ağbal, "Başkanlık sisteminin, bu ülkeye hem ekonomik olarak, hem siyaseten, hem de ülkenin güçlenmesi bakımından önemli katkılar yapacağına inanıyoruz. Bu konuda inşallah ülkemiz için hayırlı olan ne ise o konuda hep beraber çalışırız" dedi.
Hem çiftçiye hem de esnafa çok farklı kanallardan her zaman destek sağladıklarını belirten Ağbal, şu bilgileri verdi:
"Hem tarımsal destekleme ödemeleri, hem sübvansiyon, bu alımlar, hem de çiftçilere sağladığımız kredi desteği ile tarım sektöründe bu dönem de önemli destekler verildi. Yine esnafımıza ya faizsiz ya da düşük faizli kredi imkanları sağlandı. Bu konuda da gerçekten önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek kadar yeni imkanlar oldu. Şu anda bir yeniden yapılandırma konusu gündemimizde yok."
Seçimden sonra esnafa 30 bin lira faizsiz kredi imkanı sağladıklarını anımsatan Ağbal, bunun da vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını dile getirdi.
Konuşmaların ardından oylanan 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 7. maddesi üzerinde görüşmeler tamamlandı.
Ağbal, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, vatandaşın sosyal hizmet, sağlık, eğitim alanlarında ihtiyaç duyduğu hizmetlere yönelik bütçeden daha fazla kaynak ayırmak için ellerinden geleni yaptıklarını anlattı.
Son 14 yılda, devlet bütçesinde önemli artışlar yapıldığını dile getiren Ağbal, vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmetleri daha kaliteli almasının sağlandığını belirtti.
Ağbal, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin de yıllar itibariyle artış gösterdiğine işaret ederek, din hizmetlerinin daha etkin, verimli şekilde verilmesi için bütçeden gerekli ödeneğin ayrıldığını bildirdi. Ağbal, yasaların belirlediği sınırlar içinde bütçeleri hazırladıklarını dile getirdi.
AK PARTİ hükümetleri döneminde, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması, yaygınlaştırılması için önemli mesafeler alındığını vurgulayan Ağbal, üniversite hastanelerinin sağlıkta hizmet sunumunda önemli rol üstlendiğini bildirdi.
Ağbal, daha önce vatandaşların üniversite hastanelerine kolayca ulaşamadığını, şimdi rahatlıkla bu hastanelerden hizmet alabildiğini ifade etti.
Artan hizmetlerin, üniversite hastanelerinin mali konularda bir takım sıkıntılarla karşılaşmasına neden olduğunu vurgulayan Ağbal, Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda, üniversite hastanelerinin sorunlarına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, bu çerçevede sabah bir toplantı yapıldığını anlattı.
Maliye Bakanı Ağbal, üniversite hastanelerinin kapasitelerinin ve personelin artırılması, ortaya çıkan maliyetlerin daha etkin ve verimli şekilde karşılanması için bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Ağbal, üniversiteler ve YÖK ile de istişare ederek, sorunların üstesinden geleceklerini vurguladı.
PKK terör örgütü tarafında Doğu ve Güneydoğu'daki terör olayları sonucunda vatandaşların büyük mağduriyetler yaşadığına işaret eden Ağbal, devletin, bu mağduriyetleri azaltmak, ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcadığını belirtti. Ağbal, barınma, gıda, ulaşım, eğitim, sağlık hizmetleri alanlarında çok yoğun çalışmaların sürdüğünü, bakanlıkların, valilerin yoğun mesai yürüttüğüne işaret etti.
Bakan Ağbal, devletin, bütün gücüyle vatandaşın yanında olduğunu dile getirerek, vatandaşın ihtiyaçlarının sonuna kadar karşılanacağını, terörle sonuna kadar mücadele edileceğini, kökünün kazınacağına dikkati çekti.
MHP Hatay Milletvekili Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, bölücü terör yanlısı öğrencilerin üniversitelerde yapılanmasına göz yumulduğunu, üniversitelerin terör üssü haline getirildiğini savundu.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, "Hükümet sürekli istikrardan bahsediyor. Şehit sayısında da istikrar sağladınız. 7 Haziran'dan beri kaç ananın yüreği yandı? Teröristlerle işbirliği yaptınız, iktidarınız uğruna terör örgütünün sırtını sıvazladınız. Taziye ziyaretine giden milletvekilinin, Meclis çatısı altında olmasını ise içime sindiremiyorum" sözlerine, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
İnceöz, "Teröristlerle işbirliği yaptınız" ifadelerinin, "çok ağır, çirkin ithamlar olduğunu, bunu reddettiğini ve aynen iade ettiğini" ifade etti.
İnceöz, 35 yıldır süren terör karşısında irade ortaya koyduklarını dile getirerek, bu konunun temcit pilavı gibi getirildiğini söyledi. İnceöz, bütün partilerin, terörle mücadele konusundaki net duruşunun ortaya çıkması gerektiğini belirtti.
Arık'ın, "Külliye, gayrimillidir" sözlerine ise İnceöz, "Külliye, milletin külliyesidir. Bu alanda sıkışmaktan kurtulun, asıl gündemimize dönelim" karşılığını verdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de İnceöz'e, "Külliye milletin deniliyor, külliyen yalan; kaçak saray. Maliyeti ne kadar cevap veremiyorsunuz, Kaddafi'den aldığınız paralar ne oldu cevap veremiyorsunuz. Önce bunlara cevap verin" diye yanıt verdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankara'da bomba patlıyorsa sorumluluğun hükümete ait olduğunu öne sürerek, şunları kaydetti:
"HDP üzerinden gündem yaratarak bu işin içinden sıyrılamazsınız. Deklarasyonla sıydırıldınız, sonra da taziye linci üzerinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Taziyenin, dinen, ahlaken, vicdanen, insani açıdan ne anlama geldiğini sizlerle paylaşacak değilim. Ölen kişiyle kurulan hukuk, yaptığını onaylamak değil; geri kalanların yasını paylaşmak, ritüellerdir, fazla konuşmayın bu konuda. Sizin ve CHP milletvekilleri bölgede bu tarz taziyelere gidiyorlar doğru da yapıyorlar, olması gereken de budur. Bizi takip edeceğinize, aynı şekilde doğru olanı yapan, insani davranan vekillerinizin durumuyla ilgilenen, sonra buraya gelin."
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Suriyeli mülteciler için bugüne kadar yaklaşık 10 milyar dolar civarında bir harcama yapıldığını belirterek, "Türkiye hiçbir şekilde bu harcamanın bir başka harcamayla mukayesesini yapmamıştır. Bu hepimizin birbirimize karşı bir insanlık borcudur" dedi.
Genel Kurul'da 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 9'uncu maddesi görüşülüyor.
Bütçe üzerinde söz alan MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya, mali disiplinin mali reformla; mali reformun, mali kurallarla gerçekleşebileceğini söyledi. Karakaya, "Bu kurallar uygulanabiliyorsa, denetlenebiliyorsa, o zaman bir anlam ifade ediyor" diye konuştu.
AK PARTİ iktidarlarının "denetimi iktidarsızlaştırdığını" savunan Karakaya, kamu iradelerinin denetiminde Sayıştayın devre dışı bırakıldığını ileri sürdü.
HDP Batman Milletvekili Saadet Becerekli, barışçıl bir dış politikanın hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kronikleşen sorunların çözülmemesinin faturası bugün Türkiye halklarının tamamına kesilmiş durumdadır. Başta Kürt sorunu olmak üzere sistemsel hataların devamında ortaya çıkan sonuçlar halen neden ve gerekçe olarak kullanılmaya devam edilmektedir" görüşünü ileri sürdü.
Becerekli, "Tarih önümüze koymuştur ki Türkiye'nin sorunu bir demokratikleşme sorunudur. Tamamıyla demokratikleşmeyen bir Türkiye Kürt sorununu çözemez, tamamıyla demokratikleşmeyen bir Türkiye, Alevi sorununu çözemez, demokratikleşmeyen bir Türkiye'de adalet tesis edilemez" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AK PARTİ'nin, dünyada örneği olmayan bir algı yaratma becerisine sahip olduğunu ileri sürerek, bunun için kurulan ekipte her kesimden kişinin olduğunu söyledi.
Ağbaba, "Bu kadro, bu ekip şefleri ne derse onu tekrarlıyor. Bu kadro, reisin başkanlığında her şeye karar veriyor. Bu kadro, sizin eseriniz değerli arkadaşlar ve bu kadronun bir eseri daha var ki onunla da övünmelisiniz. Bakın, bu kadronun yani AKP'nin, yani sizlerin vatanseveriniz Sedat Peker, hayırseveriniz Rıza Sarraf" iddiasında bulundu.
"Kimin terörist olduğuna bu kadro karar veriyor. Kimin ne zaman vatansever olduğuna da bu kadro karar veriyor" diyen Ağbaba, kürsüden, geçmişte Ergenekon ve benzeri davalarda yargılanan bazı kişilerin fotoğraflarını gösterdi.
Kayseri'deki FETÖ/PDY operasyonuna da değinen Ağbaba, "Acaba, dün Fethullah terör örgütüne yardım eden Boydak ailesi, AKP'ye yardım etti mi etmedi mi? İstikbal'den, Boydak grubundan AKP, 2002'den beri para aldı mı almadı mı?" sorularını yöneltti.
Konuşması sırasında kendisine yönelik "Ne dediğini anlamıyoruz" ifadesini kullanan AK PARTİ Denizli Milletvekili Şahin Tin'e "Kafan kalın olabilir, kafan kalın" diyen Ağbaba'nın bu sözleri Genel Kurul'da tartışmalara neden oldu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Biz anlatsak toplum belki inanmayacak ama herkes kendi gözüyle görüyor, kulağıyla duyuyor; kim paralelin yanında kim değil, kim terörün yanında kim değil; Ergenekon sanıklarının yargılanma sürecinde hakimlerin yaptığı yanlışlar bugün revizeyle düzeltirken kim buna karşı çıkıyor kim karşı çıkmıyor, bunu görüyor. Hiç şaşırmıyoruz" dedi.
Turan, "Daha sorumlu anlayış bu ülkenin geleceği adına daha anlamlıdır ama aynı şeyleri 14 sene yaptınız; hakaret, iftira, tehdit, zerre kadar korkmadık, korkmayacağız. Toplum aynı şeri yapıdan farklı şeyler bekleyenlerin seçimlerde defterini dürdü ve dürecek" dedi.
Bu arada basın mensuplarının Genel Kurul çalışmalarını izlediği kulise gelen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, milletvekillerinin fotoğrafını çekti.
AK PARTİ Denizli Milletvekili Şahin Tin ise Ağbaba'nın kendisine yönelik sözlerinin çok saygısızca olduğunu ifade etti.
Veli Ağbaba da bunun üzerine "Ben burada hiçbir arkadaşıma hakaret etme babında bir şey söylemek istemedim. Onu da üzdüğüm için üzgünüm" dedi.
Başkanvekili Ahmet Aydın da İçtüzüğün ilgili maddelerini okuyup, Genel Kurul'da konuşma yapan milletvekillerinin üsluplarına dikkat etmesini isteyerek, sert eleştiriler olmakla birlikte sataşmadan ve hakaret etmeden konuşulması gerektiğini dile getirdi.
Bülent Turan, Ağbaba'nın, İçtüzük uyarınca kürsüde düzeltme yapması ve özür dilemesi talebinde bulundu.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, hiçbir milletvekilinin, bir başka milletvekiline hakaret etmemesi çağrısında bulunarak başladığı konuşmasında, AK PARTİ iktidara geldiğinde nüfusun yüzde 1'inin servetin yüzde 36'sına sahip olduğunu, bugün ise nüfusun yüzde 1'inin, servetin yüzde 54'üne sahip olduğunu söyledi.
Vergilendirilmeyen her paranın ranta gittiğini belirten Paylan, ranta vergi uygulanmasını istedi. Bir mali milada ihtiyaç olduğunu ifade eden Paylan, "Öyle pastanın yüzde 54'ünü yüzde 1'e dağıtmakla adalet sağlanmaz. Adalet, adil maliye politikasıyla olur" dedi.
AK PARTİ Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, 2002 yılında vergi gelirlerinin yüzde 85,7'sinin faiz ödemelerine giderken, bugün vergi gelirlerinin yüzde 13'ünün faiz ödemelerine gittiğini vurguladı. Halkın birçok demokratik kazanımına imza attıklarını belirten Fırat, "AK PARTİ hükümetleri olarak her zaman mazlumun yanında yer aldık, zulme ve zalime karşı dik durduk" ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM başkanvekillerine oturumları yönettikleri sırada gösterdikleri anlayış nedeniyle teşekkür etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da "Bu polemikçi dilden, bu haddini bildirme, lafı gediğine koyma, karşı tarafı bir bakıma taciz edecek, hop oturup hop kaldıracak bir dil kullanmamak gerektiği açıktır" ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Ağbaba'nın kullandığı ifadeyle ilgili, iktidar partisi milletvekillerinin, kürsüdeki hatiplerini zaman zaman taciz ettiklerini savunarak, "Sayın Ağbaba'nın ağzından çıkan, kendisinin de tasvip etmediği laf, bir toplu tacizin neticesi olarak bir yol kazasıdır. Parlamentoda böyle yol kazaları olur. Hiçbirimiz de tasvip etmeyiz" dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, üniversitelerin bütçelerinin her yıl artan bir şekilde bütçe imkanları çerçevesinde karşılandığını belirtti.
Trafik sigortaları konusundaki sıkıntıları gidermek üzere Hazine Müsteşarlığı bünyesinde bir çalışma yapıldığını aktaran Ağbal, bu tamamlandığında gerekli yasal değişiklik tasarının Başbakanlığa gönderileceğini söyledi.
AK PARTİ hükümetleri döneminde özellikle düşük ve orta gelirli grupların, ailelerin kullandığı temel tüketim malzemelerinin Katma Değer Vergisi oranlarının sürekli bir şekilde indirim konusu yapıldığını dile getiren Ağbal, "Özellikle sebze-meyve, gıda ürünleri teslimlerinde, yine eğitim-öğretim hizmetleri teslimlerinde, tekstil konfeksiyon teslimlerinde katma değer vergileri önemli ölçüde indirilmiştir. En son yine yem ve gübrede de katma değer vergisi tamamen sıfırlanmıştır" açıklamasında bulundu.
Emeklilerin mali ve sosyal hakları konusunda da önemli iyileştirmeler yapıldığını vurgulayan Ağbal, en son yine geçen sene temmuz ve bu senenin ocak aylarında emekli aylıklarında da önemli iyileştirmelerin yapıldığını anımsattı.
Ağbal, farklı kaynaklardan yapılan borçlanmalarla ilgili de zaman zaman güncellemeler yaptıklarını aktardı.
Suriyeli sığınmacılara ödenen miktarla ilgili bir soru üzerine Ağbal, bu ülke vatandaşlarına insani yardım yapıldığını belirtti. Bakan Ağbal, şöyle devam etti:
"Suriyeli kardeşlerimiz, oradaki yönetimin meydana getirdiği olağanüstü, insanlık dışı terör sonucunda ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır ve Türkiye, bu insanlara bağrını açmıştır. Bugüne kadar yaklaşık 10 milyar dolar civarında bir harcama yapılmıştır. Öncelikle Türkiye, bu harcamayı yaparken hiçbir şekilde, bu harcamanın bir başka harcamayla mukayesesini yapmamıştır. Bu hepimizin birbirimize karşı bir insanlık borcudur."
Ağbal, terör olaylarının yaşandığı bölgede terör örgütünün meydana getirdiği her türlü sıkıntının üstesinden gelmek üzere hükümetin, bakanlıkların ve valiliklerin gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.
Naci Ağbal, "Oturdukları yerlerden başka illere giden vatandaşlarımızın oradaki konaklama ihtiyaçlarının karşılanması, barınma ihtiyaçlarının karşılanması, çocuklarımızın, gençlerimizin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, sağlık ihtiyaçlarının karşılanması ve o bölgede terör örgütü tarafından meydana getirilen ağır tahribatın yaralarının sarılması için her türlü gayreti gösteriyoruz, bundan sonra göstermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
Bugünkü görüşmelerde, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ve 13. maddeleri ele alınacak.
Maddeler üzerinde ilk sözü, MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu aldı.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesi ile Maliye Bakanına, kurum içi aktarmalar, yedek ödenek aktarma yetkisi ve diğer kurumlarda bu alandaki ilkeleri belirleme yetkisinin verildiğini anımsattı.
Tanrıkulu, "Maliye Bakanlığına, hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın 2016 yılı merkezi yönetim bütçesini, neredeyse bütünüyle ve her yönüyle ortadan kaldırıp istediği şekilde yeniden yapma, değiştirme yetkisi de verilmek istenmektedir" diye konuştu.
Ülkede her alanda şeffaflıktan uzaklaşıldığını ileri süren Tanrıkulu, Türkiye'nin, Uluslararası Şeffaflık Endeksi'nde de 168 ülke arasında 66 sırada yer aldığını söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Anayasa Mahkemesinin hukuk devletinin olmazsa olmaz kurumlarından biri olduğunu belirtti. Kayışoğlu, 8 Mart'ın resmi tatil olması gerektiğini dile getirdi. Gün geçtikçe laiklikten uzaklaşıldığını ileri süren Kayışoğlu, "Bu ülkeye gerçekten barışı, dindarlığı, ahlakı, manevi değerleri getirmek istiyorsanız, bunun yolu gelir ve vergi dağılımındaki adaletten, laiklikten" ifadesini kullandı.
CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesinde bulunan ve Maliye Bakanlığına yetki veren hükümlerle anayasanın yok sayıldığını savundu.
AK PARTİ Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, "Şu anda Doğu ve Güneydoğu'da devam eden terör olaylarının tek hedefi, Müslüman Kürt kardeşlerimizi İslamiyetten ve bin yıldır kardeşlik içinde yaşadığı Türk milletinden koparmaktır. Batılıların ve İslam düşmanlarının terör olaylarını tahrik için kullandıkları en önemli silah olan azınlık fikrine, en öldürücü darbe, ancak ve ancak din ve İslamiyet'le verilebilir" dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir, Cizre'deki izlenimlerini anlatarak, halkın boşalttığı evlere zarar verildiğini iddia etti.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, muhtarların, hukuki statü olarak Bağ-Kur'lu olduklarını anımsatarak, 2002 ile bugün mukayese edildiğinde muhtar aylıklarında önemli iyileştirmeler yapıldığını söyledi. Ağbal, şöyle devam etti:
"En son muhtar aylıklarını bin liradan bin 300 liraya çıkardık. 2002 yılında 97 lira muhtar aylığı, şimdi geldiğimiz noktada bin 300 liraya çıkarmış olduk. Reel olarak bu dönemde muhtar aylıkları yüzde 335 oranında artırıldı. Tabi ki muhtarlarımızın mali durumları daha da iyileşsin, kendilerine sağlanan imkanlar daha da artırılsın. Hükümet olarak bu konuda her zaman için tüm çalışanlarımıza, sosyal taraflarımıza her zaman için hizmetin en iyisini götürmeye çalışıyoruz."
Ağbal, YURTKUR'un, özellikle son dönemlerde öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak için yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu, yeni yurt binalarının yapımının devam ettiğini söyledi.
Ağbal, "YURTKUR'UN öğrenci barındırma kapasitesi bu dönemde 188 binden 450 bine çıkarıldı. İnşallah YURTKUR, şu anda yeni bina kiralamak suretiyle bu kapasitesini daha da artırmaya devam ediyor. İnşallah yakın zamanda öğrenci barınması konusunda çok daha önemli mesafeler alırız" ifadesini kullandı.
İlgili yönetmelik uyarınca öğrenci ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumunun, öğrencinin yükseköğretim kurumuna girişte aldığı puanın, yıl sonu başarı durumunun dikkate alınarak, YURTKUR tarafından objektif olarak belirlenen ölçütler doğrultusunda değerlendirme yapılarak burs tahsisinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Ağbal, aynı hususların, öğrencilerin yurtlara yerleştirilmesinde de objektif şekilde uygulandığını belirtti.
Başkanlık sistemi konusunda hükümetin yaklaşımının belli olduğunu dile getiren Ağbal, "Başkanlık sisteminin, bu ülkeye hem ekonomik olarak, hem siyaseten, hem de ülkenin güçlenmesi bakımından önemli katkılar yapacağına inanıyoruz. Bu konuda inşallah ülkemiz için hayırlı olan ne ise o konuda hep beraber çalışırız" dedi.
Hem çiftçiye hem de esnafa çok farklı kanallardan her zaman destek sağladıklarını belirten Ağbal, şu bilgileri verdi:
"Hem tarımsal destekleme ödemeleri, hem sübvansiyon, bu alımlar, hem de çiftçilere sağladığımız kredi desteği ile tarım sektöründe bu dönem de önemli destekler verildi. Yine esnafımıza ya faizsiz ya da düşük faizli kredi imkanları sağlandı. Bu konuda da gerçekten önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek kadar yeni imkanlar oldu. Şu anda bir yeniden yapılandırma konusu gündemimizde yok."
Seçimden sonra esnafa 30 bin lira faizsiz kredi imkanı sağladıklarını anımsatan Ağbal, bunun da vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını dile getirdi.
Konuşmaların ardından oylanan 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 6. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 7. maddesi üzerinde görüşmeler tamamlandı.
Ağbal, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, vatandaşın sosyal hizmet, sağlık, eğitim alanlarında ihtiyaç duyduğu hizmetlere yönelik bütçeden daha fazla kaynak ayırmak için ellerinden geleni yaptıklarını anlattı.
Son 14 yılda, devlet bütçesinde önemli artışlar yapıldığını dile getiren Ağbal, vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmetleri daha kaliteli almasının sağlandığını belirtti.
Ağbal, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin de yıllar itibariyle artış gösterdiğine işaret ederek, din hizmetlerinin daha etkin, verimli şekilde verilmesi için bütçeden gerekli ödeneğin ayrıldığını bildirdi. Ağbal, yasaların belirlediği sınırlar içinde bütçeleri hazırladıklarını dile getirdi.
AK PARTİ hükümetleri döneminde, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması, yaygınlaştırılması için önemli mesafeler alındığını vurgulayan Ağbal, üniversite hastanelerinin sağlıkta hizmet sunumunda önemli rol üstlendiğini bildirdi.
Ağbal, daha önce vatandaşların üniversite hastanelerine kolayca ulaşamadığını, şimdi rahatlıkla bu hastanelerden hizmet alabildiğini ifade etti.
Artan hizmetlerin, üniversite hastanelerinin mali konularda bir takım sıkıntılarla karşılaşmasına neden olduğunu vurgulayan Ağbal, Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda, üniversite hastanelerinin sorunlarına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, bu çerçevede sabah bir toplantı yapıldığını anlattı.
Maliye Bakanı Ağbal, üniversite hastanelerinin kapasitelerinin ve personelin artırılması, ortaya çıkan maliyetlerin daha etkin ve verimli şekilde karşılanması için bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Ağbal, üniversiteler ve YÖK ile de istişare ederek, sorunların üstesinden geleceklerini vurguladı.
PKK terör örgütü tarafında Doğu ve Güneydoğu'daki terör olayları sonucunda vatandaşların büyük mağduriyetler yaşadığına işaret eden Ağbal, devletin, bu mağduriyetleri azaltmak, ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcadığını belirtti. Ağbal, barınma, gıda, ulaşım, eğitim, sağlık hizmetleri alanlarında çok yoğun çalışmaların sürdüğünü, bakanlıkların, valilerin yoğun mesai yürüttüğüne işaret etti.
Bakan Ağbal, devletin, bütün gücüyle vatandaşın yanında olduğunu dile getirerek, vatandaşın ihtiyaçlarının sonuna kadar karşılanacağını, terörle sonuna kadar mücadele edileceğini, kökünün kazınacağına dikkati çekti.
MHP Hatay Milletvekili Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, bölücü terör yanlısı öğrencilerin üniversitelerde yapılanmasına göz yumulduğunu, üniversitelerin terör üssü haline getirildiğini savundu.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, "Hükümet sürekli istikrardan bahsediyor. Şehit sayısında da istikrar sağladınız. 7 Haziran'dan beri kaç ananın yüreği yandı? Teröristlerle işbirliği yaptınız, iktidarınız uğruna terör örgütünün sırtını sıvazladınız. Taziye ziyaretine giden milletvekilinin, Meclis çatısı altında olmasını ise içime sindiremiyorum" sözlerine, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
İnceöz, "Teröristlerle işbirliği yaptınız" ifadelerinin, "çok ağır, çirkin ithamlar olduğunu, bunu reddettiğini ve aynen iade ettiğini" ifade etti.
İnceöz, 35 yıldır süren terör karşısında irade ortaya koyduklarını dile getirerek, bu konunun temcit pilavı gibi getirildiğini söyledi. İnceöz, bütün partilerin, terörle mücadele konusundaki net duruşunun ortaya çıkması gerektiğini belirtti.
Arık'ın, "Külliye, gayrimillidir" sözlerine ise İnceöz, "Külliye, milletin külliyesidir. Bu alanda sıkışmaktan kurtulun, asıl gündemimize dönelim" karşılığını verdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de İnceöz'e, "Külliye milletin deniliyor, külliyen yalan; kaçak saray. Maliyeti ne kadar cevap veremiyorsunuz, Kaddafi'den aldığınız paralar ne oldu cevap veremiyorsunuz. Önce bunlara cevap verin" diye yanıt verdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankara'da bomba patlıyorsa sorumluluğun hükümete ait olduğunu öne sürerek, şunları kaydetti:
"HDP üzerinden gündem yaratarak bu işin içinden sıyrılamazsınız. Deklarasyonla sıydırıldınız, sonra da taziye linci üzerinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Taziyenin, dinen, ahlaken, vicdanen, insani açıdan ne anlama geldiğini sizlerle paylaşacak değilim. Ölen kişiyle kurulan hukuk, yaptığını onaylamak değil; geri kalanların yasını paylaşmak, ritüellerdir, fazla konuşmayın bu konuda. Sizin ve CHP milletvekilleri bölgede bu tarz taziyelere gidiyorlar doğru da yapıyorlar, olması gereken de budur. Bizi takip edeceğinize, aynı şekilde doğru olanı yapan, insani davranan vekillerinizin durumuyla ilgilenen, sonra buraya gelin."
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Suriyeli mülteciler için bugüne kadar yaklaşık 10 milyar dolar civarında bir harcama yapıldığını belirterek, "Türkiye hiçbir şekilde bu harcamanın bir başka harcamayla mukayesesini yapmamıştır. Bu hepimizin birbirimize karşı bir insanlık borcudur" dedi.
Genel Kurul'da 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın 9'uncu maddesi görüşülüyor.
Bütçe üzerinde söz alan MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya, mali disiplinin mali reformla; mali reformun, mali kurallarla gerçekleşebileceğini söyledi. Karakaya, "Bu kurallar uygulanabiliyorsa, denetlenebiliyorsa, o zaman bir anlam ifade ediyor" diye konuştu.
AK PARTİ iktidarlarının "denetimi iktidarsızlaştırdığını" savunan Karakaya, kamu iradelerinin denetiminde Sayıştayın devre dışı bırakıldığını ileri sürdü.
HDP Batman Milletvekili Saadet Becerekli, barışçıl bir dış politikanın hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kronikleşen sorunların çözülmemesinin faturası bugün Türkiye halklarının tamamına kesilmiş durumdadır. Başta Kürt sorunu olmak üzere sistemsel hataların devamında ortaya çıkan sonuçlar halen neden ve gerekçe olarak kullanılmaya devam edilmektedir" görüşünü ileri sürdü.
Becerekli, "Tarih önümüze koymuştur ki Türkiye'nin sorunu bir demokratikleşme sorunudur. Tamamıyla demokratikleşmeyen bir Türkiye Kürt sorununu çözemez, tamamıyla demokratikleşmeyen bir Türkiye, Alevi sorununu çözemez, demokratikleşmeyen bir Türkiye'de adalet tesis edilemez" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AK PARTİ'nin, dünyada örneği olmayan bir algı yaratma becerisine sahip olduğunu ileri sürerek, bunun için kurulan ekipte her kesimden kişinin olduğunu söyledi.
Ağbaba, "Bu kadro, bu ekip şefleri ne derse onu tekrarlıyor. Bu kadro, reisin başkanlığında her şeye karar veriyor. Bu kadro, sizin eseriniz değerli arkadaşlar ve bu kadronun bir eseri daha var ki onunla da övünmelisiniz. Bakın, bu kadronun yani AKP'nin, yani sizlerin vatanseveriniz Sedat Peker, hayırseveriniz Rıza Sarraf" iddiasında bulundu.
"Kimin terörist olduğuna bu kadro karar veriyor. Kimin ne zaman vatansever olduğuna da bu kadro karar veriyor" diyen Ağbaba, kürsüden, geçmişte Ergenekon ve benzeri davalarda yargılanan bazı kişilerin fotoğraflarını gösterdi.
Kayseri'deki FETÖ/PDY operasyonuna da değinen Ağbaba, "Acaba, dün Fethullah terör örgütüne yardım eden Boydak ailesi, AKP'ye yardım etti mi etmedi mi? İstikbal'den, Boydak grubundan AKP, 2002'den beri para aldı mı almadı mı?" sorularını yöneltti.
Konuşması sırasında kendisine yönelik "Ne dediğini anlamıyoruz" ifadesini kullanan AK PARTİ Denizli Milletvekili Şahin Tin'e "Kafan kalın olabilir, kafan kalın" diyen Ağbaba'nın bu sözleri Genel Kurul'da tartışmalara neden oldu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Biz anlatsak toplum belki inanmayacak ama herkes kendi gözüyle görüyor, kulağıyla duyuyor; kim paralelin yanında kim değil, kim terörün yanında kim değil; Ergenekon sanıklarının yargılanma sürecinde hakimlerin yaptığı yanlışlar bugün revizeyle düzeltirken kim buna karşı çıkıyor kim karşı çıkmıyor, bunu görüyor. Hiç şaşırmıyoruz" dedi.
Turan, "Daha sorumlu anlayış bu ülkenin geleceği adına daha anlamlıdır ama aynı şeyleri 14 sene yaptınız; hakaret, iftira, tehdit, zerre kadar korkmadık, korkmayacağız. Toplum aynı şeri yapıdan farklı şeyler bekleyenlerin seçimlerde defterini dürdü ve dürecek" dedi.
Bu arada basın mensuplarının Genel Kurul çalışmalarını izlediği kulise gelen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, milletvekillerinin fotoğrafını çekti.
AK PARTİ Denizli Milletvekili Şahin Tin ise Ağbaba'nın kendisine yönelik sözlerinin çok saygısızca olduğunu ifade etti.
Veli Ağbaba da bunun üzerine "Ben burada hiçbir arkadaşıma hakaret etme babında bir şey söylemek istemedim. Onu da üzdüğüm için üzgünüm" dedi.
Başkanvekili Ahmet Aydın da İçtüzüğün ilgili maddelerini okuyup, Genel Kurul'da konuşma yapan milletvekillerinin üsluplarına dikkat etmesini isteyerek, sert eleştiriler olmakla birlikte sataşmadan ve hakaret etmeden konuşulması gerektiğini dile getirdi.
Bülent Turan, Ağbaba'nın, İçtüzük uyarınca kürsüde düzeltme yapması ve özür dilemesi talebinde bulundu.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, hiçbir milletvekilinin, bir başka milletvekiline hakaret etmemesi çağrısında bulunarak başladığı konuşmasında, AK PARTİ iktidara geldiğinde nüfusun yüzde 1'inin servetin yüzde 36'sına sahip olduğunu, bugün ise nüfusun yüzde 1'inin, servetin yüzde 54'üne sahip olduğunu söyledi.
Vergilendirilmeyen her paranın ranta gittiğini belirten Paylan, ranta vergi uygulanmasını istedi. Bir mali milada ihtiyaç olduğunu ifade eden Paylan, "Öyle pastanın yüzde 54'ünü yüzde 1'e dağıtmakla adalet sağlanmaz. Adalet, adil maliye politikasıyla olur" dedi.
AK PARTİ Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, 2002 yılında vergi gelirlerinin yüzde 85,7'sinin faiz ödemelerine giderken, bugün vergi gelirlerinin yüzde 13'ünün faiz ödemelerine gittiğini vurguladı. Halkın birçok demokratik kazanımına imza attıklarını belirten Fırat, "AK PARTİ hükümetleri olarak her zaman mazlumun yanında yer aldık, zulme ve zalime karşı dik durduk" ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM başkanvekillerine oturumları yönettikleri sırada gösterdikleri anlayış nedeniyle teşekkür etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da "Bu polemikçi dilden, bu haddini bildirme, lafı gediğine koyma, karşı tarafı bir bakıma taciz edecek, hop oturup hop kaldıracak bir dil kullanmamak gerektiği açıktır" ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Ağbaba'nın kullandığı ifadeyle ilgili, iktidar partisi milletvekillerinin, kürsüdeki hatiplerini zaman zaman taciz ettiklerini savunarak, "Sayın Ağbaba'nın ağzından çıkan, kendisinin de tasvip etmediği laf, bir toplu tacizin neticesi olarak bir yol kazasıdır. Parlamentoda böyle yol kazaları olur. Hiçbirimiz de tasvip etmeyiz" dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, üniversitelerin bütçelerinin her yıl artan bir şekilde bütçe imkanları çerçevesinde karşılandığını belirtti.
Trafik sigortaları konusundaki sıkıntıları gidermek üzere Hazine Müsteşarlığı bünyesinde bir çalışma yapıldığını aktaran Ağbal, bu tamamlandığında gerekli yasal değişiklik tasarının Başbakanlığa gönderileceğini söyledi.
AK PARTİ hükümetleri döneminde özellikle düşük ve orta gelirli grupların, ailelerin kullandığı temel tüketim malzemelerinin Katma Değer Vergisi oranlarının sürekli bir şekilde indirim konusu yapıldığını dile getiren Ağbal, "Özellikle sebze-meyve, gıda ürünleri teslimlerinde, yine eğitim-öğretim hizmetleri teslimlerinde, tekstil konfeksiyon teslimlerinde katma değer vergileri önemli ölçüde indirilmiştir. En son yine yem ve gübrede de katma değer vergisi tamamen sıfırlanmıştır" açıklamasında bulundu.
Emeklilerin mali ve sosyal hakları konusunda da önemli iyileştirmeler yapıldığını vurgulayan Ağbal, en son yine geçen sene temmuz ve bu senenin ocak aylarında emekli aylıklarında da önemli iyileştirmelerin yapıldığını anımsattı.
Ağbal, farklı kaynaklardan yapılan borçlanmalarla ilgili de zaman zaman güncellemeler yaptıklarını aktardı.
Suriyeli sığınmacılara ödenen miktarla ilgili bir soru üzerine Ağbal, bu ülke vatandaşlarına insani yardım yapıldığını belirtti. Bakan Ağbal, şöyle devam etti:
"Suriyeli kardeşlerimiz, oradaki yönetimin meydana getirdiği olağanüstü, insanlık dışı terör sonucunda ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır ve Türkiye, bu insanlara bağrını açmıştır. Bugüne kadar yaklaşık 10 milyar dolar civarında bir harcama yapılmıştır. Öncelikle Türkiye, bu harcamayı yaparken hiçbir şekilde, bu harcamanın bir başka harcamayla mukayesesini yapmamıştır. Bu hepimizin birbirimize karşı bir insanlık borcudur."
Ağbal, terör olaylarının yaşandığı bölgede terör örgütünün meydana getirdiği her türlü sıkıntının üstesinden gelmek üzere hükümetin, bakanlıkların ve valiliklerin gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.
Naci Ağbal, "Oturdukları yerlerden başka illere giden vatandaşlarımızın oradaki konaklama ihtiyaçlarının karşılanması, barınma ihtiyaçlarının karşılanması, çocuklarımızın, gençlerimizin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, sağlık ihtiyaçlarının karşılanması ve o bölgede terör örgütü tarafından meydana getirilen ağır tahribatın yaralarının sarılması için her türlü gayreti gösteriyoruz, bundan sonra göstermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
