2016-06-02 - 14:32
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi, başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi, başkanlığında toplandı.
Genel Kurulu'nda, Alman Federal Meclisinin (Bundestag), Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarını "soykırım" olarak tanımlayan karar tasarısını kabul etmesiyle ilgili bir metin hazırlanması için birleşime ara verildi.
Hamzaçebi, son birleşim kapanmadan önce Genel Kurulda yaşanan tartışmayı anımsatarak, bu konuya ilişkin açıklama yapmak istediğini kaydederek, "Bu kürsüden doğrudan milletimize ve burada bulunan sayın milletvekillerine hitap ediyoruz. Dolayısıyla ülkemizin içinde bulunduğu siyasi iklim ve gündem, buradaki tartışmaları zaman zaman doğrudan etkileyebilmektedir." dedi.
Hamzaçebi, bu noktada milletvekillerine düşenin, sorumluluğun farkında olup yakışan bir üslupla bu tartışmaları yapabilmek olduğunu belirterek, söz alan milletvekillerini ve sorulara yanıt veren bakanları temiz bir dil kullanmaya davet etti.
Milletvekilleri ve hükümetin elbette çok sert eleştirilere hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, "Bu eleştiriyi ifade ederken, üslubumuzun, eleştirinin ötesinde siyasetin konusu olmaması gereken aile ve akrabalık ilişkilerine yönelmemesi ya da 'dinlerseniz anlayacaksınız' türünden karşı tarafı incitecek bir hal almamasına özen göstermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor, temiz dil içermeyen beyanların Meclis'in, milletvekillerinin, genel olarak siyaset kurumunun halk nezdinde itibarını zedeleyeceğini ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak, Alman Federal Meclisinin, Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarını "soykırım" olarak tanımlayan karar tasarısıyla ilgili ortak deklarasyon hazırlanmasını önerdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da bu yönde görüş bildirdi.
TBMM Başkanvekili Hamzaçebi, "Birinci Dünya Savaşı'nın özel koşulları içerisinde Türkler ve Ermenilerin yaşadıkları karşılıklı acıların, diğer ülkeler parlamentolarında siyaset konusu olmasını, herhangi bir uluslararası mahkeme kararı olmadan bunların 'soykırım' olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyorum." ifadesini kullandı.
Hamzaçebi, daha sonra grup başkanvekilleriyle görüşmek üzere birleşime ara verdi.
Genel Kurul'da gündem dışı ilk sözü, Ramazan ayı münasebetiyle AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran KILIÇ aldı. Gündem dışı ikinci sözü, gözaltı ve tutuklamalar hakkında söz isteyen HDP Van Milletvekili Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN aldı. Gündem dışı üçüncü sözü, Almanya Federal Meclisinde Ermeni soykırım tasarısının kabulüyle ilgili CHP İzmir Milletvekili Tuncay ÖZKAN aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin karar tasarını kabul etmesinin yankıları devam ediyor.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, tarihi tarihçilerin konuşacağını ve toplumla paylaşacağını belirtti.
Politikacıların görevinin, günceli değerlendirmek ve geleceği kurmak olduğunu vurgulayan Bostancı, "Soykırım iddialarını, dünyanın ortak barış içinde, birlikte yaşama idealine hizmet edici, özelde Türkiye-Ermenistan ilişkilerine katkı sağlayıcı bir iş olarak görmeyiz. Tarihi çarpıtmadan bir gelecek çıkmaz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ermeni iddialarının 2003'e kadar 8-9 ülkenin parlamentosunda görüşüldüğünü anımsattı.
Özel, "Ancak Rusya Federasyonu 2005'te, Kanada 2004'te, Fransa 2006'da, İsviçre 2003'te, Slovakya 2004'de, Hollanda, Polonya, Venezuela, Litvanya, Şili, İsveç ve Almanya? Bugün Hükümetin bu işten kendisine bir ders çıkarması Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da AKP Hükümetinin Türkiye'yi dış politikada nasıl yalnızlaştırdığını görmesini ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.
Bostancı, ortak bir metin çıkartmaya çalışırken bunu bir tür AK PARTİ eleştirisi fırsatına ve vesilesine dönüştürücü yaklaşımı doğru bulmadığını bildirdi.
Yeniden söz alan Özel, "Bugün Türkiye bir doğal afetle karşılaşmadı. Bu elbette ortak üzüntü ama bir sebebi var. Bunun sebebi, bugün sorumluluğunu yerine getirmeyenlerdir." karşılığını verdi.
Bostancı da gündelik siyasi rekabetin ötesinde, toplumun ortak konusuna ilişkin tutumun, milli bir tutum olması gerektiğine değindi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "1965'ten 2000 yılına dek 35 yılda 10 sözde soykırım tanıma hadisesi var fakat son 14 yılda 13 yeni tanıma gerçekleşmiş, bazıları da 9 defa bu tanımalarını yenilemiş. Bu, dış politika başarısızlığının göstergelerinden birisidir." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bugün Almanya Parlamentosunda gerçekleşen oylamanın "Türk dış politikasının çöküşü" olduğunu savundu. Gök, "Dış politikada lobi faaliyetleri eğer en yakın ilişki içerisinde olduğumuz bir ülkeyi dahi etkilemekten aciz duruma düşmüşse, bu Türkiye'nin dış dünyada itibarının geldiği en son noktayı göstermesi açısından ibret vericidir. Bu kararı iktidar partisi kınamakla kalmamalı, kendilerini gözden geçirmeli, dış politikalarını gözden geçirmelidir." ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Almanya'da alınan kararı kınadığını bildirdi.
"Ecdadımızın şanlı tarihi ortadadır. Bu konuda tarihçileri ve bilim adamlarını sonuna kadar göreve çağırdık ve arşivlerimizi de her zaman bu konuda araştırma yapmak isteyenlere açtık." diyen Muş, şunları kaydetti:
"AK PARTİ hiçbir zaman ayrımcı bir dil ve bir politika uygulamamıştır. Faşizm ise ne AK PARTİ'nin ne yakınından ne yöresinden geçmiştir. Ülkenin tamamını kucaklayan, ülkenin birliğini beraberliğini önceleyen politikalar uygulamıştır ve bu uyguladığı politikalar da milletten takdir gördüğü için AK PARTİ kesintisiz 2002'den itibaren iktidarda tutulmaktadır. Faşist uygulamaları olanlar Türkiye'de hiçbir zaman iktidar olamazlar, olamamışlardır. AK PARTİ ne bölgesel ne de isteğe dayalı siyaset ve politika hiçbir zaman yapmamıştır. AK PARTİ'nin insanı, milleti önceleyen bir politika felsefesi vardır."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanına gönderilmesinin üzerinden on günü aşkın bir süre geçtiğini belirterek, "Parlamentonun bu konuda süratlice karar vermesini isteyen sayın Cumhurbaşkanının bu konuda bu Anayasa değişikliğini bekletmesini doğru bulmuyoruz. İvedilikle bu konuda karar oluşturulmalı ve bu onay verilmelidir." dedi.
Vural, "Menbiç'e YPG'yle ABD operasyon yapıyor ve Fırat'ın açıkçası batısına geçmiş durumdadır. Bu konuda kirli ve pis bir oyun oynanmaktadır. Hükümetin bu konuda neden bir tepki koymadığını da anlayabilmiş değiliz." ifadesini kullandı.
MHP, Danışma Kurulu'nda oy birliği sağlanamaması nedeniyle esnaf ve sanatkarların sorunlarının araştırılması amacıyla verdiği önergenin gündeme alınması önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Partisinin önerisi hakkında konuşan İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, esnaf ve sanatkarın, yıllardır birikmiş ve çözüm sunulmamış sorunlarının bulunduğunu, borç içinde bankaların eline terk edildiğini söyledi.
Tanrıkulu, "Esnaf ve sanatkarımız, çiftçimiz, üreticimiz, borç içinde, bankaların eline ve vicdanına maalesef terk edilmiş, birçoğunun bankalara olan borcundan dolayı mallarına el konulmuş, icradan satışa çıkarılmıştır. Kısacası bankalar bu devirde gayrimenkul zengini olurken, esnaf ve sanatkarımız da her geçen gün daha da zor günler yaşamaya mecbur bırakılmıştır." diye konuştu.
CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, vergiyi en sadık ödeyenlerin esnaf ve sanatkarlar olduğuna işaret ederek, satış yapmadan günü kapatan esnaf sayısının arttığına dikkati çekti.
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, 2002'den itibaren esnafın ciddi anlamda kan kaybetmeye başladığını savundu.
Budak, AK PARTİ'nin iç ve dış politikada önemli hatalar yaptığını ileri sürerek, Irak, Suriye, Mısır pazarlarının kapandığını, Rusya ile yaşanan krizin maliyetinin de Türkiye'ye çok ağır olacağını dile getirdi.
AK PARTİ Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ise yaşadığımız coğrafyanın ticaretin ana vatanı olduğunu kaydederek, bu toprakların ipek ve baharat yollarının önemli merkezlerinden biri olduğunu, esnaf sayısında gerçek anlamda bir azalmanın olmadığını, AK Parti iktidarı döneminde birçok önemli adım attıklarını vurguladı.
Altunyaldız, "AK PARTİ iktidarları döneminde esnaf, Cumhuriyet tarihindeki en parlak dönemi yaşamıştır ve yaşamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.
Önerinin oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi birleşime ara verdi.
Hamzaçebi, ikinci yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamaması nedeniyle birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurulu'nda, Alman Federal Meclisinin (Bundestag), Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarını "soykırım" olarak tanımlayan karar tasarısını kabul etmesiyle ilgili bir metin hazırlanması için birleşime ara verildi.
Hamzaçebi, son birleşim kapanmadan önce Genel Kurulda yaşanan tartışmayı anımsatarak, bu konuya ilişkin açıklama yapmak istediğini kaydederek, "Bu kürsüden doğrudan milletimize ve burada bulunan sayın milletvekillerine hitap ediyoruz. Dolayısıyla ülkemizin içinde bulunduğu siyasi iklim ve gündem, buradaki tartışmaları zaman zaman doğrudan etkileyebilmektedir." dedi.
Hamzaçebi, bu noktada milletvekillerine düşenin, sorumluluğun farkında olup yakışan bir üslupla bu tartışmaları yapabilmek olduğunu belirterek, söz alan milletvekillerini ve sorulara yanıt veren bakanları temiz bir dil kullanmaya davet etti.
Milletvekilleri ve hükümetin elbette çok sert eleştirilere hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, "Bu eleştiriyi ifade ederken, üslubumuzun, eleştirinin ötesinde siyasetin konusu olmaması gereken aile ve akrabalık ilişkilerine yönelmemesi ya da 'dinlerseniz anlayacaksınız' türünden karşı tarafı incitecek bir hal almamasına özen göstermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor, temiz dil içermeyen beyanların Meclis'in, milletvekillerinin, genel olarak siyaset kurumunun halk nezdinde itibarını zedeleyeceğini ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak, Alman Federal Meclisinin, Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarını "soykırım" olarak tanımlayan karar tasarısıyla ilgili ortak deklarasyon hazırlanmasını önerdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da bu yönde görüş bildirdi.
TBMM Başkanvekili Hamzaçebi, "Birinci Dünya Savaşı'nın özel koşulları içerisinde Türkler ve Ermenilerin yaşadıkları karşılıklı acıların, diğer ülkeler parlamentolarında siyaset konusu olmasını, herhangi bir uluslararası mahkeme kararı olmadan bunların 'soykırım' olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyorum." ifadesini kullandı.
Hamzaçebi, daha sonra grup başkanvekilleriyle görüşmek üzere birleşime ara verdi.
Genel Kurul'da gündem dışı ilk sözü, Ramazan ayı münasebetiyle AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran KILIÇ aldı. Gündem dışı ikinci sözü, gözaltı ve tutuklamalar hakkında söz isteyen HDP Van Milletvekili Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN aldı. Gündem dışı üçüncü sözü, Almanya Federal Meclisinde Ermeni soykırım tasarısının kabulüyle ilgili CHP İzmir Milletvekili Tuncay ÖZKAN aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin karar tasarını kabul etmesinin yankıları devam ediyor.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, tarihi tarihçilerin konuşacağını ve toplumla paylaşacağını belirtti.
Politikacıların görevinin, günceli değerlendirmek ve geleceği kurmak olduğunu vurgulayan Bostancı, "Soykırım iddialarını, dünyanın ortak barış içinde, birlikte yaşama idealine hizmet edici, özelde Türkiye-Ermenistan ilişkilerine katkı sağlayıcı bir iş olarak görmeyiz. Tarihi çarpıtmadan bir gelecek çıkmaz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ermeni iddialarının 2003'e kadar 8-9 ülkenin parlamentosunda görüşüldüğünü anımsattı.
Özel, "Ancak Rusya Federasyonu 2005'te, Kanada 2004'te, Fransa 2006'da, İsviçre 2003'te, Slovakya 2004'de, Hollanda, Polonya, Venezuela, Litvanya, Şili, İsveç ve Almanya? Bugün Hükümetin bu işten kendisine bir ders çıkarması Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da AKP Hükümetinin Türkiye'yi dış politikada nasıl yalnızlaştırdığını görmesini ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.
Bostancı, ortak bir metin çıkartmaya çalışırken bunu bir tür AK PARTİ eleştirisi fırsatına ve vesilesine dönüştürücü yaklaşımı doğru bulmadığını bildirdi.
Yeniden söz alan Özel, "Bugün Türkiye bir doğal afetle karşılaşmadı. Bu elbette ortak üzüntü ama bir sebebi var. Bunun sebebi, bugün sorumluluğunu yerine getirmeyenlerdir." karşılığını verdi.
Bostancı da gündelik siyasi rekabetin ötesinde, toplumun ortak konusuna ilişkin tutumun, milli bir tutum olması gerektiğine değindi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "1965'ten 2000 yılına dek 35 yılda 10 sözde soykırım tanıma hadisesi var fakat son 14 yılda 13 yeni tanıma gerçekleşmiş, bazıları da 9 defa bu tanımalarını yenilemiş. Bu, dış politika başarısızlığının göstergelerinden birisidir." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bugün Almanya Parlamentosunda gerçekleşen oylamanın "Türk dış politikasının çöküşü" olduğunu savundu. Gök, "Dış politikada lobi faaliyetleri eğer en yakın ilişki içerisinde olduğumuz bir ülkeyi dahi etkilemekten aciz duruma düşmüşse, bu Türkiye'nin dış dünyada itibarının geldiği en son noktayı göstermesi açısından ibret vericidir. Bu kararı iktidar partisi kınamakla kalmamalı, kendilerini gözden geçirmeli, dış politikalarını gözden geçirmelidir." ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Almanya'da alınan kararı kınadığını bildirdi.
"Ecdadımızın şanlı tarihi ortadadır. Bu konuda tarihçileri ve bilim adamlarını sonuna kadar göreve çağırdık ve arşivlerimizi de her zaman bu konuda araştırma yapmak isteyenlere açtık." diyen Muş, şunları kaydetti:
"AK PARTİ hiçbir zaman ayrımcı bir dil ve bir politika uygulamamıştır. Faşizm ise ne AK PARTİ'nin ne yakınından ne yöresinden geçmiştir. Ülkenin tamamını kucaklayan, ülkenin birliğini beraberliğini önceleyen politikalar uygulamıştır ve bu uyguladığı politikalar da milletten takdir gördüğü için AK PARTİ kesintisiz 2002'den itibaren iktidarda tutulmaktadır. Faşist uygulamaları olanlar Türkiye'de hiçbir zaman iktidar olamazlar, olamamışlardır. AK PARTİ ne bölgesel ne de isteğe dayalı siyaset ve politika hiçbir zaman yapmamıştır. AK PARTİ'nin insanı, milleti önceleyen bir politika felsefesi vardır."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanına gönderilmesinin üzerinden on günü aşkın bir süre geçtiğini belirterek, "Parlamentonun bu konuda süratlice karar vermesini isteyen sayın Cumhurbaşkanının bu konuda bu Anayasa değişikliğini bekletmesini doğru bulmuyoruz. İvedilikle bu konuda karar oluşturulmalı ve bu onay verilmelidir." dedi.
Vural, "Menbiç'e YPG'yle ABD operasyon yapıyor ve Fırat'ın açıkçası batısına geçmiş durumdadır. Bu konuda kirli ve pis bir oyun oynanmaktadır. Hükümetin bu konuda neden bir tepki koymadığını da anlayabilmiş değiliz." ifadesini kullandı.
MHP, Danışma Kurulu'nda oy birliği sağlanamaması nedeniyle esnaf ve sanatkarların sorunlarının araştırılması amacıyla verdiği önergenin gündeme alınması önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Partisinin önerisi hakkında konuşan İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, esnaf ve sanatkarın, yıllardır birikmiş ve çözüm sunulmamış sorunlarının bulunduğunu, borç içinde bankaların eline terk edildiğini söyledi.
Tanrıkulu, "Esnaf ve sanatkarımız, çiftçimiz, üreticimiz, borç içinde, bankaların eline ve vicdanına maalesef terk edilmiş, birçoğunun bankalara olan borcundan dolayı mallarına el konulmuş, icradan satışa çıkarılmıştır. Kısacası bankalar bu devirde gayrimenkul zengini olurken, esnaf ve sanatkarımız da her geçen gün daha da zor günler yaşamaya mecbur bırakılmıştır." diye konuştu.
CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, vergiyi en sadık ödeyenlerin esnaf ve sanatkarlar olduğuna işaret ederek, satış yapmadan günü kapatan esnaf sayısının arttığına dikkati çekti.
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, 2002'den itibaren esnafın ciddi anlamda kan kaybetmeye başladığını savundu.
Budak, AK PARTİ'nin iç ve dış politikada önemli hatalar yaptığını ileri sürerek, Irak, Suriye, Mısır pazarlarının kapandığını, Rusya ile yaşanan krizin maliyetinin de Türkiye'ye çok ağır olacağını dile getirdi.
AK PARTİ Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ise yaşadığımız coğrafyanın ticaretin ana vatanı olduğunu kaydederek, bu toprakların ipek ve baharat yollarının önemli merkezlerinden biri olduğunu, esnaf sayısında gerçek anlamda bir azalmanın olmadığını, AK Parti iktidarı döneminde birçok önemli adım attıklarını vurguladı.
Altunyaldız, "AK PARTİ iktidarları döneminde esnaf, Cumhuriyet tarihindeki en parlak dönemi yaşamıştır ve yaşamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.
Önerinin oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi birleşime ara verdi.
Hamzaçebi, ikinci yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamaması nedeniyle birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
