2012-06-13 - 13:12
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği hac organizasyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği hac organizasyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Diyanetin her hacıdan en az 500-1000 avro arasında kar elde ettiğini iddia ederek "Resmen kar amacı güden ve ve iktisadi bir teşebbüs haline gelen diyanetin bu kazancı nereye harcadığı bilinmiyor. "Kutsallık boyası ile her şey gizlenir" zihniyetinden vazgeçilmelidir.
CHP'li İhsan Özkes, "Diyanet paraya doymuyor. 2006'dan beri camilere baz istasyonu kurdurarak her birinden 5-10 bin dolar alınıyor. Diyanet hacıların parasına göz dikmekle kalmıyor, cami cemaatinin sağlığını da baz istasyonlarıyla bozuyor."
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, sözlerine şöyle devam etti:
"25.10.2011 tarih ve 6/410 esas numaralı sözlü önerge ile Sayın Başbakan'a dünyanın en pahalı haccını ülkemiz insanının yapıp yapmadığını, diyanetin hac organizasyonunda gelir-kar elde edip etmediğini sordum.
28 Şubat 2012'de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün TBMM'de: "Hac organizasyonlarından Diyanet İşleri Başkanlığı herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Sadece döviz artışları için bir ihtiyaç akçesi ayrılmaktadır. Eğer o ihtiyaç akçesine ihtiyaç olmazsa o ihtiyaç akçesi de bir sonraki yılın bütçesinde hac harcamalarıyla ilgili bütçesi rakamları içerisinde yer almakta.." diye cevapladı.
Bunun üzerine Sayın Başbakan'a 24 Nisan 2012 tarih ve 7/6587 esas numaralı yazılı önergeyle şöyle sordum: 2011 hac organizasyonu için ayrılan ihtiyat akçesinin miktarı nedir? 2012 yılı hac organizasyonuna devredilen ihtiyat akçesi varsa miktarı nedir?
Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ 05.06.2102 tarih 755 sayılı yazı ile şöyle cevapladı:
"2011 yılında Başkanlığımız organizasyonuyla hacca giden vatandaşlarımızdan %5 ihtiyat akçesi karşılığı olarak alınan toplam meblağ 8.183.971 EURO'dur. Söz konusu meblağ, Diyanet İşleri Başkanlığının 01.07.2010 tarihli ve 6002 sayılı kanununun 13. Maddesinde belirtilen hususlar çerçevesinde sarf edilmiştir. 2012 yılı hac dönemine devreden ihtiyat akçesi tutarı bulunmamaktadır."
Yine Sayın Başbakan'a 26 Mart 2012 tarih ve 7/5713 esas numaralı yazılı soru önerge ile Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez 'in lojmanına bakım için 400.000 TL harcanıp harcanmadığını, harcanan bu paranın hac parası olup olmadığını sordum.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ 04.06.2012 tarih ve 739 sayılı cevabi yazısında hac parasından harcamayı kabul ediyor ama Diyanet Başkanının kendi evinde oturmayı tercih ettiğini, harcama yapılan dairenin Yabancı Diyanet İşleri Başkanlarının ağırlanacağı konut olarak kullanılacağını belirtiyor.
Ancak Sayın Başbakan'a aynı tarihli (26 Mart 2012) ve 7/5714 esas numaralı yazılı önergemde sorduğum 2011 yılı hac hesaplarıyla ilgili fazladan harcanan 14 milyon beş yüz bin Suudi Arabistan riyali olduğu, bunun için temin edilen sahte faturalara emniyet güçlerinin el koydukları iddialarının doğru olup olmadığı konusunda henüz cevap gelmemiştir.
Diyanet, kul hakkından, hacıların hakkından sakınmalıdır. Allah'tan korkmalıdır, "Ele verir talkını kendi yutar salkımı" durumuna düşmemelidir. Hacıları kazanç kapısı görmemelidir. Dişinden, tırnağından artıran insanımızın ibadeti üzerinden rant sağlamamalıdır. Diyanet her hacıdan en az 500-1000 avro arasında kar ediyor. Resmen kar amacı güden ve iktisadi bir teşebbüs haline gelen diyanetin bu kazancı nereye harcandığı bilinmiyor. "Kutsallık boyası ile her şey gizlenir" zihniyetinden vazgeçilmelidir.
Hac harcamalarının şeffaf olması gerekir. Sayın Cumhurbaşkanı'na Devlet Denetleme Kurumuna talimat vererek hac gelirlerini araştırma talimatı vermesi çağrımı tekrarlıyorum. Diyanet paraya doymuyor. 2006'dan beri camilere baz istasyonu kurdurarak her birinden 5-10 bin dolar alınıyor. Diyanet hacıların parasına göz dikmekle kalmıyor, cami cemaatinin sağlığını da baz istasyonlarıyla bozuyor." (13:12)
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Diyanetin her hacıdan en az 500-1000 avro arasında kar elde ettiğini iddia ederek "Resmen kar amacı güden ve ve iktisadi bir teşebbüs haline gelen diyanetin bu kazancı nereye harcadığı bilinmiyor. "Kutsallık boyası ile her şey gizlenir" zihniyetinden vazgeçilmelidir.
CHP'li İhsan Özkes, "Diyanet paraya doymuyor. 2006'dan beri camilere baz istasyonu kurdurarak her birinden 5-10 bin dolar alınıyor. Diyanet hacıların parasına göz dikmekle kalmıyor, cami cemaatinin sağlığını da baz istasyonlarıyla bozuyor."
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, sözlerine şöyle devam etti:
"25.10.2011 tarih ve 6/410 esas numaralı sözlü önerge ile Sayın Başbakan'a dünyanın en pahalı haccını ülkemiz insanının yapıp yapmadığını, diyanetin hac organizasyonunda gelir-kar elde edip etmediğini sordum.
28 Şubat 2012'de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün TBMM'de: "Hac organizasyonlarından Diyanet İşleri Başkanlığı herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Sadece döviz artışları için bir ihtiyaç akçesi ayrılmaktadır. Eğer o ihtiyaç akçesine ihtiyaç olmazsa o ihtiyaç akçesi de bir sonraki yılın bütçesinde hac harcamalarıyla ilgili bütçesi rakamları içerisinde yer almakta.." diye cevapladı.
Bunun üzerine Sayın Başbakan'a 24 Nisan 2012 tarih ve 7/6587 esas numaralı yazılı önergeyle şöyle sordum: 2011 hac organizasyonu için ayrılan ihtiyat akçesinin miktarı nedir? 2012 yılı hac organizasyonuna devredilen ihtiyat akçesi varsa miktarı nedir?
Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ 05.06.2102 tarih 755 sayılı yazı ile şöyle cevapladı:
"2011 yılında Başkanlığımız organizasyonuyla hacca giden vatandaşlarımızdan %5 ihtiyat akçesi karşılığı olarak alınan toplam meblağ 8.183.971 EURO'dur. Söz konusu meblağ, Diyanet İşleri Başkanlığının 01.07.2010 tarihli ve 6002 sayılı kanununun 13. Maddesinde belirtilen hususlar çerçevesinde sarf edilmiştir. 2012 yılı hac dönemine devreden ihtiyat akçesi tutarı bulunmamaktadır."
Yine Sayın Başbakan'a 26 Mart 2012 tarih ve 7/5713 esas numaralı yazılı soru önerge ile Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez 'in lojmanına bakım için 400.000 TL harcanıp harcanmadığını, harcanan bu paranın hac parası olup olmadığını sordum.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ 04.06.2012 tarih ve 739 sayılı cevabi yazısında hac parasından harcamayı kabul ediyor ama Diyanet Başkanının kendi evinde oturmayı tercih ettiğini, harcama yapılan dairenin Yabancı Diyanet İşleri Başkanlarının ağırlanacağı konut olarak kullanılacağını belirtiyor.
Ancak Sayın Başbakan'a aynı tarihli (26 Mart 2012) ve 7/5714 esas numaralı yazılı önergemde sorduğum 2011 yılı hac hesaplarıyla ilgili fazladan harcanan 14 milyon beş yüz bin Suudi Arabistan riyali olduğu, bunun için temin edilen sahte faturalara emniyet güçlerinin el koydukları iddialarının doğru olup olmadığı konusunda henüz cevap gelmemiştir.
Diyanet, kul hakkından, hacıların hakkından sakınmalıdır. Allah'tan korkmalıdır, "Ele verir talkını kendi yutar salkımı" durumuna düşmemelidir. Hacıları kazanç kapısı görmemelidir. Dişinden, tırnağından artıran insanımızın ibadeti üzerinden rant sağlamamalıdır. Diyanet her hacıdan en az 500-1000 avro arasında kar ediyor. Resmen kar amacı güden ve iktisadi bir teşebbüs haline gelen diyanetin bu kazancı nereye harcandığı bilinmiyor. "Kutsallık boyası ile her şey gizlenir" zihniyetinden vazgeçilmelidir.
Hac harcamalarının şeffaf olması gerekir. Sayın Cumhurbaşkanı'na Devlet Denetleme Kurumuna talimat vererek hac gelirlerini araştırma talimatı vermesi çağrımı tekrarlıyorum. Diyanet paraya doymuyor. 2006'dan beri camilere baz istasyonu kurdurarak her birinden 5-10 bin dolar alınıyor. Diyanet hacıların parasına göz dikmekle kalmıyor, cami cemaatinin sağlığını da baz istasyonlarıyla bozuyor." (13:12)
