2013-02-13 - 14:20
Bülent Tezcan: "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörle Mücadele Kanunu 10. Madde ile yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma dosyasında, Milletvekillerinin görev döneminde, hem de dokunulmazlıkları varken yasadışı olarak dinlendikleri ve fiziki takibe maruz kaldıkları, izlendikleri ortaya çıkmıştır."
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, 23. Dönem Milletvekili Tacidar Seyhan'ın Milletvekili olduğu dönemde 'teknik ve fiziki takibe maruz kaldığını' söyledi.
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörle Mücadele Kanunu 10. Madde ile yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma dosyasında, Milletvekillerinin görev döneminde, hem de dokunulmazlıkları varken yasadışı olarak dinlendikleri ve fiziki takibe maruz kaldıkları, izlendikleri ortaya çıkmıştır" şeklinde konuşan Tezcan, 2010/1120 sayılı soruşturma dosyasının özel yetkili savcılar tarafından Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. Maddesi çerçevesinde açılan bir dosya olduğu bilgisini verdi.
Soruşturma konusu suçun, 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve örgüte yardımcı olmak' olduğunu söyleyen Tezcan, 23. Dönem Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın Milletvekili olduğu dönemde teknik ve fiziki takibe alınarak, 2013 yılı Ocak ayınca Milletvekili olduğu dönemdeki faaliyetleri ile ilgili olarak "şüpheli" sıfatıyla ifadesinin alındığını söyledi. Tezcan şunları kaydetti:
"Soruşturma, örgüt lideri Mustafa Kemal Altun ve Mustafa Özsoy örgüt lideri olarak tanıtılıyor. Ve o dönemdeki Milletvekili şüpheli olarak bu dosyada takip edilmiş ve telefon görüşme kayıtları dinlenmiş. Bu bir skandaldır. Bir Milletvekili, Milletvekilliği görevi devam ederken Anayasa'nın 83. Maddesi çerçevesinde dokunulmazlığa sahipken, hakkında herhangi bir fezleke düzenlenemeden, TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmadan şüpheli sıfatıyla soruşturma konusu yapılamaz. Ancak, milletvekilliği dönemi sona erdikten sonra kendisinin şüpheli olarak ifadesinin alınmasından anlıyoruz ki 2010 yılından 2011 yılına kadar 14 ay boyunca Tacidar Seyhan hukuka aykırı bir şekilde izlenmiş, fiziki takibe maruz bırakılmış ve telefonları dinlenmiştir."
Tacidar Seyhan'ın o dönemde TBMM Bilgi Teknolojileri Komisyonu üyesi olduğunu ve yine aynı dönemde TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu üyesi olduğunu belirten Tezcan, "bu çerçevede doğal olarak bir milletvekilinin yasama ve denetim faaliyetleri çerçevesinde aldığı görevleri layıkıyla yerine getirmek için çeşitli bilgileri toplamak, denetim görevinin milletvekili görevinin bir zorunlu şartıdır. Bu çerçevede özellikle yaptığı görüşmeler ve bu faaliyetleri suç konusuymuş gibi gösterilmeye çalışılmış, çıkar amaçlı suç örgütünün üyesiymiş gibi gösterilmeye çalışılmış, şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır" şeklinde konuştu.
Tacidar Seyhan'a sorulan soruların, milletvekili olarak yaptığı faaliyetler hakkında olduğunu ifade eden Tezcan, Tacidar Seyhan'ın bu faaliyetleri soru önergesi olarak da TBMM Başkanlığı'na verdiğini ve TBMM arşivine girdiğini sözlerine ekledi. Sorulardan birinin Kızılay binasının terasına kurulduğu iddia edilen yasadışı dinleme santrali ile ilgili olduğunu, bir diğerinin de Başbakan'ın İngiltere Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyeliği iddiası ile ilgili olduğunu belirten Tezcan, "Şimdi ben bu soruyu soran savcılara soruyorum. Niye takip edilmesin? Yasadışı dinlemeleri takip eden bir milletvekilinin telefon konuşmasında bununla ilgili bilgi almaya çalışması niye suç olsun? Niye rahatsız oluyorsunuz?" ifadelerine yer verdi. Tezcan şunları kaydetti:
"TBMM'de görev yapan bütün Milletvekillerine sesleniyorum. Bugün biz, görev yapıyoruz. Belli ki bütün milletvekillerinin görüşmeleri yasadışı olarak dinleniyor. Hiçbir fezleke düzenleme ihtiyacı duymadan, dokunulmazlıklarının kaldırılması için TBMM'ye fezleke gösterme ihtiyacı duymadan milletvekilleri hem fiziki takip altındadır, hem de dinleme altındadır, teknik takip altındadır. Ve yarın Milletvekili seçilemedikleri zaman yani dokunulmazlıkları olmadığında şüpheli olarak savcının ve yargının önüne çıkarılmaları kuvvetle muhtemeldir. Bu durum yasama dokunulmazlığına aykırıdır."
F.Banu Doğan
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörle Mücadele Kanunu 10. Madde ile yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma dosyasında, Milletvekillerinin görev döneminde, hem de dokunulmazlıkları varken yasadışı olarak dinlendikleri ve fiziki takibe maruz kaldıkları, izlendikleri ortaya çıkmıştır" şeklinde konuşan Tezcan, 2010/1120 sayılı soruşturma dosyasının özel yetkili savcılar tarafından Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. Maddesi çerçevesinde açılan bir dosya olduğu bilgisini verdi.
Soruşturma konusu suçun, 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve örgüte yardımcı olmak' olduğunu söyleyen Tezcan, 23. Dönem Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın Milletvekili olduğu dönemde teknik ve fiziki takibe alınarak, 2013 yılı Ocak ayınca Milletvekili olduğu dönemdeki faaliyetleri ile ilgili olarak "şüpheli" sıfatıyla ifadesinin alındığını söyledi. Tezcan şunları kaydetti:
"Soruşturma, örgüt lideri Mustafa Kemal Altun ve Mustafa Özsoy örgüt lideri olarak tanıtılıyor. Ve o dönemdeki Milletvekili şüpheli olarak bu dosyada takip edilmiş ve telefon görüşme kayıtları dinlenmiş. Bu bir skandaldır. Bir Milletvekili, Milletvekilliği görevi devam ederken Anayasa'nın 83. Maddesi çerçevesinde dokunulmazlığa sahipken, hakkında herhangi bir fezleke düzenlenemeden, TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmadan şüpheli sıfatıyla soruşturma konusu yapılamaz. Ancak, milletvekilliği dönemi sona erdikten sonra kendisinin şüpheli olarak ifadesinin alınmasından anlıyoruz ki 2010 yılından 2011 yılına kadar 14 ay boyunca Tacidar Seyhan hukuka aykırı bir şekilde izlenmiş, fiziki takibe maruz bırakılmış ve telefonları dinlenmiştir."
Tacidar Seyhan'ın o dönemde TBMM Bilgi Teknolojileri Komisyonu üyesi olduğunu ve yine aynı dönemde TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu üyesi olduğunu belirten Tezcan, "bu çerçevede doğal olarak bir milletvekilinin yasama ve denetim faaliyetleri çerçevesinde aldığı görevleri layıkıyla yerine getirmek için çeşitli bilgileri toplamak, denetim görevinin milletvekili görevinin bir zorunlu şartıdır. Bu çerçevede özellikle yaptığı görüşmeler ve bu faaliyetleri suç konusuymuş gibi gösterilmeye çalışılmış, çıkar amaçlı suç örgütünün üyesiymiş gibi gösterilmeye çalışılmış, şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır" şeklinde konuştu.
Tacidar Seyhan'a sorulan soruların, milletvekili olarak yaptığı faaliyetler hakkında olduğunu ifade eden Tezcan, Tacidar Seyhan'ın bu faaliyetleri soru önergesi olarak da TBMM Başkanlığı'na verdiğini ve TBMM arşivine girdiğini sözlerine ekledi. Sorulardan birinin Kızılay binasının terasına kurulduğu iddia edilen yasadışı dinleme santrali ile ilgili olduğunu, bir diğerinin de Başbakan'ın İngiltere Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyeliği iddiası ile ilgili olduğunu belirten Tezcan, "Şimdi ben bu soruyu soran savcılara soruyorum. Niye takip edilmesin? Yasadışı dinlemeleri takip eden bir milletvekilinin telefon konuşmasında bununla ilgili bilgi almaya çalışması niye suç olsun? Niye rahatsız oluyorsunuz?" ifadelerine yer verdi. Tezcan şunları kaydetti:
"TBMM'de görev yapan bütün Milletvekillerine sesleniyorum. Bugün biz, görev yapıyoruz. Belli ki bütün milletvekillerinin görüşmeleri yasadışı olarak dinleniyor. Hiçbir fezleke düzenleme ihtiyacı duymadan, dokunulmazlıklarının kaldırılması için TBMM'ye fezleke gösterme ihtiyacı duymadan milletvekilleri hem fiziki takip altındadır, hem de dinleme altındadır, teknik takip altındadır. Ve yarın Milletvekili seçilemedikleri zaman yani dokunulmazlıkları olmadığında şüpheli olarak savcının ve yargının önüne çıkarılmaları kuvvetle muhtemeldir. Bu durum yasama dokunulmazlığına aykırıdır."
F.Banu Doğan
