2011-04-04 - 13:31
CHP'Lİ KART'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Türk Telekom A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Hariri, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında, Telekom bünyesindeki kamu yetkilerini mütemadi bir şekilde kötüye kullanmak suretiyle, organize bir şekilde çıkar örgütlenmesi içine girmek ve kamuyu zarara uğratmak iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Türk Telekom A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Hariri, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında, Telekom bünyesindeki kamu yetkilerini mütemadi bir şekilde kötüye kullanmak suretiyle, organize bir şekilde çıkar örgütlenmesi içine girmek ve kamuyu zarara uğratmak iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

CHP'li Kart sözlerinde şunları kaydetti.

" Aralarında Mohammed Hariri ( Türk Telekom A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı), Efkan Ala Başbakanlık Müsteşarı ( Türk Telekom Denetim Kurulu Üyesi), Prof. Dr. Aydın Gülan ( Türk Telekom Denetim Kurulu Üyesi. Bezmialem Vakfı Üniversitesi), Lütfi Aydın ( Türk Telekom Denetim Kurulu Üyesi), İbrahim Şahin (Türk Telekom A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili. TRT Genel Müdürü), Hakam Kanafani ( Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi), Dr. Paul Doany ( Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ) Saad Zafer M Al Kahtani ( Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ) Abdullah Tivnikli (Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ), Ghassan Hasbani ( Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ) Dr. Ali Arıduru'nun da ( Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi. Sivil Havacılık Genel Müdürü.) bulunduğu kişiler hakkında Telekom bünyesindeki kamu yetkilerini mütemadi bir şekilde kötüye kullanmak suretiyle, organize bir şekilde çıkar örgütlenmesi içine girmek ve kamuyu zarara uğratmak suçundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum.

Türk Telekomünikasyon A.Ş'nin %55'i daha evvel yapılan özelleştirme sebebiyle , 14.11..2005 tarihinde yapılan özelleştirme sonuçunda Lübnan kökenli bir şirket olan Oger Telekomünikasyon A.Ş'ne devredilmiştir.

Özelleştirmeden sonra, Türk Telekom ile o zamanki adı Türk Telekomünikasyon Üst Kurulu olan, şimdiki adı ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) olan Üst Kamu Kuruluşu arasında, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi için imtiyaz sözleşmesi imzalanmıştır.

İmtiyaz sözleşmesi, Anayasanın 155/2 . maddesi uyarınca görüşünü bildirmesi için Danıştay'a gönderilmiştir. Danıştay 1. Dairesi ve İdari İşler Kurulu 21.10.2005 ve 26.10.2005 tarihli kararıyla, sözleşmenin 38. maddesini değiştirmiştir."

Atilla Kart, Danıştay'ın bu sözleşmenin 38. maddesini ''Sözleşmenin sona ermesi veya yenilenmemesi halinde, Türk Telekom sisteminin işleyişini etkileyen, tüm teçhizat ve fonksiyonlarıyla ve teçhizatın kurulu bulunduğu taşınmazlarla birlikte kuruma devredilir'' diyerek değiştirdiğini, Oger grubunun sözleşmeyi, şerh koyarak imzaladığını söyledi.

Danıştaya açılan daha sonucunda şerhin iptal edildiğine işaret eden Kart, ancak yargı kararı üzerinden 4 yıla aşkın bir süre geçmesine ve Devlet Denetleme Kurulunun 2010 tarihli raporuyla tespit edilmesine rağmen, bu yargı kararının uygulanmadığını belirtti.

Telekom'a ait onlarca taşınmazın, 10 Ekim 2010'dan bu yana ''sahibinden satılık gayrimenkuller'' adı altındaki ilanlarla satıldığını kaydeden Kart, ''Mevcut devir ve imtiyaz sözleşmesi hükümlerinin açık bir şekilde ihlali, kurumun içinin boşaltılmasıyla yaratılan kamu zararı ve bu zararı yaratan suç ilişkilerinin ve yasal gereğinin yapılması talebiyle bu suç duyurusunu yapıyoruz'' diye konuştu.

TRT Genel Müdürü Şahin'in, Türk Telekom ve bağlı 5 şirkette Yönetim Kurulu üyesi olmasının, sorgulanması gerektiğini savunan Kart, ''Bir çok konuda Türk Telekom ve TRT'nin çıkarlarının çeliştiği bir sosyo ekonomik yapıda, iki görevin bağdaşması mümkün değildir. Çıkar çelişkisi yaşandığında Şahin, kimin çıkarını üstün tutacaktır?'' diye sordu.

Kart, ''Başbakanlık Müsteşarı Ala, niteliği itibarıyla birbiriyle bağdaşmayan böyle bir görevi neden ısrarla sürdürüyor ya da kimlerin talimatıyla böyle bir görevi sürdürmeye razı olmaktadır? Türk Telekom'un gizli ortağı var mı? Bu gizli ortağı ya da ortakları Abdullah Tivnikli'nin temsil ettiği doğru mu?'' sorularını yöneltti.

CHP'li Kart, ''Telekom ile ilgili şüphelilere yöneltilen bu iddialar, aslında Hükümete yöneliktir. Ülke ve Hazine çıkarlarını, iletişim güvenliğini böylesine ihlal eden düzenleme, sadece bürokratların ve iş adamlarının kendi başlarına başarabilecekleri bir olay değildir. Siyasi otoritenin ya da otoritelerin işbirliği olmadan böyle bir tablonun oluşması, böyle bir sonucun ortaya çıkması mümkün değildir'' diye konuştu.

ÖSYM'deki şifre iddialarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kart, AK Parti'nin, ''parti, cemaat memuru anlayışı içinde bu kurumu da yok ettiğini, tahribat nedeniyle çocukların geleceğinin çalındığını'' iddia etti. Kart, ''Başbakan ve Hükümetin, çocukların geleceğini ellerinden alan bu vebalın sorumluluğu altından kalkamayacağını'' öne sürdü. (13:31)