2012-06-20 - 11:47
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI...
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, son siyasi gelişmeler ve terör olaylarıyla ilgili parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, son siyasi gelişmeler ve terör olaylarıyla ilgili parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

Suriye'deki rejimin ve dengelerin alt üst olmasının sadece bir zaman meselesi olduğunu söyleyen Yeniçeri, Irak'ta Kürt-Arap çatışmasının ciddi bir ihmal olduğunu belirtti. Bölgedeki her gelişmenin Türkiye'yi ciddi bir şekilde etkilediğini söyleyen Yeniçeri, Irak'ta Musul- Kerkük ve Türkmenlerin yaşadığı bölgelerle ilgili herhangi bir emrivakinin Türkiye'yi ciddi bir biçimde rahatsız edeceğini ifade etti.

Yeniçeri "Kılıçdaroğlu - Erdoğan görüşmeleri, Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasına yönelik kararlar, Leyla Zana'nın 'Apoya ev hapsi' verin 'Bu işi Erdoğan çözer' sözleri, Arınç'ın 'ev hapsi düşünülebilir' sözü, Kılıçdaroğlu'nun 'Neden olmasın' söylemleri ve ardından gelen terörist saldırı ve sekiz şehit? İşin ilginç yanı can acıtıcı terörist saldırılardan önemli bir kısmının Başbakan Erdoğan'ın yurt dışındayken meydana gelmesidir." diye konuştu.

Saldırıların dikkat çekici yanının, silah bırakma çağrıları, açılım söylemleri, Kürtçe televizyon, seçmeli ders koyma teşebbüsleri, 'Kürt Sorunu'nu çözme temasları ile sonrasında meydana gelmesi olduğunu belirten Yeniçeri, müzakereci ve açılımcı tavrın saldırıları artırdığını vurguladı.

PKK'nın artık bağımsız bir devlet istemediği, kimlik, statü ve özerklik talebi olduğu yönündeki görüşlerinin geçerliliği olmadığını savunan Yeniçeri, PKK'nin kuruluş bildirgesinde 'Barışçıl bir ortamda her gün bir ulus olarak eriyip yok olmaktansa, savaşla ve savaş içinde dirilmeyi bir ilke olarak kabul eder' yazdığını belirtti.

"Leyla Zana'nın söylemlerine olmadık anlam yükleyenler olguları kavramaktan aciz olanlardır." diyen Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın Ülkücü-Milliyetçi camiaya yönelik olarak sözlerine yönelik şöyle konuştu:

"Türkiye'de iktidara hakim olan zihniyet tarih özürlü, devlet özürlü, milliyet özürlü ve bayrak özürlü olduğu hususunda kuşkumuz olmadığı için bu konularda onların gayri ciddi söylemlerine cevap vermek doğru olmaz. Ancak ülkücülerin Fatiha'yı bilmediklerine yönelik sözlerine cevap vermezsek konuyu eksik bırakmış oluruz. Sayın Başbakan bahsettiği yıllarda milli görüş gömleği ile akıncı genç sıfatı taşıyordu. Onlar, ülkede kan gövdeyi götürürken tarafsız kalmaya, sessiz ve pasif davranmaya özel bir önem veriyorlardı.

Milli görüşçüler solcuların baskısı altında kalınca 'Hicret sünnettir' deyip cihatın farz olduğuna aldırmadan tabana kuvvet kaçıyorlardı. Hicret etmelerine karşı solcularla karşılaştıklarında ise 'vur kafir vur, vur da şehit olayım' acizliği içinde davranıyorlardı. Bu nedenledir ki, 12 Eylül cuntacıları darbe sonrası Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını yargılama, sorgulama ve işkence etmeye dahi değer bulmadı. Recep Tayyip Erdoğan bugün geldiği noktada BOP eş başkanlığı sıfatını alınca doğal olarak milli görüş gömleğini de çıkarttı."

(11.47)