2016-01-07 - 15:12
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Türkiye ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı yasalaştı.
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, sokağa çıkma yasakları hakkında yaptığı gündem dışı konuşmada, bu bölgelerde cenazelerin defnedilemediğini iddia ederek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığının bu duruma duyarsız kaldığını ileri süren Kaya, yaşananlarla ilgili herkesin empati yapmasını istedi.
AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Suat Önal da Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
Osmaniye'nin yiğit insanlarıyla milletin gönlünde "yiğit unvanını" kazandığını belirten Önal, geçmişten bugüne ülkenin birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışan şer güçleri ve onların işbirlikçilerinin varolduğunu ancak bunların hiçbir zaman başarılı olamayacağını vurguladı.
CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen de gündem dışı konuşmasında Adana'nın sorunlarına değindi.
Adana'nın önemli konumuna dikkati çeken Türkmen, kentin ekonomik ve sosyal açıdan sıkıntılarla baş etmeye çalıştığını söyledi.
Türkmen, kentin sorunlarının çözülmesi halinde sadece burada yaşayanların değil, tüm Türkiye'nin kazanacağını ifade etti.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, "derin devlet" yapılanmalarının Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı coğrafyadaki güncel uzantılarının açığa çıkarılması ve yargılanması amacıyla verdiği araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi reddedildi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, çoğu iktidarın, derin devlet yapılanmalarını kullandığını sandığını belirterek, "Ama ilk başta size bu inancı veren o yapılanmalar kısa süre sonra birden sizi kendi tetikçileri haline getirirler. Karar mercileri onlardır, irade onlardadır" dedi.
Derin devlet yapılanmasının Susurluk kazasıyla beraber çok çarpıcı bir şekilde ortaya çıktığını anlatan Sancar, "Derin devlet zihniyeti devam ettiği müddetçe, kirli ilişkilerden kaçamazsınız. Bir süre sonra o kirin, batağın tam ortasında ya da en derininde bulursunuz kendinizi" ifadesini kullandı.
Derin devleti tasfiye etmek adına yola çıkanların, bugün derin devletin bütün terimlerini ve yöntemlerini rahatça kullandıklarını ileri süren Sancar, "Eğer derin devletin trenine binmişseniz, önce hukuku kaldırırsınız, bu yolun devamında aklınızı devre dışı bırakırsınız, sonra diğer durakta geleceğiniz istasyon vicdanınızı askıya almaktır" diye konuştu.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Murat Alparslan da adına ister vesayet, ister çete, ister kirli tezgah ve tertip denilsin millet iradesinin egemenliği üzerinde oluşturulmaya çalışılan her türlü tahakküm altına alma gayretlerine karşı, dik bir duruş ortaya koyduklarını belirtti.
AK PARTİ'nin, ülkenin yakın tarihinde vesayet kurumuna ciddi bir karşı duruş ortaya koyduğunu ve derin devletle büyük bir mücadele başlattığını anlatan Alparslan, "Maalesef derin devlet, PKK üzerinden sivil siyaset alanını daraltmak gayreti içerisindedir" dedi.
Alparslan, şunları söyledi:
"Derin devlet yapılanmasının en büyük ilacı hiç tereddütsüz katılımcı, güçlü, çoğulcu bir demokrasidir. Bizler demokrasimizi ne kadar güçlendirirsek, demokrasimizin standartlarını ne kadar uluslararası standartlara getirirsek bu tür karanlık güçlerle ve illegal yapılanmalarla mücadelemizde o derece başarılı oluruz."
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da ne AK PARTİ'nin diliyle ne de HDP'nin diliyle barışın yakalanamayacağını savunarak, "Eğer TBMM'de biz barışı yakalayamıyorsak AKP, MHP, CHP, HDP barışı yakalayamıyorsak, bilin ki sokakta da barış olmayacak demektir. Onun için burada bir millet olmamız gerekiyor önce" diye konuştu.
Akar, "Şu halimize bakın 17 Kasım'dan bu yana veya öncesine bakın, biz bir millet miyiz? Basit dört tane kategoriye ayırayım hemen. Sekülerler, muhafazakarlar, Kürt milliyetçileri, Türk milliyetçileri. Bunlar aynı anda aynı duyguyu hissetmiyorlar, aynı ortak tarihi yaşamaktan uzaklaşmışlar. 2002'den bu yana AKP iktidarları dönemindeki ötekileştirme, AKP iktidarları tarafından mezheplere, ırklara yapılan vurgu bizi bu hale getirdi. Bu kürsü sadece Türklerin ve Kürtlerin kürsüsü değil. Bu kürsü, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm etnisitelerin kürsüsüdür. Bunlardan biri de benim" değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da milliyetçiliğin, ırkçılığın panzehiri olduğunu belirterek, milliyetçiliği birleştirici bir unsur olarak gördüklerini bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de asla Kürt milliyetçisi olmadıklarını, bundan sonra da herhangi bir milliyetçiliği savunmayacaklarını belirtti.
Baluken, "Hiçbir HDP'li vekilden 'Bir Kürt dünyaya bedeldir, sahip olduğunuz kudret damarlarınızda dolaşan asil kanda mevcuttur, ne mutlu Kürt'üm diyene' gibi cümleler duymazsınız. Bundan da bütün Türkiye'nin kurtulması, sıyrılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da sözlerine Diyarbakır'ın Sur ilçesinde roketatar mermisi isabet ettiği değerlendirilen evde hayatını kaybeden Melek Alpaydıncı'ya rahmet dileyerek başladı.
Türkiye Cumhuriyetinin bir devlet olarak kurumlarıyla, kurallarıyla yeterince ve doğru bir şekilde işletilmediğini ileri süren Akçay, "Türkiye 13 yıldır devlet bilinci olmayan bir iktidar tarafından yönetilmektedir" diye konuştu.
Devletsiz ve ordusuz milletlerin ayak altında ezilmeye mahkum olduklarını anlatan Akçay, bugün Irak, Libya, Suriye ve Balkanlarda yaşananların, devletsizliğin ve ordusuzluğun sonucu ortaya çıktığını kaydetti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da partilerinin devlet anlayışının ceberut değil, kerim devlet anlayışı olduğunu ifade etti.
Konuşmaların ardından, oylanan öneri kabul edilmedi.
CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Partisinin bazı milletvekilleriyle sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim bölgelerine giderek, gözlemlerde bulunduklarını anlatan Yarayıcı, çatışmaların yaşandığı bölgelerde yaşam hakkının kalmadığını, ekonomik ve sosyal sıkıntılar bulunduğunu, çok sayıda vatandaşın bölgeden göç etmek zorunda bırakıldığını kaydetti.
Yarayıcı, bölge halkının sesine duyarlı olunması gerektiğini vurgulayarak, "Bu sese kulak vermediğimiz sürece bir halkı toptan kaybetmek üzere olduğunuzu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bölgede yaşanan duygusal kopuşun farkında değil misiniz?" dedi.
Yaşananların çocuklar üzerinde yarattığı travmaya dikkati çeken Yarayıcı, bunun ülkenin geleceği açısından çok büyük bir tehlike doğurduğuna işaret etti.
Yarayıcı, konuşmasını Nazım Hikmet'in "Dünya Adaletsiz Çocuk" şiirini okuyarak tamamladı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, sokağa çıkma yasakları ve çatışmalara değinerek, Meclis'in yaşananlara duyarlı yaklaşması gerektiğini, bugünlerin uluslararası anlaşmaları görüşerek vakit geçirilecek değil, sorunlara çözüm üretilecek günler olduğunu belirtti.
Kısa süreli de olsa sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını ve bölge halkının cenazelerinin defnini gerçekleştirmesinin sağlanmasını isteyen Baluken, yaptıkları tüm görüşmelere rağmen, ilgili makamlardan bu taleplerine olumlu yanıt alamadıklarını ileri sürdü.
HDP'li milletvekillerini, dokunulmazlıklarını kaldırmakla tehdit ederek, hiç kimsenin sonuç alamayacağını ifade eden Baluken, şunları söyledi:
"Bizim boynumuz da canımız da bu uğurda canını vermiş Şeyh Said'ten, Seyit Rıza'dan daha değerli değil. Üç aylık Miray bebekten, 70 yaşında cenazesini bekleyen Taybet anadan daha değerli değil. Bütün samimiyetimle söylüyorum, çözülecekse sorun dokunulmazlıklarla kalmayın, Meclis bahçesine 59 darağacı kurup, bu 59 insanın tamamını darağacına götürebilirsiniz."
Baluken, 550 milletvekilinin tamamının dokunulmazlığının kaldırılmasından yana olduklarını, dokunulmazlığın arkasına saklanarak siyaset yapmadıklarını belirterek, "Teklif ediyoruz, getirin 550 milletvekilinin tamamının hatta Cumhurbaşkanının da dokunulmazlığını kaldıralım. Bu Meclis bunu sağlasın" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da sataşma nedeniyle söz alarak, şöyle konuştu:
"Temel mesele şu, bir ülkede terörist bir meydan okuma var ise devlet buna karşı ricacı olmaz. Demin bir arkadaş da söyledi, 'Hendeklerin kapatılmasını biz de istiyoruz'. Biz de istiyoruz, kapatılsın ama kapatmıyorlar. Devlet, meşru şiddet kullanma tekeline sahip bir organizasyon olarak halkın can ve mal emniyetine ilişkin yükümlülüğünü, o ahlaki ödevini yerine getirmek zorundadır. Terörizmin meydan okumasına karşı devlet sessiz kalamaz, ricacı olamaz, temenni edemez, gereken tedbiri alır. Terörizmin olduğu yerde de tabii ki her şey birbirine girer. Devletin asli görevi, en az maliyetle, mümkünse, yapılabiliyorsa hiç kimse canını kaybetmesin, teröristler dahil, onların da hayatlarına itina göstererek bu işi bitirmektir. Ama bu mümkün olmadığı için ne yazık ki dramatik sonuçlar ortaya çıkabiliyor."
Meclis'te dokunulmazlıkların nasıl kalkacağının hukuken belirlenmiş olduğuna işaret eden Bostancı, "Bunun ötesinde '59 darağacı kurun' şeklinde bir meydan okuma mevcut olanın ötesinde biraz tansiyonu yükseltme girişimi gibi bir bağlama oturur" ifadesini kullandı.
Bostancı, yerinden yönetim meselesinin sık sık gündeme getirildiğini belirterek, "Elbette teknik bir konu olarak bunlar konuşulabilir ama yerinden yönetim deyip de belediyelerin birtakım araçlarını hendek açmak için kullanıyorsanız, o yerinden yönetim olmaz artık, o başka bir şey olur. Biz yerinden yönetim adı altında bu ülkede başka işlerin yapılmasına rıza göstermeyiz" dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da konuşmasında, ayrımcı söylemleri ve Kürt sorunu ifadesini eleştirerek, "Bu ülkede Kürt sorun olmaz. Olursa terör sorun olur, işgalci sorun olur" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam edildi.
Tasarının görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, uluslararası sözleşmelerin Dışişleri Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve Başbakanlığın resmi mührüyle geldiğini aktardı.
Ünal, kamulaştırma hükümlerinin, bugüne kadar yatırımların karşılıklı teşvik ve korunması anlaşmalarında da bulunan ve Türk yatırımcılarına da karşı ülkede aynı imkanı sunan metinler olduğunu söyledi. Bakan Ünal, bu konuya görüşülen tasarı içinde de mütekabiliyet ilkesi uyarınca yer verildiğini kaydetti.
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın da tasarının maddeleri üzerinde yaptığı konuşmada, yükseköğretim sorunlarına değinerek, ODTÜ'nün kampüsündeki kıymetli arazilere villalar yapılmak istendiğini savundu.
Akaydın, "Fakat Sayın Genel Başkanımızın sözünü bir kez daha hatırlatıyorum. Siz ODTÜ'yü yıkamayacaksınız. Fakat siz iktidardan düştüğünüzde, dillere destan kaçak sarayınızı, ODTÜ'deki öğrencilerimize konferans salonları ve laboratuvarlar olarak tahsis edeceğiz" dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de konuşmasında, ilin sorunlarını dile getirerek, bunların çözümü konusunda çalışmalar yürütülmesini istedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki olaylarda yaşanan ölümlerden bütün Meclis'in sorumlu olduğunu savunarak, "Gelin bu ölümleri durduralım. Gelin helalleşelim. Başka yolu, başka çıkar yolu yok" ifadesini kullandı.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal da 2015 ve 2016 yıllarında terör olaylarında şehit olan güvenlik görevlilerinin isimlerini kürsüde okudu. Haberal, "MHP bu olanları yıllar önce görerek, yetkilileri uyarmış, 'Gerekli önlemleri almazsanız ülke kaosa sürüklenir' demişti. Dinlemediniz" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, tasarının görüşmeleri sırasında kürsüye omuzlarına attığı beyaz tülbent ile çıktı.
Akademisyen ve insan hakları aktivistlerinden oluşan kadın heyetinin bugün TBMM'ye gelerek, sokağa çıkma yasaklarına ilişkin Meclis'in görev alması çağrısında bulunduklarını hatırlatan Sarıhan, heyetin taleplerini bir kez daha aktardı.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da boynundaki beyaz tülbent ile yaptığı konuşmasına başlarken, bugün Diyarbakır'da, 6-7 Ekim olayları sırasında öldürülen Yasin Börü'nün duruşması olduğunu ifade etti ve gençlerin ölümünden duyduğu üzüntüyü belirtti.
Kaya'nın ardından söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise Kaya'nın, Börü'den söz ederken nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğüne değinmediğine işaret ederek, bu duruma tepki gösterdi.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir konuşmasında Ankara Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını eleştirdi.
Belediyenin gelecek üç yılı kapsayan projelerinin Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı bir törenle tanıtıldığını aktaran Emir, "Dün Sayın Başbakan ile yine şaşaalı bir törenle, önümüzdeki üç yılda Ankara'da neler yapacaklarını anlattılar. Bizim için eğlenceli bir toplantı oldu o. Bakınız, okuyorum; 'Ulus'un artık beklemeye tahammülü kalmamıştır ve açık söyleyeyim, hiç de başkent Ankara'nın hak ettiği bir durum da değildir'. Bu sözler kimin? Sayın Başbakanın. O sırada yirmi iki yıllık Belediye Başkanı da bu sözleri alkışladı, biz de yüzümüzde tebessümle ama kalbimizde acıyla bu anları seyrettik" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Türkiye'ye 2015 yılında yaklaşık 12,5 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi olduğunu söyledi.
Elvan, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın, Genel Kurul'da görüşülmesi sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Lütfi Elvan, AK PARTİ iktidara gelmeden önce aşağı yukarı yıllık ortalama 1 milyar dolar civarında yabancı sermaye girişi söz konusuyken, AK PARTİ hükümetleri döneminde yıllık ortalama 12 milyar doların üzerinde bir yabancı sermaye yatırım girişinin gerçekleştiğini belirtti. Elvan, "2015 yılında ise yaklaşık 12,5 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi söz konusudur" ifadesini kullandı.
Mersin'de ise şu anda söz vermiş oldukları projelerin tamamının herhangi bir aksaklığa meydan vermeden devam ettiğini hatırlatan Elvan, ancak Çukurova Havalimanı ile ilgili olarak tek bir başvuru olması nedeniyle bunun Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından tekrar gözden geçirilmesine yönelik bir sürecin başlatıldığını, herhangi bir gecikmenin olmayacağını kaydetti.
Adana-Mersin karayolunun, Mersin iskele ve Hal kavşağından itibaren Kazanlı'ya kadar olan bölümüne ilişkin ihalenin işlemlerinin tamamlandığını ve yol yapım çalışmalarına başlandığını aktaran Elvan, "Dolayısıyla 8 şerit halinde Adana-Mersin, Mersin-Adana yol yapım çalışmasına başlandı" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Elvan, "Diğer taraftan Mersin-Antalya yoluna yönelik ise yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. Şu sezonda bile tünel çalışmalarımız 24 saat bazlı olarak devam ediyor. Üç vardiya çalışılıyor. Herhangi bir aksama söz konusu değil" dedi.
Mersin'e yapılacak yatırımlar konusuna da değinen Elvan, şunları kaydetti:
"Mersin'in özellikle yatırım sıralamasında 24. sırada olduğu ifade edildi. Halbuki vergi ödemelerinde çok daha ön sıralarda olduğu söylendi. Tabii bu 24. sıra, tam olarak gerçeği yansıtmıyor. Çünkü bu sıralama yapılırken özellikle birden fazla ili ilgilendiren projeler 'muhtelif projeler' dediğimiz projeleri kapsamıyor ve bu yıldan yıla da değişebiliyor."
Taşeron işçilerle ilgili ise 2014 yılında bir yasal düzenleme yapıldığını anımsatan Elvan, "Asli hizmetlerle yardımcı hizmetler tasnifinin, ayrımının yapılıp ve buna göre de asli hizmetlerde çalışacak olanların kadroya alınması söz konusu olacaktı. Bununla ilgili çalışma, Maliye Bakanlığımız tarafından yürütülüyor. Çalışma tamamlanır tamamlanmaz da sonucu sizlerle paylaşacağız" açıklamasında bulundu.
Konuşmaların ardından oylanan Türkiye ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı yasalaştı.
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Trafik Kanunu'na yönelik halihazırda Hükümetin herhangi bir çalışmasının olmadığını söyledi.
Elvan, Türkiye ile Romanya Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşülmesi sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Maliye Bakanlığının, özlük hakları konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarını bir bütün olarak ele aldığını ve bu çerçevede değerlendirme yaptığını belirten Elvan, "Dolayısıyla spesifik olarak şu anda yardımcı doçentlere yönelik herhangi bir çalışmamız söz konusu değil" diye konuştu.
Elvan, başka bir soru üzerine askeri personel ile sivil personelin de değişik eğitim programlarına katılabilmesinin mümkün olduğunu dile getirdi.
Lütfi Elvan, Trafik Kanunu'na yönelik ise halihazırda Hükümetin herhangi bir çalışmasının bulunmadığını söyledi.
Antalya'ya yönelik pek çok yatırımlarının da devam ettiğini aktaran Elvan, özellikle Antalya-Mersin güzergahındaki çalışmaların yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü anımsattı.
Başbakan Yardımcısı Elvan, şu bilgileri verdi:
"Sadece bu güzergahta 27 tünelimiz var ve bu tüneller yoğun bir şekilde yapılmaya devam ediyor. Diğer taraftan Antalya'nın Isparta ile olan bağlantısında, özellikle Antalya çıkışında çalışmalarımız devam ediyor. Diğer karayolu çalışmalarımızda da özellikle bölünmüş yol yapılma sözü verdiğimiz alanlara yönelik de proje çalışmalarımız devam ediyor ama projesi tamamlanmış olan tüm yollarımızın ihalesine şu ana kadar çıkıldı. Herhangi bir problem de söz konusu değil. Yine Alanya-Mahmutlar-Konya bağlantısında da özellikle Kuş Yuvası denilen mevkiden Taşkent'e kadar olan kesimin ihalesi yapıldı. Şu anda orada da tünel çalışmaları devam ediyor. Diğer taraftan yine Antalya'yı Beyşehir'e bağlayan yeni bir hat, ana arter oluşturuyoruz. Burada da çalışmalar devam ediyor. Tünel çalışmaları da son aşamaya gelmiş durumda."
Konuşmaların ardından oylanan Türkiye ile Romanya Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı yasalaştı.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, 12 Ocak Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, sokağa çıkma yasakları hakkında yaptığı gündem dışı konuşmada, bu bölgelerde cenazelerin defnedilemediğini iddia ederek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığının bu duruma duyarsız kaldığını ileri süren Kaya, yaşananlarla ilgili herkesin empati yapmasını istedi.
AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Suat Önal da Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
Osmaniye'nin yiğit insanlarıyla milletin gönlünde "yiğit unvanını" kazandığını belirten Önal, geçmişten bugüne ülkenin birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışan şer güçleri ve onların işbirlikçilerinin varolduğunu ancak bunların hiçbir zaman başarılı olamayacağını vurguladı.
CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen de gündem dışı konuşmasında Adana'nın sorunlarına değindi.
Adana'nın önemli konumuna dikkati çeken Türkmen, kentin ekonomik ve sosyal açıdan sıkıntılarla baş etmeye çalıştığını söyledi.
Türkmen, kentin sorunlarının çözülmesi halinde sadece burada yaşayanların değil, tüm Türkiye'nin kazanacağını ifade etti.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, "derin devlet" yapılanmalarının Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı coğrafyadaki güncel uzantılarının açığa çıkarılması ve yargılanması amacıyla verdiği araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi reddedildi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, çoğu iktidarın, derin devlet yapılanmalarını kullandığını sandığını belirterek, "Ama ilk başta size bu inancı veren o yapılanmalar kısa süre sonra birden sizi kendi tetikçileri haline getirirler. Karar mercileri onlardır, irade onlardadır" dedi.
Derin devlet yapılanmasının Susurluk kazasıyla beraber çok çarpıcı bir şekilde ortaya çıktığını anlatan Sancar, "Derin devlet zihniyeti devam ettiği müddetçe, kirli ilişkilerden kaçamazsınız. Bir süre sonra o kirin, batağın tam ortasında ya da en derininde bulursunuz kendinizi" ifadesini kullandı.
Derin devleti tasfiye etmek adına yola çıkanların, bugün derin devletin bütün terimlerini ve yöntemlerini rahatça kullandıklarını ileri süren Sancar, "Eğer derin devletin trenine binmişseniz, önce hukuku kaldırırsınız, bu yolun devamında aklınızı devre dışı bırakırsınız, sonra diğer durakta geleceğiniz istasyon vicdanınızı askıya almaktır" diye konuştu.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Murat Alparslan da adına ister vesayet, ister çete, ister kirli tezgah ve tertip denilsin millet iradesinin egemenliği üzerinde oluşturulmaya çalışılan her türlü tahakküm altına alma gayretlerine karşı, dik bir duruş ortaya koyduklarını belirtti.
AK PARTİ'nin, ülkenin yakın tarihinde vesayet kurumuna ciddi bir karşı duruş ortaya koyduğunu ve derin devletle büyük bir mücadele başlattığını anlatan Alparslan, "Maalesef derin devlet, PKK üzerinden sivil siyaset alanını daraltmak gayreti içerisindedir" dedi.
Alparslan, şunları söyledi:
"Derin devlet yapılanmasının en büyük ilacı hiç tereddütsüz katılımcı, güçlü, çoğulcu bir demokrasidir. Bizler demokrasimizi ne kadar güçlendirirsek, demokrasimizin standartlarını ne kadar uluslararası standartlara getirirsek bu tür karanlık güçlerle ve illegal yapılanmalarla mücadelemizde o derece başarılı oluruz."
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da ne AK PARTİ'nin diliyle ne de HDP'nin diliyle barışın yakalanamayacağını savunarak, "Eğer TBMM'de biz barışı yakalayamıyorsak AKP, MHP, CHP, HDP barışı yakalayamıyorsak, bilin ki sokakta da barış olmayacak demektir. Onun için burada bir millet olmamız gerekiyor önce" diye konuştu.
Akar, "Şu halimize bakın 17 Kasım'dan bu yana veya öncesine bakın, biz bir millet miyiz? Basit dört tane kategoriye ayırayım hemen. Sekülerler, muhafazakarlar, Kürt milliyetçileri, Türk milliyetçileri. Bunlar aynı anda aynı duyguyu hissetmiyorlar, aynı ortak tarihi yaşamaktan uzaklaşmışlar. 2002'den bu yana AKP iktidarları dönemindeki ötekileştirme, AKP iktidarları tarafından mezheplere, ırklara yapılan vurgu bizi bu hale getirdi. Bu kürsü sadece Türklerin ve Kürtlerin kürsüsü değil. Bu kürsü, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm etnisitelerin kürsüsüdür. Bunlardan biri de benim" değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da milliyetçiliğin, ırkçılığın panzehiri olduğunu belirterek, milliyetçiliği birleştirici bir unsur olarak gördüklerini bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de asla Kürt milliyetçisi olmadıklarını, bundan sonra da herhangi bir milliyetçiliği savunmayacaklarını belirtti.
Baluken, "Hiçbir HDP'li vekilden 'Bir Kürt dünyaya bedeldir, sahip olduğunuz kudret damarlarınızda dolaşan asil kanda mevcuttur, ne mutlu Kürt'üm diyene' gibi cümleler duymazsınız. Bundan da bütün Türkiye'nin kurtulması, sıyrılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da sözlerine Diyarbakır'ın Sur ilçesinde roketatar mermisi isabet ettiği değerlendirilen evde hayatını kaybeden Melek Alpaydıncı'ya rahmet dileyerek başladı.
Türkiye Cumhuriyetinin bir devlet olarak kurumlarıyla, kurallarıyla yeterince ve doğru bir şekilde işletilmediğini ileri süren Akçay, "Türkiye 13 yıldır devlet bilinci olmayan bir iktidar tarafından yönetilmektedir" diye konuştu.
Devletsiz ve ordusuz milletlerin ayak altında ezilmeye mahkum olduklarını anlatan Akçay, bugün Irak, Libya, Suriye ve Balkanlarda yaşananların, devletsizliğin ve ordusuzluğun sonucu ortaya çıktığını kaydetti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da partilerinin devlet anlayışının ceberut değil, kerim devlet anlayışı olduğunu ifade etti.
Konuşmaların ardından, oylanan öneri kabul edilmedi.
CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Partisinin bazı milletvekilleriyle sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim bölgelerine giderek, gözlemlerde bulunduklarını anlatan Yarayıcı, çatışmaların yaşandığı bölgelerde yaşam hakkının kalmadığını, ekonomik ve sosyal sıkıntılar bulunduğunu, çok sayıda vatandaşın bölgeden göç etmek zorunda bırakıldığını kaydetti.
Yarayıcı, bölge halkının sesine duyarlı olunması gerektiğini vurgulayarak, "Bu sese kulak vermediğimiz sürece bir halkı toptan kaybetmek üzere olduğunuzu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bölgede yaşanan duygusal kopuşun farkında değil misiniz?" dedi.
Yaşananların çocuklar üzerinde yarattığı travmaya dikkati çeken Yarayıcı, bunun ülkenin geleceği açısından çok büyük bir tehlike doğurduğuna işaret etti.
Yarayıcı, konuşmasını Nazım Hikmet'in "Dünya Adaletsiz Çocuk" şiirini okuyarak tamamladı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, sokağa çıkma yasakları ve çatışmalara değinerek, Meclis'in yaşananlara duyarlı yaklaşması gerektiğini, bugünlerin uluslararası anlaşmaları görüşerek vakit geçirilecek değil, sorunlara çözüm üretilecek günler olduğunu belirtti.
Kısa süreli de olsa sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını ve bölge halkının cenazelerinin defnini gerçekleştirmesinin sağlanmasını isteyen Baluken, yaptıkları tüm görüşmelere rağmen, ilgili makamlardan bu taleplerine olumlu yanıt alamadıklarını ileri sürdü.
HDP'li milletvekillerini, dokunulmazlıklarını kaldırmakla tehdit ederek, hiç kimsenin sonuç alamayacağını ifade eden Baluken, şunları söyledi:
"Bizim boynumuz da canımız da bu uğurda canını vermiş Şeyh Said'ten, Seyit Rıza'dan daha değerli değil. Üç aylık Miray bebekten, 70 yaşında cenazesini bekleyen Taybet anadan daha değerli değil. Bütün samimiyetimle söylüyorum, çözülecekse sorun dokunulmazlıklarla kalmayın, Meclis bahçesine 59 darağacı kurup, bu 59 insanın tamamını darağacına götürebilirsiniz."
Baluken, 550 milletvekilinin tamamının dokunulmazlığının kaldırılmasından yana olduklarını, dokunulmazlığın arkasına saklanarak siyaset yapmadıklarını belirterek, "Teklif ediyoruz, getirin 550 milletvekilinin tamamının hatta Cumhurbaşkanının da dokunulmazlığını kaldıralım. Bu Meclis bunu sağlasın" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da sataşma nedeniyle söz alarak, şöyle konuştu:
"Temel mesele şu, bir ülkede terörist bir meydan okuma var ise devlet buna karşı ricacı olmaz. Demin bir arkadaş da söyledi, 'Hendeklerin kapatılmasını biz de istiyoruz'. Biz de istiyoruz, kapatılsın ama kapatmıyorlar. Devlet, meşru şiddet kullanma tekeline sahip bir organizasyon olarak halkın can ve mal emniyetine ilişkin yükümlülüğünü, o ahlaki ödevini yerine getirmek zorundadır. Terörizmin meydan okumasına karşı devlet sessiz kalamaz, ricacı olamaz, temenni edemez, gereken tedbiri alır. Terörizmin olduğu yerde de tabii ki her şey birbirine girer. Devletin asli görevi, en az maliyetle, mümkünse, yapılabiliyorsa hiç kimse canını kaybetmesin, teröristler dahil, onların da hayatlarına itina göstererek bu işi bitirmektir. Ama bu mümkün olmadığı için ne yazık ki dramatik sonuçlar ortaya çıkabiliyor."
Meclis'te dokunulmazlıkların nasıl kalkacağının hukuken belirlenmiş olduğuna işaret eden Bostancı, "Bunun ötesinde '59 darağacı kurun' şeklinde bir meydan okuma mevcut olanın ötesinde biraz tansiyonu yükseltme girişimi gibi bir bağlama oturur" ifadesini kullandı.
Bostancı, yerinden yönetim meselesinin sık sık gündeme getirildiğini belirterek, "Elbette teknik bir konu olarak bunlar konuşulabilir ama yerinden yönetim deyip de belediyelerin birtakım araçlarını hendek açmak için kullanıyorsanız, o yerinden yönetim olmaz artık, o başka bir şey olur. Biz yerinden yönetim adı altında bu ülkede başka işlerin yapılmasına rıza göstermeyiz" dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da konuşmasında, ayrımcı söylemleri ve Kürt sorunu ifadesini eleştirerek, "Bu ülkede Kürt sorun olmaz. Olursa terör sorun olur, işgalci sorun olur" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam edildi.
Tasarının görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, uluslararası sözleşmelerin Dışişleri Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve Başbakanlığın resmi mührüyle geldiğini aktardı.
Ünal, kamulaştırma hükümlerinin, bugüne kadar yatırımların karşılıklı teşvik ve korunması anlaşmalarında da bulunan ve Türk yatırımcılarına da karşı ülkede aynı imkanı sunan metinler olduğunu söyledi. Bakan Ünal, bu konuya görüşülen tasarı içinde de mütekabiliyet ilkesi uyarınca yer verildiğini kaydetti.
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın da tasarının maddeleri üzerinde yaptığı konuşmada, yükseköğretim sorunlarına değinerek, ODTÜ'nün kampüsündeki kıymetli arazilere villalar yapılmak istendiğini savundu.
Akaydın, "Fakat Sayın Genel Başkanımızın sözünü bir kez daha hatırlatıyorum. Siz ODTÜ'yü yıkamayacaksınız. Fakat siz iktidardan düştüğünüzde, dillere destan kaçak sarayınızı, ODTÜ'deki öğrencilerimize konferans salonları ve laboratuvarlar olarak tahsis edeceğiz" dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de konuşmasında, ilin sorunlarını dile getirerek, bunların çözümü konusunda çalışmalar yürütülmesini istedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki olaylarda yaşanan ölümlerden bütün Meclis'in sorumlu olduğunu savunarak, "Gelin bu ölümleri durduralım. Gelin helalleşelim. Başka yolu, başka çıkar yolu yok" ifadesini kullandı.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal da 2015 ve 2016 yıllarında terör olaylarında şehit olan güvenlik görevlilerinin isimlerini kürsüde okudu. Haberal, "MHP bu olanları yıllar önce görerek, yetkilileri uyarmış, 'Gerekli önlemleri almazsanız ülke kaosa sürüklenir' demişti. Dinlemediniz" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, tasarının görüşmeleri sırasında kürsüye omuzlarına attığı beyaz tülbent ile çıktı.
Akademisyen ve insan hakları aktivistlerinden oluşan kadın heyetinin bugün TBMM'ye gelerek, sokağa çıkma yasaklarına ilişkin Meclis'in görev alması çağrısında bulunduklarını hatırlatan Sarıhan, heyetin taleplerini bir kez daha aktardı.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da boynundaki beyaz tülbent ile yaptığı konuşmasına başlarken, bugün Diyarbakır'da, 6-7 Ekim olayları sırasında öldürülen Yasin Börü'nün duruşması olduğunu ifade etti ve gençlerin ölümünden duyduğu üzüntüyü belirtti.
Kaya'nın ardından söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise Kaya'nın, Börü'den söz ederken nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğüne değinmediğine işaret ederek, bu duruma tepki gösterdi.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir konuşmasında Ankara Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını eleştirdi.
Belediyenin gelecek üç yılı kapsayan projelerinin Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı bir törenle tanıtıldığını aktaran Emir, "Dün Sayın Başbakan ile yine şaşaalı bir törenle, önümüzdeki üç yılda Ankara'da neler yapacaklarını anlattılar. Bizim için eğlenceli bir toplantı oldu o. Bakınız, okuyorum; 'Ulus'un artık beklemeye tahammülü kalmamıştır ve açık söyleyeyim, hiç de başkent Ankara'nın hak ettiği bir durum da değildir'. Bu sözler kimin? Sayın Başbakanın. O sırada yirmi iki yıllık Belediye Başkanı da bu sözleri alkışladı, biz de yüzümüzde tebessümle ama kalbimizde acıyla bu anları seyrettik" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Türkiye'ye 2015 yılında yaklaşık 12,5 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi olduğunu söyledi.
Elvan, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın, Genel Kurul'da görüşülmesi sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Lütfi Elvan, AK PARTİ iktidara gelmeden önce aşağı yukarı yıllık ortalama 1 milyar dolar civarında yabancı sermaye girişi söz konusuyken, AK PARTİ hükümetleri döneminde yıllık ortalama 12 milyar doların üzerinde bir yabancı sermaye yatırım girişinin gerçekleştiğini belirtti. Elvan, "2015 yılında ise yaklaşık 12,5 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi söz konusudur" ifadesini kullandı.
Mersin'de ise şu anda söz vermiş oldukları projelerin tamamının herhangi bir aksaklığa meydan vermeden devam ettiğini hatırlatan Elvan, ancak Çukurova Havalimanı ile ilgili olarak tek bir başvuru olması nedeniyle bunun Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından tekrar gözden geçirilmesine yönelik bir sürecin başlatıldığını, herhangi bir gecikmenin olmayacağını kaydetti.
Adana-Mersin karayolunun, Mersin iskele ve Hal kavşağından itibaren Kazanlı'ya kadar olan bölümüne ilişkin ihalenin işlemlerinin tamamlandığını ve yol yapım çalışmalarına başlandığını aktaran Elvan, "Dolayısıyla 8 şerit halinde Adana-Mersin, Mersin-Adana yol yapım çalışmasına başlandı" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Elvan, "Diğer taraftan Mersin-Antalya yoluna yönelik ise yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. Şu sezonda bile tünel çalışmalarımız 24 saat bazlı olarak devam ediyor. Üç vardiya çalışılıyor. Herhangi bir aksama söz konusu değil" dedi.
Mersin'e yapılacak yatırımlar konusuna da değinen Elvan, şunları kaydetti:
"Mersin'in özellikle yatırım sıralamasında 24. sırada olduğu ifade edildi. Halbuki vergi ödemelerinde çok daha ön sıralarda olduğu söylendi. Tabii bu 24. sıra, tam olarak gerçeği yansıtmıyor. Çünkü bu sıralama yapılırken özellikle birden fazla ili ilgilendiren projeler 'muhtelif projeler' dediğimiz projeleri kapsamıyor ve bu yıldan yıla da değişebiliyor."
Taşeron işçilerle ilgili ise 2014 yılında bir yasal düzenleme yapıldığını anımsatan Elvan, "Asli hizmetlerle yardımcı hizmetler tasnifinin, ayrımının yapılıp ve buna göre de asli hizmetlerde çalışacak olanların kadroya alınması söz konusu olacaktı. Bununla ilgili çalışma, Maliye Bakanlığımız tarafından yürütülüyor. Çalışma tamamlanır tamamlanmaz da sonucu sizlerle paylaşacağız" açıklamasında bulundu.
Konuşmaların ardından oylanan Türkiye ile Kore Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Çerçeve Anlaşma Kapsamında Yatırım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı yasalaştı.
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Trafik Kanunu'na yönelik halihazırda Hükümetin herhangi bir çalışmasının olmadığını söyledi.
Elvan, Türkiye ile Romanya Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşülmesi sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Maliye Bakanlığının, özlük hakları konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarını bir bütün olarak ele aldığını ve bu çerçevede değerlendirme yaptığını belirten Elvan, "Dolayısıyla spesifik olarak şu anda yardımcı doçentlere yönelik herhangi bir çalışmamız söz konusu değil" diye konuştu.
Elvan, başka bir soru üzerine askeri personel ile sivil personelin de değişik eğitim programlarına katılabilmesinin mümkün olduğunu dile getirdi.
Lütfi Elvan, Trafik Kanunu'na yönelik ise halihazırda Hükümetin herhangi bir çalışmasının bulunmadığını söyledi.
Antalya'ya yönelik pek çok yatırımlarının da devam ettiğini aktaran Elvan, özellikle Antalya-Mersin güzergahındaki çalışmaların yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü anımsattı.
Başbakan Yardımcısı Elvan, şu bilgileri verdi:
"Sadece bu güzergahta 27 tünelimiz var ve bu tüneller yoğun bir şekilde yapılmaya devam ediyor. Diğer taraftan Antalya'nın Isparta ile olan bağlantısında, özellikle Antalya çıkışında çalışmalarımız devam ediyor. Diğer karayolu çalışmalarımızda da özellikle bölünmüş yol yapılma sözü verdiğimiz alanlara yönelik de proje çalışmalarımız devam ediyor ama projesi tamamlanmış olan tüm yollarımızın ihalesine şu ana kadar çıkıldı. Herhangi bir problem de söz konusu değil. Yine Alanya-Mahmutlar-Konya bağlantısında da özellikle Kuş Yuvası denilen mevkiden Taşkent'e kadar olan kesimin ihalesi yapıldı. Şu anda orada da tünel çalışmaları devam ediyor. Diğer taraftan yine Antalya'yı Beyşehir'e bağlayan yeni bir hat, ana arter oluşturuyoruz. Burada da çalışmalar devam ediyor. Tünel çalışmaları da son aşamaya gelmiş durumda."
Konuşmaların ardından oylanan Türkiye ile Romanya Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı yasalaştı.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, 12 Ocak Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
