2010-11-01 - 13:26
CHP'Lİ TOPUZ'UN BASIN TOPLANTISI?
CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında tüzük değişikliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak CHP'nin en önemli sorununun, yenileşme ve değişim sürecini başlatıp, başarması olduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında tüzük değişikliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak CHP'nin en önemli sorununun, yenileşme ve değişim sürecini başlatıp, başarması olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 90 yıllık gelişim sürecini 3 bölümde değerlendirilebileceğini ifade eden Topuz, 1.dönemin 1920 -1950 arası Cumhuriyetin kuruluşu, kurumlaşması ve demokrasinin alt yapısının hazırlanması dönemi olarak gördüğünü belirterek bu dönemi "Devrim Süreci" olarak nitelendirdi.

2. Dönemi 1950 - 1980 arası olarak değerlendiren Topuz, bu dönemi demokrasinin geliştirilmesi, kurumlaşması ve "Devrimin Kurumlaşma Süreci" olarak gördüğünü belirtti.

3. Dönemi ise 1980 - 2010 arası olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Topuz, bu dönemi ise Cumhuriyetin ve Demokrasinin kırılma dönemi, geriye dönüş dönemi ve "Karşı Devrim Süreci" olarak gördüğünü ifade etti.

Atatürk ve arkadaşlarının başlattığı "Devrim Sürecini" laiklik, cumhuriyet ve demokrasi temelinde aydınlanma ve çağdaşlaşma olarak nitelendiren Topuz, " Çağdaşlaşma, barış ve demokrasi içinde özgürleşme ve refah toplumuna erişmek demektir. Bir başka deyişle evrensel kültür değerlerini paylaşmak demektir" dedi.

"Devrim sürecinin en önemli misyon partisi CHP, Karşı devrim sürecinin misyon partisi ise günümüzdeki AK Parti'dir. Günümüzdeki en önemli toplumsal sorunlarımızdan ilki kayıt dışı toplumsal örgütlenme sorunudur." diyen Topuz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a seslenerek ''Cemaat örgütlerinin eğer bir yararı varsa, buna hepimizi inandırabilmeleri veya bunların zararlarının ne olduğunu görüp ona göre önlem almamazı sağlamak amacıyla bir şeffaflığın getirilmesini istiyorum. Ne kadar cemaat var, bunların liderleri kim, maddi kaynakları nereden geliyor, nasıl çalışırlar? Devlet elindeki bütün bilgileri bize vermek zorundadır'' diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz, sözlerinde şunları kaydetti:

" CHP açısından en önemli konu, kendi doğrultusunda yenileşme ve değişim süreci'ni başarabilmektir. CHP'nin bu yenileşme sürecinde karşılaştığı çok önemli iki tehlike söz konusudur. Birinci tehlike ideolojik temellerinden ve çağdaşlaşma hedeflerinden, saptırılması konusundaki saldırılardır. Bu saldırılar Partimizin dışından yürütülmektedir. Bu saldırıların gerisinde iç ve dış dinamiklerin güçlü bir desteği bulunmaktadır.

CHP'nin içine cemaat kültürünü yerleştirmek isteyenler vardır. CHP'nin AK Parti'ye benzeşmesini hayal edenler vardır. Bu yolla ülkemizde işleyen karşı devrim sürecinin önündeki en önemli engeli oluşturan CHP'yi yozlaştırmak etkisizleştirmek amacı güdülmektedir." dedi

Topuz, ikinci tehlikenin ise ; CHP'nin mutlak olarak demokratikleştirilmesi gereken parti tüzüğünün, daha da antidemokratik hale dönüştürülmesini doğuracak girişimler olduğunu söyledi. Topuz, son tüzük değişikliği için olağanüstü kurultay toplayarak büyük çaba harcayan eski parti yöneticilerinin, 2 yıl geçmesine rağmen tüzüğü yürürlüğe koymadıklarını anımsattı.

Ali Topuz, ''Bu tüzük değişikliği, AKP tüzüğünden aynen, kelimesi kelimesi kopya edilerek getirilmiş bir tüzük değişikliği, çok önemli maddeleri itibariyle'' görüşünü savundu.

Partililerin, 2 yıl önce tüzüğün anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle başsavcılığa yaptığı başvuruların henüz bir karara bağlanmadan başsavcılığın CHP'ye, ''bu tüzüğü uygulayın'' şeklindeki dayatmasının hukukla bağdaşmadığını ifade eden Topuz, tüzüğün uygulanmasının, 33. Kurultayda delegelerin oybirliğiyle ertelendiğine işaret etti.

''CHP'liler şimdi başsavcılığın dayatmasını mı yoksa 33. Kurultayda örgütün ortaya koyduğu iradeyi mi kabul edecek?'' sorusunu yönelten Topuz, demokrasinin ve siyasetin gereğinin, kurultayda ortaya çıkan bu iradenin, sorunu çözmede tek yetkili kabul edilmesi olduğunu söyledi.

Başsavcılığın dayatmasını uygulamaya koymanın, parti iradesine karşı başsavcılığın iradesini egemen kılmak anlamına geldiğini ifade eden Topuz, ''Partimizin yetkili organları bunu değerlendirecektir, başsavcılığın uyulması gereken talimatı varsa, sorun çıkarmamak, yargıya karşı tavır koymamak için belki uygulamaya sokabilir. Ama uygulamayla birlikte, konunun çözüme bağlanması için asıl söz sahibi olan kurultay toplanıp, kararını vermesi gerekir'' diye konuştu.

''İdeolojik olarak cemaat kültürünün, partimizin üzerine baskı olarak getirilmesi, yapısal olarak da tüzüğümüzü AKP'ye benzeterek sürdürülen süreç, CHP'yi, AKP'ye benzetmek isteyenlerin amaçlarına yardım ve destek anlamına gelir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde, bütün örgütümüz en doğru kararı bütünlük içinde verecek ve gereğini yapacaktır. Tüzüğümüzün demokratikleştirilmesini sağlamak amacıyla olağanüstü tüzük kurultayı toplanması halinde, örgütümüzün gerçekten iktidar alternatifi olması mümkündür. CHP'yi AKP'ye ideolojik ve yapısal olarak benzetmek isteyenler boşuna uğraşmasın çünkü, bunu başaramazlar. Ama illa AKP tüzüğü ve anlayışına sahip olmak istiyorlarsa bunun kolay yolu, AKP'ye yönelmektir. İçerden dışarıdan partinin içini
karıştırmaktan vazgeçsinler.'' (13:26)