2014-01-23 - 13:31
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HALUK KOÇ'UN BASIN TOPLANTISI?
Haluk Koç: "Başbakan ve Dışişleri Bakanı Suriye'deki şiddetin ortağı"? "Hırsızlar polisleri, yolsuzluk yapanlar savcıları, rüşvet alıp verenler hakimleri kovalıyor"? "Başbakanın El Kaide bağlantılı isimlerin müşterisi olduğu hukuk bürosuyla müşteri-hukuk bürosu bağlamında bağlantısı var mı?"... "MİT Müsteşarlığı mı, Tır Müsteşarlığı mı?"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Suriye ile ilgili, "Esad'dan daha iyi bir geleceği Suriye'ye vaad eden bir muhalefet maalesef göremedik" diyen Haluk Koç, "Suriye'deki işkence görüntüleri insanlık vahşetidir. Biz bu vahşetleri kınıyor ve insanlık adına reddediyoruz. Bu savaşın ilerlememesi için elimizden geleni yaptık. Suriye'de kimsenin kazanamayacağı bir savaş var. Türkiye, kimsenin kazanamayacağı bu savaşın en günahkar ortaklarından biri" dedi.

"Onlarca yeni Afganistan'a hazır mıyız? Bu soruyu Türkiye'yi savaşa müdahil kılmak isteyenlere sormak lazım" diyen Koç, "Suriye, Ortadoğu'daki fayları tetikledi. Deprem tüm Ortadoğu'ya yayılmış durumda. Protestodan, kanlı savaşa çevirmek silah tüccarlarından başka kimseye yaramadı. Başbakan ve Dışişleri Bakanı Suriye'deki şiddetin ortağı" şeklinde konuştu.

15 Eylül 2010 tarihli Daily Telegraph'ta "İran AKP'ye 25 milyon dolar verdi" haberi üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir hukuk firmasına başvurduğunu ve söz konusu hukuk firmasının müşterileri arasında El Kaide bağlantılı kişilerin olduğunu iddia eden Haluk Koç, "Bu hukuk firması Suriye'deki şiddet fotoğraflarını çıkaran firmadır. Başbakan'a soruyorum: Londra merkezli bu büroyla alışverişe girdi mi? Başbakanın bu hukuk bürosuyla müşteri-hukuk bürosu bağlamında bağlantısı var mı? Başbakan ve her şeye maydanoz olmasını bilen AKP sözcüsü, El Kaide'ye bağlı isimlerin müşteri olduğu bu firma hakkında umarım kamuoyunu aydınlatır" diye konuştu.

Başbakan'ın Brüksel ziyareti ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Koç, şunları söyledi: "Başbakan'ın orada anlattıkları diplomatik nezaket nedeniyle dinlendi. Başbakan oraya yönetme kabiliyetini kaybetmiş, yara bere içinde, demokrasi zararlısı olarak gitti. Giden kişinin tarifi ortada. Çuvallardan bahsetmiş. Peki dört bakanın fezlekelerinde nelerle suçlandığından, hukuk devletini iğdiş ettiğinden, AKP yargısından bahsettin mi? Beyefendi akıllı, dünya saf. Başbakan artık Avrupa sahnesinde yüzündeki demokrasi maskesi düşmüş siyasi bir kimlik olarak bulunuyor."

"Başbakan yakasında AKP rozeti taşıyan hakim, savcı peşinde" diyen Haluk Koç, HSYK düzenlemesinin, Başbakan ve AKP elitlerinin yolsuzluk hırsızlık iddialarının örtülmesi ve hukuk devletini yok etme girişimi olduğunu söyledi. Koç sözlerine şöyle devam etti: "Başbakan iktisatçıyım diyor ama iktisat bilgisi para sayma makinesine takılmış durumda. Başbakan ve Bakanlar işlenen suçtan size özel değil, standart hukukla yargılanıp hesap vereceksiniz. Su bitti, kuyu kurudu. Arpa bitti, torba boşaldı. Bunlar beyhude çırpınışlar."

"MİT Müsteşarlığı mı, Tır Müsteşarlığı mı" diyen Haluk Koç, "200 milyon dolarlık silah sevkiyatı iddiaları var. Türkiye uluslararası çevrelerde suçlanır hale geliyor" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in kozmik oda ile ilgili "Savcı millet için her yere girer, herkesi soruşturur" sözlerini hatırlatan Haluk Koç, "Sefalet siyaseti?2010 model AKP söylemleri, paralelle iç içe. Ucu size dokundu mu? Acı var mı acı? Dilin yanıyor mu? Böyle yargı, böyle demokrasi olur mu? İtibarsızlık, çırpınış, çöküş" dedi.

"Hırsızlar polisleri, yolsuzluk yapanlar savcıları, rüşvet alıp verenler hakimleri kovalıyor" diyen Haluk Koç, dört Bakan hakkındaki fezlekelerin Meclis'e gelmesi gerektiğini belirtti.

Koç, "Gırtlaklarına kadar rüşvete boğulanların fezlekeleri Meclis'e gelmiyor. Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk, arsızlık gizlenmeye çalışılıyor. Getirseler 30 Mart öncesi görüntüler, tapeler, kol saatleri içi dökülecek. Zamanlaması çok manidar. Hırsızlığın zamanlaması manidar olur mu? Yol her taraftan tıkanıyor. Çıkış yok. Arınç ağlamayı severdi, içten ağlıyor herhalde" şeklinde konuştu.