2011-08-11 - 12:25
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, GDO tespit edilen 110 ton buğday glüteni olayı ve zarar görmüş tane ve böcek tespit edilen 7143 ton ekmeklik buğday olayı ile ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ile Fırıncılar Federasyonu Başkanlığının açıklamalarının ardından, yeniden basın toplantısı yapılması gereğinin ortaya çıktığını ifade etti.
23 Temmuz 2011 tarihinde düzenlediği basın toplantısının ardından, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ile Fırıncılar Federasyonu Başkanlığının ayrı ayrı açıklamalar yaptığını söyleyen CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, yeni belgeler edinmesinin ardından, halk sağlığı açısından çok önemli olduğunu düşündüğü konuyla ilgili yeni bir basın toplantısı yapılması gereğinin ortaya çıktığını belirtti.
Belgeleriyle ortaya koyduğu iki somut olayın, GDO tespit edilen 110 ton buğday glüteni olayı ve zarar görmüş tane ve böcek tespit edilen 7143 ton ekmeklik buğday olayı olduğunu söyleyen Günaydın, Gümrük Bakanlığı'nın açıklamasında, bu iki ayrı olayın birbirine karıştırıldığını, Bakanlığın her iki dosya ve olay ile ilgili hızlı ve etkin bir soruşturmayı tamamlamasını ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmasını beklediklerini ifade etti.
Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın açıklamasında, birinci olayla ilgili "iddialar gerçek dışıdır, GDO analizi yapılan ürünler arasında buğday ve ürünleri bulunmamaktadır" dediğini söyleyen Günaydın, "Buğday ve ürünlerinde GDO analizi yapılmıyorsa, buğday glüteninde 35 S Poromotor ve NOS Terminatör tespit eden Ankara İl Kontrol ve Bursa Gıda Kontrol Laboratuarı analiz sonuçları ve bunlara dayanarak firmaya glütenin yurtiçi edilmesinin uygun olmadığını belirten İstanbul İl Tarım Müdürlüğü yazıları nasıl izah edilebilir?" diye konuştu.
Fırıncılar Federasyonu Başkanlığı'nın açıklamasına yönelik olarak ise Günaydın, "2009, 2010 ve 2011 yıllarını kapsayacak şekilde belgelediğimiz olayların, yaygın bir yanlış uygulama tarzı olmadığını nereden biliyorsunuz? Sizin göreviniz dâhil olmadığınız ithalat süreçlerini körü körüne savunarak ticari bir tutum geliştirmek mi yoksa her koşulda halk sağlığını temel alan yaklaşımların ve uygulamaların takipçisi olmak mı?" diye sordu.
Günaydın, toplantının sonunda Türkiye'de uygulanan politikaların buğday ve un dış ticaretinde ülkeyi getirdiği son noktadan bahsetti. 2003- 2011 yılları arasında toplam buğday ithalat değeri ve buğday unu ihracatı karşılaştırıldığı zaman, Türkiye'nin buğday ithalatı- un ihracatı politikasının ülkeye katma değer kazandırmadığının ortaya konduğunu söyledi.
(12.25)
Belgeleriyle ortaya koyduğu iki somut olayın, GDO tespit edilen 110 ton buğday glüteni olayı ve zarar görmüş tane ve böcek tespit edilen 7143 ton ekmeklik buğday olayı olduğunu söyleyen Günaydın, Gümrük Bakanlığı'nın açıklamasında, bu iki ayrı olayın birbirine karıştırıldığını, Bakanlığın her iki dosya ve olay ile ilgili hızlı ve etkin bir soruşturmayı tamamlamasını ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmasını beklediklerini ifade etti.
Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın açıklamasında, birinci olayla ilgili "iddialar gerçek dışıdır, GDO analizi yapılan ürünler arasında buğday ve ürünleri bulunmamaktadır" dediğini söyleyen Günaydın, "Buğday ve ürünlerinde GDO analizi yapılmıyorsa, buğday glüteninde 35 S Poromotor ve NOS Terminatör tespit eden Ankara İl Kontrol ve Bursa Gıda Kontrol Laboratuarı analiz sonuçları ve bunlara dayanarak firmaya glütenin yurtiçi edilmesinin uygun olmadığını belirten İstanbul İl Tarım Müdürlüğü yazıları nasıl izah edilebilir?" diye konuştu.
Fırıncılar Federasyonu Başkanlığı'nın açıklamasına yönelik olarak ise Günaydın, "2009, 2010 ve 2011 yıllarını kapsayacak şekilde belgelediğimiz olayların, yaygın bir yanlış uygulama tarzı olmadığını nereden biliyorsunuz? Sizin göreviniz dâhil olmadığınız ithalat süreçlerini körü körüne savunarak ticari bir tutum geliştirmek mi yoksa her koşulda halk sağlığını temel alan yaklaşımların ve uygulamaların takipçisi olmak mı?" diye sordu.
Günaydın, toplantının sonunda Türkiye'de uygulanan politikaların buğday ve un dış ticaretinde ülkeyi getirdiği son noktadan bahsetti. 2003- 2011 yılları arasında toplam buğday ithalat değeri ve buğday unu ihracatı karşılaştırıldığı zaman, Türkiye'nin buğday ithalatı- un ihracatı politikasının ülkeye katma değer kazandırmadığının ortaya konduğunu söyledi.
(12.25)
