2012-04-02 - 13:18
CHP'Lİ ÖZKES'İN BASIN TOPLANTISI?
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "Beni Kur'an'a Karşı Göstermek, Beni Öldürmektir." dedi
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "Beni Kur'an'a Karşı Göstermek, Beni Öldürmektir." dedi

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunla ilgili ''mahalle baskısının şiddetle, hiddetle ve şuursuzca başladığını öne sürdü.

CHP'li Özkes, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun daha Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmadan mahalle baskısının başladığını iddia etti.

Bir gazetenin dünkü sayısında fotoğrafıyla birlikte "CHP'nin İmamı Kur'an'a Karşı" diye bir haber yapıldığını ve hedef olarak gösterildiğini belirten
CHP'li Özkes, "Gazete, 4+4+4 diye bilinen kanunun 9. Maddesinin oylamasına katılmadığım için beni "Kur'an'a Karşı" olmakla suçluyor. 9. Madde görüşülürken Genel Kurul'da olduğum ve oylama esnasında kulise çıktığım gibi iddialar da tamamen hayal ürünüdür."dedi

Kanunun 9. maddesi görüşülürken Genel Kurul'da olduğu ve oylamama sırasında kulise çıktığı iddialarının doğru olmadığını söyleyen Özkes, "Safra kesesi ameliyatı olduğum için Genel Kurul'a ağrı kesici ilaçlar alarak geldim. Oylamada bulunmama nedenim sağlık sorunumdur. Kaldı ki bu oylamaya katılmayan Başbakan da dâhil 60 AK Partili milletvekili Kur'an'a karşı mıdır." dedi

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, sözlerinde şunları kaydetti:

"Mahalle baskısı başlamıştır. Hem de yasa daha Cumhurbaşkanının onayından geçmeden başlamıştır. Emekli bir müftüyü bile Kur'an karşıtı gösterecek kadar şuursuzca başlamıştır. Ülkemiz tehlikeli bir sürece girmektedir.

Yüce dinimiz 1400 yıldır vardır. AK Parti'den önce de halkımız Müslümandı, AK Parti'den sonra da kıyamete kadar Müslüman kalacaktır. 1400 yıl önce Kur'an mızrak uçlarına takılarak Müslümanlar arasında nasıl fitne fesat çıkarılmışsa bugün de Kur'an üzerinden ayrımcılık, yolsuzluk ve haksızlıklar yapılmaktadır. Acı olan şudur ki; Hak olan Kur'an, haksızlıkların üzerini örtmek için perde olarak kullanılmaktadır.

Dünden itibaren elektrik, su ve doğalgaza gelen büyük zamlar altında halkımız inlerken, zamlar konuşulmuyor, 4+4+4 yasası konuşuluyor. Yolsuzlukların, haksızlıkların üstü Kur'an ile örtülmeye çalışılıyor.

Bir gazetenin dünkü sayısında fotoğrafımla birlikte "CHP'nin İmamı Kur'an'a Karşı" diye bir haber yapılarak hedef olarak gösterildim. Gazete, 4+4+4 diye bilinen kanunun 9. Maddesinin oylamasına katılmadığım için beni "Kur'an'a Karşı" olmakla suçluyor. 9. Madde görüşülürken Genel Kurul'da olduğum ve oylama esnasında kulise çıktığım gibi iddialar da tamamen hayal ürünüdür.

19 Mart 2012'de Bayındır Hastanesinde safra kesesi ameliyatı oldum ve 15 gün istirahat raporluyum. 17. ve 18. Maddelerle ile ilgili konuşmayı yapmak için bile Genel Kurul'a ağrı kesici ilaç alarak geldim. Bu süreçte ara sıra dinlenerek çalışmalara katıldım. Söz konusu oylamada bulunmama nedenim sadece sağlık sorunudur.

Kaldı ki oylamaya 549 milletvekilinden 391 kişi katılırken, 8 tutuklu haricinde 150 milletvekili katılmadı. Sayın Başbakan ve Bakanlar Kurulundan bir kısmı başta olmak üzere yaklaşık 60 AK Parti milletvekili 9. Maddenin oylamasına katılmadı. Bu anlayışa göre, oylamaya katılmayan 60 kadar AK Partili de Kur'an'a karşı mıdır?

Afganistan'da öldürdükleri Müslümanların üzerine tuvaletlerini yapan Amerikalıları kınamakla ilgili basın açıklamamı yayınlamayan, yine Afganistan'da Kur'an-ı Kerimleri yakan Nato askerlerini kınayan basın açıklamamı yayınlamayan, dini savunan hiç bir eylem ve söylemime yer vermeyen, aksine beni din dışına itme çabasında olan internet siteleri ve dini söylemli bazı gazeteler var.

İşte bu gazetelerden birinin, hayatını Kur'an'a hizmet ile geçirmiş, yıllarca Kur'an kursu öğretmenliği yapmış, on binlerce öğrenciye hafızlık ve Kur'an kursu mezuniyet belgesi vermiş, emekli bir müftüyü "Kuran'a Karşı" göstermesi düşündürücüdür. Bunlarda zerre kadar Allah korkusu yok mudur?
Beni Kur'an'a karşı göstermek, beni öldürmek gibi birşeydir. Bu zihniyeti şiddetle kınıyorum, bu zihniyetten tiksiniyorum.

Beni Müslümanlık dışına itmeye çalışan zihniyet, Obama'yı Müslümanların başına getirmeye çalışıyor.

Malum zihniyet üzülecek ama geçek şu ki elhamdülillah Müslümanım, emekli bir müftüyüm, beş vakit namazımı kılıyor ve yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i her gün okuyorum. Ve elhamdülillah CHP Parti Meclisi Üyesiyim ve Milletvekiliyim. Yine elhamdülillah ki Amerika'ya değil Allah'a kulluk ediyorum.

Tarihe bir not düşerek belirtmek isterim ki, asıl tehlike şudur: Bugün emekli bir müftüyü bile sırf siyasi nedenlerle "Kur'an'a Karşı" gösteren bu zihniyet, yarın seçmeli ders olarak Kur'an dışındaki dersleri seçen çocuklarımızı da "Kur'an Karşıtlığı" ile suçlayacaklardır.

"Meyhaneye kendi parasıyla gideni Allah affeder ama kul hakkı yiyeni Allah asla affetmez" sözümün arkasındayım. Çünkü Allah'ın affetmeyeceği günahlardan biri de kul hakkıdır. Ne yazık ki din ile siyaseti birbirine karıştıranlar, kul hakkını küçümser oldular."

Bir gazetecinin, "Oylamada bulunsaydınız sizin tavrınız ne olurdu? Sorusuna ise Özkes, "Ben CHP'liyim, CHP'nin Parti Meclisi Üyesiyim ve CHP'nin milletvekiliyim. Dini siyasete alet edenlerin oyununa asla gelmedim ve gelmem." diye cevapladı. (13:18)